geçmiş
Posted 08-06-2007 at 12:11 by mandragora
Şuan;yalnızca geçmişe malzeme..
Farkındalığımız yalnızca geçmişe gebe..
Yaşamak dediğimiz,geçmişle yapılan bir mücadele;
an’a kim önce ulaşırsa o kazanır..
Biz ulaşırsak hayat,
o ulaşırsa ölüm...
Ne şuan,ne gelecek zaman,hiçbiri altedememiştir geçmişin ağır kanatlarını..
Umut bile acizdir geçmiş geçmeye karar verdiğinde...kılıcı kırılmış bir şovalye gibi bakakalır..
Ömür,kendine ayrılan zamanı doldurduğunda,
geriye yalnızca kuru bir yaprak gibi geçmişini bırakır.
Geride bıraktığı herşey artık geçmişin imzasını taşır..
Somon balıklarının doğdukları yerde ölmek istemeleri gibi,
tüm zamanlar birgün geçmişte donup kalır.
Ölüm bile;o söz geçiremediğimiz,tanımlayamadığımız ölüm bile;
onun varlığı için çalışır.
Şimdi ve ileriki zaman;
geçmişin geleceğe tutulmuş aynasındaki yansımalarıdır.
Ayna kırılır.....sır dağılır...
Geçmiş baki kalır.
Ve unutmak...
ve unutulmak....
sahnedeki yerini alır.
Ama bazı geçmişler,
beyne değil
kalbe kazılmıştır.
Yani unutmanın o tatlı zehiri bile aciz kalır..
Geçmiş,acı söyleyen bir dost gibi
can kulağıyla dinlesekte,
gözlerimizi küçükken korktuğumuzda yaptığımız gibi sıkıca yumsakta,
değiştirilemez gerçeklerin peşimizi bırakmayan haykırışıdır..
Yeni doğmuş bir bebeğin bile geçmişi vardır.
Bir yaşam belirtisi göstermiş olmak için geleceğin varlığı şart mıdır?
Hiroşimada,Irakta,Amerikada,Şırnakta ölen bir bebeğin
geleceği yoktur artık bu kesin,
ama annesinin kalbinde
gülücüğü kalır..
Geçmişi olan her varlık
Az ya da çok -ya da hiç- yaşamıştır,
ve birileri tarafından
birgün mutlaka anılır...
BENİM DEĞİL
Farkındalığımız yalnızca geçmişe gebe..
Yaşamak dediğimiz,geçmişle yapılan bir mücadele;
an’a kim önce ulaşırsa o kazanır..
Biz ulaşırsak hayat,
o ulaşırsa ölüm...
Ne şuan,ne gelecek zaman,hiçbiri altedememiştir geçmişin ağır kanatlarını..
Umut bile acizdir geçmiş geçmeye karar verdiğinde...kılıcı kırılmış bir şovalye gibi bakakalır..
Ömür,kendine ayrılan zamanı doldurduğunda,
geriye yalnızca kuru bir yaprak gibi geçmişini bırakır.
Geride bıraktığı herşey artık geçmişin imzasını taşır..
Somon balıklarının doğdukları yerde ölmek istemeleri gibi,
tüm zamanlar birgün geçmişte donup kalır.
Ölüm bile;o söz geçiremediğimiz,tanımlayamadığımız ölüm bile;
onun varlığı için çalışır.
Şimdi ve ileriki zaman;
geçmişin geleceğe tutulmuş aynasındaki yansımalarıdır.
Ayna kırılır.....sır dağılır...
Geçmiş baki kalır.
Ve unutmak...
ve unutulmak....
sahnedeki yerini alır.
Ama bazı geçmişler,
beyne değil
kalbe kazılmıştır.
Yani unutmanın o tatlı zehiri bile aciz kalır..
Geçmiş,acı söyleyen bir dost gibi
can kulağıyla dinlesekte,
gözlerimizi küçükken korktuğumuzda yaptığımız gibi sıkıca yumsakta,
değiştirilemez gerçeklerin peşimizi bırakmayan haykırışıdır..
Yeni doğmuş bir bebeğin bile geçmişi vardır.
Bir yaşam belirtisi göstermiş olmak için geleceğin varlığı şart mıdır?
Hiroşimada,Irakta,Amerikada,Şırnakta ölen bir bebeğin
geleceği yoktur artık bu kesin,
ama annesinin kalbinde
gülücüğü kalır..
Geçmişi olan her varlık
Az ya da çok -ya da hiç- yaşamıştır,
ve birileri tarafından
birgün mutlaka anılır...
BENİM DEĞİL
Toplam Trackbacks 0
Trackbacks
mandragora ait Blog Başlıkları
- tortu olarak beden (06-06-2008)
- Bjork (24-05-2008)
- tirad (06-05-2008)
- uzakdoğu korku sineması (03-05-2008)
- Night Of The Living Dead 1968 (01-05-2008)










