Janis Joplin
Biyografi
Bir öyküdür, bir şiirdir, acı bir çığlıktır Janis. Yazması değil anlatması zordur O’nu. Çok uğraştım fanzinin çıkışını 4 Ekim’e denk düşürmek için ama olmadı. Saçma sapan sözde Rock uğraşıları içinde unutuldu ölüm tarihi. Bir parti düzenledim onun için, son anda duyurduk insanlara. Aslında amacımız birkaç Joplin hayranı ile kendi aramızda Janis’ı anmak ve içmekti. İstedik ki başka Janis hayranlarıyla da tanışalım. Acele bir duyuru yaptık. Fazladan birkaç kişi geldi, eğlendik.
Kırmızı kağıda resimlerini büyüttük, astık barın bir köşesine. İki kokulu mum yaktık ve gece boyu tütsü. İnandırmaya çalıştık kendimizi, Janis aramızda diye. Ball and Chain parçasını hep bir ağızdan söyledik, sonra küfrettik erken ölümüne, kadere…
Bana onu yazmak kaldı şimdi, anlatmak dinlemek isteyen bir avuç insana. İşin en kolay yanı bu aslında. Oturunca mutlaka bir şeyler yazıyorum ama iş Janis’ı anlatmaya gelince kelimeler öyle yetersiz geliyor ki! Yapılası tek şey susup O’nu dinlemek…
19 Ocak 1941’de Texas’ta dünyaya geldi Janis. Doğduğu kasabada kimsenin gözüne batmadan yaşadı uzun bir süre. Folk ve Blues dinleyen genç Janis kasabada yaşayan diğer Blues meraklılarını keşfetmeye başladı zamanla ve her şey birden değişti. Artık sessiz sakin Janis yerine dilinden Bessie Smith, Odetta parçaları eksik olmayan, her zaman uykudan yeni kalkmış gözlerle etrafı süzen çiçek kızdı O.
Olan bitenden haberdar, sözünü sakınmayan Janis siyah hareketini de desteklemeye başlamıştı. Siyahi gırtlağını kanatıncaya değin bağırdı onlarla, onların hakları için. Beyaz leke dediler o dönem Janis’a. 1961 yılında okuduğu kolejden eve dönüş yaptı Janis. Artık hippie olmuştu O, içki içiyordu, içine kapanık olduğu dönemin en ayyuka çıkan tarihi 1961 yılında nasıl olduysa çevre rahatsız oldu O’ndan.
Los Angels’a kaçtı çalışmayı bahane ederek, çalışmadı tabi. Hippie’lerle olmak O’na büyük bir zevk veriyordu. 1962 yılında gırtlağında Blues nağmeleri kadar Rock nağmeleri de duyulmaya başlandı. Tabi ki yakın çevresince. Henüz bir iki seslendirmeyi göz önünde bulundurmazsak Janis sesini duyurmamıştı.
Walter Creek grubuna dahil oldu hemen, katıldıkları bir yarışmada derece aldılar. Janis’ın hayatını değiştiren bir olay oldu bu. Dereceye girmekten ziyade o gün sesi keşfedildi. Keşfeden bir plak şirketi sahibi değildi ama o dönemde bir şirketten fazlasını verecekti Janis’a.
1963 yılının kışında Janis ve Chet San Francisco’da soluğu aldı. Janis barlarda şarkı söyleyen, alkol ve uyuşturucuyu bolca kullanan, aç kalan bir hippie olmuştu artık. Bu nokta Chet Janis’a ne yapmıştı? İyilik mi, kötülük mü? Janis’ı şu an dinleyebiliyor olmanın bendeki hazzı ‘iyilik tabi’ diyor. Nitekim bir süre sonra Chet Janis’ın menajeri konumuna gelmişti ve Big Brother & The Holding Company ile yollarını birleştirmişti. Tabi işler okunduğu gibi hızlı ilerlemiyordu. San Francisco macerasının sonunda çok yorulan Janis Port Arthur da yaşamaya başlamıştı. Chet O’nu bir türlü geri dönmesi için ikna edemiyordu. Sonunda arkadaşını ( Travis ) yolladı ve Janis’ı San Francisco’ya getirtti.
