AC/DC görkemli müziğiyle olduğu kadar konserleriyle de büyük bir gruptur. Daha başlangıçta konserleri gerçek birer şov halini almıştı. Özellikle Angus'un sahnedeki çılgın hareketleri, bir zaman sonra grubun vazgeçilmez eğlencelerinin başında
Ac/dcPublished by Lizard King 24-01-2004 |
|
AC/DC görkemli müziğiyle olduğu kadar konserleriyle de büyük bir gruptur. Daha başlangıçta konserleri gerçek birer şov halini almıştı. Özellikle Angus'un sahnedeki çılgın hareketleri, bir zaman sonra grubun vazgeçilmez eğlencelerinin başında yer almaya başlamıştı. Onun sahnedeki çılgın hareketlerine daima yenileri eklenerek grup bugünlere geldi.
AC/DC gitarist Malcolm Young'un grubu (Amerika'dakiyle hiç bir ilgisi olmayan) The Velvet Underground dağıldıktan sonra, 1973'te Avustralya'da kuruldu. Küçük kardeşi Angus'u da eğitip yanına lead gitarist olarak aldıktan sonra grup Sidney çevresinde küçük tur ve konserler vermeye başladı. Ablası Angus'a sahnede okul kıyafetlerini giymesini önerdiğinde o sadece 15 yaşındaydı; ki bu görüntü zamanla grubun "olmazsa olmazlarından" oldu. Henüz Sidney'deyken "Can I Sit Next To You" isimli singleları, Easybeats'in eski üyesi ağabeyleri George Young ve bir kaç arkadaşının yardımıyla çıktı. Ertesi sene grup, davulcu Phil Rudd ve basçı Mark Evans'ın da gruba katılmasıyla Melbourne'a yerleşti. Vokalist Dave Evans sahneye çıkmayı reddettiğinde, az rastlanan bir olayla, grubun şoförü Bon Scott vokalist oldu. Scott daha önceleri Avusturyalı pop gruplarından Fraternity ve Valentines'te de davulcuydu. Ama onun grubun başarısındaki asıl payı, halka grubu vahşiler gibi tanıtması oldu. Başı polisle sık sık derde giren Scott sayesinde grup Avustralya'da büyük tepkiler almaya başladı. Müzik yaşamları boyunca, haylaz bir eğlence duygusuyla karışık, vahşi akımları desteklediler. Grup Avustralya'da, '74 ve '75 yıllarında iki albüm piyasaya çıkardı: High Voltage ve TNT. Bu iki albümdeki şarkılarla High Voltage albümünün '76'da çıkan Amerika ve İngiltere sürümlerini oluşturuldu, grup ayrıca bu iki ülkede turnelere çıktı. "Dirty Deeds Done Dirt Cheap" yıl sonunda çıktı. 1977'nin başında Evans grubu terkederken yerini Cliff Williams aldı. Aynı yılın sonbaharında, AC/DC, onları ilk defa Amerikan listelerine girmelerini sağlayan "Let There Be Rock" albümünü çıkardı. 1978 ilkbaharında çıkan "Powerage", grubun hayranlarının iyice artmasının sağladı- bunun oluşmasında izleyicileri tek kelimeyle coşturan konser gösterilerinin de en az albüm kadar katkısı oldu. Aynı yıl, bu konser görüntüleri "If You Wany Blood, You've Got It" adıyla satışa sunuldu. Ama grubu asıl üne kavuşturan, ertesi sene gelen ve satışı ilk kez milyonu aşarak Amerika'da 17.liğe, İngiltere'de ise sekizinciliğe yükselen "Highway to Hell" oldu. AC/DC'nin bu hızlı çıkışı 20 Şubat 1980'de Bon Scott'un, resmi raporlara göre ölümüne alkol alarak hayata veda etmesiyle darbe aldı. Mart ayında Scott'un yerine Brian Johnson geldi. Bir ay sonra grup, dağılmadıklarını müjdeleyen, sadece Amerika'da 10 milyondan fazla satan en büyük çalışmaları, Back in Black albümünü doldurdu. AC/DC, sonraki yıllarda, Amerikan listelerinde ilk sıralara yerleşen "For Those About to Rock We Salute You" ile dünyanın en geniş rock toplulukları arasında yer aldı. 1982'de Rudd da gruptan ayrıldı, onun yerini bir başka İngiliz Simon Wright aldı. 1983'teki "Flick of the Switch"in ardından, topluluğun maddi dayanakları bozulmaya başladı ancak bu kötü gidişatı 1990'larda, müzik dünyasında çok büyük ses getiren "Thunderstruck" parçasının da içinde bulunduğu "The Razor's Edge" ile tersine çevirmeyi başardılar. Bu yıllarda '70 ve '80'lerdeki kadar başarılı olamamalarına rağmen, bir kuşağın kılavuz grubu olduklarını göstermişlerdir. 