Necronomicon

Ayyas  »  Bloglar  »  title  »  Necronomicon

description

Necronomicon

Posted 01-12-2007 at 17:15 by marlasinger
Bir deli bir kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkartamaz” sözüne en güzel örnek kuşkusuz Necronomicon’dur.
Uçuk, sağlıksız ve bir o kadar da başarılı bir yazar olan Lovecraft’ın attığı bu taş da birçok akıllının kalemini rahatsız etmektedir.
Lovecraft’ın kuşkusuz en önemli eseri, August Derleth tarafından "Cthulhu Mythos" diye adlandırılan ve 1925-1935 yılları arasında yazdığı eserler serisidir.



Lovecraft burada o kadar etkileyici yazmıştır ki, Lovecraft’ın eski yazmalara ya da efsanelere dayandığını hatta bunların gerçek olabileceğini söyleyen birçok kişi ortaya çıkmıştır.
İşte burada Lovecraft, bir çılgın Arap Abdul Alhazred (zaten bu isim Arapça bile değil hem Abd-ül hem de Al var) tarafından yazılan “Necronomicon” isimli bir kitaptan sözetmekte , alıntılar yapmaktadır. Lovecraft’ın etkileyici sitili birçok kimsenin de bu kitabı gerçek zannetmesine yol açmıştır.
Lovecraft’ın bile bu kitabı kendisinin uydurduğunu söylemesi bu kitabın gerçek olduğunu düşünenleri vazgeçirmemiştir.
Bu kitaba inananlara göre bu kitabın ilginç bir öyküsü vardır.
Öncelikle bu kitap öte alemlerin kapısını açan ve oradaki varlıkların evokasyonu için formüller barındıran en önemli kitaptır. Adının nereden geldiği bilinmez Necro Latince ölü demektir. Lovecraft’ın Latince-Yunanca kırması bir isim uydurduğunu söyleyebiliriz.



Kitapta Kadim Varlıklar’dan söz edilir (The Old Ones). Bunalr eski zamanlardan kudretli varlıklardır. Hatta Lovecraft bir yerde bunların “varlomuş olduklarını, varolduklarını ve varolacaklarını” söylemiştir.
Kitapta sık sık eski Mezopotamya tanrı/tanrıçalarını anımsatan formüller geçmekte ve bunların öte alemlerden varlıkları çağıracağı söylenmektedir.
Piyasada bir çok uydurma Necronomicon olmasına rağmen bir çok kişiye göre böyle bir kitap olmuştur. Hatta John Dee ya da Nostradamus gibi kişilerin eline de geçmiştir. Lovecraft’a nasıl geldiği bilinmemekle birlikte, Lovecraft’ın yaptığı mutsuz evliliğin diğer kahramanı olan garip gazeteci Sonia Greene’in daha önce Aliester Corwley ile bir alakası olduğu ve kitabın bu vasıta ile geçtiği bile söylenmektedir.
Necronomicon’un varlığına inananlar, sekizinci yüzyılda Abdul Alhazred tarafından Şam’da yazılan Arapça aslının yok olduğunu ancak, 1487’de yapılan Latince tercümesinin Avrupa’da dolaştığını ve zamanının ünlü isimlerinin eline geçtiğini söylerler. BU kitabın İbranice’ye de tercümesi Nathan tarafından yapılmıştır. Nathan , 1666’da Sabatay Sevi mesihliğini ilan ettiğinde onun mesihliğine tanıklık etmiş kişidir. Lovecraft’ın eline ise 17. yy.'da yapılan bir tercüme geçmiştir.
Necronomicon ile ilgili her şeyin hayal olduğunun söylenmesine karşın bu kadar inananın da olmasının bir nedeni vardır.
Öncelikle Ortaçağlar boyunca, özellikle Babil (ya da o zamanlar bilinen adıyla Kalde) kaynaklı bu tür evokasyon kitaplarının varlığından söz edilmekteydi. Bunların çoğu da anlaşılamayan Arapça kitaplar olarak ortada dolaşmaktaydı. Yani birinin böyle bir kitap yazmış olması o kadar da inanılmayacak bir şey değildi. Hele Lovecraft’ın yazma stili ile birleşince.
Demon isimleri ise bir dönem çok sık kullanılmış, büyü formüllerinde yer almıştır. Özellikle Eski Tanrı-Şeytan savaşı anlatan öykülerde bu motifler sıkça geçer. Bu gelenek, Ölü Deniz Yazmalarına (bkz. Atlantis ) oradan da daha eski olarak Pers mitolojisine dayanır. Eski tanrıların ya da tanrıçaların Hırisityanlık sonrasında da demon isimleri olarak anılması sıkça rastlanan bir olaydır. Nitekim Necronomicon’da da böyle isimler geçmektedir.