Janis bir çöküntü yaşıyordu o dönem, her şey ters gidiyordu hayatında ve kullandığı zararlı maddeler iyice soldurmuştu Janis’ı. Big Brother & The Holding Company elemanları karşılarında süklüm püklüm, şişko, folk kültüründen kopmuş bir taşralı kız görünce başta James Gurley ( gitar ) olmak üzere grubu etkileyemedi.
Mikrofonu ele geçirince kabuk değiştiren Janis görünüşte iyi not almasa da artık grubun solistiydi. 1967 yılında Monterey Pop Festivalinde adını iyice duyurdu Janis. Grubuyla aldıkları albüm teklifi üzerine çalışmaya başlamışlardı ve sonuç 1967 yılında grupla aynı adı taşıyan albümün raflara yerleşmesiyle Janis adı bilinir oldu. Big Brother & The Holding Company 12 parçadan oluşan ve bence müthiş bir albümdür. Çünkü Janis albüme tüm nefretini kusarcasına katmış yorumunu. Kayıt bu günün şartlarında yetersiz tabi ama ruhu her şeyi silip atıyor. Bye, Bye Baby, Easy Rider, Call On Me, Women Is Losers ve Down On Me albümün dişe dokunur hitleridir bence. Blues-Rock kasırgası bir müddet Height-Ashbury caddesinde esti. Çoğu müzikle ilgilen kişilerin stand açıp akşama içki parası kazandıkları cadde Down On Me ile inliyordu.
1967 yazının başlarında Big Brother & The Holding Company Montreux Festivali’nde sahne aldı ve artık plak şirketleri tarafından resmen görücüye çıkmış bir grup olarak ele alındılar. Columbia Records’un teklifini kabul etti grup. Chet’in yerine Albert Grossman geçti ve grubu pazarlamaya başladı. Yeni albümün kayıtlarını tamamlar tamamlamaz New York’tan döndü grup. Janis üzerine artık herkes büyük konuşmaya başlamıştı. Sesi dinleyicilerince beleş mal olarak adlandırılıyordu.
Kırmızı kağıda resimlerini büyüttük, astık barın bir köşesine. İki kokulu mum yaktık ve gece boyu tütsü. İnandırmaya çalıştık kendimizi, Janis aramızda diye. Ball and Chain parçasını hep bir ağızdan söyledik, sonra küfrettik erken ölümüne, kadere…
Bana onu yazmak kaldı şimdi, anlatmak dinlemek isteyen bir avuç insana. İşin en kolay yanı bu aslında. Oturunca mutlaka bir şeyler yazıyorum ama iş Janis’ı anlatmaya gelince kelimeler öyle yetersiz geliyor ki! Yapılası tek şey susup O’nu dinlemek…
19 Ocak 1941’de Texas’ta dünyaya geldi Janis. Doğduğu kasabada kimsenin gözüne batmadan yaşadı uzun bir süre. Folk ve Blues dinleyen genç Janis kasabada yaşayan diğer Blues meraklılarını keşfetmeye başladı zamanla ve her şey birden değişti. Artık sessiz sakin Janis yerine dilinden Bessie Smith, Odetta parçaları eksik olmayan, her zaman uykudan yeni kalkmış gözlerle etrafı süzen çiçek kızdı O.
Olan bitenden haberdar, sözünü sakınmayan Janis siyah hareketini de desteklemeye başlamıştı. Siyahi gırtlağını kanatıncaya değin bağırdı onlarla, onların hakları için. Beyaz leke dediler o dönem Janis’a. 1961 yılında okuduğu kolejden eve dönüş yaptı Janis. Artık hippie olmuştu O, içki içiyordu, içine kapanık olduğu dönemin en ayyuka çıkan tarihi 1961 yılında nasıl olduysa çevre rahatsız oldu O’ndan.
