Helloween

Helloween'in hikayesi 1979 yılında biraraya gelip "Gentry" adında bir grup kuran iki gitarist Kai Hansen ve -daha sonraları Gamma Ray, Blind Guardian , Grave Digger gibi gruplarda ses mühendisliği yapacak

Helloween

Published by PerfectCrime 09-08-2005

Helloween'in hikayesi 1979 yılında biraraya gelip "Gentry" adında bir grup kuran
iki gitarist Kai Hansen ve -daha sonraları Gamma Ray, Blind Guardian, Grave Digger gibi
gruplarda ses mühendisliği yapacak olan- Piet Sielck ile başlar. Bir süre sonra, basa Markus Grosskopf, davula da Ingo Swichtenberg’ in geçmesiyle grup ilk sağlam kadrosuna kavuşur ve "Ironfist" adını alır. 1983'te Sielck ayrılır, onun yerine Micheal Weikath(ex-Powerfool) geçer
ve grup kendini dünya çapında ünlü edecek isme kavuşur: "Helloween".

1984'te Noise Records ile anlaşma imzalayan grup "Death Metal" adını taşıyan
bir demo yayınladı. Demo, Weikath'ın Powerfool'dayken çaldığı, Oernst for Life ve Metal
Invaders parçalarında oluşmaktaydı. Bir süre sonra seyrek aralıklar ile albümler hazırladılar. Bunlardan birincisi grubun adını taşıyan bir mini-uzun çalar, ikincisi -daha sonraları bir Power-Metal klasiği haline gelecek olan,"Ride the Sky","How Many Tears","Heavy Metal Is The Law" gibi olağanüstü parçaların bulunduğu- "Walls of Jericho" albümüydü. Bu albüm gruba Avrupa piyasasında gözle görülür bir başarı kazandırdı ve sağlam bir fan kitlesi oluşmasını sağladı. 1986'da "Judas"adını taşıyan bir konser albümü yayınlandı. Albümle aynı adı taşıyan parça, ismi itibariyle eski Nazi düşüncelerini anımsatsa da, Yahudilerin dünyayı yönetmeleri konusunda gerçekçi noktaları yakalamıştı.

Tanıtım turnelerinde, aynı anda çalıp söylemenin zor olduğunun farkına varan Kai,
grup için vokalist arayışlarına başladı. İlk önce Tyran Pace ile anlaşılsa da Tyran'ın full-time çalışmayı reddetmesi, ipleri kopardı ve bunun üzerine "Gümüş Gırtlak" lakaplı Micheal
Kiske 18 yaşında mikrofona geçti. Kiske'nin gruba dahil olmasıyla Kai'nin yükü hafifledi ve
grup yeni albümü "Keeper of the Seven Keys-I" i yayınladı. Bu albüm, grubun fanlarca
çok sevilen "Keepers" serisinin ilk bölümüydü. Albümde "Future World","A Tale That Wasn't Right","Twilight of the Gods" gibi muhteşem parçaların yanısıra "Haloween" gibi progressive etkilenimli uzun konsept parçalar da bulunmaktaydı. Albümün gruba dünya çapında bir başarı kazandırması sonucu Japonya ve Amerika turnelerine çıkıldı. Özellikle Japonya konserlerinde izdihamlar yaşandı, grup anormal bir ilgi gördü. Turneden kısa bir süre önce serinin ikinci ve son albümü "Keeper of the Seven Keys-II" yayınlandı. Albümde "Dr.Stein","Rise and Fall" gibi parçaların yanında, ilk albümdeki hikayenin devamı niteliğinde 14 dakikalık "Keeper of the Seven Keys" yer alıyordu. Albümlerde anlatılan hikayeye gelince kısaca iyi ile kötü arasındaki bir mücadele olarak özetlenebilir. Grup içinde de Micheal Weikath iyiyi, Kai Hansen ise kötülüğü simgeler. 7 anahtarın koruyucusu "İyilik"in elçisidir. Dünyayı kötülükten korumak için 7 günahı
simgeleyen 7 anahtarı gezegeni çevreleyen 7 denize atmak zorundadır. "Kötülük" ise onu engellemeye çalışmaktadır. "İyilik" gücü, koruyucu 7. anahtarı 7. denize attığı anda başarıya ulaşır.

Grup albümün ardından Castle Donington'da çaldı. Fakat performansları çok iyi
değildi. Çok hızlı yükselip metal dünyasında zirveye yerleşmişlerdi. Bunun beraberinde getirdiği şartların baskısı altında çalmak oldukça zordu. Avrupa turnesi sonunda fanları
hayal kırıklığına uğratan bir haber geldi: Grubun kurucu elemanı ve beyni Kai Hansen, strese daha fazla dayanamayacağını ve aşırı yorulduğunu söyleyerek gruptan ayrıldığını
açıkladı. Onun yerine, grubun eski arkadaşları olan gitarist Roland Grapow(ex-Rampage)
Helloween'in yeni gitaristi oldu. 1988 yılında çıktıkları dünya turnesinde verdikleri İskoçya konserini "Live in the UK" adıyla piyasa sürdüler.