Ancak en önemli inanma motivasyonu kuşkusuz insanın bin yıllar boyu süren Doğa üzerinde egemenlik kurma ve büyü tutkusudur. Oysa atalarımızın dini olan, belki de insan doğasına en yakın sistem olan paganizmde Doğa ile uyumlanma söz konusudur. Bunun abartarak Doğa üzerinde egemenlik kurma tutkusuna dönüştürenler hep böyle bir arayışın içinde olmuşlar, binyıllar boyu ortalarda dolaşan “eski” kitaplar efsanelerinin yaratıcıları olmuşlardır.
Sonuç olarak, varolmayan bir kitabın başarılı bir yazar tarafından hayal edilmesi ve bunun gerçek olduğuna inanaların yarattığı bir efsanedir Necronomicon. Ancak insanlığın hırslı arayışları içinde de önemli bir yer tutar. Har çağ kendi Necronomicon’unu üretir.



2.




Necronomicon nedir? Ne olduğunu hakkında anlatılanlar bile ciltleri dolduruyor inanın bana."Arabın Kitabı" , "Ölülerin Çağrı Kitabı" ,"Ölü İsimlerin Kitabı" , "Çıldırtan Kitap" gibi birçok isim takılmış olan mistik bir kitap bu.Yazarının adı El Hazret ya da El Azif.Şamlı bir arap kendisi. Gerçek bir büyü kitabı Necronomicon. Bazılarına göre hiç var olmadığı , birileri tarafından insanları korkutmak için uydurulduğu ; bazılarına göre ise var olduğu fakat yerini kimsenin bilmediği bir kitap bu.

Yedi cilt ve 900 sayfanın üzerinde olduğu söyleniyor.M.S. 700 yılında Şam'da yazıldığı biliniyor.Kitap içinde El Hazret hakkında da bilgi var .Zaten kendisi hakkında bilgileri de buradan elde ediyoruz. İskenderiye'den Pencap'a kadar dolaşmış.Çok okurmuş.Onlarca dil konuşup öğrencilerine gezip dolaştığı yerleri anlatırmış. Metodları Heredot'u hatta Bruno'yu anımsatırmış.Nostrodamus'un ünlü "Yüzlükler" inin ilk iki dörtlüğünde anlattığı metodunun kaynağı uzmanlara göre Necronomicon'dan alınmış.



.GECEYARISI, GIZLI ODAMDA YALNIZ ÇALIŞIRKEN,

OTURURUM ÜÇ AYAKLI PRİNÇ SEPHADA, KÜÇÜK BIR IŞIK INSANSIZ YERDEN DÜŞÜNCEMİ AYDINLATIR.

TALIHIMIN BOŞ YERE OLDUĞUNA INANMIYORUM.

ASA ELLERIMIN ARASINDA , KONUŞULUR BRANCHES ORTAMINDA,

SU HAREKETLENIYOR, LIMBE , ETEĞINDEN AYAĞA,

BIR BÜYÜK KORKU , IÇTEN BIR SES , FARKLI BIR TITREME,

ILAHI IŞIK , KUTSAL HABER ARTIK YANINDADIR.

