John Fante Hakkında / Charles Bukowski

Aç, ayyaş ve yazar olmaya çalışan genç bir adamdım. Daha çok Los Angeles Halk Kütüphanesi'nde okurdum ve okuduklarım ne benimle, ne sokaklarla, ne de etrafımdaki insanlarla bağdaşıyordu. Herkes sözcük oyunları

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Beyin Fırtınası  »  John Fante Hakkında / Charles Bukowski

Cevap Yaz
 
LinkBack Konu Araçları Topiği Değerlendir Görünüş Şekli
  #1  
Eski 14-12-2004, 17:17
Cey nickli Ayya$'ın avatarı
Cey Cey şu an forumda değil
Psychocandy
 
Mekan: İstanbul
Blog Başlıkları: 56
John Fante Hakkında / Charles Bukowski

Aç, ayyaş ve yazar olmaya çalışan genç bir adamdım. Daha çok Los Angeles Halk Kütüphanesi'nde okurdum ve okuduklarım ne benimle, ne sokaklarla, ne de etrafımdaki insanlarla bağdaşıyordu. Herkes sözcük oyunları peşindeydi sanki, süslü cümleler kurup hiçbir şey söylemeyen yazarlar mükemmel addediliyordu. Yazıları beceri, kurnazlık ve biçim karışımıydı ve öğretiliyor, özümseniyor ve okunuyorlardı. Herkesin işine gelen bir tertiple, çok düz ve kurnaz bir Dünya Kültürü ile karşı karşıyaydık. Biraz kumar ve tutku bulabilmek için devrim öncesi Rus yazarlarına gitmek gerekiyordu. İstisnalar vardı, ama sayıları o kadar azdı ki bir süre sonra onlar da tükeniyor, kendini raflar dolusu can sıkıcı kitaba bularken buluyordun. Geçmiş yüzyılların edebiyatına ve bütün olanaklarına rağmen çağdaş yazarlar iyi değillerdi.

Raflardan çekip göz attıktan sonra yerine koyduğum kitapların sayısı bini geçer. Neden kimse bir şey söylemiyordu. Neden kimse haykırmıyordu?

Kütüphanenin başka odalarını da denedim. Din kitaplarının bulunduğu oda devasa bir bataklıktı-benim için. Felsefeye girdim. Beni bir süre için neşelendiren iki sert Alman buldum, sonra o da bitti. Matematik denedim ama yüksek matematik dinden farksızdı; üstümden kayıp gidiyordu. Aradığım mevcut değildi sanki. Jeoloji denedim; bir süre ilgimi çekti ama çok sürmedi. Cerrahi üstüne bir kaç kitap buldum, sevdim; sözcükler yeni, çizimler harikuladeydiler. Orta kolon ameliyatını özellikle sevmiş, ezberlemiştim.

Sonra cerrahiden de sıkılıp romancı ve öykücülerin bulunduğu büyük odaya döndüm. (Yeterince ucuz şarabım varsa kütüphaneye gitmezdim. Kütüphane içecek ve yiyecek bir şeyin olmadığı ve ev sahibesinin kira yüzünden peşinde olduğu zamanlarda gidilecek yerdi. Kütüphanede tuvalet ihtiyaçlarını görebiliyordun hiç olmazsa.) Kitapların üstünde kestiren berduşlar eksik olmazdı kütüphanede.

Büyük odada gezinmeye, raflardan aldığım kitaplardan bir kaç satır ya da bir kaç sayfa okumaya devam etti.

Derken bir gün bir kitap çektim, açtım ve kalakaldım. Bir kaç paragraf okudum. Sonra çöplükte altın bulmuş gibi kitabı masaya götürdüm. Cümleler sayfada yuvarlanıyorlardı, kayıyorlardı. Her cümlenin kendine özgü enerjisi vardı. Cümlelerin özü sayfaya bir biçim veriyordu; sayfaya oyulmuşlardı sanki. Duygusallıktan korkmayan birini bulmuştum sonunda. Mizah ve acı olağanüstü bir kolaylıkla içiçe geçmişti. O kitabın ilk sayfaları benim için çılgın bir mucizeydi.