Los Angels’a kaçtı çalışmayı bahane ederek, çalışmadı tabi. Hippie’lerle olmak O’na büyük bir zevk veriyordu. 1962 yılında gırtlağında Blues nağmeleri kadar Rock nağmeleri de duyulmaya başlandı. Tabi ki yakın çevresince. Henüz bir iki seslendirmeyi göz önünde bulundurmazsak Janis sesini duyurmamıştı.
Walter Creek grubuna dahil oldu hemen, katıldıkları bir yarışmada derece aldılar. Janis’ın hayatını değiştiren bir olay oldu bu. Dereceye girmekten ziyade o gün sesi keşfedildi. Keşfeden bir plak şirketi sahibi değildi ama o dönemde bir şirketten fazlasını verecekti Janis’a.
1963 yılının kışında Janis ve Chet San Francisco’da soluğu aldı. Janis barlarda şarkı söyleyen, alkol ve uyuşturucuyu bolca kullanan, aç kalan bir hippie olmuştu artık. Bu nokta Chet Janis’a ne yapmıştı? İyilik mi, kötülük mü? Janis’ı şu an dinleyebiliyor olmanın bendeki hazzı ‘iyilik tabi’ diyor. Nitekim bir süre sonra Chet Janis’ın menajeri konumuna gelmişti ve Big Brother & The Holding Company ile yollarını birleştirmişti. Tabi işler okunduğu gibi hızlı ilerlemiyordu. San Francisco macerasının sonunda çok yorulan Janis Port Arthur da yaşamaya başlamıştı. Chet O’nu bir türlü geri dönmesi için ikna edemiyordu. Sonunda arkadaşını ( Travis ) yolladı ve Janis’ı San Francisco’ya getirtti.
Janis bir çöküntü yaşıyordu o dönem, her şey ters gidiyordu hayatında ve kullandığı zararlı maddeler iyice soldurmuştu Janis’ı. Big Brother & The Holding Company elemanları karşılarında süklüm püklüm, şişko, folk kültüründen kopmuş bir taşralı kız görünce başta James Gurley ( gitar ) olmak üzere grubu etkileyemedi.
Mikrofonu ele geçirince kabuk değiştiren Janis görünüşte iyi not almasa da artık grubun solistiydi. 1967 yılında Monterey Pop Festivalinde adını iyice duyurdu Janis. Grubuyla aldıkları albüm teklifi üzerine çalışmaya başlamışlardı ve sonuç 1967 yılında grupla aynı adı taşıyan albümün raflara yerleşmesiyle Janis adı bilinir oldu. Big Brother & The Holding Company 12 parçadan oluşan ve bence müthiş bir albümdür. Çünkü Janis albüme tüm nefretini kusarcasına katmış yorumunu. Kayıt bu günün şartlarında yetersiz tabi ama ruhu her şeyi silip atıyor. Bye, Bye Baby, Easy Rider, Call On Me, Women Is Losers ve Down On Me albümün dişe dokunur hitleridir bence. Blues-Rock kasırgası bir müddet Height-Ashbury caddesinde esti. Çoğu müzikle ilgilen kişilerin stand açıp akşama içki parası kazandıkları cadde Down On Me ile inliyordu.
1967 yazının başlarında Big Brother & The Holding Company Montreux Festivali’nde sahne aldı ve artık plak şirketleri tarafından resmen görücüye çıkmış bir grup olarak ele alındılar. Columbia Records’un teklifini kabul etti grup. Chet’in yerine Albert Grossman geçti ve grubu pazarlamaya başladı. Yeni albümün kayıtlarını tamamlar tamamlamaz New York’tan döndü grup. Janis üzerine artık herkes büyük konuşmaya başlamıştı. Sesi dinleyicilerince beleş mal olarak adlandırılıyordu.
<< < Sonraki Sayfa (Sayfa 1 of 2) > >>
#2
Gönderen Lizard King
on
08-12-2003, 15:16
Mercedes Benz
Oh Lord, won`t you buy me a Mercedes Benz ?
