Türban neyi örter?
“Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.”
Böyle uygun görülmüş insan hakları evrensel beyannamesinin ilk maddesinde.Her insan özgür doğar.Ama sadece o kadar.Sadece doğum sırasında kat ettiğimiz o kısa mesafededir özgür anlarımız.Hangi elde doğacağımız,hangi ideolojik ya da dinsel kalıplar coğrafyasında ömür tüketeceğimiz ise koca bir muallaktır.
Bu coğrafyada doğanlar için,özellikle benim gibi son çeyrek asırda yaşayanları ele alırsak, girmemizi istenilen kimlikler hep önceden belirlenmiştir.Nasıl asker olunacağını evvela okullarda öğreniriz,dine bağlılığı yada bağsızlığı ama mutlak itaati aileden öğreniriz.Bize düşen bir bez ile yada bezsiz başkalarını rahatsız eden yerlerimizi örtmek olur ve bunun adına da kimlik deriz.
Ne yalan söyleyeyim kız olanlar her zaman büyükler için daha fazla tehdit olmuştur. Belki biz erkekler biraz daha itaatkarızdır.Kim bilir.Bütün bir cumhuriyet ideolojisi,din ticareti tamamen kızları sokmak istedikleri şekiller üzerinden yürümektedir.Nedense dönem dönem kıyametler kopmaktadır bu mesele yüzünden.Biri din diyor,biri uygarlık.Bana sorduklarında ise güzel kızları kapatmayın ve açtıklarınız da aman sizin gibi ‘çağdaş’ laşmasın yeter diyorum.
Din ticareti yapanlara soralım ki madem dininize bu kadar bağlısınız neden erkekleriniz de örtünmemekte,yoksa dininizde böyle ayetler olduğunu kadınlarınızdan saklarmısınız; "Sarık şüphesiz iman ile küfrü birbirinden ayırır." "Kendinizi müşriklerden ayırın, sakal bırakın ve bıyığınızı düzeltin" (Hadisler Melih Pekdemir'in BirGün'deki yazısından araklanmıştır).Üstelik türban sadece başörtüsü anlamına gelmemektedir. Başörtüsünü ve sarığı temsil etmektedir.Yoksa sizin türban ile örtmek istediğiniz başka şeyler mi vardır?Dünyanın dört bir yanında okullarınız,Irak işgaline vaatleriniz,oğullarınızın banka hesapları,asgari ücret,yoksulluk.Örtebiliyorsanız örtün bunları türbanlarınızla.Gücünüz güzel kızlara yetmesin sadece.
Cumhuriyet çocuklarına soralım ki başka insanların özgürlüklerini bu kadar düşünüyor-sunuz madem üniversiteye türbandan önce YÖK’ü sokmadılar mı efendiler.YÖK sizleri susturdu,bir kenara itti,kendinizden nefret ettiniz de gücünüz güzel kızlara mı yeter oldu.Eğitim sistemini dert etmeden,hak arama mücadelelerine destek vermeden yozlaşmadan ne kadar sıyrılabileceğinizi sanıyorsunuz.Yoksa bu yarı totaliter sistem hoşunuza mı gitmeye başladı.O halde türbanlı şeriata da alışırsınız,dert etmeyin.
Evet bütün insanlar özgür doğar,bütün insanlar akıl ve vicdan sahibidirler.Ama insanların özgür olarak kalması kendi tercihleridir.Her türbanlı kız kafasındaki peçeyi çıkarıp atmadıkça,her cumhuriyet çocuğu beynindeki zincirleri kırmadıkça adı türban olsun yada olmasın bu meseleler tükenmez. Bu kirlenmiş ve hilelerle dolu olan coğrafyada artık öğrenmemiz gerek ki büyüklerden veya bir başkasından bize bir hayır geleceği yok.O halde işe birbirimizi tanımakla başlayalım.
Böyle uygun görülmüş insan hakları evrensel beyannamesinin ilk maddesinde.Her insan özgür doğar.Ama sadece o kadar.Sadece doğum sırasında kat ettiğimiz o kısa mesafededir özgür anlarımız.Hangi elde doğacağımız,hangi ideolojik ya da dinsel kalıplar coğrafyasında ömür tüketeceğimiz ise koca bir muallaktır.
Bu coğrafyada doğanlar için,özellikle benim gibi son çeyrek asırda yaşayanları ele alırsak, girmemizi istenilen kimlikler hep önceden belirlenmiştir.Nasıl asker olunacağını evvela okullarda öğreniriz,dine bağlılığı yada bağsızlığı ama mutlak itaati aileden öğreniriz.Bize düşen bir bez ile yada bezsiz başkalarını rahatsız eden yerlerimizi örtmek olur ve bunun adına da kimlik deriz.
