Etiketlenmemiş
blog blog blog
her şeye vakit var
Posted 14-07-2008 at 00:43 by jenijen
o zaman ne bu telaş. yapacak her iş için yeterince vakit var. trenle geçtiğim yollardan yürümeyi deneyeceğim bu kez. nereye gittiğimi bilmek önemliymiş.
gerginlik
Posted 31-01-2008 at 21:55 by jenijen
başıma bela almakta çok ustayım. düzenli ve normal düzeyde belalarla uğraşmak heralde sıkıcı geliyor. böyle uzun dönem sıkılıp sonra büyük boğuşmalar istiyorum. istesem bunu da yapmayabileceğimi biliyorum. ama onun da sonuçları olacak ve hiç sevmeyeceğim bu sonuçları. neticede söylemek istediğim penguen'in deniz ensari köşesinden bir replik: merhaba demekten aciz insanlarız. ondan sonra dünya barışıymış.
Choosing Sides
Posted 31-12-2007 at 09:30 by jenijen
Bu 'choosing sides' berbat bir şey. Keşke hiç yaşamasam bunu, çocuk olsam. Öyle de olacağım hiç konuşmayacağım bu konular hakkında. Amaaa, en konuşmayan insanın bile bir sırdaşı vardır. Bu blog da benim sırdaşım.
Konuya gelirsek; Ahmet Kaya sevmeyen hatta lanet okuyan bir sürü insan var. Seven bir o kadar. Fidel Castro benden uzak olsun diyen de var koçum benim diyen de. Şimdi böyle dünyayı ne yapayım ben? Ahmet Kaya sevmeyenin ağzını yüzünü sikiyim! Duygusal oldu...
anarşist bakış
Posted 21-12-2007 at 05:05 by jenijen
anarşist düşünceler içerisindeydim son iki yıldır. zaten küçüklüğümden beri insanların yaşayışını değiştirmek sürekli birileriyle tartışmak düşüncemi kabul ettirmeye çalışmak gibi pis huylarım vardı.
muhalefetin de önde gideniydim hep.
greenpeace'in reflektörlü kıyafetler giyip santral yapılacak yere kıpırdaman yatıp kalkmama eylemi vardı 'nükleerden öldük yatıyoruz' temalı. hoşuma gidiyordu. sonra bir duvara yazı yazmaz halk. içinden geleni binlerce kişiye haykıramaz korkar....
küçükken...
Posted 03-08-2007 at 15:27 by jenijen
küçükken dediğim kreş ve ilkokul 3'e kadar falan. 5-6-7-8 yaşlar. kreşte en geriye doğru hatırladığım belli tarih 1994 yılını kutladığımızdı yuvamızda. şimdi sevgili dostlarım sıkıcı gelecek belki belki de aralarda kendinizden bir şeyler bulacağınız küçük basamaklar olan, bir sonraki basamağı bulmak için hızlı hızlı okuyacağınız bir yazı yazacağım. bol betimlemeyle basitçe olayları anlatmaya çalışacağım ki, çok da sıkıcı olmasın.
işte o yılbaşı kafamda koni şeklinde, üstünde ince...
ulusa sesleniş konuşması
Posted 19-06-2007 at 13:08 by jenijen
sayın muhterem vatandaşlarım,
öncelikle hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. fazla uzun konuşmayacağım. lakin birazdan üzerinde duracağım konular büyük ehemmiyet taşımakta olduğundan hızlıca konuya girmek istiyorum.
gözlemlerim çok elem ve endişe verici olabilir. fakat telaşlanmayınız. milletçe bunları aşacağımıza olan inancım diridir. öncelikle: toplumca büyük bir ivme ile bir uçuruma doğru sürüklenmekte olduğumuzu belirtmek isterim. bu sürükleniş neticede...
ankirak
Posted 09-06-2007 at 05:02 by jenijen
dandik bi festivaldi tabi ona festival denirse. otoparka bir sahne koymuşlar. kenarlara da çadır bezinden kulübeler. bir şeyler satılıyor. her yer asfalt (asphalt). ilk gün yağmur yağdı seller aktı diye iptal olmuş. ikinci güne çıkıyor ilk gün grupları 6 yerine 9 grup oluyor. bu yüzden kısa kısa geçiyor konserler ona rağmen gece 3 e sarkıyor hepsinin bitmesi. işin kötüsü en iyiler en sonda...
daha da beteri her taraf iki birayla sapıtan mallarla dolu. zıplayacaz diye sağa sola çarpıyolar....
korku
Posted 09-06-2007 at 04:46 by jenijen
dünyamdaki bütün boklukların sebebi korku. korkan insanlar onların eseri duvarlar, çitler, teller, parmaklıklar, şeritler, bariyerler...
kendi korkularımı bir zaman önce çöpe atmıştım. geriye irkilme huylanma ve doğal tepkiler kaldı. ne ondan ne bundan korkuyorum şimdi. ne de kendimden. sarıldım kendime, dedim ki sen sikersin ortalığı dağıtırsın yürü bea dedim. güvendim diyemiyorum güvenmek için x ve y olması lazım. burada x var. ikinci x yok. x kendi içinde güven yaratıyor. ama bölünmeden....
hapis
Posted 01-06-2007 at 22:41 by jenijen
hapishane boşlukta yer kaplayan bir mekandır ama 3 metrekare ama 5 metrekare. her şeyin hesabını karelerden yapmak da bize özgü bir şey olsa gerek çünkü bizim yaratmadığımız şeylerde çok az kare görüyorum. aslında her şey eğri, yuvarlak veya tanımsız şekillerden oluşuyor. hapishane bizim yarattığımız bir şey, mesela 6 metrekare olsun. orada doğmadıysan dışarıda da bir şeyler olduğunu bilirsin. dışarıyla ilgili anıların vardır ya da tükenmemişse hayallerin. çıkmanı engelleyense o kapalı şekli oluşturan...
dinimden bahsedeyim
Posted 23-05-2007 at 12:30 by jenijen
gece vaktiydi perdeme ve tülüne bakıyordum aradan azıcık gökyüzü görünüyordu yan apartmana bakan pencerem çok kısır bir yerdeydi ama serin oluyordu. güneş iyidir yine de heralde ben o yıllarda az güneş gördüğüm için şimdi böyleyim. işte o pencereden bakarken düşünüyordum yaşım kaçtı ki bilmiyorum çok azdı heralde ki şimdi uzaktan bakınca net görünmüyor. düşünüyordum ki dümdüz gitsen hani nolur ki? nereye varırsın? sonsuz mu çok saçma. sonsuz biraz kestirme bir cevap. düşündüm ki etrafımdaki şekiller...