Majikal kehanet için çağdaş araştırmacılar bilincin açılması ve güncel etkilerden kurtulmak için uyuşturucu kullanıldığını belirtiyorlar.Bunun bir formülü de ele geçirilmiş.(Yazı için kaynak topladığım yerde bu uyuşturucu maddeler verilmiş ama ben burada bunlara yer vermiyorum.)Kısacası Necronomicon bu yönden geleceği görmenin yollarını da anlatıyor.Belki bu sayede Nostradamus geleceği görebilmiştir.El Hazet'e "Çılgın Arap" da denirmiş bunun nedeni onun geleceği görmesi ve artık yaşadığı çağa uyum sağlayamaması gösteriliyor.

Yunanlı Platonist filozof Proclus (MS 410-485) , astronomi , felsefe , matematik , metafizik uzmanıydı ve kullandığı büyü yöntemleriyle Heketa adlı mitolojik tanrıyı görebildiğini yazıyordu. Proclus eski Mısır ve Kalde gizem öğretilerinden yararlanmıştı ve Proclus'un yazılarının tamamen El Hazret'in eline geçtiği ve Necronomicon'da bunları da yazdığı söylenmekte.

İşin ilginç yanı hiçbir arap kaynağında Necronomicon adı geçmiyor.Araştırmacı tarihçi İdris Şah kitabı Hindistan'da Deobound Mısır El Azhar ve Mekke'de kitabı araştırmış fakat başarılı olamamış. 1487 tarihli Latince bir belgede Dominikan Rahip Olaus Wormius imzasıyla engizisyonun ölümcül ismi Kara Papaz Torquenmada'nın İspanyol Yahudilerine zulmederken;Necronomicon'u ele geçirdiği ve İtalyanca'ya çevirttiği belirtiliyor.Wormius'a göre kitap son derece tehlikeli ve okuyan insanı etkisi altına alıyor.İçindeki bazı bölümlerin de Tevrat'ın Yaradılış Bölümü'ndeki gizli şifreli bölümlerin açıklamaların bulunduğu ve bunları anlamanın sonucunda da insanı çıldırtacağı belirtiliyor.Wormius , kitbın bir kopyasıonı ele geçirmiş olmalı ki Spanheim Başrahibi Johann Trithein'a yollamış.

Wormius kitap hakkında şöyle diyor "Çeviriyi yaktım , bu Tanrı'ya küfürdü , gerçekler çok fazla ortaya çıkıyordu insanlar buna hazır değiller daha çok zaman gerekiyor..." Ama başka kaynaklar kitabın yok olmayıp Vatikan'a yollandığını yazıyor.1586'da Wormius'a ait kopya Prag'da ortaya çıktı.Ünlü İngiliz majisyeni ve büyücüsü Dr.John Dee ve asistanı Edward Kelly bu kez Necronomicon'u ele geçirdiler.Söylendiğine göre Kelly ve Dee "Necronomancy" denen ölüleri kaldırma ayinlerine o zaman başladılar.Ama bir bomba daha vardı kitabta simya yoluyla altın yapma yöntemleri de yazıyordu.



Dr. Dee Necronomicon'u İngilizce'ye çevirip Manchester'de Christ's College'e bıraktı.Sonra büyük kolleksiyoncu.Elias Ashmole eliyle Oxford'da Bodleian Library'de yer aldı.Şu anda Britsih Museum'da Necronomicon'un bir kopyasının bulunduğu kayıtlarında yer alıyor.

