Pink Floyd
Biyografi
İlk albümden sonra, grubun kurucusu Syd Barrett, psikolojik sorunları oldupu gerekçesiyle gruptan kovuldu ve yerine David Gilmour gruba dahil edildi. Eğer Syd gruptan kovulmasaydı, belki de Pink Floyd için herşey daha farklı olacaktı, kim bilir?
İkinci albüm "A Saucerful Of Secrets" bir yıl sonra piyasaya sürüldü. Albüme adını veren parça, Pink Floyd'un caza yakın parçalarından biridir.
1969 yılında yayınlanan ve aynı adlı filmin soundtrack çalışması olan efsanevi albüm "More"u takiben, aynı yıl içinde, Pink Floyd'un ilk double albümü "Ummagumma" yayınlandı. İlk albüm bir konser kaydıyken, ikinci albüm yeni şarkılardan oluşmaktaydı.
Bir yıl sonra yayınlanan "Atom Heart Mother", Pink Floyd'un kötü müzik yapmasının imkansız olduğunu gösteriyordu adeta. 1971 yılının başındaysa, grubun ilk dönemini özetleyen, içinde "Arnold Layne", "Julia Dream", "See Emily Play", "Remember A Day" gibi şarkıların bulunduğu "Relics" albümü yayınlandı. Aynı yılın sonlarında doğru, Pink Floyd'un o güne dek yaptıpı en iyi albüm olan "Meddle" piyasaya sürüldü. 24 dakikalık efsanevi "Echoes", muhteşem melodisiyle "Fearless", ve David Gilmour'un harika vokalleriyle "San Tropez" albümün ağır toplarıydı.
"Meddle"ı takiben yayınlanan "Obscured By Clouds"dan sonra, 1973 yılında "Dark Side Of The Moon" albümü yayınlandı. "Money", "Us And Them", "Time" gibi herbiri birer başyapıt olan 9 şarkıyı içinde barındıran bu albümle Pink Floyd, Amerika listesinde de ilk kez 1 numaraya kadar yükselir. Bu albüm, ayrıca 30 milyonu aşkın satışıyla da bütün zamanların en çok satan albümü olur. (Daha sonra rekoru Michael Jackson'un Thriller albümü yeniden kırdı) Billboard Top 200 listesinde de 14 yıldan daha uzun bir süre kalarak başka bir rekor daha kırar bu albüm.
1975'te piyasaya sürülen "Wish You Were Here", iginde herbiri birbirinden güzel 5 şarkıyı barındıran bir başyapıttır. "Shine On You Crazy Diamond" ve müzik piyasasını eleştiren "Have A Cigar" defalarca ve defalarca hiç sıkılmadan dinlenecek şarkılardır.
Wish You Were Here'in ardından 1977 yılında yayınlanan insanları ve politikayı anlatan "Animals" albümü Pink Floyd'un belki de en güzel ve anlamlı albümüdür. 3. şarkı "Pigs" (ki bence Pink Floyd'un en görkemli şarkılarından biridir) politikacıları, "Dogs" politikacıların korumalarını, "Sheep" ise, politikacıların vaatlerinden bıkan ama seçim zamanı gelince yine aynı politikacılara oy veren insanları tasvir eder. "Pigs On The Wing" ise akıllı insanlardır, yani (Pink Floyd'a göre) anarşistler.
1979 yılında piyasaya sürülen "The Wall", Pink Floyd'un belki de Pink Floyd olarak yaptığı son albüm. Baştan sona grubun beyni Roger Waters'ın keskin zekasının ürünü olan 26 şarkının hepsi gerçek bir bütünlük içindedir, albüm bittikten sonra kendinizi 26 şarkılık bir albüm değil, tek bir şarkı dinlemiş gibi hissedersiniz. "The Wall" albümü her ne kadar günümüzde, biraz da "Another Brick In The Wall Part 2" şarkısının yardımıyla piyasaya düşmüş olsa da, hiç de pop bir albüm değildir, aksine pop-Amerikan kültürünün karşısına hedeflenmiş bir albümdür ve gerçek bir başyapıttır.
Bu albümden sonra Roger Waters, Pink Floyd'dan ayrıldığını açıklar. Bu, kuşkusuz, hayranları şok eder. Ama grup yoluna devam etmekte kararlıdır. 4 yıllık bir aradan sonra 1983'te yayınlanan "The Final Cut" albümüyle Pink Floyd, müzik dünyasının Oscar'ı sayılan Grammy ödül töreninde yılın en iyi albümü ödülünü kazanır. Bu ilginçtir, çünkü albüm her ne kadar belli bir seviyenin oldukça üstünde bir rock albümü olsa da, Pink Floyd'un belki de en zayıf albümüdür ve özellikle son 10 yılda yayınlanan önceki 4 albümle karşılaştırıldığında (Dark Side, Wish You, Animals, Wall) çok sönük kalmaktadır.
