Bir insan hikâyesi

Bir insan hikâyesi Hakan Özkahya, inşaat teknikeriydi. İşsizdi. Bir gün tesisat teknikerliği işi buldu. "Nerede?" diye sordu. "Sibirya'da" dediler. Rusya'nın en doğusunda, buzlar üzerine kurulmuş Anadir'de ihale alan bir Türk

  #1  
Eski 09-02-2005, 01:40
Sound_Of_Silence nickli Ayya$'ın avatarı
-- kleitus --
 
Mekan: Khalkedon
Blog Başlıkları: 137
Bir insan hikâyesi

Bir insan hikâyesi


Hakan Özkahya, inşaat teknikeriydi.
İşsizdi.
Bir gün tesisat teknikerliği işi buldu.
"Nerede?" diye sordu.
"Sibirya'da" dediler.
Rusya'nın en doğusunda, buzlar üzerine kurulmuş Anadir'de ihale alan bir Türk
firmasında çalışacaktı. Isı -40 dereceydi. Kış 9 ay sürüyor, 3 ay gece olmuyordu.
Sivaslıydı Hakan... Bekârdı. 30 yaşındaydı. Para kazanıp bir hayat kurması
gerekiyordu. Kabul etti.
***
Anadir'de çalışma koşulları çok ağırdı. Rus işçiler haftada 6 gün, günde 8 saat
çalışarak 1000 dolar alırken, Türk işçiler o para için haftada 7 gün, günde 14 saat
çalışmak zorundaydı. Ayda sadece 1 gün izin vardı.
Yılmadı, çalıştı Hakan... Tekniker olarak işçilerden daha fazla kazanıyor, ayda 1500
dolar biriktirebiliyordu. Ama Sibirya'da, soğukta oksijensizlikten ciğerler büyüyor,
ciddi sağlık sorunları baş gösteriyordu.
2 yılın sonunda Türkiye'ye döndü. Sivas'ta iş kurmak istiyordu. Olmadı. Biriktirdiği
paranın bir kısmı hasta olan annesiyle babasının tedavisine gitti. O da İstanbul'a
yerleşmeye karar verdi. Orada bir ev alacak, iş bulacak ve aile kuracaktı.
***
Lakin biriktirdiği para, İstanbul'da ev almaya da yetmedi. İş de yoktu. Yine bir
gurbet işi bulabildi Hakan...
Afganistan'daki Amerikan askeri kampında iş alan bir Türk şirketi eleman arıyordu.
Bavulu toplayıp bu kez Afgan yollarına düştü.
Kutuplardan çöllere savrulmuştu. Herat'ta kuruluydu şantiye... Koşullar felaketti.
Çalışanlar sobasız hangarlarda yerde yatıyordu. Yetersiz besleniyor, üşüyorlardı.
Ayda 700 dolar içindi bunca eziyet...
3 ayın sonunda tedavi için izin aldı Hakan... En ucuz havayolu şirketinden
Türkiye'ye kestirdi biletini...
Uçağı geçen hafta Herat'tan havalandı. Kâbil'e yaklaşırken 104 yolcusuyla düştü.
Hakan'ın cesedi Kâbil'in doğusundaki bir karlı dağda bulundu.
***
Okuyup "Vah vah" deyip geçtiğimiz haberlerin arkasında yürek burkan insan hikâyeleri
gizli...
Sadece insan hikâyeleri de değil;
"Döviz geliyor" diye gurbette işçilerinin denetimsiz, sefil şartlarda çalışmasına
göz yuman bir ülkenin,
...ucuz işçilik sayesinde ihale alıp hiç gidip görmediği coğrafyalarda çalışanlarını
köle gibi çalıştıran şirket patronlarının,
...ucuza daha çok adam taşıyabilmek için bakım harcamalarından kısan "uçan tabutlar"ın,
...bu uçak firmalarını ve işçileri perişan eden şirketleri uyarmayan elçiliklerin,
...kendi canları pahasına kazanılmış başarı haberlerinde hiç adları geçmeyip ancak
kazada can verdiklerinde haber olabilen, kurtulduğunda ise kazandığını sağlık
harcamalarına döken "Allah'a emanet" yüz binlerce işçinin, mühendisin, teknisyenin,
...ve Anadolu'da onları bekleyen acılı yüreklerin de hikâyesi bu...
Bu ülkenin çocukları, yaban elde karın tokluğuna çalışan işçi, ırkçılarca linç
edilmiş gurbetçi, savaş bölgesinde katledilmiş kamyoncu, dönüş uçağında ikinci sınıf
yolcu olmaktan ne zaman kurtulacak?

Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Eski 09-02-2005, 02:49
heimdall nickli Ayya$'ın avatarı
Shirak
 
Mekan: Ansalon
Haklısın sonuna kadar ekleyecek birşey bulamıyorum!
bizim insanımıza biz değer vermez onu düşünmezssek başkası hiç düşünmez!
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Eski 09-02-2005, 09:13
byexpert nickli Ayya$'ın avatarı  
Mekan: boktan bir yer
hayat bi çığlık..
kimi kez daha uzun...kimi kez daha kısa ve sert...
herkesin dünyaya açılan penceresi...
yani analarının bacak aralarından gordukleri ilk manzara...
aslında sonu iyi bilinen bi felaket mujdecisi...
kimse zafer borusu öttüremez...sevinçlerini yayamaz ortalığa...
ve o zavallı analar da bilmezler elbet...
gözlerinden sakınarak 9 ay bedenlerinde taşıdıkları...
bu yavrucak aslında nasıl boktan...nasıl belalı bi işe bulaşıyor...

hey sen..!
yarın herşey güzel olacak..
inan istersen ama yalan söylüyorum...

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
hikayesi

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Başlık Başlığı Açan Forum Cevap Son Mesaj
Oedipus'un Hikayesi Cey FRP & Mithology 7 26-01-2008 16:41
bir bitişin hikayesi Raiden Echoes 0 28-08-2006 17:28
Bu Şehrin Hikayesi... kymophobia Echoes 0 10-02-2006 05:23
Aşk Hikayesi ParanoidAndroid Echoes 8 16-02-2005 15:41