Peki bu kitabın içinde neler var.
Tufan öncesiyle ilgili inanılmaz gerçekler var.El Hazret kaybolmuş geçmişin içyüzünü anlatırken, Tevrat'taki "Yaradılış" bölümüyle , mitolojik kaynaklar arasında kesin benzerlikler vardır. Tevrat bunları gizlemekte , bugüne kadar yapılan çeviriler aslında kutsal kitabtan çok farklıdır.Geniş ayrıntılarla geçmişin ve dinlerin kaynağının içtüzü ve planlanması anlatılıyor.
İnsan ırkı, düğnyadan önce başka bir yerde idi.Buna başka kürelerden gelme deniyor. Neo-Platonist inançlara göre anlatılan dünya benzeri yıldızlarda kendilerine özgü yaşam formları bulunmaktadır.Bu yaşam biçimleri kozmik hiyerarşinin evrim çizgisiyle belirlenir.
Özel zamanların belirlenmesiyle ve özel semboller kullanılarak, eskilerle ilişki kurulabilir ve onlardan istenilen kozmik bilgiler alınabilir, o zaman geçmişe ve geleceğe hakim olmak mümkündür ama bu tehlikeli bir yoldur çünkü insan taşıyabileceği bilgiyi edinebilmeli ve bunun farkında olmalıdır.Ve halk bunları bilmemelidir.
Dünyayı zaman zaman pozitif zaman zaman negatif güç alanları etkisi altına almaktadır.Bu güç alanı bilinçlidir ve Şeytan tanımı aslında bu negatif güç alanı ile ilgilidir.Fakat bu güç alanını besleyen gene insandır.
İnsan ırkını bu gezegende dölleyen güçler bizleri sürekli olarak gözlemektedir.Eğer onların planını temelden bozacak bir eyleme giriştiğimiz anda, müdahale edeceklerdir ve bu müdahale Eskilerin Eskisi denen akılalmaz bir güç boyutunda gerçekleşecektir.

Necronomicon'un bilinen kopyaları kayıp görünüyor.Bazı kaynaklar Adolf Hitler'in okkült ilgisi sonucunda kitabın bir kopyasını ele geçirdiğini belirtiyorlar ama sonrası bilinen bir şey Fühler'in sonu efsaneye göre Necronomicon'dan yararlanmışa benzemiyor.Dee'nin Bodlein Müzesindeki çevirisi 1934'den sonra yok oldu.Belkide Hitler'e giden kopya oydu.British Museum önceleri çalınmalardan söz ediyordu ama bunun doğru olmadığı anlaşıldı Wormius baskısı oradaydı ama nedense kataloglardan silindi ve yeraltı depolarına kaldırıldı.



Hatta bir iddiaya göre değerli eşyalar klasmanına alınarak 1940'larda Kraliyet Mücevherleriyle beraber Galler'de özel bir şatoya saklanmıştı.Sonra tüm dünya kitaplıkları Necronomicon ile ilgili kaynakları ve belki de kopyaları saklamak için söz birliği ettiler.

Necronomicon'un çıldırtması sanıldığı gibi değil bildiğimiz inandığımız herşeyi reddetmesi ve gerçeklerin çok farklı ve belki de çok acımasız olması yüzünden okuyanlar şoka giriyor.

NecronomicoN

Abdul al-hazred isimli bir arabin elinden cikan, kara dunyanin kitabi. Ruhlar ile girdigi muhabbetlerde ortaya cikan gercekleri anlatiyor Ilk olarak bu kitaba ait bir çok söylence dolaştığını söylenebilir.Bunlardan en korkunç olanı Abdul Al-hazred'in yazdığı bu kitabı okumasından sonra çıldırarak ölmesi ve ardından sultan tarafından özel hazine odasındaki en gizli bölmede tutulmasıdır.
Ardından başlayan haçlı seferleri esnasında kitabın hristiyan ordularının eline düştüğü ve papalık tarafından dili çözüldükten sonra yasaklandığı ve yine çok gizli bir yerde saklandığı tüm bu hikayelerin kesiştiği noktadır.



Lovecraft'ın Arap mitleri üzerine yaptığı araştırmalar esnasında bu kitabı kafasından yaratmış olduğu söylenebilir.Fakat bir zamanlar British Museum'da ilk olarak halka gösterilen,ardından özel bölüme kaldırılan ve son olarak da şu an Londra'da bulunan Royal Library'de özel izinle girilen bir bölümde sergileniyor

Necronomicon´un yedi cilt olduğu ileri sürülüyor, aslı 900 sayfanın üzerinde, her cildinin 125 sayfa civarında olduğu düşünülebilir. Peki bu garip kitap nerede ve ne zaman yazıldı? Necronomicon´un MS 730´da Şam´da Abdül El Hazret tarafından yazıldığı biliniyor. Öyleyse El Hazret kimdir? Çok az bilgi var, onun çoğu da Necronomicon´un içinde; Hep yolculuk yapar çok okurmuş, İskenderiye´den Pencap´a kadar dolaşmış, onlarca dil konuşur ve öğrencilerine dünyanın her yerinden araştırıp öğrendiklerini anlatırmış. Metodları Heredot´u ve hatta Bruno´yu anımsatıyor. Nostradamus´un ünlü "Yüzlükler" inin ilk iki dörtlüğünde anlattığı metodun kaynağı uzmanlara göre Necronomicon´dan alınmıştır;