"The Final Cut"ı izleyen "A Momentary Lapse Of Reason"'da, David Gilmour gruba ağırlığını tamamen koyar. "One Slip", "Learning To Fly", "Sorrow" gibi harika rock şarkılarını içinde barındıran bu albüm çok iyi, ama bütünlükten yoksun bir albümdür. Bir örnek vermek gerekirse... Aynı U2'nun "Rattle & Hum"ı gibi. "Rattle & Hum" da çok iyi bir albüm. Ama sanki birşeyler eksik gibi. Bu duyguyu, "A Momentary Lapse Of Reason"ı dinlediğinizde de hissediyorsunuz. Nedir bu eksik olan şey? U2'yu bir kenara bırakıyorum. Konumuz Pink Floyd. Cevabımız ise, sanırım Roger Waters.
1989'da piyasaya sürülen double konser albümü "Delicate Sound Of Thunder"dan sonra uzun bir süre sesi soluğu çıkmayan Pink Floyd bu suskunluğunu 1994'te yayınlanan "The Division Bell" ile bozdu. Pink Floyd'un ilk zamanlarında yaptığı müzikten daha farklıydı "Division Bell"in müziği. Bu albümü çok sert eleştirenler oldu, Pink Floyd'un artık piyasaya düştüğünü söyleyenlerdi bunlar ve çoğu Syd Barrett'i David Gilmour'a tercih ederlerdi sanırım. Ama çok beğenenler de oldu. (açıkçası ben bu gruptayım) Çünkü albüm baştan sona oldukga anlamlı. Hem müzik hem sözler açısından. "Poles Apart", " A Great Day For Freedom", "Lost For Words" ve tabii ki "High Hopes" muhteşem şarkılar.
1995'te piyasaya sürülen double konser albümü "Pulse"dan sonra Pink Floyd yine bir uyku evresine girdi. Ne zaman uyanacak bilemiyoruz ama biz uyanmasını beklemeye devam edeceğiz. Yeni birşeyler için. Ünlü bir yazara bir röportajda, oğlunun nasıl biri olmasını istediği sorulduğunda şöyle cevap vermişti:
- Iyi bir meslek sahibi ve iyi bir aile babası olmalı. Insanları sevmeli ve herkese iyi davranmalı... Söylemeden edemeyeceğim; Pink Floyd da dinlemeli!
<< < Sonraki Sayfa: II (Sayfa 1 of 3) > >>
Syd Barrett in ayrılması ile bitti denilen Floyd halen günümüzde en çok dinlenen gruplardan birisi.
Radyolarda çalınması onun değerinden birşey alıp götürmediği gibi tersine değerine değer katmakta.
The Wall albumu bugune kadar yapılmış en iyi album bence.
Comfortably Numb , Wish you were here , Hey You , On The turning way , echoes , mother , eclipse , brain damage, time , goodbye blue sky şiddetle dinlemenizi tavsiye edeceğim şarkılar.
Bütün albumlerini indirmeniz sizin yararınıza olacaktır.
Aslında en kısa zamanda bir barla anlaşıp içmeye gidelim ve bütün akşam Floyd çalsın biz demlenelim...
Syd Barrett gruptan ayrıldıktan sonra grupta ona olan özlemi anlatır o şarkı.Yoksa haber almakla alakalı değil.
Syd gruptan ayrılıp kendini engin gökyüzüne doğru kalkışa geçirmiş.
the wall ise psycho bir film...
izledikten sonra kendine gelmek bayaa uzun sürüyo..
ben nerdeyim olayı...
(ilk postumuzuda atıverdik vatana millete hayırlı olsun)
| |
Benzer Başlıklar
En begenilen 10 Pink Floyd Sarkisi 1-Comfortably Numb 2-Echoes 3-Shine on you Crazy Diamond 4-Money 5-Sorrow 6-Set the controls for...
pink floyd mahkemelik bundan yıllaaar önce grubun another brick in the wall parçasında 'we dont need no education...'...
Pink Floyd ödüle doymuyor... Pink Floyd - 2005 UK Music Hall Of Fame Pink Floyd'un ödül aldığı tören 16 Kasım 2005 gecesi...
Pink Floyd Quiz Pink Floyd bilgilerimizi test edelim . Aslında çıkacak sonuç belli kimsenin şarkılarından ziyade PF...
> Pink Floyd köşem !!!< Kurtadam forumda açtığım Pink Floyd köşesi. Çok güzel ve değişik linkler var. Mutlaka ziyaret...














27 Ocak 1945 Pink Floyd grubunun bateristi Nick Mason (Nicholas Berekely Mason) dünyaya geldi.
28 Temmuz 1945 Pink Floyd üyelerinden Rick Wright (Richard William Wright)dünyaya geldi.
6 Şubat 1946 Pink Floyd gurubunun kurucusu Syd Barret(Roger Keith Barret) dünyaya geldi.
6 Mart 1946 Pink Floyd grubunun gitaristi ve üyesi David Gilmour dünyaya
geldi.