Fenerbahçe - Beşiktaş ( Süper Kupa )
Liglerin başlamasına 1 hafta kalmış , rakiplerden bir tanesi Şampiyonlar ligi ikinci tur maçı arifesinde diğeri Şampiyonlar Ligine girebilmek için rakibini analiz etmekle meşgul. Bu esnada Federasyonumuz müthiş bir uygulama ile Süper Kupa tertip ediyor. Bu Süper Kupa bir önceki yılın Kupa ve Lig şampiyonunun birbirleriyle mücadelesini temsil ediyor. Açıkçası ben bu tarihte bu kupanın hemde Almanya'da düzenlenmesini garip ve çok yanlış bir karar olarak buluyorum.
Bu sene Süper Kupa finalinden çok gündemi Beşiktaş kulübünün yarattığı Logo krizi işgal etti. Logo Krizi konusunda görebileceğiniz gibi Beşiktaş yöneticileri çağ dışı bir uygulama ile çağ dışı bir gündem oluşturup komik duruma düştüler. Futbolumuzun ilerlemesini , içerisinde barındırdığı şiddeti yok etmek istiyorsak bu tarz komik işlerle uğraşan yöneticileri en şiddetli şekilde uyarmalı ve çağın gereklerini anlatmalıyız.
Karşılaşma öncesinde en çok merak edilen Türkiye'ye gelmiş en kariyerli oyuncu Roberto Carlos'un göstereceği perfonmanstı. Bir diğer konuda eski Fenerbahçe'lilerin Beşiktaş için göstereceği perfonmanstı elbette. Rüştü sakatlığı bahane ederek karşılaşmaya çıkmama kararı almıştı. Bu kadar çok merak edilenin olduğu ve herkesin futbola özlem duyduğu karşılaşma öncesinde Zico sahaya şu kadroyla çıktı :
Karşılaşmaya Fenerbahçe baskılı başlamasına rağmen ilk iki pozisyonu bulan takım Beşiktaş oldu. Bu pozisyonlarda defansta yer alan Can'ın takım arkadaşları tarafından tedirginlikle karşılanması vardı. Can'ı altyapıdan çıktığından dolayı ne kadar sevsemde malesef çok kritik hatalar yapabilecek bir oyuncu olduğu gerçeğini reddedemeyiz.Orta Sahada Aurelio geçen senenin tersine daha ileriye dönük oynarken Deivid'in sık sık ortaya kaçması ve defansif açısında yokları oynaması en büyük eksiklik oldu Fenerbahçe adına. Ben herkes gibi takımda bir forvet eksikliği olduğunu düşünmüyorum. Bana göre en büyük eksiklik sağ bek ve sağ açık mevkilerinde. Bu iki noktaya kaliteli iki oyuncu alınırsa (Mehmet Topuz , Cicinho gibi) o zaman Fenerbahçe şampiyonlar liginde bile çok ileri gidebilir. Onun haricinde Fenerbahçe'yi kondisyon olarak kötü bulmadım. Sene başı olmasına rağmen rakiplerini ciddiye alan bir takım vardı sahada. Istedikleri an kısa paslarla rakiplerinin kalbini delebilecek kapasitede oyunculardan oluşuyor Fenerbahçe. Roberto Carlos'un kademesini kapatmayı becerebilirlerse o zaman gerçekten takım olma yolunda büyük bir başarı göstermiş olurlar.
Beşiktaş'ın bence en büyük sorunu başlarındaki yönetimin vizyonsuzluğudur. Ertuğrul Hoca gerçekten yürekli bir hoca gibi genç oyunculara kadroda yer verebiliyor. Oyunu iyi okuduğunu özellikle Roberto Carlos'un üzerine takımını oynatarak ortaya koydu. Beşiktaş'ın en büyük sorunu ise bana görer kalitesi yanabcıları. Işte burada yönetimin vizyonsuzluğu etkili oluyor. Elinde bu kadar kaliteli genç oyuncular bulunduran bir takımın Delgado , Tello , Cisse gibi ne idüğü belirsiz yabancılara teslim olmasını bir futbolsever olarak şaşkınlıkla karşılıyorum. Alınan diğer oyunculara baktığım zaman gerçekten ligdeki en kötü yabancı topluluğunun Beşiktaş'ta yer aldığını düşünüyorum. Bobo en önemli silahları ki bana göre ligimizin en kaliteli forvet oyuncularından bir tanesi.
Şimdi Beşiktaş için ilk önce kritik Sheriff karşılaşması var. Bu karşılaşmayı kayıpsız geçmek zorundalar. Aksi taktirde yönetimi koltuğunda tutmak imkansıza yakın olucak.
Fenerbahçe ise dikkatli oynarsa Anderlecht karşısında turu geçer ancak defansif hataları minumuma indirmek zorundalar.
Şampiyonluk yolunda ben Beşiktaş'ın son 3-4 haftaya kadar potanın çevresinde olucağını düşünüyorum ancak yarışın sonunu getirecek kadroya sahip değiller.
Fenerbahçe ise kadrosuna kattığı genç oyunculardan daha çok faydalanma yolunu seçmeli.
Hakem için söylenebilecek fazla birşey yok. Fenerbahçe söz konusu olduğunda kartlarını çok cömert kullandı , Beşiktaş söz konusu olduğunda kart kullanmaktan kaçındı. Carlosa yapılan penaltılık bir pozisyonu geçmesi ise en büyük şansızlığıydı.