1.Geceyarısı,gizli odamda yanlız çalışıreken otururum üç ayaklı pirinç sehpada. küçük bir ışık gelir insansız yerden. düşüncemi aydınlatır talihimin boş yere olduğuna inanmıyorum

2. Asa ellerimin arasında konuşulur branches ortamında su hareketleniyor,limbe eteğinden ayağa,büyük bir korku,içten bir ses farklı bir titreme,ilahi ışık kutsal haber artık yanımdadır.

Büyü veya daha doğru bir tanımla majikal kehanet için çağdaş araştırmacılar bilincin açılması ve güncel etkilerden kurtulabilmesi için belli uyuşturucuların kullanıldığını belirtiyorlar. Bunun bir formülü de ele geçirilmiş; "Günnük, aselbent, diktamnus, haşhaş kökleri, afyon" gibi maddeler kullanılıyormuş. Kaynak Columbia Üniversitesi´ nin inançlar ve yöntemlerle ilgili araştırma raporlarından alınma. Yani Necronomicon sadece bu yönden geleceği görebilmenin yolunu da gösteriyor veya öğretiyor. "Çılgın Arap" El Hazret´in çağının çok ötesinde olduğu da anlatılmakta, çünkü bu Necronomicon sayesinde geleceği gördükten sonra çağının dışında kalmış veya uyum sağlayamamış, ona çılgın denmesinin nedeninin altında çağına göre alışılmadık biri olması yatıyor.




İnsanı çıldırtıyor ama nasıl?

Bir diğer kaynağa daha bakalım, Yunanlı Yeni-Platonist filozof Proclus (MS 410-485), astronomi, felsefe, matematik ve metafizik uzmanıydı ve kullandığı büyü yöntemleriyle Hekate adlı mitolojik tanrıyı görebildiğini yazıyordu. Proclus, Eski Mısır ve Kalde gizem öğretilerinden yararlanmıştı ve Proclus´un yazılı yöntemlerinin tamamen El Hazret´in eline geçtiği ve Necronomicon´a aktarıldığı da söylenmekte. Neyse, biraz da bu garip kitabın basılı olup olmadığına veya basım tarihçesine kısa bir göz atalım.

Hiçbir Arap kaynağında Necronomicon´un çıkış bilgisi yok. Araştırmacı ve tarihçi İdris Şah, kitabı Hindistan´da Deobund´daki, Mısır El Azhar´daki ve Mekke´deki antik kitaplıklarda araştırmış ama başarılı olamadığını yazıyor. 1487 tarihli bir Latince belgede Dominikan Rahip Olaus Wormius imzasıyla Engizisyon´un ölümcül ismi Kara papaz Torquemada´nın İspanyol Yahudileri´ne zulmederken, Necronomicon´u ele geçirdiği ve İtalyanca´ya çevirttiği belirtiliyor. Wormius´a göre, kitap son derece tehlikeli ve okuyan insanı olağanüstü etkiliyor ve aklını başından alıyor. İçindeki bazı bölümlerde Tevrat´ın Yaradılış Bölümü´ ndeki gizli ve şifreli bölümlerin açıklamalarının bulunduğu ve bunları anlamanın sonucunda insanın çıldıracağını da belirtiyor.




Çıldırtan kitabın izinde..

