Kendini kandırmak serbesttir
Artık, işin içine silah da girmeyince, hayal kırıklıkları gazete sayfalarında ağız köpürtmekten ve köpüğü çevreye sıvamaktan daha kötü bir sonuca varmıyor çok şükür. O çocuklar pisi pisine öldüler, bugünkü koca bebekler rezil olup kurtuluyorlar.Çünkü, günümüzde de kendini ve okurunu kandırmayı "meslek edinmiş" olanlar var.Şöyle bir kanıyı yaygınlaştırmaya çalışıyorlar: Halk, AKP yönetiminden kurtulmak için yanıp tutuşmaktadır!
AKP yüzde 47 oranında oy almış, hemen ardından yapılan bir anayasa değişikliği referandumunda bu oranı yüzde 70'e çıkarmıştır ama bu "geçici" bir sonuçtur. Cahillikten olmuştur. Halk pişmandır.Bugün bile yapılan anketlerde oyları yüzde 48 çıkmaktadır ama anketi yapana "oha" deyip geçmek gerekir.Hele yeni bir sol parti, halkın dört gözle beklediği mucize kurtarıcı olacaktır.Çünkü halk "sol, sol" diye neredeyse aşermektedir!Belki o kadarına bile gerek yoktur, şu CHP bile Deniz Baykal'ın elinden bir "kurtarılsa" şaha kalkacak, AKP'yi silip süpürecektir.Ya da yeni bir parti "yeni şeyler söyleyecektir" ve mesele kalmayacaktır.
Hani belki sosyalizm bile kurulacaktır ha...Halk bilinçlenmiştir, artık "dikey hareketlilik" ve "yatay hareketlilik" istememektedir! Toplumun üstündeki ölü toprağını yüzyıllar sonra nihayet silkip canlanması onu yormuştur. Köylü şehirlere gelmekten vazgeçmeye gönüllüdür, yerinde oturacaktır...Hele hele "sınıf değiştirmeyi" bir daha hiç mi hiç aklından geçirmemekte kararlıdır!Artık gözü doymuştur, yerini bilecektir.Hatta belki de halk, bürokrasinin ona sunduğu yokluğu ve yoksulluğu, aşağılanmayı, hor görülmeyi çok özlemiştir...Hatasını anlamıştır, artık efendilerine başkaldırmayacaktır. Boyundan büyük işlere kalkışmayacaktır.Bilinçlenmemekte direnen de "eğitim yoluyla", örneğin Köy Enstitüleri'ni yeniden açarak falan, nasıl olsa bilinçlendirilir.Olmazsa miting düzenler, beş yüz bin kişiyi beş milyon gibi gösterir, seçmeni etkileriz. Fakat buna gerek de yoktur, çünkü halk ilk fırsatta AKP'yi sırtından kendiliğinden atacaktır.Belki de "sotaya" yatıp AKP'nin "çuvallamasını" beklemek bile yeterli olacaktır, bir ekonomik kriz, belki bir savaş falan...
Böyle sanıyorlar. Böyle sanmak hoşlarına gidiyor.
Dediğim gibi, çok şükür bu ülkede artık yanlış yapanı asıp kesmiyorlar. Kendini kandırandan vergi de almıyorlar.
Geriye, yeni şeyler söylemek isteyip de söyleyemeyenlerin dokunaklı güdüklüğü kalıyor.
Gerçekleri yazanın yediği küfürler de, şeref madalyası olsun."
Engin ARDIÇ
22.08.2008
SABAH
Yorumlar
-
Posted 22-08-2008 at 11:08 by Gustavio
-
Posted 22-08-2008 at 11:12 by kontrast
-
Posted 22-08-2008 at 11:27 by Gocu
-
Ayyaşların Engin Ardıç ile alıp veremediklerinin ne olduğunu anlayamadım bir türlü.Ardıç'ı kimi zaman ben de eleştiriyorum, yazılarını sürekli takip eden bir okuyucu olarak; mesela; Kemalistler üzerine çok yazı yazıyor,abartıyor, dozunda bırakıp başka konuları da ele alabilir(bunu yapabilecek kalitesi var).Bazen saçma tezleri olabiliyor.Diyordu ki bir yazısında; 'Anadolu'dan yükselen dinci sermaye Türkiye'nin burjuva kesimi olacakmıs, bu, Türkiye'yi ileri götürecekmiş'. Kendisine bu konuda mail attım.'Resmi, heykeli günah gören zihniyete sahip sermayedar, Türkiye'yi nasıl batılı yapabilir' diye.Artık okumuş mudur bilmiyorum.Ancak şu var ki; tespitleri ve açık sözlülüğü yönünden Türkiye'de okunabilir birkaç yazardan biridir Ardıç.Aşağı yukarı her yazısında da okuyucuya alt bilgi gönderir, mesela; bu yazısında 'İdris Küçükömer' in adını verdiği gibi...Posted 22-08-2008 at 11:30 by Dave
Updated 22-08-2008 at 11:37 by Dave -
Ancak dave, bir kişi yazısının içerisinde tek bir doğru argümana karşılık 10larca saçmalık barındırıyorsa, bilgisizlik ve yorumsuzluk barındırıyorsa tabiki tepki alır.
