dalgalar
Posted 28-12-2007 at 10:13 by mandragora
wirginia woolf ve muhteşem kitabı dalgalar;
-Duygusuzuz hepimiz,kimsesiziz.Bir yüz arayacağım,dingin,yontu gibi bir yüz;bilgelikle donatacağım onu,tılsım gibi giysimin altına takacağım ve sonra(söz veriyorum buna)ormanda bir derecik bulacağım,çeşit çeşit,görülmemiş hazinelerimi sergileyebileceğim bir yer.Söz veriyorum kendime.işte böylece ağlamayacağım...
-Yalnızken çoğu zaman hiçliğe yuvarlanıyorum.Ayağımı uzatmalıyım gizlice,düşüp gitmeyeyim diye dünyanın kıyısından hiçliğe.Sert bir kapıya vurmalıyım elimi,kendimi yeniden bedenime çekebilmek için...
-Ezilmişliğe tutsağım.Yaşamım boyunca alay edilmeye tutsağım.Yalan söyleyen dilleri,seğiren yüzleriyle bu adamlar,kadınlar arasında aşağı yukarı yuvarlanmaya tutsağım,dalgalı denizde bir mantar gibi.Yaban otlarından bir şerit gibi her kapı açılışında ötelere savruluyorum.Süpüren ve kayaların en son kıyılarını aklıkla dolduran köpüğüm ben,ben burada,bu odadaki kızımda...
-Bütün dokunulabilir yaşantı biçimleri başarısızlığa uğrattı beni.Uzanıp katı bir şeye dokunmazsam,ölümsüz koridorlarda sonsuza dek savrulacağım.Öyleyse neye dokunabilirim?Hangi kiremite,hangi taşa ki devsi girdaptan kendimi bedenime geri çekebileyim,güven içinde?
-Dikdörtgenler yaptık karelere yerleştirdik onları,bu bizim başarımız,bu bizim avuntumuz...
-Binlerce yıl yaşadım.Çok yaşlı bir meşe ağacının içinde yolunu kemiren
kurtçuk gibiyim.Artık,şimdi yoğunum,bu güzel sabahta bütünlendim...
-Duygusuzuz hepimiz,kimsesiziz.Bir yüz arayacağım,dingin,yontu gibi bir yüz;bilgelikle donatacağım onu,tılsım gibi giysimin altına takacağım ve sonra(söz veriyorum buna)ormanda bir derecik bulacağım,çeşit çeşit,görülmemiş hazinelerimi sergileyebileceğim bir yer.Söz veriyorum kendime.işte böylece ağlamayacağım...
-Yalnızken çoğu zaman hiçliğe yuvarlanıyorum.Ayağımı uzatmalıyım gizlice,düşüp gitmeyeyim diye dünyanın kıyısından hiçliğe.Sert bir kapıya vurmalıyım elimi,kendimi yeniden bedenime çekebilmek için...
-Ezilmişliğe tutsağım.Yaşamım boyunca alay edilmeye tutsağım.Yalan söyleyen dilleri,seğiren yüzleriyle bu adamlar,kadınlar arasında aşağı yukarı yuvarlanmaya tutsağım,dalgalı denizde bir mantar gibi.Yaban otlarından bir şerit gibi her kapı açılışında ötelere savruluyorum.Süpüren ve kayaların en son kıyılarını aklıkla dolduran köpüğüm ben,ben burada,bu odadaki kızımda...
-Bütün dokunulabilir yaşantı biçimleri başarısızlığa uğrattı beni.Uzanıp katı bir şeye dokunmazsam,ölümsüz koridorlarda sonsuza dek savrulacağım.Öyleyse neye dokunabilirim?Hangi kiremite,hangi taşa ki devsi girdaptan kendimi bedenime geri çekebileyim,güven içinde?
-Dikdörtgenler yaptık karelere yerleştirdik onları,bu bizim başarımız,bu bizim avuntumuz...
-Binlerce yıl yaşadım.Çok yaşlı bir meşe ağacının içinde yolunu kemiren
kurtçuk gibiyim.Artık,şimdi yoğunum,bu güzel sabahta bütünlendim...
Toplam Yorumlar 0
Yorumlar
| |
Toplam Trackbacks 0
Trackbacks
mandragora ait Blog Başlıkları
- Radiohead - the tourist (14-07-2008)
- Skepticism (10-07-2008)
- tortu olarak beden (06-06-2008)
- Bjork (24-05-2008)
- tirad (06-05-2008)










