EŞcnsellİk Üzerİne

Ayyas  »  Bloglar  »  title  »  EŞcnsellİk Üzerİne

description

EŞcnsellİk Üzerİne

Posted 26-09-2007 at 19:29 by marlasinger
Toplumsal hayatta gördüğüm iki türlü eşcinsellik var ve bunlar birbiri ile sıkı sıkıya ilişkili. Hatta öyle sıkı sıkıya ilişkili ki bazen karşıtmış gibi bir izlenim oluşturmakta. Aralarındaki farkı ve o fark ın içinden gerçeği görmek zor gibi görünse de aslında biraz dikkat edilince her şey hemen ortaya çıkıyor.

Toplumun bir kesimi Gay ya da Homo dediği bu tür eğilimleri ya da cinsel seçimleri olan kişileri aşağılamayı marifet edinmiştir. İşin biraz da ilginç olan kısmı ise lezbiyen denilen kadın eşcinselliğini pek kaale almayan hatta bütün lezbiyenlerin kendisiyle yatınca iyileşeceğini zanneden bu türden genelde erken boşalma sorunlu erkekler gizli eşcinseller sınıfına girmektedir psikolojik literatürde.
Bu konuda yapılmış ve tekrarlanmış bir çok ekol den psikiyatrist ve psikolojik yaklaşım bu insanlarda aşırı cinsel gurur olarak gizlenmiş belirgin bir eşcinsel ilgi saptamıştır.

Narsist ya da sadist fallus saplantılı; yani cinsel organına ve ürogenital bölgelere aşırı odaklanmış erkekler ile isterik yani baştan çıkarmaya meyilli ancak cinsel ilişki sırasında kaygılanan yine aşırı ürogenital saplantılı kadınlarda bu duruma daha sık rastlandığı kanıtlanmıştır. (Freud,Reich, Masters-Johnson, Seagall, Laht, Ayrıca Michel Foucault)

İlk kez 1869'da Macar yazar Karoly Maria Benkert tarafından ortaya atılan eşcinsellik terimi, 1890'larda seksologların incelemelerinde ve "insanın cinsel deneyiminin çeşitliliklerine ilişkin sınıflandırmalarında kullanmalarıyla yaygınlık kazanmıştır.

Askeri ve ideolojik açıdan bir erke kölesi durumundaki erkekliğin ve onun bir kıyas biçimi olan eşcinselliğin Homoseksüel denilen eril biçiminin toplumsal hayatta bir fenomen olmasının bir nedeni de budur kanımca.

Homofobik olarak adlandırılan yani kesinlikle eşcinselliği kendi cinsel duruşunun üstünlüğü için bir kanıt var saydığı için homoseksüelleri aşağılamaya ya da küçümsemeye girişen sıradan nevrotiklerin ya da başka deyişle orgazm güçsüzlüğüne sahip kişilerin gizil eşcinsel olarak değerlendirilmesi de bundan ötürüdür.

Bu tür kişilşerin bu cinsel bozukluklarının konuşulmasından kaçındıkları da ,dış görünüşe ve gösterişe cinsel eylemin kendisinden daha fazla değer verdikleri bilinen bir şeydir. Bu nedenle toplumda şiddetli bir Heteroseksüel cinselliği savaş derecesinde savunurken bir yandan da ahlak savunuculuğu olmasa bile bunun altına gizlenerek karşı cinsi ve genellikle de kadın cinsibni asılsız dedikodularla aşağılamaya çabalayan bu tür kişilerin homofobik ya da kendilerini bastıran gizil eşcinseller olduğu gösterilebilir. Buradaki çelişki bu kişilerin hem bu eğilimlere sahip hem de bunu suç olarak görüyor olma çatışkısıdır. Genelde yetkiye susamış,zorba ve doğrudan konuşmaktansa gizil yollarla tavrını belli eden kişilerde rastlanır.

Kadınlar arasında ise cinsellik genellikle bir tabu dur ve düşünüldüğünden çok daha fazla eşcinsel yönelimli kadın mevcuttur aynı nedenlerle üstelik bu kısım da şiddetle buna karşıdır ve kendinde ya da başkasında bir eksiklik arayarak sadece eşcinselliği düşünebildiği için genellikle gerçek eşcinsel kişilere savaş açarlar.

Toplum da etiketlenmeye çalışılırken ortaya çıkan bir başka durumun da eşcinsel kimliğine yapılan baskı da görülür. Fahişelik yapan travestilerin ya da transseksüellerin müşterilerinin çoğunluğunu evli ve çocuklu kişilerle, genellikle Heteroseksüel olduğundan şüphe duyulmayan kişilerin oluşturduğu saptanmıştır. Ancak Heteroseksüel erkek ahlakına göre aktif yani fallus u kullanan taraf olmak eşcinsellik kapsamında olmadığı düşünüldüğünden bu ürogenital odaklı ilkel cinsel anlayış bir çok eşcinseli de gözlerden saklar. Hatta bu türden modalar vasıtasıyla çok önceden beri varolan eğilimler giderek daha fazla ortaya çıkmaya başlar.

