Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 6
Posted 24-09-2007 at 19:23 by Alkcrist
Bölüm 6
Tüm Büyük Galaktik uygarlıkların hepsi üç tane kesişmeyen ve ayırt edilebilir safhadan geçer:
Yaşamını devam ettirme
Araştırma
Kültürleşme
Mesela ilk safha için soru şudur: Nasıl yiyebiliriz? İkincisi için şu: Neden yeriz? Ve üçüncüsü için de şu: Nerede yiyelim? Büyük uygarlıkların nasıl,
neden ve nerede safhalarından geçmeleri binlerce yıl sürse de, stresli koşullar altındaki küçük sosyal gruplar, bu safhalardan oldukça hızlı bir şekilde geçebilir...
Nasılız?
Kötü.
Neden?
Kapa çeneni!
Heyecan, macera ve vahşi şeylermiş. Heyecan, macera ve vahşi şeyler birkaç gündür Arthur'u rahatsız ediyordu. Gezegeni üstuzay yanyolu yapımı için yıkılmış, ve dünyanın göründüğü gibi olmadığı, aslında Hayat, Evren ve Her Şey hakkındaki Evrensel soruyu bulmak için tasarlanmış dev bir süperbilgisayar olması gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalmıştı. Cevap ise şuydu: 42! O ve arkadaşları zamanda ileriye, Evrenin Sonundaki Restoran'a fırlatılmışlar, ve oradan da, dürüstçe söylemek gerekirse kendilerine ait olmayan bir gemiyle dönmekteydiler.
Şimdi rahatlayıp, kendilerine gelebilirler mi? Hayır.
Geminin asıl sahibi, sahne gösterileri otomatik pilottaki siyah bir geminin yakındaki bir güneşin kalbine doğru dalmasıyla biten, Yıkım Alanı rock grubuydu. Elbette, Arthur ve arkadaşlarının bundan haberleri yoktu. Bir süreliğine rahatlayıp, kendilerine gelmek istediler.
Ford Prefect'in insanlar hakkında anlamakta güçlük çektiği şeylerden birisi
aşağıdaki gibi bariz bir şekilde belli olan şeyleri tekrar etmeleriydi:
Güzel bir gün.
Ya da:
Çok uzunsun.
Ya da:
Bu mu yani? Öleceğiz.
En başta, Ford bu tuhaf davranışı açıklamak için bir teori üretti. Düşündü ki, eğer insanlar dudaklarını çalıştırmazlarsa, çeneleri tutuluyor.
Bir süre sonra başka bir teori ürettiği için bu teoriden vaz geçti. Düşündü ki, eğer insanlar dudaklarını çalıştırmazlarsa, beyinleri çalışmaya başlıyor. Aslında bu teori, Kakrafoon Kappa'dan Belcerebonlar hakkında
doğru bir teoriydi. Belcerebonlar, Galaksi'deki en aydınlanmış, en hünerli,
en önemlisi de en sessiz uygarlıklardan birisi olarak komşu ırkların kendilerinden nefret etmelerini sağlamıştı. Bu davranışlar oldukça bencil ve provokatif görüldüğü için, bir Galaktik mahkeme onları sosyal hastalıkların en acımasızı ile cezalandırdı:
Telepati.
Beş mil çapındaki herkese en küçük düşüncelerini bile yaymamak için, aralıksız ve yüksek sesle, havadan, ağrılarından ve sızılarından, öğlen oynanmış maçtan bahsetmek zorundaydılar, bu yüzden Kakrafoon çok
gürültülü bir yer haline geldi. Zihinlerini karartmanın bir başka yolu ise Yıkım Alanı konserlerine ev sahipliği yapmaktı.
Otostopçunun Galaksi Rehberi Golgafrincham hakkında şunları söyler:
Golgafrincham, tarihindeki en gizemli öğeleri Arium'un dönen şairleri olan, tarihi bir gezegendir. İşte bu şairlerin torunlarının yarattığı gezegeninin sonunun gelmesi hikayeleri sayesinde, Golgafrincham halkı nüfusun işe yaramaz üçte birinden kurtuldu. Geri kalan üçte iki, kirli bir telefondan kaptıkları bir hastalık sonucu yer yüzünden silinene kadar, mutlu ve zengin olarak yaşadı. Bu arada, geride kalan işe yaramaz üçte bir, Galaksi'nin modası geçmiş Batı Sarmalı'ndaki, tarih öncesi, mavi-yeşil bir
gezegene çakıldı.