My friends all drive Porsches, I must make amends.
Worked hard all my lifetime, no help from my friends,
So Lord, won`t you buy me a Mercedes Benz ?
Oh Lord, won`t you buy me a color TV ?
Dialing For Dollars is trying to find me.
I wait for delivery each day until three,
So oh Lord, won`t you buy me a color TV ?
Oh Lord, won`t you buy me a night on the town ?
I`m counting on you, Lord, please don`t let me down.
Prove that you love me and buy the next round,
Oh Lord, won`t you buy me a night on the town ?
Everybody!
Oh Lord, won`t you buy me a Mercedes Benz ?
My friends all drive Porsches, I must make amends,
Worked hard all my lifetime, no help from my friends,
So oh Lord, won`t you buy me a Mercedes Benz ?
That`s it!
Oh Lord, won`t you buy me a Mercedes Benz ?
My friends all drive Porsches, I must make amends.
Worked hard all my lifetime, no help from my friends,
So Lord, won`t you buy me a Mercedes Benz ?
Oh Lord, won`t you buy me a color TV ?
Dialing For Dollars is trying to find me.
I wait for delivery each day until three,
So oh Lord, won`t you buy me a color TV ?
Oh Lord, won`t you buy me a night on the town ?
I`m counting on you, Lord, please don`t let me down.
Prove that you love me and buy the next round,
Oh Lord, won`t you buy me a night on the town ?
Everybody!
Oh Lord, won`t you buy me a Mercedes Benz ?
My friends all drive Porsches, I must make amends,
Worked hard all my lifetime, no help from my friends,
So oh Lord, won`t you buy me a Mercedes Benz ?
That`s it!
süper ötesi aşmış hatun ...
Duyduguma göre Janis , Jimmy hendrix ile bir iddiaya girer : Hangimiz daha önce ölücek diye ve bu olaydan 3 4 ay sonra Hendrix over doze dan gider Janisin tepkisi : İddiayi kazandi Orospu Cocugu !!
Gerisi malum kendiside bi otel odasinda basi yataktan asaga sarkmis bacaklari yatagin ustunde 27 yasinda over doze dan gitmiştir , belkide ait oldugu tek yere ..
Cry baby belkide bir kadin vokalden duyabilceginiz en mukemmel aşk şarkısı , bir erkeğe yazilmiş .. Nereye gidersen git , kiminle beraber olursan ol yolun sonuna geldiginde yaninda birisini ararsan bana geri dönebilirsin çünkü içimde varolan bütün sevgiyi seni sevmeye adadim dior özetle ..
Beni belkide Janis aşktan dayanamayip öldü diye düşündüren bi şarkı bu ..
Duyduguma göre Janis , Jimmy hendrix ile bir iddiaya girer : Hangimiz daha önce ölücek diye ve bu olaydan 3 4 ay sonra Hendrix over doze dan gider Janisin tepkisi : İddiayi kazandi Orospu Cocugu !!
Gerisi malum kendiside bi otel odasinda basi yataktan asaga sarkmis bacaklari yatagin ustunde 27 yasinda over doze dan gitmiştir , belkide ait oldugu tek yere ..
Cry baby belkide bir kadin vokalden duyabilceginiz en mukemmel aşk şarkısı , bir erkeğe yazilmiş .. Nereye gidersen git , kiminle beraber olursan ol yolun sonuna geldiginde yaninda birisini ararsan bana geri dönebilirsin çünkü içimde varolan bütün sevgiyi seni sevmeye adadim dior özetle ..
Beni belkide Janis aşktan dayanamayip öldü diye düşündüren bi şarkı bu ..
#4
Gönderen Lizard King
on
14-12-2003, 00:19
Işin en ilginç noktası büyük ustaların hepsi Over Dozedan gitmiş mına koim.
Bigün ölmek istersem bende over doze u tercih ederim herhalde...
Bigün ölmek istersem bende over doze u tercih ederim herhalde...