1995 sonbaharında onaltıncı albümleri "Ballbreaker" çıktı. Rick Rubin tarafından çıkarılan bu albüm AC/DC'nin müzik hayatındaki belki de en olumlu eleştirileri aldı. Bu albüm Amerikan listelerine 4. sıradan girdi ve ilk altı ay içinde bir milyonu aşkın sattı. Grup ilk günkü yaklaşımlarını koruyarak kökü rock'n'roll, hard rock ve yer yer blues'a dayanan müziğini yapmayı sürdürüyor; ısrarla. Başlangıçta iki İskoçyalı ve üç Avustralyalı dan oluşan grupta bugün Avustralyalılar yerine üç İngiliz var. AC/DC'nin bugünlere gelmesinde kuşkusuz Angus ve Malcolm Young kardeşlerin ve beklenmedik bir şekilde gruba katılan Bon Scott'un büyük payları var. Angus Young Tam adı Angus McKinnon olan Young, 31 Mart 1959'da Glasgow'da dünyaya geldi. Daha 4 yaşındayken, kalabalık ailesi Sidney, Avustralya'ya yerleşti. Gitardan önce Banjo'yla ilgilenmeye başladı. Ağabey'i Malcolm ile birlikte Muddy Waters, B.B. King ve Howlin' Wolf'un eski Blues parçalarını yorumladılar. İki kardeş çok düzensiz öğrenciler olduklarından derslerinden çok, büyük ağabeyleri George'un getirdiği plaklarla ilgileniyorlardı. Rollin Stones, Yardbirds ve Easybeats onların yapacağı müziği oldukça etkilemiştir. AC/DC kurulduktan sonra Angus'un sahnedeki hareketleri grubun en önemli görsel çekiciliği olur çıkar. Çok geçmeden, bu konserleri birer şova dönüştürecek etmenlerden biri olan Angus'un sahne kıyafeti yerleşir. Angus bundan sonra okul kıyafetleriyle sahne alacaktır: okul üniforması, sırt çantası ve kısa pantalon. |
|
||
|
#1
Gönderen
void
on
05-03-2004, 07:45
|
|
Her$ey iyi guzel fakat o tiz vokal yok mu? 1 sure sonra kulakligimin icinden cikiyor odanin icinde bagira bagira dola$iyor. Tuylerim diken diken oluyor.
![]() |
|
#4
Gönderen
BrutaL1tY
on
05-03-2004, 19:34
|
|
eheh harbi lam ac~dc dinlemiorum vocal sakat abi thunder die bi sarkilari wardi heralde clibide war bende aman yani bayik sux
|
|
#5
Gönderen
SiLeNoZ
on
05-03-2004, 20:04
|
|
Bende cok dınlemem ama butun albumlerı var bende nerdeyse.. Elemanları cıdden cok ıyı.. Rock un babaları ıste..Sırf muzık ıcın dınlenebılır vokalı duymayın heeh
|
|
#6
Gönderen
Behind The Grey
on
05-03-2004, 20:07
|
|
ben WASP severim ya ilk dinlemeye başladığım zamanlarda wasp dinlediğim için heralde...
ACDC adamakıllı hç dinlemedim rock markette klipleri çıkardı kal gelirdi... |
|
#9
Gönderen
agnosi
on
14-04-2006, 22:50
|
|
Solo gitarin cins cins hareketler yaptığı
) 70 lerin en sağlam heavy metal gruplarından Back in Black TNT thunderstruck highway to tell Son of a Bitch bunları dinlemeden heavy metal dinledim demeyin ![]() bu grubu dinlemeden önce adlarını duyduumda şu 12 voltluk adaptörler geliyordu hatırıma sonradan öğrendimki isim zaten ordan geliyormuş ![]() |
|
#10
Gönderen
mus_taf
on
20-06-2006, 17:57
|
|
rock ın babası değiller fakat rock ı hiç bozmadan sürekli aynı gazla yapan efsane grup oldukları bir gerçek. ayrıca son vokalleri harika. tek sorun angus bütün canlı performanslarda soloları albümdekiyle birebir atıyor olması. doğaçlama bir canlı perf. ları yok. varsa bile ben görmedim.
|
|
#11
Gönderen
bassisthus_ka
on
24-06-2006, 22:04
|
|
o hareketlere odaklanıyor
bilmiyorum ben ac/dc highway to hell le Deep Purple büyüdüm babam saolsun zaten sevemezsem evde yaşayamazdm heralde en az 5 saat ac/dc çalardı babam evde |
|
#12
Gönderen
Yahnie
on
26-06-2006, 01:37
|
|
ac/dc insanın kendine yakışanı giymesidir. şöyle güzelcene çarpılsan alternate, direct currect'ı vucuda alsan; demezler mi "abi saçlar cok şahane olmuş" diye. derler tabi... rakınrol
şş neyse cidden super gruptur. |
|
#13
Gönderen
Recnes
on
12-08-2006, 13:17
|
|
DISCOGRAFİ
1975 High Voltage (Australia) 1975 T.N.T. 1976 High Voltage 1976 Dirty Deeds Done Dirt Cheap 1977 Let There Be Rock 1978 Powerage 1978 If You Want Blood You'Ve Got It [Live] 1979 Highway To Hell 1980 Back In Black 1981 For Those About To Rock (We Salute You) 1983 Flick Of The Switch 1984 '74 Jailbreak [EP] 1985 Fly On The Wall 1986 Who Made Who 1988 Blow Up Your Video 1990 The Razor's Edge 1992 Live [Live] 1995 Ballbreaker 2000 Stiff Upper Lip |
|
#14
Gönderen
hellori
on
12-08-2006, 14:52
|
|
bence çoook taşşaklı bir grup :ayy: bu yüzden dinlemiyormuyuz zaten :bıyık:ayriyetten TNT,back in black,highway to hell,dirty deeds done dirty cheap,born to be wild der susarım
![]() |