Kütüphane kartım vardı. Kitabı alıp odama götürdüm, yatağıma uzandım, okumaya başladım ve çok geçmeden farklı bir üslup geliştirmiş biri ile karşı karşıya olduğumu biliyordum. Kitabın adı "Toza Sor" yazarı ise John Fante'ydi. Fante'nin yazarlığıma ömür boyu sürecek bir etkisi olacaktı. Toza Sor'u bitirdim ve kütüphaneye gidip diğer kitaplarını aradım. İki tane buldum; Dago Kırmızı ve Bahara Dek Bekle, Bandini. Aynı üslupla yazılmışlardı; kolayca ve yürekten.

Evet Fante beni çok etkiledi. O kitapları okuduktan kısa bir süre sonra bir kadınla yaşamaya başlamıştım. Benden daha ayyaştı ve korkunç kavgalar ederdik. Bazen ona, "Bana orospu çocuğu deme! Bandini'yim ben, Arturo Bandini!" diye bağırırdım.

Fante benim Tanrı'mdı ve Tanrı'ların rahatsız edilmeyeceğini, kapılarının çalınmayacağını biliyordum. Ama Angel's Flight'ın neresinde oturduğunu tahmin etmeye çalışır, hala orada yaşadığını düşlemeyi severdim. Hemen her gün oradan geçerdim. Camilla'nın tırmandığı pencere bu muydu? Lobi bu mu? Hiçbir zaman emin olamadım.

39 yıl sonra Toza Sor'u bir daha okudum. Fante'nin bütün kitapları bugün de tazeliğini koruyor. Ama benim favorim, Toza Sor, çünkü sihiri keşfettiğim ilk kitaptı. Dago Kırmızı ve Bahara Dek Bekle Bandini'den başka kitapları da var Fante'nin. Hayat Dolu ve Üzümün Kardeşliği. Şu anda Fante Bunker Hill Düşü adlı yeni bir roman yazıyor.

Fante'nin nihayet bu sene, çok farklı koşullarda tanıdım. Fante'nin öyküsü bu kadarla kalmıyor. Şanssızlık, bahtsızlık ve ender bulunan bir cesaretin öyküsüdür onunki. Bir gün anlatılacaktır, ama burada anlatmamı istemediğini hissediyorum. Ama şu kadarını söyleyeyim; sözü nasıl yazdıysa hayatı da öyle yaşadı; güçlü, iyi, yürekten.

Yeter şimdi kitap sizin.

Charles Bukowski
6.5.1979

Oh , Yeah ?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Eski 14-12-2004, 17:22
Cey nickli Ayya$'ın avatarı
Cey Cey şu an forumda değil
Psychocandy
 