Ne yalan söyleyeyim kız olanlar her zaman büyükler için daha fazla tehdit olmuştur. Belki biz erkekler biraz daha itaatkarızdır.Kim bilir.Bütün bir cumhuriyet ideolojisi,din ticareti tamamen kızları sokmak istedikleri şekiller üzerinden yürümektedir.Nedense dönem dönem kıyametler kopmaktadır bu mesele yüzünden.Biri din diyor,biri uygarlık.Bana sorduklarında ise güzel kızları kapatmayın ve açtıklarınız da aman sizin gibi ‘çağdaş’ laşmasın yeter diyorum.
Din ticareti yapanlara soralım ki madem dininize bu kadar bağlısınız neden erkekleriniz de örtünmemekte,yoksa dininizde böyle ayetler olduğunu kadınlarınızdan saklarmısınız; "Sarık şüphesiz iman ile küfrü birbirinden ayırır." "Kendinizi müşriklerden ayırın, sakal bırakın ve bıyığınızı düzeltin" (Hadisler Melih Pekdemir'in BirGün'deki yazısından araklanmıştır).Üstelik türban sadece başörtüsü anlamına gelmemektedir. Başörtüsünü ve sarığı temsil etmektedir.Yoksa sizin türban ile örtmek istediğiniz başka şeyler mi vardır?Dünyanın dört bir yanında okullarınız,Irak işgaline vaatleriniz,oğullarınızın banka hesapları,asgari ücret,yoksulluk.Örtebiliyorsanız örtün bunları türbanlarınızla.Gücünüz güzel kızlara yetmesin sadece.
Cumhuriyet çocuklarına soralım ki başka insanların özgürlüklerini bu kadar düşünüyor-sunuz madem üniversiteye türbandan önce YÖK’ü sokmadılar mı efendiler.YÖK sizleri susturdu,bir kenara itti,kendinizden nefret ettiniz de gücünüz güzel kızlara mı yeter oldu.Eğitim sistemini dert etmeden,hak arama mücadelelerine destek vermeden yozlaşmadan ne kadar sıyrılabileceğinizi sanıyorsunuz.Yoksa bu yarı totaliter sistem hoşunuza mı gitmeye başladı.O halde türbanlı şeriata da alışırsınız,dert etmeyin.
Evet bütün insanlar özgür doğar,bütün insanlar akıl ve vicdan sahibidirler.Ama insanların özgür olarak kalması kendi tercihleridir.Her türbanlı kız kafasındaki peçeyi çıkarıp atmadıkça,her cumhuriyet çocuğu beynindeki zincirleri kırmadıkça adı türban olsun yada olmasın bu meseleler tükenmez. Bu kirlenmiş ve hilelerle dolu olan coğrafyada artık öğrenmemiz gerek ki büyüklerden veya bir başkasından bize bir hayır geleceği yok.O halde işe birbirimizi tanımakla başlayalım.
Toplam Yorumlar 5
Yorumlar
| | Birde diğer uç var türbanını okula sokmak isteyenler.Geçtim anadan babadan gelen baskının o baş örtüsünü ona yapıştırmasından.Kişi bunu sahiplenmiş zaman zaman kime ne diyor takarım ve bu yüzden okulum engellenemez hani özgürlük diyor.Burada bir ülke söz konusu ise ve bu ülkede türban bir siyasi malzemeyse evet diyroum kısıtlansın özgürlüğün gireme okuluma onla. |
| Posted 29-01-2008 at 21:30 by Gocu |
| | “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar" evet çok güsel beyan edilmişte.....özgürlük bahanesi altında dönen dolaplar ve hayata geçirilmek istenen bir sürü örümcek kafalı kişilerin düşünlerini örtüyor şu anda türban....türban bir özgürlük ve inanç meselesi değil artık...kişiler saygı görmek ve özgürlüklerini yaşamak istiyorlarsa bunu kara çarşaflarını giyip bir tv kanalına çıkıp "laiklik dinsizliktir" diyerek haykırarak elde edemezler ki bu yukarda belirtilen insan hakları evrensel beyannamesinin ilk maddesine de ters düşüyor sanırım... |
| Posted 29-01-2008 at 22:59 by donanna |
| | Ben Türkiye'de insanların yeterince bilinçli olduğunu düşünmüyorum...Hala saçma sapan inançlara hurafelere inanan çok insan var bu yüzden din büyük bir silah ve niyeti kötü insanlar kitleleri arkasına alabilirler...Amaçta zaten eğer türban serbest kalırsa güçlendik yolumuzdan gelin! mesajını verebilmektir.. Şu an için türbanın resmi yerlerde serbest olmaması iyi bir karardır...Sivil hayatta kimsede karışamaz isteyen istediğini giyer gezer...Yönetimi insana değil dine bırakmak istemiyorum isteyenleri kınıyorum ama ne hacetse hala çok geri kafalı insanlarımız %50 lik bir bölümümüzü oluşuturuyor...Laiklik nedir bilmeyenlerimiz var...... Bakınız: Ayyas Visual Trip |