Belirtileri ise şunlardır:
Gereksiz alınganlık ve aşırı narsizm, Yetkiye susamışlık ve büyüklük taslama, sürekli cinsel imalı davranış ve konuşmalar, sürekli ön planda olma istek ve arzusu, özellikle katı ataerkil erkeklerde ve onların daha kent kültürü içinde yetişmiş olanlarında gözlenen sanata ve kültüre yönelik aşağılamayla birlikte var olan grup ve sürü halinde davranma alışkanlığı.

Bu tür kişiler genellikle aralarında şakalaşırlar ve karşı cins ile ilşkilerinde sürekli saman altından su yürütme ve gizli imalar gözlenir. Açık olamazlar. Bunun ana nedeni gideremedikleri cinsel dürtülerine karşı geliştirdikleri karşıtlığın bilinç altında bir korkuya ve dolayısıyla cinsel bozukluğu körükleyen kronik kasılmalarla sürekli güncellenmesidir. Bu sebeb den ötürü özgürlük topluma karşıt eğilimlerinde bir artışı ve doğal olmayan ya da sado-mazo eğilimlere yönelime sebeb olur. Doğal cinsel dürtüleri derinlerdedir ancak kaygı halini almıştır. Bu kişiler ilerde kalp-damar rprostat ve böbrek hastalıklarına yakalanırlar. Bastırma mekanizmaları karın bölgesinde ve anal bölgede yoğunlaşmıştır.

Bunun dışındaki cinsel seçiminin hormonal ya da türlü sebeblerle ortaya çıkmış olan eş cins e yönelim olduğunu açıklamış kişiler ise olayın orgazm boyutu dışında görece daha sağlıklılardır. Homofobik ya da gizil eşcinsellerin aksine bir çok eşcinsel ya da biseksüel olarak bilinen kişinin daha yaratıcı olmasının altında bu yatmaktadır.




Bu noktada şuna açıklık getirmeliyim. Anatomik olarak Reich in teorisine göre ve Masters-Johnsons un bunu tekrardan kanıtlamasına bakılacak olursa orgazm eşlerin aynı anda yakalandığı bilinçdışı ve vücuttaki tüm kasların katıldığı açılıp kapanma evresidir. (Bknz:Reich Orgazm ın işlevi) Bu nedenle de eşcinsellerin cinsel organlar dışında gerçekleştiği için dopğal orgazm a tam anlamıyla ulaşması imkan dahilinde değildir. Çünkü bu an a ulaşmanın tek yolu vücuttaki elektrik akımlarının en yoğun şekilde toplandığı cinsel organlar bölgesinde yoğunlaşabilmesi gerekmektedir. Bazı nevrozların bu çok yoğun duygunun yarattığı korkudan dolayı bir kaçış olduğu bilinir mekanizması belli bir kas dizgesinin enerjiyi bloke edip belli bir vücut duruşu ile tepki göstermesidir. Hermofroditlik ve hormonal olmayan tüm cinsel işlev bozukluklarının altında bu nedenle de eşcinsel eğilimler yer alır. Homofobi ile eşcinsellik ise bu yüzden ayrı değerlendirilir, çünkü her eşcinsellik bozguncu ve topluma aykırı bir ruh hastalığı yaratmamasına rağmen; gizil eşcinsellik her türlü toplum dışı cinsel ilişkilerin,cinsel suistimal gibi etkenlerin temelinde bulunmaktadır. Bu tür davranış sahipleri bunun farkında olmadıkları ve hissettirildiğinde aşırı savunma tepkisi ile kaygılarını ortaya döktüklerinden dolayı da bu durum toplumsal bir sorundur ve de tüm insanlığı kapsar.

Ancak erk yönetiminin de işine gelen bir olgudur Reich in deyişiyle küçük adamlar yaratır. Yani sevgi çalışma ve bilgi yerine yalan dolan, dedikodu ve aldatma karalamaya dayalı ikincil dürtülere yaşama hakkı sağlanır. Bu nedenle çocuklar ve gençler yetişkinlerle anlaşamaz kuşak çatışması olgusu ise sürekli yaşlıların lehine sonuçlandırılır. Çocukluk küçümseme, gençlik olgunlaşmamak olarak gösterilir. Homofobizm e karşın eşcinselliğin bu noktada küçümseniyor oluşu toplumun maalesef trajikomik yanlarından biri olmaktadır.

