Dream Theater

1985 Sonbaharı... Boston-Barklee Müzik Okulu’nda eğitim alan ve çok iyi birer dost olan John Petrucci ve John Myung bu sonbaharda her şeyin değişeceğinden habersiz makus kaderlerine belki de lanet ediyorlardı.

Ayyas  »  Intro Outro  »  Biyografiler  »  Dream Theater

Cevap Yaz
 
LinkBack Biyografi Tools Görünüş Şekli

Dream Theater

Published by Lizard King 24-01-2004

1985 Sonbaharı... Boston-Barklee Müzik Okulu’nda eğitim alan ve çok iyi birer dost olan John Petrucci ve John Myung bu sonbaharda her şeyin değişeceğinden habersiz makus kaderlerine belki de lanet ediyorlardı. Barklee’de okumak elbette bir ayrıcalık ve kusursuzluk belirtisiydi. Ama öğretim görevlileri ve öğrencilerin rock müziğine bakış açısı pek de iç açıcı değildi.

İşte böyle bir dönemde Petrucci ve Myung, Mike Portnoy’a rastladılar. Egzersiz odasında davuluyla çalışmakta olan 18 yaşındaki Mike Portnoy, Petrucci ve Myung için rahatlatıcı bir etkendi. Öyle ki Portnoy, rock müziği için adeta biçilmiş kaftandı. Kişilik özellikleri de tam istenildiği gibiydi. Portnoy ile tanışılmasının ardından ilk çalışma yapıldı ve 40 dakika kadar süren bu prova onları müthiş ve kusursuz bir birlikteliğin içine öylesine bir çekti ki, bugün hala birbirlerinden vazgeçebilmiş değiller.

Okulun dışında kalan her saati birlikte geçirmeye ve müzik adına bir şeyler yapmaya uğraşıyorlardı. Yine böyle bir zamanda Petrucci’nin yüksek okulda okuduğu dönemdeki grubunda (Centurion) beraber çaldığı klavyeci Kevin Moore ve vokalist Chris Collins de aralarına katıldı. Artık grup kavramının hakkını tam anlamıyla vermeye başlıyorlardı.

Her şey hazırdı... Grubun adı bile: “Majesty”





Grup, çalışmalarının ilk meyvelerini sekiz şarkılık bir demo albümü ile almıştı. Ve kısa sürede bir demo için oldukça fazla olan bin sayısını görmeyi başardılar. Bu demoda tarzları, her daim süregelecek olan progressive rock kavramı ile örtüşmeye başlıyordu.

Demonun çıkmasının ardından “Majesty” ismini kullanamayacaklarının farkına vardılar. Çünkü bu isim, bir caz grubu tarafından kullanılıyordu. İsim arayışı içine girdikleri sırada Portnoy’un babası, Montere/California’daki bir sinema salonunun ismini önerdi: “Dream Theater”

Dream Theater’ın albüm hazırlıklarına başlamak için hazırlandığı bir dönemde progressive ile pek ilgisi olmayan bir müzik tarzı ile uğraşan Charlie Dominici gruba katıldı. Yaşça büyük olmasına ve müzik tarzının pek uyuşmamasına rağmen Dominici, gruba kısa sürede uyum sağlamayı başarabildi.

Ve 1988 yazına gelindiğinde Terry Date’in yapımcılığında “When Dream And Day Unite” albümü tamamlandı. 1989’da ise albüm piyasaya sunuldu. Bütçenin yetersizliği ve tanıtımın azlığına rağmen albüm tüm dünyaya dağıtıldı. Ancak Mechanic Records’un sermayesi onlara klip ve konser imkanı vermiyordu. Bu yüzden grup, konserlerini yalnızca New York ve çevresindeki birkaç bölgede yapabildi. Her şeye rağmen Dream Theater grubu elemanları, doğrunun bulunacağına ve basamakların zor da olsa aşılabileceğine inanıyorlardı... Ve basamakları aşmak için sürekli daha iyisini yapmak zorunda olduklarının ayırdında olarak çalışmalarına aralıksız olarak devam ediyorlardı.

1990’a gelindiğinde Dominici’nin gruptan ayrılmasıyla birlikte bir vokal arayışına girildi. Ancak yeni vokal bulmaya zamanları olmadığından son konserlerinde de Dominici onları yalnız bırakmadı. Albümün çıkmasının üzerinden bir yıl kadar bir zaman geçti ve bu son konser için albümden öte çalınan bir parça vardı: iki yıl sonra çıkaracakları “Images And Words” albümündeki “Metropolis” efsanesi...

Artık yeni bir albümün hazırlanması gerekiyordu ama hala kendilerine bir vokalist bulamamışlardı. Bu arayışın süregeldiği zaman içerisinde New York’taki barlarda çalıştılar. Onlara eşlik eden bir çok vokalist olmuştu. Ancak hiçbiri istedikleri gibi grup ile örtüşmeyi başaramıyordu. İşte bu dönemde karar kıldıkları bir isim ortaya çıkmıştı. Ama bu ismin, son anda gönderilen bir kasetten dinlenen sesle pabucu dama atılmıştı. Bu isim Kevin James Labrie idi. 1991 yılında Kevin Labrie grupta zaten Kevin isminin bulunduğunu düşünerek James Labrie adını kullanmaya karar verdi.