Tüm Büyük Galaktik uygarlıkların hepsi üç tane kesişmeyen ve ayırt edilebilir safhadan geçer:
Yaşamını devam ettirme
Araştırma
Kültürleşme
Mesela ilk safha için soru şudur: Nasıl yiyebiliriz? İkincisi için şu: Neden yeriz? Ve üçüncüsü için de şu: Nerede yiyelim? Büyük uygarlıkların nasıl,
neden ve nerede safhalarından geçmeleri binlerce yıl sürse de, stresli koşullar altındaki küçük sosyal gruplar, bu safhalardan oldukça hızlı bir şekilde geçebilir...
Nasılız?
Kötü.
Neden?
Kapa çeneni!
Heyecan, macera ve vahşi şeylermiş. Heyecan, macera ve vahşi şeyler birkaç gündür Arthur'u rahatsız ediyordu. Gezegeni üstuzay yanyolu yapımı için yıkılmış, ve dünyanın göründüğü gibi olmadığı, aslında Hayat, Evren ve Her Şey hakkındaki Evrensel soruyu bulmak için tasarlanmış dev bir süperbilgisayar olması gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalmıştı. Cevap ise şuydu: 42! O ve arkadaşları zamanda ileriye, Evrenin Sonundaki Restoran'a fırlatılmışlar, ve oradan da, dürüstçe söylemek gerekirse kendilerine ait olmayan bir gemiyle dönmekteydiler.
Şimdi rahatlayıp, kendilerine gelebilirler mi? Hayır.
Geminin asıl sahibi, sahne gösterileri otomatik pilottaki siyah bir geminin yakındaki bir güneşin kalbine doğru dalmasıyla biten, Yıkım Alanı rock grubuydu. Elbette, Arthur ve arkadaşlarının bundan haberleri yoktu. Bir süreliğine rahatlayıp, kendilerine gelmek istediler.
Ford Prefect'in insanlar hakkında anlamakta güçlük çektiği şeylerden birisi
aşağıdaki gibi bariz bir şekilde belli olan şeyleri tekrar etmeleriydi:
Güzel bir gün.
Ya da:
Çok uzunsun.
Ya da:
Bu mu yani? Öleceğiz.
En başta, Ford bu tuhaf davranışı açıklamak için bir teori üretti. Düşündü ki, eğer insanlar dudaklarını çalıştırmazlarsa, çeneleri tutuluyor.
Bir süre sonra başka bir teori ürettiği için bu teoriden vaz geçti. Düşündü ki, eğer insanlar dudaklarını çalıştırmazlarsa, beyinleri çalışmaya başlıyor. Aslında bu teori, Kakrafoon Kappa'dan Belcerebonlar hakkında
doğru bir teoriydi. Belcerebonlar, Galaksi'deki en aydınlanmış, en hünerli,
en önemlisi de en sessiz uygarlıklardan birisi olarak komşu ırkların kendilerinden nefret etmelerini sağlamıştı. Bu davranışlar oldukça bencil ve provokatif görüldüğü için, bir Galaktik mahkeme onları sosyal hastalıkların en acımasızı ile cezalandırdı:
Telepati.
Beş mil çapındaki herkese en küçük düşüncelerini bile yaymamak için, aralıksız ve yüksek sesle, havadan, ağrılarından ve sızılarından, öğlen oynanmış maçtan bahsetmek zorundaydılar, bu yüzden Kakrafoon çok
gürültülü bir yer haline geldi. Zihinlerini karartmanın bir başka yolu ise Yıkım Alanı konserlerine ev sahipliği yapmaktı.
Otostopçunun Galaksi Rehberi Golgafrincham hakkında şunları söyler:
Golgafrincham, tarihindeki en gizemli öğeleri Arium'un dönen şairleri olan, tarihi bir gezegendir. İşte bu şairlerin torunlarının yarattığı gezegeninin sonunun gelmesi hikayeleri sayesinde, Golgafrincham halkı nüfusun işe yaramaz üçte birinden kurtuldu. Geri kalan üçte iki, kirli bir telefondan kaptıkları bir hastalık sonucu yer yüzünden silinene kadar, mutlu ve zengin olarak yaşadı. Bu arada, geride kalan işe yaramaz üçte bir, Galaksi'nin modası geçmiş Batı Sarmalı'ndaki, tarih öncesi, mavi-yeşil bir
gezegene çakıldı.
Toplam Yorumlar 0
Yorumlar
| |
Toplam Trackbacks 0
Trackbacks
Alkcrist ait Blog Başlıkları
- Zorluklar (29-09-2007)
- Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 6 (24-09-2007)
- Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 5 (24-09-2007)
- Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 4 (16-09-2007)
- Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 3 (16-09-2007)