| Posted 30-01-2008 at 08:04 by berhan88 |
| | Din/mezhep savaşları yüzünden başımıza neler geldiğini hepimiz biliyoruz, laiklik -bence- düzenin işlemesi gereken yerlerde dine dayalı bu önyargıları ve olması mümkün çatışmaları ortadan kaldırmak amacıyla getirilmiştir. Herkesin birbirini dış görünüşünden etkilenmeden görmesini sağlamak amacıyla, oyunlardaki savaş sisi gibi, iyice tanımadan konuşmadan karar vermemek için. Bu sebeple okullara ve adliyeye ve icra dairelerine vb. gibi kamu hizmeti veren devlet kuruluşlarında ne türban ne haç ne sarık ne kipa giyilebilir/takılabilir, dini simgeler takılamaz, ve bence bunları savunanları sinirlendiren şeylerinde giyilememesi gerekir. -Bence- En azından bu sebeplerden dolayı yasağın kalkmaması gerekir, kalkarsa örneğin yahudilerde üniversitelere kipa ile girebilmelidir veyahut benim inancım sarık takke vb. gibi şeyler takmayı gerektiriyorsa onu takıp girebilmem gerekir çünkü devlet insanların haklarını savunmalıdır dinlerin gereklerini değil, eğer bi devlet din gereklerini "özgürlüklerdeki kısıtlamaları kaldırıyoruz" bahanesiyle savunuyorsa ve buna göre davranıyorsa, o devlet şeriat ile yönetilmeye çalışılıyor demektir. Buradan bu çıkar. Ansaneri, gönül isterki senin son paragrafında dediğin gibi olabilsin ancak bu meselenin tarihi çok uzun ve en azından bizim kuşağımızın bitirebileceği birşey değil çünkü biz ne kadar uğraşsakta bunu sömürenler her zaman olacaktır. |
| Posted 30-01-2008 at 15:18 by 3-5-2 |
| | Bir de yapılması gerekenler vardır tabi..yaşadığımız toplumda bizi etkileyecek kararlara tepki göstermezsek neye tepki göstereceğiz..fakat göstereceğimiz tepkide kalabalığa karışıp anlık heyezanlara kapılmamalıyız..insan olduğumuzu, birey olduğumuzu unutmadan devletin resmi düsturunu değil vicdanımızın sesini savunmalıyız..evet..türbanı bir şekilde siyasi simge haline getirmişler ve daha fazlasını yapmaya niyetlimiler?..niyetliler..peki biz nerede durmalıyız..her konuda bizden istendiği gibi yasaklardan yana mı olmalıyız yoksa yeni bir dünya kurmanın tek yolu olan hak arama mücadelelerinden yana mı olmalıyız..evet.. türban talebi olanlar var..10 yaşında bir kız çocuğunu,hiçbir değişik rengin tanınmadığı kendi karanlık dünyalarında görmek isteyenler var..bunların karşısından da varlığı armağan edilmişler ordusu..karanlık dünyalar tek renk ışıklarla aydınlatılamaz,bu da değişik renkteki bir karanlık olur..hele ki bu ışık başkaları tarafından tutuluyorsa..hepimiz ayrı ayrı renkler,ayrı ayrı ışıklar olmalıyız..somut imgeler karşısında birilerinin imkan sağlamasını beklemeden kendi seçeneklerimizi dayatmalıyız..evrim teorisi gerçek haliyle yaradılış teorisine karşıt olarak okullarda anlatılsın istemiyormuyuz..herkes farklılığını,kendi mezhebini,kendi dilini özgürce yaşasın,zorunlu din eğitimi kaldırılsın istemiyormuyuz..sadece inanç özgürlüğüne değil düşünce özgürlüğüne de özgürlük istemiyormuyuz..yozlaşmaya karşı mücadele ancak bu taleplerin usanmadan takipçisi olmakla gerçekleştirilebilir,anıtkabir kapılarında yasakları savunarak değil.. |
| Posted 03-02-2008 at 12:03 by ansaneri |
| |
Toplam Trackbacks 0
Trackbacks
ansaneri ait Blog Başlıkları
- Konuşmayalım bu gece (23-06-2008)
- Yolda (26-03-2008)
- Sicko (Hasta) (16-03-2008)
- Güneş’e Mektup (27-02-2008)
- Başlangıç (21-02-2008)