Artık grubun klavyecileri dışında hiçbir değişikliğe uğramayacak olan kadrosu oluşmuştu: “James Labrie, John Petrucci, John Myung, Mike Portnoy ve Kevin Moore.”

Yeni albüm için Atco/East West Records ile Dream Theater arasında bir anlaşma imzalandı. Albümün yapımcılığını ise David Pratter yapacaktı. Dream Theater’ın bundan sonraki çoğu albümünün kaydedileceği Bear Track Stüdyosunda her şey tamamlandı ve albümün ismi "Images and Words" olarak belirlendikten sonra 1992 yılında piyasaya sunuş gerçekleşti. Bu albüm, 90’lara vurulacak damganın sinyallerini taşıyordu. Ve klibi çekilen üç parça (Pull Me Under, Another Day ve Take The Time), MTV’nin de katkısıyla onları büyük bir hayran kitlesine ulaştırmıştı.

Iron Maiden’ın desteklemesiyle ilk konser New York’ta verildi. James Labrie’nin katıldığı bu ilk konserde performansları herkesi etkilemişti. Konser serileri bununla kısıtlı kalmadı, Labrie’nin sesi grubun müziğine müthiş uyuyordu ve grubun hayranları günden güne çoğalmaya başlamıştı. “Images And Words” albümü onları büyük başarılara taşıyordu. Artık albümleri, tüm dünyada aranan ve sürekli olarak satılan bir trendi yakalama aşamasındaydı. Hatta “Images And Words”, Japonya’da altın plak almayı bile başarmıştı.
«« «    Sonraki Sayfa (Sayfa 1 of 3)    »  »»
Dream Theater - Biyografiler
İçindekiler

Biyografi
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet

Dream Theater Yorumları

  #1  
Gönderen Lizard King on 24-01-2004, 15:14
Bu adamlar kadar iyi müzik eğitimi almış başka bir grup yoktur belki.
Pek kişi bilmesede Regression^dinlemek insanın uyumakta olan ruhunu uyandıracak kapasiteye sahip sözleri olan bir şarkıdır.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Gönderen SiLeNoZ on 24-01-2004, 15:18
Ben adamları takdır edıyorum ama begenmıyorum tarzlarını.. cunku bana bısey hıssettırmıyolar.. O kadar ıyı calıyolar kı sadece calıslarına konsantre oluyorum o yuzden keyıf alamıyorum dınlerken...
Ama olaganustu adamlar orası ayrı...
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Gönderen Empyrium on 24-01-2004, 15:19
evet çok teknik çalıyor
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Gönderen SiLeNoZ on 24-01-2004, 15:21
Anormal yanı.. Bu kadar fazla mukemmelıyetcı olmak ınsanın ruhundan kaybettırıyor.. Adamı cok takdır edıyorum ama begenmıyorum..İki sanıyede bır oha napmıs lan falan demek sarkı dınlemek degıl benım ıcın
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Gönderen Lizard King on 24-01-2004, 15:37
ben fazla dinledikçe uykum geliyor bu ipneleri

valla ninni niyetine dinliyorum çoğunu
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #6  
Gönderen SiLeNoZ on 24-01-2004, 15:39
:teytey:

Uyku ıcın en ıdealı untıl death overtakes me ...
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #7  
Gönderen sabun on 24-01-2004, 16:44
yok lam en iyisi return to serenity'nin akustik versiyonu valla bööle ipek gibin pamuk gibim şarkı..
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #8  
Gönderen Empyrium on 24-01-2004, 16:46
o parça Testament degil miydi?
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #9  
Gönderen SiLeNoZ on 24-01-2004, 17:06
Bunu diyosanız bu bir grup..
untıl death overtakes me
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #10  
Gönderen Cey on 24-01-2004, 20:50

Alıntı: Lizard King

ben fazla dinledikçe uykum geliyor bu ipneleri

valla ninni niyetine dinliyorum çoğunu

sleep diye bi şarkıları var bi dönem playliste sadece onu koyup uyuyodum . şarkıyı 5268. kere dinlediğinizde bile farklı geliyor şarkı . öyle bi teknik var mı bilmiyorum mona lisa misali ...
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #11  
Gönderen SiLeNoZ on 24-01-2004, 21:07
Ben Anathema - Destiny yi tercıh edıyorum uyurken.. Deneyın bi
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #12  
Gönderen Cey on 24-01-2004, 21:10
bizde denenmişi var
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #13  
Gönderen SiLeNoZ on 24-01-2004, 21:12
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #14  
Gönderen Empyrium on 24-01-2004, 21:21
ben empyrium Where at night the wood grouse plays koymayı tercih ederim
oradaki yan flüt insanın içini alır rüzgarıda düşünmeye zorlar

offff yaa
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #15  
Gönderen SiLeNoZ on 24-01-2004, 21:36
olm sen her an dınlıyorsun onları..
ucarken sıcarken uyurken falan fılan..
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #16  
Gönderen Empyrium on 24-01-2004, 21:44
hehe harbi ya ama yatarken özellikle walla
mesela şu anda Under Dreamskies çalıo
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #17  
Gönderen SiLeNoZ on 24-01-2004, 21:55
Ona Tapıyorum zaten..
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #18  
Gönderen Empyrium on 24-01-2004, 21:57
bence bütün parçaları öyle ritimler olsun sözler olsun vocaller olsun
mükemmel ötesi benim için şimdi ve bundan sonrada
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!