Fuck çıkarırım (ayıp bişey değilki
)
Yaratılış Efsanesi.
Tanrıların en yaşlısı ve aslında en genci olan Miladran her zamanki dengesiz ruh haliyle,bulutların üzerindeki en devasa ev olan evi Artandarda bir oraya bir buraya koşturuyordu.Çamura şekil vererek yarattığı kulları (O kullarım demekten hoşlansada hizmetçileriydi onlar.) bir yandan onun dağıttıklarını topluyor bir yandanda öfkesinden sakınıyorlardı,görüntüleri birer lağım faresinden farksızdı.Yanlış anlaşılmasın üstleri başları en kıymetli kıyafetler ve mücevherlerle bezeliydi ama Miladran'ın korkusundan tavırları korkak bir fareden farksız olmuştu.
Miladran her anında dengesiz olsada şuan ki gergin ve değişken halinin sebebi tanrıların toplantısıydı.Bu toplaşma Artandar da yapılıcaktı ve çarpık görüsüylr baktığı tanrılar onun için bir böcekten farksızdı.
Koca evinin devasa kapısının tokmağı 3 kez kullarının kulaklarını parçalarcasına gümledi."Bu gelen o kısa boylu tombalak Bodilla olmalı." diye kıkırdadı Milandar sonra birden ciddileşti,sonra öfkelendi bu anlık öfke çevresindeki kulları için azab doluydu ama birden şevkat doldu koca tanrı ve kullarını sevgi ile okşadı gözleriyle.
Bir emir cümlesi haykırdı Miladran,koca kapı ağırca açıldı.Evet gelen Bodillaydı,kısa boylu şişman patlıcan burunlu koca sakalı saçıyla bir tanrı Bodillaydı gelen. Bodilla burnu havada bir varlıkta olsa sağ kalma güdüsüne sahip bir tanrıydı,Miladra'ı saygıyla eğilerek selamladı.
"Yücelerin yücesi Miladran beni evinize kabul etmenizden gurur duydum." dedi Bodilla."Hoşgeldin,hoşgeldin"dedi Miladran ve devam etti "diğer sarsaklar nerde kaldı onlar beni bekletme cüretini nerden buluyorlar ha sorarım sana Bodilla nedir bu küstahlıklarının açıklaması?". Bodilla biraz keyifle birazda korkuyla "Sanırım bu yücemize bir hakarettir efendim onları bu yaptıklarından dolayı eminim cezasız bırakmıycaksınız."."Tabiki öyle birşey olmıycak ve evet onlara bir ceza bulsam iyi olur." diye kıkırdadı Miladran.
-"Aslında efendim nacizane kulunuzun bir fikri var dinlemek isterseniz."dedi kısacık boyu olan.
-"Neymiş o parlak fikir hadi söyle çatlatma" dedi kudretli olan.
-"Onları sürelim efendimiz." dedi Bodilla aslında geberip gitmelerini yeğelerdi ama Miladran'ı onların üstüne salmayı başarsa bile ve Miladran hepsini tek başına öldürebilecek kudrete sahip olsa bile çok uzun sürebilecek çatışmalar arasında ölmekten korkuyordu.
-"Hımm...Sürelim öyleyse ama nereye."dedi kudretli olan tam o anda suratı bir sansarın ki gibiydi.
-"Aslında aklımda bi fikir var kıymetli efendim biliyorsunuz uzun zamandır buralarda değildim.Göklerde çok uzak diyarlarda geziniyordum çok uzaklarda bir taş parçası buldum onu çekicimle çok zaman dövdüm ve yus yuvarlak yaptım. Şimdi orda burda olan bir parça güzellik bile vuku bulamaz,bir ot yetişmez bi damla su yol almaz,isterseniz onları oraya sürün ve buraya dönmelerini yasaklayın."
-"Aaah bu çok güzel bodilla kıymetsiz bir varlıksın ama çok zekisin şimdi kapının önüne bir tuzak kuracağım ve geldikleri gibi tuzağımdan içeri girecekler ve senin çorak diyarına düşecekler."
Miladran uzunca büyülü sözler mırıldandı büyüsünü arasıra kıkırdayarak bozsada sonra hemen vakur bir edaya bürünerek kendini toparlayıp sölerine kaldığı yerden devam etti.Sonunda büyüsünü tamamladı ve bir an düşünceli kala kaldı öylece.