Mekan: İstanbul
Blog Başlıkları: 56
SES / bukowski

Otur Stirkoff .
sagolun efendim
ayaklarini uzatabilsin.
cok lutufkarsiniz efendim.
Stirkoff , anladigim kadariyla adalet ve esitlik gibi konulari
irdeleyen yazilar yaziyormussun;cosku ve kurtulus hakki uzerine,
dogru mu Stirkoff?
evet efendim.
dunyada genis anlamda bir adalet saglanabilir mi sence?
hic sanmam efendim.
oyleyse bu boktan yazilari neden yaziyorsun?kendini iyi
hissetmiyor musun?
son zamanlarda pek iyi degilim efendim.deliriyorum gibi
geliyor bana.
fazlaca mi iciyorsun Stirkoff?
tabii efendim.
kendinle oynar misin?
surekli efendim.
...........
..........
hayatini en iyi sevismesini anlat.
dort-bes cig yumurta ve yarim kilo kiymayi dar agiz...
tamam tamam.!
oyledir efendim.
daha iyi ve adil bir dunya ozleminin aslinda curumeden ve
basarisizlik duygusundan kaynaklandiginin farkinda misin?
evet efendim.
baban kotu muydu?
bilmiyorum efendim
bilmiyorum ne demek?
yani kiyaslamak guc efendim,sadece bir babam oldu.
benimle kafa mi buluyorsun Stirkoff?
hayir efendim dediginiz gibi adalet yoktur.
...............
...........
sevgi baska nedir ki?
iyi bir seye onem verecek kadar sagduyu sahibi olmaktir.
kan bagi gerekmez.kirmizi bir deniz topu veya tereyagli
kizarmis ekmek de olabilir bu efendim.
tereyagli kizarmis ekmege ASIK OLABILECEGINI mi
soyluyorsun Stirkoff?
her zaman degil efendim, bazi sabahlarda , gunes isinlari belli
acidan gelirken olabilir,ask habersiz gelir gider.
bir insani sevmek mumkun mu?
iyi tanimadiginiz biri ise belki, ben insanlari pencereden
izlemeyi severim.
Sen bir korkaksin Stirkoff.
kesinlikle efendim.
senin korkak tanimin nedir?
bir aslanla silahsiz dovusmeden once tereddut eden insan .
peki cesur adam kimdir?
aslanin ne oldugunu bilmeyen adam efendim.
herkes aslanin ne oldugunu bilir.
herkes aslanin ne oldugunu bildigini sanir efendim.
.............
......
sen dar agizli vazolara fazla girip cikmissin Stirkoff.Her Seyin
dogru oldugunu anlamiyor musun? hicbir sey yanlis olamaz.
anliyorum efendim.olan olmustur.
............
....
ben USTUNUM, seni iskencelere yatiracagim, cigliklar atacaksin,
olumunu dileneceksin.
suphesiz efendim.
ben senin efendinim anlamiyor musun?
beni yonetebilirsiniz ,ama yapabileceginiz seyler ancak yapilabilir
seyler olacaktir.
.......
......
Bukowski

Oh , Yeah ?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Eski 15-12-2004, 09:42
Lilith nickli Ayya$'ın avatarı
1+1=Sonsuz..
 
Mekan: Istanbul
''Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, pek makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. Adi kadınlardan da hoşlanırım, çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendimesinden hoşlanmam.''

Adam kendini gayet iyi ifade ediyor ''Ölüler Böyle Sever''in arka kapak yazısında. Neden bilmem Bukowski her daim hem ilgimi çekmiş hem de beni iğrendirmiştir. Bu adamı seviyor muyum yoksa ondan nefret mi ediyorum bilemiyorum ama onu okumaktan alıkoyamıyorum kendimi.

Kelimeleri kullanma biçimine hayranlık duyuyorum. Belki onu değil kelimelerini seviyorum. Bilmiyorum garip işte.

Özgürlüğüne kavuşturulmuş hiçlik..

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Eski 15-12-2004, 21:52
shadow nickli Ayya$'ın avatarı
[ '_ ' ]
 
Mekan: çok söyledim sıkıldım
Charles Bukowski ölüler böyle sever diye bir kitabı vardı güzel öyküleri nasıl desem öyküleri biraz ... ımm uçuk gibi...

[COLOR="blue"]AŞK OLSA GEREK
Öyle tutkuluydun ki hayata başlarken...
Şimdiyse küçücük bir çiçek teselli ediyor seni...
Aradaki o büyük boşluğun adı,
aşk olsa gerek...
Cezmi ERSÖZ [/COLOR]

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
bukowski, charles, fante, john

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Başlık Başlığı Açan Forum Cevap Son Mesaj
Charles Dickens Sound_Of_Silence Mürekkep Hokkası 2 18-10-2007 12:23
Bukowski - Mahvolmuş Hayatlar scarecrow Beyin Fırtınası 3 26-10-2005 07:33
Bütün şarkılar Ray Charles için Lizard King Metal - Rock 2 22-06-2004 20:37