Kaybolmak
Neden diye baktı en son. Gülmesini bastırdığı anda çıktığı bu yolun onu nereye götürdüğünü biliyordu. Neden oydu bu yola çıkan ?
Son hatırladığı etrafında toplanmış insanların gürültüsüydü. Biri işinden duyduğu sıkıntıyı anlatıyordu , bir diğeri sevgilisi ile arasındaki problemi. İyide nasıl hepsini bu kadar net duyabiliyordu. Arkadan birisinin kendisini dürtmesiyle arkasına bakmadan yürümeye başladı. Attığı her adım onu biraz daha uzağa götürüyordu. Konuşulanlar artık ona daha uzaktan gelmekteydi. Bulabildiği ilk yere oturduğunda kimsenin etrafında kalmadığını gördü ama artık konuşmaları sanki onların beyninin içindeymişçesine duymaya başlamıştı yeniden. Birşeyler olduğunun bilincinde ayağa kalkıp uzaklaştı. Ne tarafa ilerlerse ilerlesin bariyerlerle hapsedildiğini fark etti. Nerede olduğunu çözmeye çalışırken elindeki sıcaklığın boğazından aşağı kayması gerektiğini hissedip içmeye başladı.
Kulağına çarpan gemi kornası gözlerini açtığında Tanrı'nın sarayı ile karşı karşıya durduğunu gördü. Acaba öldüm mü sorusunu soracakken sarayın kendisinden uzaklaştığını gördü. İçini kaplayan huzur karşısındaki görüntünün büyümesi ile paralel olarak artarken gittikçe muhteşemleşen sahne karşısında kendisinin gittikçe küçüldüğünü hissetti.
Cebinde hissettiği tetreşim bir anda rüyadan onu uyandırdı. Nerde olduğunu soruyordu arkadaşı. Bir anlık bir afallamadan sonra Haydarpaşa'nın önüne gelmek üzere olduğunu , vapurda olduğunu söyleyebildi. O an herşey gerçeğe dönmüş yolculuğunun amacını hatırlamıştı.
Son hatırladığı etrafında toplanmış insanların gürültüsüydü. Biri işinden duyduğu sıkıntıyı anlatıyordu , bir diğeri sevgilisi ile arasındaki problemi. İyide nasıl hepsini bu kadar net duyabiliyordu. Arkadan birisinin kendisini dürtmesiyle arkasına bakmadan yürümeye başladı. Attığı her adım onu biraz daha uzağa götürüyordu. Konuşulanlar artık ona daha uzaktan gelmekteydi. Bulabildiği ilk yere oturduğunda kimsenin etrafında kalmadığını gördü ama artık konuşmaları sanki onların beyninin içindeymişçesine duymaya başlamıştı yeniden. Birşeyler olduğunun bilincinde ayağa kalkıp uzaklaştı. Ne tarafa ilerlerse ilerlesin bariyerlerle hapsedildiğini fark etti. Nerede olduğunu çözmeye çalışırken elindeki sıcaklığın boğazından aşağı kayması gerektiğini hissedip içmeye başladı.
Kulağına çarpan gemi kornası gözlerini açtığında Tanrı'nın sarayı ile karşı karşıya durduğunu gördü. Acaba öldüm mü sorusunu soracakken sarayın kendisinden uzaklaştığını gördü. İçini kaplayan huzur karşısındaki görüntünün büyümesi ile paralel olarak artarken gittikçe muhteşemleşen sahne karşısında kendisinin gittikçe küçüldüğünü hissetti.
Cebinde hissettiği tetreşim bir anda rüyadan onu uyandırdı. Nerde olduğunu soruyordu arkadaşı. Bir anlık bir afallamadan sonra Haydarpaşa'nın önüne gelmek üzere olduğunu , vapurda olduğunu söyleyebildi. O an herşey gerçeğe dönmüş yolculuğunun amacını hatırlamıştı.
Toplam Trackbacks 0
Trackbacks
Lizard King ait Blog Başlıkları
- Bird On A Prey (21-07-2008)
- Kaliteli Spor Basını (20-06-2008)
- Ayyaş'a Bir Ödül Daha (04-06-2008)
- Bosphorus (28-05-2008)
- Küçük Emrah Ruhu (13-05-2008)