-"Nooldu efendim yanlış birşey mi var?" dedi Bodilla.
-"Yo aslında herşey çok iyi ve gediğimiz sorunsuzca çalışıyor." dedi Milandar ama kapının önünde hiç birşey görünmüyordu.Bodilla o an acaba bu deli hiç birşey yapmadı da yaptımı sanıyor diye geçirdi aklından.Birden Miladran öfkeli dolu bir çığlık atıp Bodillayı yakasından tutup havaya kaldırdı,"Seni gerzek cüce beni kandırdığınımı sandın ha? Seni sefil seni köpek hepiniz kuyumu kazıyorsunuz bilmiyormuyum bunu" o an Bodilla hayır efendim yalvarırım efendim gibi bişeyler söylemeye çalışsada Miladranın pençesi onun sımsıkı kavramıştı ve bırakmayada niyeti yoktu."Şimdi seni pislik seni kendi dünyana hapsediyorum ve peşindende sonlarını hazırlamaya çalıştığın dostlarını yollıyacağım.". Bodillanın gözleri kocaman açıldı,bu onun sonu olurdu diğer tanrılar onun bu pisliğin başı olduğunu anlarlarsa onu parça parça ederlerdi hadi tanrıları kandırdı ve öfkelerinden kurtulmayı başardı diyelim yinede o yarattığı kurak uçsuz bucaksız yaşamsız diyarda zaten sonu her şekil ölüm olucaktı.Milandar birkaç öfke dolu söz daha ettikten sonra Bodillayı görünmez deliğe attı.
*****************************************************************
Bodilla gözlerini açtığında kendi yarattığı diyarın hiçliğinin ortasında buldu kendini etraf zifiri karanlıktı tanrısal gözleri bile etrafı silikçe paramparça anca görebiliyordu.Kendini nasıl bir belaya sokmuştu tek istediği Miladran'ın diğer tanrıları sürmesi ve tanrıların diyarlarına konmaktı.O tanrıların tebasıda onun malı köleleri hizmetçileri olucaktı.Ne de güzel bir plandı aslında Miladran asla kovduğu,sürdüğü tanrıların tek mallarına tenezzül etmezdi herşeyleri Bodillaya kalıcaktı.
Uzunca karınlıkta yanlız oturdu Bodilla sonra güneşsiz,aysız,yıldızsız,bulutsuz gökte bir ışık patladı öyle güçlü bir ışıktıki bu kara diyar bir an pırıl pırıl oldu.Işık kütlesi tüm gücüyle yere çarptı ve yirmi tanrı silüetini yere vurdu. Bodilla belkide bilmiyolardır dedi,belkide bu müsibetin sebebinin o olduğunu bilmiyolardır diye düşündü.İşin aslı Milandar onları tuzağında yakaladıktan sonra onlarla alay etmiş ve bodillanın dahiyane fikrini onlara anlatmıştı.
Tanrılar doğruldukları gibi Bodillaya saldırdılar.Bodilla kaçmayı düşünsede kaçıcak biryer olmadığını bildiğinden hemen devasa çekicini çıkarıp savaşmaya hazır hale geldi.Büdilla en güçlü tanrı değildi ama savaşçı bir tanrıydı kendisine ilk varan tanrı İlduyu tek hamlede yere çaldı ve sonra gelenlerlede günlerce dövüştü onlara sayısız yaralar versede kendi de bitap düştü.En sonunda Tanrı Mayham onu kılıcıyla enlemesine ikiye böldü.Bodilladan fışkıran parçalar toprağa düştü ve ona can verdi.Bodillanın teriyle kısırlaşan toprak kanıyla can bulmuştu.
Sonra tandılar güçlerini bir edip Milandarın elinin bu diyara ulaşmasını engelliyecek çok güçlü bir büyü yaptılar.Bodillanın kanıyla can bulan toparğı güçleriyle şekillendirdiler göğe yıldızları,güneşi,ayı koydular.Dağları yarattılar,ağaçları ovaları nehirleri bu diyarın her yanına serdiler.Burda yeni yeni ırklar yarattılar bu ırkları Miladran gibi "kul" diye adlandırsalarda yine onun gibi"köle"leri yaptılar.