Helloween, albümlerinin daha iyi dağıtılması ile fan kitlesinin genişleyeceğine
kanaat getirerek EMI ile anlaştı. Fakat Noise Records'un koyduğu bir madde yüzünden
Helloween, Noise Records'un imzası olmadan İngiltere dışında albüm yayınlayamayacaktı.
Bu da, İngiltere dışındaki, özellikle Amerika'daki hayran kitlesinin azalması anlamına geliyordu. Bütün bu sorunlar aşıldıktan sonra "Pink Bubbles Go Ape" yayınlandı. Bu albümde Keeper II'den bu yana 3 senede ne yaptıklarını anlatan bir açıklama da yer alıyordu. Grup işten memnun kalmamamıştı, zaten albüm ne bir liste başarısı getirmiş, ne de fanlar tarafından beğenilmişti. Açıkçası grubun bugüne dek yaptığı en kötü albümdü.

Grup uzun süre ortalıktan kayboldu. Bir süre sonra "Chameleon" albümü ile fanlarının karşısına çıktılar."Chameleon", klasik Helloween soundundan çok uzak,
hatta yer yer jazz etkilerine bile rastlamanın mümkün olduğu yumuşak bir albümdü.
Ne yazık ki albüm, Helloween'in sadık fan kitlesi tarafından da benimsenmemiş, ve kayda
değer bir liste başarısı elde edememişti. Bu sonuçlar grubun EMI ile birlikteliğinin de
sonunu getirmişti. Bu sıralarda Bruce Dickinson efsanevi Iron Maiden'dan, özel nedenlerden dolayı ayrılmıştı. Iron Maiden, Bruce'un yerini doldurabilecek, yetenekli bir
vokalist arıyordu. Kiske'nin de gözü oradaydı ama ortada acı bir gerçek vardı, o da Kiske'nin İngiliz olmamasıydı. Bu dönemlerde Helloween bir kaos içerisindeydi. Ingo uyuşturucuya başlamıştı ve sağlığının bozulması yüzünden performansı da gitgide azalmaktaydı. Bunu gören Weikath, Ingo'nun bir süreliğine gruptan ayrılmasını ve kendisini temizleyip geri dönmesini istedi. Iron Maiden'ın yeni vokalistini Blaze Bayley
olarak açıklamasının ardından hüsrana uğrayan Kiske, Ingo'nun gruptan ayrılışını bahane ederek Helloween'i terketti. İki elemanın ayrılması grubu derinden sarsmıştı ama Helloween yıkılmamıştı. Vokalist Andi Deris(ex-Pink Cream 69) ve baterist -bir dönem Gamma Ray ile çalışmış- Uli Kusch'un katılımıyla grup adeta yeniden dirilmişti.
Yeniden yapılanmanın verdiği canlılık ve gazla 1994 yılında "Master of the Rings" piyasaya sürüldü. Albüm, grubun ilk yıllarına dönme çabasını açıkça ortaya koyuyordu,ama artık çok geçti. Onların müziği iyiydi ama piyasada artık fazla tutulmuyordu. Yinede kaliteli müzik dinlemek isteyen metal dinleyicileri Helloween'i unutmamıştı. Albümün heyecanı yaşandığı sırada üzücü bir haber Helloween'i ve tüm fanlarını yasa boğdu:Ingo, kendini bir trenin altına atarak, intihar etmişti. Aynı dönemde Kiske de, Iron Maiden'in yapı taşlarından Adrian Smith ve eski Helloween gitaristi Kai Hansen ile birlikte solo projesi üzerine çalışıyordu.

Helloween, artık 10. yılını geride bırakmış olgun bir gruptu. Bir dönemin en iyi grubuydular fakat şimdi yalnız kalmışlardı. Ama herşeye rağmen, sadece sadık kitlesine
ve power-metal fanlarına hitap ederek, yollarına sessizce devam ediyorlardı. "Master of the Rings" albümünün son parçası "Still We Go" bunun en güzel kanıtıydı. 1996 yılına gelindiğinde Ingo Swichtenberg'in anısına bir albüm yayınlandı: "Time of the Oath". Albüm bir önceki "Master of the Rings" albümüyle benzer özellikler taşıyordu ve hitap ettiği kitle de bir öncekiyle neredeyse aynıydı. Albümde, -tıpkı eskisi gibi- "Steel Tormentor" gibi hızlı parçaların yanısıra, "Forever&One" gibi müthiş baladlar ve "Mission Motherland" gibi uzun konsept parçalar yer almaktaydı.