#6
Gönderen princess of the darkness
on
16-04-2005, 12:37
60ların ve 70lerin en iyi sesine sahip kadını. mercedez benz'i onun gibi kimse söyleyemez. zenci gırtlagına sahip beyaz hippi kız.. bayağı erken gitmiştir...
en mukemmel şarkıları başta summertime, get it while you can, ball & chain, kozmic blues, misery 'n, mercedes benz, easy rider
en mukemmel şarkıları başta summertime, get it while you can, ball & chain, kozmic blues, misery 'n, mercedes benz, easy rider
#7
Gönderen Lizard King
on
16-04-2005, 17:01
Alıntı: princess of the darkness
60ların ve 70lerin en iyi sesine sahip kadını. mercedez benz'i onun gibi kimse söyleyemez. zenci gırtlagına sahip beyaz hippi kız.. bayağı erken gitmiştir...
en mukemmel şarkıları başta summertime, get it while you can, ball & chain, kozmic blues, misery 'n, mercedes benz, easy rider
Sadece 60-70 lerle sınırlamak ayıp oluyor bence 
#8
Gönderen princess of the darkness
on
16-04-2005, 19:35
60-70 arası dönem asıl populer olduğu zamanlar olduğu için söyledim dediğin gibi orası muhakkak.
#14
Gönderen Nightfairy
on
23-04-2007, 16:24
Ynt: Janis Joplin
bn bu kadını çok severim. soul un kraliçesidir bnce.sesine hayranım.
#16
Gönderen Thunderpeak
on
03-10-2007, 20:30
Ynt: Janis Joplin
Bu gece saat 24.00 dan itibaren herkesi kraliçeyi anmaya davet ediyorum 

| |












Cry Baby - Lyrics
Cry-y-y ... ha ha ha ha ... baby, cry baby, cry baby,
Welcome back home.
I know she told you,
I know she told you that she loved you
Much more than I do,
But I know she left you,
And you swear that you just don`t know why,
Well, honey I swear I`ll always be round
If you ever want me
Come on and cry, cry baby, cry baby, cry baby, yeah,
Oh, like you always seem to do.
Don`t you know,
Honey, nobody ever gonna love you
The way I try to do.
Who`ll be willing to take your pain
And all your heartache, too ?
Honey, I swear I`ll always, I`ll always be around
If you ever want me
Come on and cry, cry baby, cry baby yeah, cry baby, yeah,
Oh daddy, welcome back home, yeah.
I know when you`re sharp and round, babe,
Seems like the grass always looks greener,
When you`re looking over there in somebody else`s back-yard
So I know what you`re tryin` to tell me
When you say, mama, mama, mama, mama, mama,
I`ve gotta go out shopping for my life
I`ve gotta find my, my own true third eye,
Hare Krishna identity out there on the road there.
And although it may be comfortable here
Sleeping in all your nice bed with all those satin sheets
And all that nice fur, eatin` all that chicken
Gettin` stoned, havin` a good time I have to go and rough it
I have to go to Africa
Or I have to go to Omaha, or some place like that,
I have to find myself, you know what I mean ?
So there`s this stud, man, walkin` around the fuckin` highways of America with a pack on his back
Lookin` for his identity, right ?
Well, I want to say baby don`t you know you left your mama here all alone ?
You left your good lovin` mama right at home
And that should be identity enough for any man, ha ha ha!
So I said baby, I know that you`re gonna come home to me some day
And I`ll be able to tell when you walk in my front door
I do, I just do believe that I can be lookin` in your eyes
So Lord, you finally realize
So you can put your head on my shoulder, babe,
`Cause I know you got some more tears to share,
Come on, let it go,
So come on, come on, come on, come on, come on,
Honey, cry, cry baby, cry baby, cry,
Honey when you got some more tears to shed
Honey I won`t let a man stand in your way, babe,
You have to snap all your fear from the door house away dear
You just gotta let it go, baby, come on,
Honey cry, oh, cry to me baby.
Is it a hit or a miss ?