Miladran bu düyara o kuvvetli büyü yüzünden dokunamadı ama bulduğu ufak deliklerden her daim ordularını bu güzel diyara musallat etti.Bir zaman geldi Tanrılar bilinmeyen bir sebepten bu diyardan ellerini çektiler ve yarattıkları kullarını(köle) burda bıraktılar.Milandarın bu diyara gönderdiği müsibetlerle uğraşmakta bu kullara kaldı.
Miladran her anında dengesiz olsada şuan ki gergin ve değişken halinin sebebi tanrıların toplantısıydı.Bu toplaşma Artandar da yapılıcaktı ve çarpık görüsüylr baktığı tanrılar onun için bir böcekten farksızdı.
Koca evinin devasa kapısının tokmağı 3 kez kullarının kulaklarını parçalarcasına gümledi."Bu gelen o kısa boylu tombalak Bodilla olmalı." diye kıkırdadı Milandar sonra birden ciddileşti,sonra öfkelendi bu anlık öfke çevresindeki kulları için azab doluydu ama birden şevkat doldu koca tanrı ve kullarını sevgi ile okşadı gözleriyle.
Bir emir cümlesi haykırdı Miladran,koca kapı ağırca açıldı.Evet gelen Bodillaydı,kısa boylu şişman patlıcan burunlu koca sakalı saçıyla bir tanrı Bodillaydı gelen. Bodilla burnu havada bir varlıkta olsa sağ kalma güdüsüne sahip bir tanrıydı,Miladra'ı saygıyla eğilerek selamladı.
"Yücelerin yücesi Miladran beni evinize kabul etmenizden gurur duydum." dedi Bodilla."Hoşgeldin,hoşgeldin"dedi Miladran ve devam etti "diğer sarsaklar nerde kaldı onlar beni bekletme cüretini nerden buluyorlar ha sorarım sana Bodilla nedir bu küstahlıklarının açıklaması?". Bodilla biraz keyifle birazda korkuyla "Sanırım bu yücemize bir hakarettir efendim onları bu yaptıklarından dolayı eminim cezasız bırakmıycaksınız."."Tabiki öyle birşey olmıycak ve evet onlara bir ceza bulsam iyi olur." diye kıkırdadı Miladran.
-"Aslında efendim nacizane kulunuzun bir fikri var dinlemek isterseniz."dedi kısacık boyu olan.
-"Neymiş o parlak fikir hadi söyle çatlatma" dedi kudretli olan.
-"Onları sürelim efendimiz." dedi Bodilla aslında geberip gitmelerini yeğelerdi ama Miladran'ı onların üstüne salmayı başarsa bile ve Miladran hepsini tek başına öldürebilecek kudrete sahip olsa bile çok uzun sürebilecek çatışmalar arasında ölmekten korkuyordu.
-"Hımm...Sürelim öyleyse ama nereye."dedi kudretli olan tam o anda suratı bir sansarın ki gibiydi.
-"Aslında aklımda bi fikir var kıymetli efendim biliyorsunuz uzun zamandır buralarda değildim.Göklerde çok uzak diyarlarda geziniyordum çok uzaklarda bir taş parçası buldum onu çekicimle çok zaman dövdüm ve yus yuvarlak yaptım. Şimdi orda burda olan bir parça güzellik bile vuku bulamaz,bir ot yetişmez bi damla su yol almaz,isterseniz onları oraya sürün ve buraya dönmelerini yasaklayın."
-"Aaah bu çok güzel bodilla kıymetsiz bir varlıksın ama çok zekisin şimdi kapının önüne bir tuzak kuracağım ve geldikleri gibi tuzağımdan içeri girecekler ve senin çorak diyarına düşecekler."
Miladran uzunca büyülü sözler mırıldandı büyüsünü arasıra kıkırdayarak bozsada sonra hemen vakur bir edaya bürünerek kendini toparlayıp sölerine kaldığı yerden devam etti.Sonunda büyüsünü tamamladı ve bir an düşünceli kala kaldı öylece.
-"Nooldu efendim yanlış birşey mi var?" dedi Bodilla.
