Zorluklar
"Dedi ki: Herşeyi en basitinden algılamak gerek aslında. En basit kelimelerle en basit düşünceleri dile getirmek. En basit şeyleri yiyip en basit yerlerde uyumak. Neden sürekli daha fazlasını, daha karmaşık ve fazlasını istiyoruz? Her fikri olduğu gibi düşünmek varken neden anlamına ekleme yapmaya çalışıyoruz? Çok yorduk kendimizi bırakın basit kalsın hayat.
Ama daha büyük bir olgu tam tersi bir tez üretip yürürlülüğe sokmuştu hayatta. O da şunu dedi: Hey hadi.. Neden basit olsun ki? Aşmamız gereken sınırlarımız var kesinlikle. Hayatı ne kadar basitleştirirsen o kadar anlaşılmaz olur. Sonuna kadar faydalanmalısın hayattan, yaşamalısın.
Bu ikisi, insanların üç düşünce yapısının ikisini oluşturmaktaydı. Üçüncü düşüncedeki insanlar aslında daha basit ama karmaşıklaştırılabilme ihtimali çok daha yüksek bir olguyu destekliyorlardı: Farketmez.
Bu cevap niteliğindeki düşünce yapısı diğerlerinin sinirlenmesine sebep oldu. En basitleri ve en fazlaları, bu olguya karşı güçlerini birleştirmekten mutluluk duydular.
Tarih boyunca bu düşmanlık ve gizli kan davası, karşı olmak zorunda hisseden tarafı yozlaştırdı. Tek bir kırma olgu haline geldi. Zamanla kendi içinde çelişti ve içten çökmeye başladı. Sayıları azaldı. Bu geçen süre boyunca diğer sessiz tafar ne yaptı dersiniz? Hiçbişey.
Umursamamanın verdiği rahatlıkla varolmaya devam eden bu olgu, uzun süre güncelliğinden ve ihtişamından birşey kaybetmedi. Diğer tarafın çöküşü eğitim amaçlı kullanıldı ve diğer nesilliere tecrübe olarak geçti. Daha sonra sıradanlaşarak varolmaya devam eden bu olgu kullanılan sözcükler ile günlük hayatın bir parçası oldu."
"Evet katılıyoruz sana.. Tamam, ilaç saatin geldi.."
Ama daha büyük bir olgu tam tersi bir tez üretip yürürlülüğe sokmuştu hayatta. O da şunu dedi: Hey hadi.. Neden basit olsun ki? Aşmamız gereken sınırlarımız var kesinlikle. Hayatı ne kadar basitleştirirsen o kadar anlaşılmaz olur. Sonuna kadar faydalanmalısın hayattan, yaşamalısın.
Bu ikisi, insanların üç düşünce yapısının ikisini oluşturmaktaydı. Üçüncü düşüncedeki insanlar aslında daha basit ama karmaşıklaştırılabilme ihtimali çok daha yüksek bir olguyu destekliyorlardı: Farketmez.
Bu cevap niteliğindeki düşünce yapısı diğerlerinin sinirlenmesine sebep oldu. En basitleri ve en fazlaları, bu olguya karşı güçlerini birleştirmekten mutluluk duydular.
Tarih boyunca bu düşmanlık ve gizli kan davası, karşı olmak zorunda hisseden tarafı yozlaştırdı. Tek bir kırma olgu haline geldi. Zamanla kendi içinde çelişti ve içten çökmeye başladı. Sayıları azaldı. Bu geçen süre boyunca diğer sessiz tafar ne yaptı dersiniz? Hiçbişey.
Umursamamanın verdiği rahatlıkla varolmaya devam eden bu olgu, uzun süre güncelliğinden ve ihtişamından birşey kaybetmedi. Diğer tarafın çöküşü eğitim amaçlı kullanıldı ve diğer nesilliere tecrübe olarak geçti. Daha sonra sıradanlaşarak varolmaya devam eden bu olgu kullanılan sözcükler ile günlük hayatın bir parçası oldu."
"Evet katılıyoruz sana.. Tamam, ilaç saatin geldi.."
Toplam Yorumlar 0
Yorumlar
| |
Toplam Trackbacks 0
Trackbacks
Alkcrist ait Blog Başlıkları
- Zorluklar (29-09-2007)
- Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 6 (24-09-2007)
- Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 5 (24-09-2007)
- Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 4 (16-09-2007)
- Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 3 (16-09-2007)










