İphigenia Laneti

Ayyas  »  Bloglar  »  title  »  İphigenia Laneti

description
Bu Başlığı Değerlendirin

İphigenia Laneti

Posted 16-07-2007 at 21:54 by Ankh
Bazı insanların üzerinde doğuştan bir lanet olduğunu duymuştum. Onlar yanlışlıkla cehennemden bir süreliğine dünyaya gönderilmiş varlıklarmış. Onlar için hiçbir umut da yok, hiçbir gelecek de. Ne yaparlarsa yapsınlar başlarına gelecek olan şey bellidir. Karanlık ve boğucu bir boşluk.
Kendimi tam da böyle görüyorum işte ben. Bilmediğim bir gölge tarafından sürekli bir takipteyim. O bir gölge ona dokunamıyorum ama varlığının sürekli farkındayım etrafımda oluşturduğu karanlık auroranın da. Bir kurban gibiyim ama bunun ne zaman gerçekleşeceği bana söylenmiyor. Yapabileceğim tek şey oynadığım aptal ve sessiz kız rolünü sürdürmek. Üzerimde İphigenia laneti var hissediyorum. İphigenia nın gerçek hikayesini bilir misiniz? Mitolojinin ardındaki gizil gerçekliği?

İphigenia Agamemnonun kızıymış. Yunanlılar Truva savaşına çıktıklarında gemileri rüzgar tarafından durdurulmuş. Artemis e bakire bir kızın kurban verilmesi gerektiğini söylemiş kahin kalkhas. Ve bu kurbanın da İphigenia olması gerektiğini. İphigenia Akhilleus a aşıkmış gizliden gizliye o dönemdeki bütün evine kapatılmış talihsiz yunan kızları gibi. İphigenia yı babası Agamemnon Ahhilleus ile evlendireceğini söyleyerek çağırtmış. Soğuk bir taşın kenarında talihsiz kız sevgiyle bağlanacak yüzük yerine cellatın soğuk baltasını gördüğünde çığlıkları son bir kez yankılanmış. O an düştüğü umutsuzluk ile gururları okşanan tanrılar Akhalar a bu kurban karşılığında yolu açmışlar. Mitoloji böyle anlatmaz tabi bu öyküyü ben biraz değiştirdim. Çünkü İphigenia nın gerçekten yaşadığına ve hiç düşünülmeden kurban edildiğine inanıyorum. O bir et parçasından başka bir şey değildi babası için bile. Yaşasaydı sadece güzelliği ile babasına bir servet karşılığı olarak ödül olacaktı zaten. O doğuştan lanetliydi.

Ben buna İphigenia laneti diyorum. Kim olduğunuzun, ne yaptığınızın veya neler hissettiğinizin bir önemi yoktur. Gerçekleştirilecek bir amacın aracı olacak kadardır değeriniz. Tam bir karanlık ve cehenneme gitmeden önceki bekleyiş sadece. Tüm hayat böyle geçer. Tüm hayatınız. Bir ölüden farksız. Sanki kendi kanını emerek tükenen bir vampir gibi.

Hayatım boyunca birbirinden çok farklı ve çok değişik yerler ve insanlar gördüm. Ama bu gölge benimle birlikteki varlığını sürdürüyor. Lanet gibi. Artık onu sevmeyi bile öğrendim kişiliğimin bir parçası oldu. Yürürken,insanlara bakarken, keman çalarken sürekli benimle. Etrafımdaki insanlar;beni sevdiklerini söyleyenler, aslında ne düşündüklerini bilmediğimi sanıyorlar. Onlara cevap vermeyi gerekli görmüyorum çünkü. Üzerimdeki lanetin şöyle fısıldadığını duyuyorum çünkü. "boşuna uğraşma sen ilk andan beri damgalandın sonsuz hüzün ile. Çaren yok mutluluktan hoşlanmamak için eğitildin ne olduğunu da bilemeyeceksin sakın itiraz etme. Bırak konuşsunlar. Haklılar biliyorsun"

İphigenia laneti. Karanlık bir çığlık gibi etrafımdaki fısıltısını duyuyorum. Bana ben olduğum için yaklaşılmayacağının sürekli olarak farkındayım. Gülüşler,tebessümler,gülümseyen sözcükler. Hepsinin asıl niyetinin etimi liğme liğme etmek amacını güttüğünü de. Kocaman yalanlar süslü sözcüklerle sunulduğunda bile amacını saklayamıyor. Ama şikayetçi değilim yine de ve yakınmıyorum; sadece farkındayım. Biliyorum ki yine bir kurban olarak kendimi bulacağım çünkü söylenen yalanlar onu görmemi engelleyecek. Gördüğümde ise çok geç olacak ve ben İphigenia gibi umutsuzluğa düşüp çığlık çığlığa babamdan ya da herhangi başkasından sevgi beklemeyeceğim. Lanetimle birlikte cehenneme gideceğim belki de. Hiç umursamadan ve umursanmadan...

Ankh yazdı

Kategori Etiketlenmemiş
Görüntüleme 136 Yorumlar 0 Edit Tags Blog Başlığını Email ile Gönder