Bu sene Süper Kupa finalinden çok gündemi Beşiktaş kulübünün yarattığı Logo krizi işgal etti. Logo Krizi konusunda görebileceğiniz gibi Beşiktaş yöneticileri çağ dışı bir uygulama ile çağ dışı bir gündem oluşturup komik duruma düştüler. Futbolumuzun ilerlemesini , içerisinde barındırdığı şiddeti yok etmek istiyorsak bu tarz komik işlerle uğraşan yöneticileri en şiddetli şekilde uyarmalı ve çağın gereklerini anlatmalıyız.
Karşılaşma öncesinde en çok merak edilen Türkiye'ye gelmiş en kariyerli oyuncu Roberto Carlos'un göstereceği perfonmanstı. Bir diğer konuda eski Fenerbahçe'lilerin Beşiktaş için göstereceği perfonmanstı elbette. Rüştü sakatlığı bahane ederek karşılaşmaya çıkmama kararı almıştı. Bu kadar çok merak edilenin olduğu ve herkesin futbola özlem duyduğu karşılaşma öncesinde Zico sahaya şu kadroyla çıktı :
Serdar
Önder Can Edu Carlos
Deniz
Deivid Alex Uğur
Kezman
Önder Can Edu Carlos
Deniz
Deivid Alex Uğur
Kezman
Karşılaşmaya Fenerbahçe baskılı başlamasına rağmen ilk iki pozisyonu bulan takım Beşiktaş oldu. Bu pozisyonlarda defansta yer alan Can'ın takım arkadaşları tarafından tedirginlikle karşılanması vardı. Can'ı altyapıdan çıktığından dolayı ne kadar sevsemde malesef çok kritik hatalar yapabilecek bir oyuncu olduğu gerçeğini reddedemeyiz.Orta Sahada Aurelio geçen senenin tersine daha ileriye dönük oynarken Deivid'in sık sık ortaya kaçması ve defansif açısında yokları oynaması en büyük eksiklik oldu Fenerbahçe adına. Ben herkes gibi takımda bir forvet eksikliği olduğunu düşünmüyorum. Bana göre en büyük eksiklik sağ bek ve sağ açık mevkilerinde. Bu iki noktaya kaliteli iki oyuncu alınırsa (Mehmet Topuz , Cicinho gibi) o zaman Fenerbahçe şampiyonlar liginde bile çok ileri gidebilir. Onun haricinde Fenerbahçe'yi kondisyon olarak kötü bulmadım. Sene başı olmasına rağmen rakiplerini ciddiye alan bir takım vardı sahada. Istedikleri an kısa paslarla rakiplerinin kalbini delebilecek kapasitede oyunculardan oluşuyor Fenerbahçe. Roberto Carlos'un kademesini kapatmayı becerebilirlerse o zaman gerçekten takım olma yolunda büyük bir başarı göstermiş olurlar.
Beşiktaş'ın bence en büyük sorunu başlarındaki yönetimin vizyonsuzluğudur. Ertuğrul Hoca gerçekten yürekli bir hoca gibi genç oyunculara kadroda yer verebiliyor. Oyunu iyi okuduğunu özellikle Roberto Carlos'un üzerine takımını oynatarak ortaya koydu. Beşiktaş'ın en büyük sorunu ise bana görer kalitesi yanabcıları. Işte burada yönetimin vizyonsuzluğu etkili oluyor. Elinde bu kadar kaliteli genç oyuncular bulunduran bir takımın Delgado , Tello , Cisse gibi ne idüğü belirsiz yabancılara teslim olmasını bir futbolsever olarak şaşkınlıkla karşılıyorum. Alınan diğer oyunculara baktığım zaman gerçekten ligdeki en kötü yabancı topluluğunun Beşiktaş'ta yer aldığını düşünüyorum. Bobo en önemli silahları ki bana göre ligimizin en kaliteli forvet oyuncularından bir tanesi.
Şimdi Beşiktaş için ilk önce kritik Sheriff karşılaşması var. Bu karşılaşmayı kayıpsız geçmek zorundalar. Aksi taktirde yönetimi koltuğunda tutmak imkansıza yakın olucak.
Fenerbahçe ise dikkatli oynarsa Anderlecht karşısında turu geçer ancak defansif hataları minumuma indirmek zorundalar.
Şampiyonluk yolunda ben Beşiktaş'ın son 3-4 haftaya kadar potanın çevresinde olucağını düşünüyorum ancak yarışın sonunu getirecek kadroya sahip değiller.
Fenerbahçe ise kadrosuna kattığı genç oyunculardan daha çok faydalanma yolunu seçmeli.
Hakem için söylenebilecek fazla birşey yok. Fenerbahçe söz konusu olduğunda kartlarını çok cömert kullandı , Beşiktaş söz konusu olduğunda kart kullanmaktan kaçındı. Carlosa yapılan penaltılık bir pozisyonu geçmesi ise en büyük şansızlığıydı.
Toplam Trackbacks 0
Trackbacks
Lizard King ait Blog Başlıkları
- Bird On A Prey (21-07-2008)
- Kaliteli Spor Basını (20-06-2008)
- Ayyaş'a Bir Ödül Daha (04-06-2008)
- Bosphorus (28-05-2008)
- Küçük Emrah Ruhu (13-05-2008)










