Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 1

Ayyas  »  Bloglar  »  Alkcristism  »  Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 1

Manifestom
Bu Başlığı Değerlendirin

Otostopçunun Galaksi Rehberi - Bölüm 1

Posted 11-09-2007 at 14:32 by Alkcrist
1.Bölüm

Bu, Otostopçunun Galaksi Rehberinin öyküsüdür... Dev yayınevi Ursa Minor'un şimdiye kadar yayınladığı en fazla başarı kazanmış eser 'Gezegenler Arası Ev Bakımı Derlemesi'nden daha popüler, 'Sıfır Yerçekiminde Yapılacak 53 Şey Daha'dan daha fazla satmış ve Oolon Colluphid'in bombası felsefe üçlemesi 'Tanrı Nerede Hata Yaptı', 'Tanrı'nın En Büyük Yanlışlarından Birkaçı Daha' ve 'Kimdir Bu Tanrı Denilen' kitaplarından daha tartışmalı bir kitap... Galaksinin Dış Doğu Kıyısı'nın daha rahat uygarlıklarında 'Otostopçunun Galaksi Rehberi' bütün bilgeliğin standart kaynağı olan 'Galaktika Ansiklobedisi'nin yerini daha şimdiden aldı bile. Çünkü birçok eksiğine ve uydurma ya da en azından aşırı derecede eksik bilgi içermesine rağmen daha eski olan öncekini, iki noktada yaya bırakıyor... Birincisi daha ucuz ve ikinci olarak kapağının üzerinde büyük dostça harflerle 'PANİK YAPMA!' yazmaktadır...

'Galaktik Ansiklobedi'nin alkole ilişkin söyledikleri şunlardır. Ansiklopedi, alkolün fermente şekerlerden oluşan renksiz değişken bir sıvı olduğunu söylüyor ve bazı karbon esaslı yaşam biçimleri üzerindeki zehirleyici etkisine dikkat çekiyor. 'Otostopçunun Galaksi Rehberi
2 de değiniyor alkol konusuna.. Deniyor ki:Varolan en iyi içki Pan Galactik Gargara Bomba'dır. Etkisi; beynin etrafına ince bir dilim limon sarılmış bir altın külçesiyle sarhoş olması gibidir. Rehber ayrıca en iyi Pan Galactik Gargara Bomba'nın nerede hazırlandığını, yaklaşık olarak ne kadara malolacağını ve daha sonra ayılabilmek için hangi kurumlara başvurabileceğinizi söylemektedir. Bu akıl-yumruklayan içkiyi icat eden kişi ayrıca şunları söylemiştir: '30 tonluk bir mega fil olmadıkça asla ikiden fazla Pan-Galaktik Gargara Bombası içilmemelidir..'

Vogon İnşa Filosu:

Bir Vogon'un aracına binmek istediğinizde yapmanız gereken tek şey: vazgeçmektir. Galaksideki en tatsız ırklardan biridir. Sadece düşünce ve davranışları ifritçe değildir aynı zamanda kötü huylu, bürokratik, resmi ve kalın kafalıdırlar. Üç imzalı emirler imzalanmadan; yollanıp, geri gönderilip; soruşturulmadan, yine yitirilip sonunda üç ay boyunca kağıt bulamacında bekletilip, yakıt olarak yeniden dönüşüme uğratılmadan, öz ninelerini Traal'ın Yırtıcı Canavarı'ndan kurtarmak için parmaklarını bile kımıldatmazlar... Bir Vogon'dan içki koparmanın en iyi yolu boğazına parmak atmak, onu üzmenin en iyi yolu ise ninesini Traal'ın Yırtıcı Cırlayan Canavarı'na yedirmektir.

Babilbalığı...

Küçük ve sarıdır, sülüğe benzer, belki de evrenin en sıradan nesnesidir. Kendisini taşıyanın çevresindekilerin beyin dalgalarının enerjisiyle beslenir. Beslenmek için bu beyin dalgası enerjisinden bilinçsizce bütün düşünce frekanslarını emer. Daha sonra düşünce frekanslarını aldığı beynin konuşma merkezinden gelen sinir sistemi sinyallerini bilinçli düşünce frekanslarıyla birleştirip taşıyıcısının beynine bunlardan oluşan telepatik bir matris süzer. Bunun uygulamaya yansıması, kulağınıza bir Babilbalığı sokacak olursanız söylenen her dilden sözü anlayabileceğinizdir.. İşittiğiniz konuşmalar Babilbalığının beyninize gönderdiği beyin dalgası matrisini çözümler. Bu kadar yararlı bir şeyin tamamen rastlantı sonucu türemiş olmasını bazı düşünürlerin Tanrı'nın var olmadığının bir kanıtı olarak göstermeleri nasıl da tuhaf ve akıl almayacak bir olaydır. Bu akıl yürütmenin aslı şöyledir: "Var oldğumu kanıtlamayı reddediyorum" der Tanrı "çünkü kanıt inancı reddeder ve inanç olmadan ben bir hiçim!" "Ama" der insan "Babilbalığı bir çıkmaz sokak değil mi? Rastlantı sonucu evrimleşmiş olamaz. Senin Varlığının bir kanıtıdır, öyleyse kendi söylemine göre yoksun Q E D (quad erat demonstradum-işte söylediğimin kanıtı) ?" "Vay canına!" der Tanrı, "bunu düşünmemiştim işte" ve ani bir mantık-köpüğü patlamasıyla yok olur. "Hah bu daha hiçbirşey değil" der insan ve tekrar tekrar siyahın beyaz olduğunu kanıtlamaya girişip bir zebra çizgisinde hayata veda eder. Birçok önde gelen teolog yukarıdaki söylemin bir avuç palavradan başka birşey olmadığını iddia etmişse de bu; Odean Colluphid'in bunu en çok satanlar listesine giren "İşte Bu Tanrı'nın Defterini Dürer" adlı kitabının temel fikri olarak geliştirip küçük bir servet kazanmasını engellememiştir. Bu arada zavallı Babilbalığı değişik ırklar ve kültürler arasındaki bütün iletişim engellerini yıkarak yaratılış tarihinin sözünü ettiği her şeyden daha fazla kanlı savaşlara neden olmuştur.

Kategori Etiketlenmemiş
Görüntüleme 107 Yorumlar 0 Edit Tags Blog Başlığını Email ile Gönder
Toplam Yorumlar 0

Yorumlar

Yorum Gönderin Yorum Gönderin
Toplam Trackbacks 0

Trackbacks