Benim cici blogum...
Ev Hayvanlarına Dair
Posted 03-12-2007 at 14:27 by kymophobia
"Hayvan" tabiri kötü aslında, onlar bir süre sonra sizden farksız oluyor evde. Dokunulmaz, kendi odaları olan, sevdikleri ve sevmedikleriyle yaşayan...
Kedigen sitesindeki yazı çok güzeldi, koyayım dedim...

1- Benim hayatım 10 ile 15 yıl sürer.Senden her ayrılışım bana acı verir. Beni almadan önce bunu düşün
2- Bana, senin benden istediklerini anlayacağım bir süre ver.
3- Benim içimde güven duygusu uyandır ; ben bununla yaşarım.
4- Bana hiçbir zaman uzun süreli darılma ve beni cezalandırmak için bir yere kapatma. Senin hayatında iş, eğlence ve arkadaşların var. Benim hayatımda ise sadece sen varsın.
5- Arada sırada benimle konuş. Sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sesini anlarım.
6- Bana daima nasıl davranılması gerektiğini bil.Ben hiçbir zaman unutmam.
7- Beni dövmeden önce, aslında dişlerimle kemiklerini un ufak edebileceğimi ,ancak asla böyle bir yola başvurmayacağımı düşün.
8- Beni “isteksiz , tembel ve inatçı” diye azarlamadan önce düşün: Belki yediğim yemek dokunmuştur, belki güneşin altında uzun zaman kalmışımdır veya halim kalmamıştır.
9- Yaşlandığımda benimle ilgilen, bir gün sende yaşlanacaksın.
10- Her zor anımda yanımda ol," benim içim kaldırmaz" veya ben görmeden olsun" deme, çünkü benim için herşey seninle birlikte daha kolay.
Kedigen sitesindeki yazı çok güzeldi, koyayım dedim...

1- Benim hayatım 10 ile 15 yıl sürer.Senden her ayrılışım bana acı verir. Beni almadan önce bunu düşün
2- Bana, senin benden istediklerini anlayacağım bir süre ver.
3- Benim içimde güven duygusu uyandır ; ben bununla yaşarım.
4- Bana hiçbir zaman uzun süreli darılma ve beni cezalandırmak için bir yere kapatma. Senin hayatında iş, eğlence ve arkadaşların var. Benim hayatımda ise sadece sen varsın.
5- Arada sırada benimle konuş. Sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sesini anlarım.
6- Bana daima nasıl davranılması gerektiğini bil.Ben hiçbir zaman unutmam.
7- Beni dövmeden önce, aslında dişlerimle kemiklerini un ufak edebileceğimi ,ancak asla böyle bir yola başvurmayacağımı düşün.
8- Beni “isteksiz , tembel ve inatçı” diye azarlamadan önce düşün: Belki yediğim yemek dokunmuştur, belki güneşin altında uzun zaman kalmışımdır veya halim kalmamıştır.
9- Yaşlandığımda benimle ilgilen, bir gün sende yaşlanacaksın.
10- Her zor anımda yanımda ol," benim içim kaldırmaz" veya ben görmeden olsun" deme, çünkü benim için herşey seninle birlikte daha kolay.
Toplam Yorumlar 3
Yorumlar
-
Posted 06-12-2007 at 12:49 by cinnet
-
Nerede değil de nasıl baktığımız nasıl yaklaştığımız daha önemli. Evde yada dışarda. Burda sokakta yaşayan onlarca kedi var. Bu kediler için iki apartman bir sığınak yaptık. Yağmur veya kar yağdığında içersinie giriyorlar. Yeterince büyük. Zaten yağmur veya kar yokken arabaların üzerlerine yatıyorlar. Kimse şikayetçi değil. Sadece arada bir arabaların camlarını çiziyorlar. Kimse de pek umursamıyor bunu zaten. Herkes fazla yiyeceğini, ekmeğini apartman girişine bir torbaya sarıp asıyor. Dışarıya değil tabii içeriye. Bu yiyecekler toplanıp hergün kedilere veriliyor. Artık hiçbir kedi merak dışında çöp kutularına yaklaşmıyor. Onlarında kapaklarını kapatıyoruz zaten.
Pek fazla köpek yok çevrede. Olanlar da sahipli zaten. Gene de onlara bile bakıyor burada. Geçen hafta burayı bilmeyen birisinin pickupının arkasına yerleşmiş bir tanesi
adam ne yapacağını bilmiyordu, çünkü köpek rahat, çevrede kimse ona böyle birşey yaptığındain demiyor. sadece bir yere gidilecekse "hadi evine" deniliyor. ama adam bunu bilmiyor tabii. dertli dertli köpeğe bakıyor. oysa çok rahat
babam gidip, "hadi evine bu senin araban değil" diyor, kalkıyor iniyor arabadan. zaten iyi yaklaştığınızda, herşey size iyi yaklaşır.
Dediğim gibi evde yada dışarda fark etmez. Tabii yazı evde olanlarla ilgili. Ama benim için gene de fark etmiyor.Posted 06-12-2007 at 13:43 by Thunderpeak
-
Posted 06-12-2007 at 14:03 by mandragora
Yorum Gönderin
|
Toplam Trackbacks 0

