Kategori Etiketlenmemiş
Görüntüleme 239 Yorumlar 5 Edit Tags Blog Başlığını Email ile Gönder
Toplam Yorumlar 5

Yorumlar

  1. Eski
    sevi nickli Ayya$'ın avatarı
    homofobinin sosyal yönünün dışında,bilimsel olarak bir hastalık olarak ele alınması güzel olmuş..belirgin özelliklerini okurken "ne kadar tanıdık" dedim,ne kadar da birbirlerine benziyor hepsinin tepkileri
    permalink
    Posted 26-09-2007 at 21:47 by sevi sevi şu an forumda değil
  2. Eski
    nonexistence nickli Ayya$'ın avatarı
    ne olursa olsun ,kadının kadınla ,erkeğin erkekle cinsellik yaşaması midemi bulandırıyo
    aşağılamam hiçbirini ama kesinlikle psikolojik sorunları olan insanların bu tarz eğilimlere yöneleceğini düşünoyurm...
    lezbiyen ,gay ,biseksüel hepsinden arkadaşlarım oldu , en iğrençleri biseksüeller
    sadece onlarınkinin azgınlık , sapkınlık resmen özentilik olduğunu düşünoyurm, gayler çok eğlenceli tipler ama yakınlaşma moduna girdiklerinde kusasım geliyo,
    en anlayamadığım ise lezbiyenler
    geriliyorum yanlarında zaten
    neyse konuyu saptırdım ama , bu eşcinselliğe bi türlü çok normalmış gibi davranamıyorum ...
    yalnız yukarda bahsettiğin davrnaışların çoğu türk erkeklerinde var
    gizli eşcinsel mi oluyolar şimdi abov
    permalink
    Posted 28-09-2007 at 21:34 by nonexistence nonexistence şu an forumda değil
  3. Eski
    marlasinger ,lezbiyenlerin iftar saati lez kafelerde topluca oruç açmalarının altında yatan akademik gerçeği de araştırır mısın benim için.bana kezmanın fenere geldiğinden beri top oynayamamasını çağrıştırıo sanki bu durum ama kafam güzel bu gece ,sen bi inceleyiver.akademik incelemeler işin moda kısmını görmezler pek,sen bunu da hesaba kat bence.
    permalink
    Posted 29-09-2007 at 02:46 by luckyyman luckyyman şu an forumda değil
  4. Eski
    sevi nickli Ayya$'ın avatarı
    homofobi inceden birçoğumuzu esir almış durumda ne güzel
    homoseksüeller her zaman ilgimi çekmiştir,geyi,lezbiyeni,travestisi,transeksüeli..belki bulunduğum şehirde diğer şehirlere oranla daha örgütlenmiş olmalarından kaynaklı.sabah gazetede o gün içinde yapılacak olan eşcinsel yürüyüşü linç tehdidiyle engelleyeceklerini söyleyen bursanın güzide futbol taraftarları o sabah sinirden ve çaresizlikten ağlamama neden olmuştur,bir yıl kadar önce.kendileri geceleri bu çaresiz insanların ilk müşterilerindendir ayrıca.herneyse,konu üzerine eğildikten sonra,özellikle cinsel kimliklerimizin tamamen birer dayatmadan ibaret olduğunu kendi açımdan keşfedişimden bir süre sonra artık benim için bu dayatmaların zincirlerinin sonsuza dek kırılmış olduğunu farkettim.artık bir kadına da aşık olabiliyordum.(iyi halt etmişsin dediğinizi duyar gibiyim yine ) insanlar biseksüel doğar,sonra biyolojik kimliklerine denk düşen cinsiyet ve cinsel seçim rolü kendilerine dayatılır.biz hep prenslerle prenseslerin masallarını dinlemişizdir.eğer xx kromozomu taşıyorsak pembe yaparlar patiklerimizi,beşiğimize sırma saçlı oyuncak bebekler koyarlar.eğer xy kromozomu taşıyorsak mavi olur her şeyimiz,yastığımızın yanına ufak,yumuşak bir futbol topu yerleştirilir.biz de benimseriz bu rolleri yıllar boyunca.karşı cinsimize aşık olmaktan başka bir seçeneğimiz olmadığını sanırız.velhasıl-ı kelam,önyargılı olmamak lazım bu konularda.önyargılar heteroseksüellerin zihnini,ve buna bağlı olarak da homoseksüellerin yaşamlarını esirleştirir.
    permalink
    Posted 29-09-2007 at 11:29 by sevi sevi şu an forumda değil
  5. Eski
    O değil de bu dünya da en çok psikologlardan korkarım ben. Adamın cinsiyetini bile onlar belirliyor. Ne desek hastayız sapığız şimdi bu durumda.Bir çeşit din olmuş bu da. Neyse yazı iyimiş. Homofobik değil isem de fazla yakınlaşamıyorum o türle.
    permalink
    Posted 23-10-2007 at 05:04 by nacre nacre şu an forumda değil
Yorum Gönderin Yorum Gönderin
Toplam Trackbacks 0

Trackbacks