Wormius, kitabın bir kopyasını ele geçirmiş olmalı ki, Spanheim Başrahibi Johann Tritheim´ a yollamış ama sonra Wormius ekliyor; "Çeviriyi yaktım, bu Tanrı´ya küfürdü, gerçekler çok fazla ortaya çıkıyordu, İnsanlar buna hazır değiller, daha çok zaman gerekiyor.. Ama başka kaynaklar Necronomicon´un yokolmayıp Vatikan´a yollandığını yazmaktalar. Yüzyıl kadar sonra 1586´da, Wormius´a ait kopya Prag´da ortaya çıktı. Ünlü İngiliz majisyeni Dr. John Dee ve asistanı Edward Kelly bu kez Necronomicon´u ele geçirdiler, söz edildiğine göre Dee ve Kelly "Necromancy" denen ölüleri mezarlarından kaldırma deneylerine ondan sonra başladılar. Ama bir bomba daha duyuldu, Necronomicon´da simya yoluyla altın yapma yöntemleri de vardı.

Dr. Dee, Necronomicon´u İngilizce´ye çevirip Manchester´de Christ´s College´e bıraktı. Sonra büyük koleksiyoncu Elias Ashmole eliyle Oxford´da Bodleian Library´de yer aldı. Ve şu anda da Londra´da British Museum´da Necronomicon´un bir kopyasının bulunduğu müze kayıtlarında yer alıyor.

Bildiğimiz herşeye aykırı..

Ne var bu korkunç kitabın içinde?

- Tufan öncesiyle ilgili inanılmaz gerçekler vardır. El Hazret kaybolmuş geçmişin içyüzünü anlatırken, Tevrat´daki "Yaradılış" bölümüyle, mitolojik kaynaklar arasında kesin benzerlikler olmasına rağmen Tevrat bunları gizlemekte, bugüne kadar yapılan çeviriler ise kutsal kitabın aslından çok uzak. Geniş ayrıntılarla geçmişin ve dinlerin kaynağının içyüzü anlatılıyor.

-İnsan ırkı, dünyadan önce başka bir yerdeydi. Buna başka kürelerden gelme denmekte. Neo-Platonist inançlara göre anlatılan dünya benzeri yıldızlarda kendilerine özgün yaşam formları bulunmaktadır. Bu yaşam biçimlerinin özellikleri kozmik hiyerarşinin evrim çizgisiyle belirlenirler.

- Özel zamanların belirlenmesiyle ve özel semboller kullanılarak, eskilerle ilişki kuralabilir ve onlardan istenilen kozmik bilgiler alınabilir, o zaman geçmişe ve geleceğe hakim olmak mümkündür ama bu tehlikeli bir yoldur çünkü insan taşıyabileceği bilgiyi edinmeli ve bunun farkında olmalıdır.



Hitler kitaptan yararlanamadı..

Necronomicon´un bilinen kopyaları kayıp görünüyor, bazı kaynaklar Adolf Hitler´in okkült ilgisi sonucunda kitabın bir kopyasını ele geçirdiğini belirtiyorlar ama sonrası bilinen bir şey, Führer´in sonu efsaneye göre Necronomicon´dan yararlanmışa benzemiyor. Dee´nin Bodleian Müzesi´ndeki çevirisi 1934´den sonra yok oldu, belki de Hitler´e giden kopya oydu. British Museum önceleri çalınmalardan söz ediyordu ama bunun doğru olmadığı anlaşıldı, Wormius baskısı oradaydı ama nedense kataloglardan silindi ve yeraltı depolarına kaldırıldı.

Hatta bir iddiaya göre çok değerli eşyalar klasmanına alınarak 1940´larda Kraliyet mücevherleriyle beraber Galler´de özel bir şatoya saklanmıştı. Sonra tüm dünya kitaplıkları Necronomicon ile ilgili kaynakları ve belki de kopyaları saklamak için sanki söz birliği ettiler. Necronomicon´ın çıldırtması anlaşıldığı kadarıyla sanıldığı gibi değil, sadece bildiğimiz, inandığımız herşeyi reddetmesi ve gerçeklerin çok farklı ve belki de çok acımasız olması yüzünden okuyanlar şoka giriyor olabilir

Necromancy

Basit anlamda, ölümden sonraki alem ile temas kurmak diyebiliriz. Necromancy, fiziksel olarak ölmüş yaratıklarla, halk arasında "kara büyü" denilen yöntemleri kullanarak zoraki iletişim kurulmasını ifade eder. Burada zoraki iletişimden kasıt, temas kurulan yaratığın buna istekli olmaması ve iletişime zorlanmasıdır. Bunu yapan büyücüye de "necromancer" denir. Kabaca ifade etmek gerekirse, ölmüş birini mezarından zombi olarak "kaldırmak" denebilir.