-"Yo aslında herşey çok iyi ve gediğimiz sorunsuzca çalışıyor." dedi Milandar ama kapının önünde hiç birşey görünmüyordu.Bodilla o an acaba bu deli hiç birşey yapmadı da yaptımı sanıyor diye geçirdi aklından.Birden Miladran öfkeli dolu bir çığlık atıp Bodillayı yakasından tutup havaya kaldırdı,"Seni gerzek cüce beni kandırdığınımı sandın ha? Seni sefil seni köpek hepiniz kuyumu kazıyorsunuz bilmiyormuyum bunu" o an Bodilla hayır efendim yalvarırım efendim gibi bişeyler söylemeye çalışsada Miladranın pençesi onun sımsıkı kavramıştı ve bırakmayada niyeti yoktu."Şimdi seni pislik seni kendi dünyana hapsediyorum ve peşindende sonlarını hazırlamaya çalıştığın dostlarını yollıyacağım.". Bodillanın gözleri kocaman açıldı,bu onun sonu olurdu diğer tanrılar onun bu pisliğin başı olduğunu anlarlarsa onu parça parça ederlerdi hadi tanrıları kandırdı ve öfkelerinden kurtulmayı başardı diyelim yinede o yarattığı kurak uçsuz bucaksız yaşamsız diyarda zaten sonu her şekil ölüm olucaktı.Milandar birkaç öfke dolu söz daha ettikten sonra Bodillayı görünmez deliğe attı.
*****************************************************************
Bodilla gözlerini açtığında kendi yarattığı diyarın hiçliğinin ortasında buldu kendini etraf zifiri karanlıktı tanrısal gözleri bile etrafı silikçe paramparça anca görebiliyordu.Kendini nasıl bir belaya sokmuştu tek istediği Miladran'ın diğer tanrıları sürmesi ve tanrıların diyarlarına konmaktı.O tanrıların tebasıda onun malı köleleri hizmetçileri olucaktı.Ne de güzel bir plandı aslında Miladran asla kovduğu,sürdüğü tanrıların tek mallarına tenezzül etmezdi herşeyleri Bodillaya kalıcaktı.
Uzunca karınlıkta yanlız oturdu Bodilla sonra güneşsiz,aysız,yıldızsız,bulutsuz gökte bir ışık patladı öyle güçlü bir ışıktıki bu kara diyar bir an pırıl pırıl oldu.Işık kütlesi tüm gücüyle yere çarptı ve yirmi tanrı silüetini yere vurdu. Bodilla belkide bilmiyolardır dedi,belkide bu müsibetin sebebinin o olduğunu bilmiyolardır diye düşündü.İşin aslı Milandar onları tuzağında yakaladıktan sonra onlarla alay etmiş ve bodillanın dahiyane fikrini onlara anlatmıştı.
Tanrılar doğruldukları gibi Bodillaya saldırdılar.Bodilla kaçmayı düşünsede kaçıcak biryer olmadığını bildiğinden hemen devasa çekicini çıkarıp savaşmaya hazır hale geldi.Büdilla en güçlü tanrı değildi ama savaşçı bir tanrıydı kendisine ilk varan tanrı İlduyu tek hamlede yere çaldı ve sonra gelenlerlede günlerce dövüştü onlara sayısız yaralar versede kendi de bitap düştü.En sonunda Tanrı Mayham onu kılıcıyla enlemesine ikiye böldü.Bodilladan fışkıran parçalar toprağa düştü ve ona can verdi.Bodillanın teriyle kısırlaşan toprak kanıyla can bulmuştu.
Sonra tandılar güçlerini bir edip Milandarın elinin bu diyara ulaşmasını engelliyecek çok güçlü bir büyü yaptılar.Bodillanın kanıyla can bulan toparğı güçleriyle şekillendirdiler göğe yıldızları,güneşi,ayı koydular.Dağları yarattılar,ağaçları ovaları nehirleri bu diyarın her yanına serdiler.Burda yeni yeni ırklar yarattılar bu ırkları Miladran gibi "kul" diye adlandırsalarda yine onun gibi"köle"leri yaptılar.
Miladran bu düyara o kuvvetli büyü yüzünden dokunamadı ama bulduğu ufak deliklerden her daim ordularını bu güzel diyara musallat etti.Bir zaman geldi Tanrılar bilinmeyen bir sebepten bu diyardan ellerini çektiler ve yarattıkları kullarını(köle) burda bıraktılar.Milandarın bu diyara gönderdiği müsibetlerle uğraşmakta bu kullara kaldı.
Toplam Yorumlar 2
Yorumlar
-
Posted 24-08-2008 at 19:55 by mandragora
-
Posted 24-08-2008 at 19:56 by Gocu
Yorum Gönderin
|
Toplam Trackbacks 0


