Mesela bu yazısında;
Alıntı:
AKP yüzde 47 oranında oy almış, hemen ardından yapılan bir anayasa değişikliği referandumunda bu oranı yüzde 70'e çıkarmıştır ama bu "geçici" bir sonuçtur. Cahillikten olmuştur. Halk pişmandır.Bugün bile yapılan anketlerde oyları yüzde 48 çıkmaktadır ama anketi yapana "oha" deyip geçmek gerekir.Hele yeni bir sol parti, halkın dört gözle beklediği mucize kurtarıcı olacaktır.Çünkü halk "sol, sol" diye neredeyse aşermektedir!Belki o kadarına bile gerek yoktur, şu CHP bile Deniz Baykal'ın elinden bir "kurtarılsa" şaha kalkacak, AKP'yi silip süpürecektir.Ya da yeni bir parti "yeni şeyler söyleyecektir" ve mesele kalmayacaktır.
Alıntı:
Hele hele "sınıf değiştirmeyi" bir daha hiç mi hiç aklından geçirmemekte kararlıdır!Artık gözü doymuştur, yerini bilecektir.Hatta belki de halk, bürokrasinin ona sunduğu yokluğu ve yoksulluğu, aşağılanmayı, hor görülmeyi çok özlemiştir...Hatasını anlamıştır, artık efendilerine başkaldırmayacaktır. Boyundan büyük işlere kalkışmayacaktır.Bilinçlenmemekte direnen de "eğitim yoluyla", örneğin Köy Enstitüleri'ni yeniden açarak falan, nasıl olsa bilinçlendirilir.Olmazsa miting düzenler, beş yüz bin kişiyi beş milyon gibi gösterir, seçmeni etkileriz. Fakat buna gerek de yoktur, çünkü halk ilk fırsatta AKP'yi sırtından kendiliğinden atacaktır.Belki de "sotaya" yatıp AKP'nin "çuvallamasını" beklemek bile yeterli olacaktır, bir ekonomik kriz, belki bir savaş falan...
bu cümleleriyle, doğrudan AKP'yi özgürlükçü bir parti olarak addetmiş ve İdris Küçükömer'in Türkiye'deki sağ - sol üzerine oluşturduğu tezini yanlış bir şekilde anlayarak, yine yanlış bir şekilde aktarmaya çalışmaktadır.Alıntı:
Geriye, yeni şeyler söylemek isteyip de söyleyemeyenlerin dokunaklı güdüklüğü kalıyor.
İdris Küçükömer tezinde; "Türkiye'de sağ ve sol ters gelişmiştir, CHP aslında sağ partidir" demiştir. Ancak bu durum bir cümle ile açıklanamaz. Doğrudur, Türkiye'de sol, sağ, sağ da soldur. Çünkü, ülkenin kurucu partisi CHP'dir, CHP sosyal demokrat bir parti olarak şekillendirilmiştir, yani orta - sol taraftadır. Ancak, buna karşın aynı zamanda da (halka karşı) devlet düzenini koruyucu bir görev üstlendiğinden sağ bir partidir. Sağ partiler ise, solun boş bıraktığı halka inerek burjuvazi yerine arkalarına halkı aldıklarından sola yatkınlardır. Ancak buradan aldıkları oy karşılığı yine burjuvaziyi savunmuşlardır. Dolayısıyla da, sol da sağ da burjuvaziyi korumuştur sürekli. Ki, yeni kurulmuş, sermaye yapısı oluşmamış bir devlet için anormal bir durum değildir ve bu durumun değişimi henüz gerçekleşmektedir. AKP'de bu değişim üzerine geldiğinden, popülist söylemleri de üzerine ekleyerek durumun kaymağını yemekte, Engin Ardıç'da sığ düşünce tarzı ve fikirleriyle de bu durumu analiz edememekte, saçmalayarak daha da sinir sahibi yapmaktadır.Posted 22-08-2008 at 11:46 by kontrast
-
Engin Ardıç bazı yazılarında aslında Türkiye'deki sağı da,halkı da sevmediğini(düşük-yetersiz gördüğünü) kendisinin liberal olduğunu üstü kapalı dile getiriyor.Bu yüzden Ardıç'ı, Akp'yi yorumlayamayan biri olarak görmek yanılgıdır.Akp ile didişmemesinin nedeninde, 'Akp'nin Chp ile çatışması' yatabilir.Posted 22-08-2008 at 12:02 by Dave
-
Engin Ardıçı sadece senin siteye koyduğun yazılardan okuyorum. Önceden de sevmezdim, zira rügara göre yön değiştiren bir adam bana göre. Dolayısıyla, sadece okuduğum yazılarından kaynaklı olarak, AKP'yi yorumlayamadığını görüyorum. Zira, kendisi de pek çok Türkiye aydınının hatasına düşerek AKP'nin özgürlük balonu ile mutlu oluyor.Posted 22-08-2008 at 12:21 by kontrast
-
Posted 23-08-2008 at 00:54 by jenijen
Yorum Gönderin
|


