Büyücünün amacı, zombinin kendisine hizmet edecek bir savaşçı olmasıdır. Haliyle gerçekten varolan insan savaşçılardan üstün olacaktır. Çünkü onu yoketmek için daha üst düzey, fiziksel olmayan, büyüye dayalı yöntemler gerekecektir. Hristiyanlık literatürlerinde de buna "turn undead" denir. "Undead" ölmüş yaratıkların tekrar kaldırılmış haline verilen isimdir. Ne ölüdürler, ne de diri. İki alem arasında kalmış ruhları zoraki irade altında azap içindedir.



Necromancy kültürü(!) yukarıdaki Necronomicon örneğinde de görüldüğü gibi binlerce yıl öncesinden gelir. Yakın tarihte de Hristiyanlık propagandası amacıyla kullanılmıştır. (Zombilerle, vampirlerle savaşan paladinler... Defetme yöntemleri, gümüş kazık, kutsal su, kral asası...)

Necromancy büyülerine en yakın sayılabilecek bilinen örnek Yahudilik kültüründe "golem" olarak geçer. Golem, yine efendisine itaat eden bir köle savaşçıdır. Taştan, topraktan ya da metal benzeri malzemelerden yapılan heykellerin ağzına ya da başına bir muska yazılıp bağlanır. Heykel canlanır ve golem olarak efendisine hizmet eder.


Kategori Etiketlenmemiş
Görüntüleme 209 Yorumlar 4 Edit Tags Blog Başlığını Email ile Gönder
Toplam Yorumlar 4

Yorumlar

  1. Eski
    morportakal nickli Ayya$'ın avatarı
    necronomicon bence blizzard firmasının elinde. warcraftda bir item birleştirince kafanda bir anlıgına necronomicon büyülerinin işaretlerinden beliriyor
    permalink
    Posted 01-12-2007 at 20:40 by morportakal morportakal şu an forumda değil
  2. Eski
    Dave nickli Ayya$'ın avatarı
    Bu kitabın sallamasyon olma ihtimali ile ilgili güçlü bir makale okumuştum, bence boşa çaba bu kitabı arama bulma çalışmaları, 'her şey insanın kendi içinde olup bitiyor' bunu anlamışsanız zaten en önemli noktayı anlamışsınız demektir.İnsanın diğer varlıklar tarafından yaratılma meselesine gelince, kısaca şunu diyeyim; maddi beden olarak bu dünyada yaşıyor olsak da insan ruhu buraya ait değil ki; buraya ait olsa bu dünyada sürekli durması gerekirdi ama deneyimlenen şu ki, belli bir süre yaşıyor ve ardından çekip gidiyor...
    permalink
    Posted 02-12-2007 at 13:57 by Dave Dave şu an forumda değil
  3. Eski
    mandragora nickli Ayya$'ın avatarı
    the evil dead filminde vardı bu kitap.Zamanında benimde ilgimi çekmişti.Buldukları ses kayıt cihazında kitabın çevirisi vardı.kitap insan derisi üzerine insan kanıyla yazılmış bir sümer kalıntısıdır.Şeytanın kölelerinin ölü gibi olduğundan ama asla gerçek ölü olmadıklarından bahseder.ve bu kitapta şeytanın kölelerinin nasıl uyandırılacağı bahsedilmektedir.Bazı kısımlar okuduğunda bu köleler uyanacaktır der.ve ses kayıt cihazını tam yerinden açıp uyandırırlar.ve arkadaşların hepsi bu kölelere dönüşür.öldürmenin tek yoluda tüm organları birbirinden ayırmaktadır.
    permalink
    Posted 17-12-2007 at 14:38 by mandragora mandragora şu an forumda değil
  4. Eski
    permalink
    Posted 17-12-2007 at 15:12 by Thunderpeak Thunderpeak şu an forumda
Yorum Gönderin Yorum Gönderin
Toplam Trackbacks 0

Trackbacks