Helloween, oluşturduğu yeni sağlam kadrosuyla çıktığı dünya turneleri sırasında,
yaptıkları kayıtları, 1997'de "High Live" adını verdikleri bir konser albümüyle piyasaya
sürdü. Yıl sonunda da grubun 85-93 yılları arasındaki en iyi çalişmalarını içeren "The Pumpkin Box" adında bir box-set fanların beğenisine sunuldu.

Bir sonraki yıl yine klasik power metal kalıplarıyla hazırlanmış "Better Than Raw"
yayınlandı. Albümden "I Can" Avrupa rock listelerinde üst sıralara kadar yükseldi. 1999'da ise grup elemanlarının gençlik yıllarında dinledikleri Abba, Scorpions gibi grupların şarkılarını heavy metal tarzında yorumladıkları "Metal Jukebox" albümü piyasaya sürüldü.
Albümün bir diğer ilgi çekici tarafı ise Andi Deris'in vokal performansının şarkıların orjinallerindeki
kadar iyi olmasıydı.

2000 yılıyla beraber Helloween, 94'ten bu yana imza attıkları en iyi albüm olan
"The Dark Ride"ı yayınladı. Albümde klasik Helloween özellikleri görülse de bu albümle
birlikte grup, eski "neşeli" havasını yitirmiş daha karanlık bir kimliğe bürünmüştür.
2002'ye gelindiğinde grup power-metalin genç gruplarda canlanmasıyla, yeniden eski
gücüne kavuştu. Ama aksilikler yine sona ermedi, Roland Grapow ve Uli Kusch gruptan
ayrıldılar ve Masterplan’ i kurdular. Helloween ise 2002 baharında "Treasure Chest" adında bir compilation albüm yayınladı. Albümde "Keeper of the Seven Keys" ve "Dr.Stein" gibi
klasiklerin de remixleri bulunuyordu.

2003 yılında Helloween yeni albümü “Rabbits Don’t Come Easy” i yeni gitaristi Sascha Gerstner ve davulcusu Stefan Schwarzmann'la Mayıs ayında yayınladı.Fakat "Stefan Schwarzmann" için yeni davulcu demek artık gereksiz cünkü o da Helloween'in davulcu kıyımına katıldı ve gruptan ayrıldı.

Gruba son olarak davulcu Stefan Schwarzmann'ın yerine Dani Löble dahil oldu.

Diskografi: HELLOWEEN:

Death Metal (Demo) - 1984 Andi Deris - vokal
Helloween (Mini-LP) - 1985 Micheal Weikath - gitar
Walls of Jericho - 1985 Sascha Gerster - gitar
Judas (Konser) - 1986 Markus Grosskopf - bas
Keeper of the Seven Keys I - 1987 Stefan Schwarzmann - davul
Keeper of the Seven Keys II - 1988
Live in the UK (Konser) - 1988
Pink Bubbles Go Ape - 1991
Chameleon - 1993
Master of the Rings - 1994
Time of the Oath - 1996
High Live (Konser) - 1997
Better Than Raw - 1998
Metal Jukebox - 1999
The Dark Ride - 2000
Rabbits Don’t Come Easy - 2003

Helloween Yorumları

  Bu mesaj için dışardan 1 link var. Görmek için tıklayın. #1  
Gönderen heimdall on 09-08-2005, 01:30
Helloween işte dünyanın en büyük gruplarından biri daha ne denebilir ki?
I want out diyorum sadece
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Gönderen PerfectCrime on 09-08-2005, 01:34
eheueh unutma len 1 subat 2006 duvara kafa atıcagım gün
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Gönderen holden on 09-08-2005, 03:15
The dark ride gercekten cok iyi bi albumdu.Hatta benim en son aldığım orjinal album olma ozelliği var.Fakat Helloween ın artık eskisi gibi sağlam albumlere imza atacağına olan inancım kalmadı.

Fon: Immortal
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Gönderen Psycho on 26-08-2005, 18:54
better than raw vardi bide...............
onlari seviorum
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Gönderen drama on 23-10-2005, 20:12
ballads .en züper albüm...
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
helloween

Biyografi Tools
Görünüş Şekli

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Biyografi Biyografi Starter Comment Cevap Son Mesaj
Helloween Edi Biyografiler 1 12-08-2006 13:44
Helloween Konseri zephyrune Müzik Haberleri 7 30-04-2006 19:26
Helloween ChAoS Metal - Rock 7 04-04-2006 14:55
Helloween-Better Than Raw nugo Albüm Incelemeleri 1 14-01-2006 03:51