Ümit Yasar Oğuzcan

1926 - 22 Ağustos ` ta Tarsus ` ta dünyaya geldi. Babası Lütfi, anası Güzide. 1939 - Eskişehir İnkilap Okulunu, 1942 - Konya Askeri Ortaokulunu bitirdi. 1942 - Basında ilk

  #1  
Eski 17-11-2004, 04:34
Lizard King nickli Ayya$'ın avatarı
Gnik Drazil
 
Mekan: Istanbul
Blog Başlıkları: 236
Ümit Yasar Oğuzcan

1926 - 22 Ağustos ` ta Tarsus ` ta dünyaya geldi. Babası Lütfi, anası Güzide.

1939 - Eskişehir İnkilap Okulunu,

1942 - Konya Askeri Ortaokulunu bitirdi.

1942 - Basında ilk kez şiirleri Eskişehir Kocatepe ve Sakarya Gazetelerinde çıktı.

1944 - İstanbul , Varlık , Büyük Doğu v.b. dergilerde şiirleri çıkmaya başladı.

1946 - Eskişehir Ticaret Lisesini bitirdi. Aynı yıl Ankara ` da Osmalı Bankasına girerek bankacılığı iş edindi.

1947 - Babasının Eskişehir ` den Adana ` ya nakli üzerine Osmanlı Bankasından ayrılarak Adana ` da İş Bankasuna girdi. İlk kitabı İNSANOĞLU basıldı.

1948 - İlk eşi Özhan ` la evlendi. İkinci kitabı DENİZ MUSUKİSİ çıktı.

1949 - İlk oğlu Vedat dünyaya geldi.

1951 - Turgutlu İş Bankasına atandı.

1952 - İkinci oğlu Lütfi dünyaya geldi.

1954 - Ankara `da İş Bankası Genel Müdürlüğünde göreve atandı. Üçüncü kitabı DİLLERE DESTAN çıktı.

1955 - İlk taşlama, rübai ve dörtlüklerini yazmağa başladı. DOLMUŞ ve AŞKIMIZIN SON ÇARŞAMBASI adlı kitabları yayınlandı.

1956 - BİR DAHA ÖLMEK adlı kitabı yayınlandı.

1957 - KÖR AYNA ve İKİ KİŞİYE BİR DÜNYA adlı kitabları yayınlandı.

1958 - İlk yedi kitabını BENİ UNUTMA adı altında bir kitapta topladı.

1960 - KARANLIĞIN GÖZLERİ, SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM adlı şiir ve AKILLI MAYMUNLAR adlı ilk taşlama kitapları yayınlandı. İş Bankası Neşriyat Müdür Yardımcılığına atandı.

1961 - Ankara ` dan ve İş Bankasından ayrılarak İstanbul ` a yerleşti. Altı ay Yapı ve Kredi Bankasında çalıştı. Yazarlığa ve yayıncılığa başladı. ÜSTÜME VARMA İSTANBUL , YENİ DÜNYA REKORU , SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR adlı kitapları yayınlandı. İlk şiir plağı çıktı. Üç kez intiharı denedi, başaramadı.

1962 - İstanbul basınında (Hür Vatan, Hareket, Cumhuriyet, Akbaba, Yelpaze, Varlık vb.) şiirleri, taşlamaları yazıları ve röportajları yayınlanmağa başladı. SEVENLER ÖLMEZ ve ÇİGAN GÖZLER adlı kitaplarıyla ikinci şiir plağı çıktı.

1963 - İlk rubailer kitabı ÖTESİ YOK yayınlandı.

1964 - BİR GÜN ANLARSIN ve HÜZÜN ŞARKILARI adlı kitapları yayınlandı. Üç sayı Yergi - Dergi adlı bir mizah dergisi çıkardı.

1965 - SADRAZAMIN SOL KULAĞI, MİHRİBANA ŞİİRLER ve MEKTUPLAR adlı kitapları yayınlandı. Üç şiir plağı daha çıktı.

1966 - BİRAZ KÜL BİRAZ DUMAN , TAŞLAR ve BAŞLAR , İNŞALLAHLA MAŞALLAHLA, SENİ SEVMEK adlı kitapları yayınlandı. Akbank ` a girdi.

1967 - 25. Sanat yılı jübilesi İstanbul ` da yapıldı. İlk Avrupa gezisine çıkarak anılarını AVRUPA GÖRMÜŞ ADAM adı altında Cumhuriyet ` te yayınlandı ve kitap halinde çıkardı. SEN AŞK NEDİR BİLMEZDİN adlı kitabı çıktı.

1968 - BEN SENİ SEVDİM Mİ adlı kitabı çıktı.

1969 - TOPRAK OLANA KADAR , AŞK MIYDI O, GÖBEK DAVASI adlı kitapları çıktı. İkinci Avrupa gezisine çıkarak İngiltere ve Kuzey ülkelerine gitti. Akbank ` tan ayrıldı. Yeniden İş Bankasına girdi. İş Bankası Kültür Yayınları Müşavirliğine atandı.

1970 - Aşık Veysel ` in şiirlerini derleyerek DOSTLAR BENİ HATIRLASIN adı altında İş Bankası Kültür Yayınlarında çıkardı. HAKTAN YANA adlı kitabı yayınlandı. Enfarktüs geçirdi.

1971 - ÖNCE SEN SONRA SEN adlı şiir kitabıyla ŞAİRLERİN SEÇTİKLERİ adlı Antolojisi yayınlandı.

1972 - Rübailer kitabı İş Bankası Kültür Yayınları arasında çıktı.

1973 - Büyük oğlu Galata Kulesinden atlayarak ihtihar etti.

1975 - YALAN BİTTİ adlı şiir kitabı yayınlandı. İş Bankası Halkla İlişkiler Müdür Yardımcılığına atandı. Babsı öldü. Çağrılı olarak İran, Pakistan ve Kıbrıs ` a gitti.

1976 - İş Bankası İstanbul Parmakkapı Snat Galerisi ` nin yönetimini öteki görevlerine ek olarak üstlendi.

1977 - Kendi isteğiyle İş Bankasından emekli oldu. Tüm şiirlerinden yaptığı seçmeler ACILAR DENİZİ adı altında yayınlandı. Macaristan, Avusturya, Çekoslıvakya ve Romanya ` ya gitti.

1978 - İkinci eşi Ulufer ` le evlendi. EN ESKİ YALNIZLIĞIMDIR AŞK BENİM adlı şiir kitabı yayınlandı. SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR adlı nesir kitabı Anna Masala tarafından İtalyanca ` ya çevirilerek yayınlandı.

1980 - Ümit Yaşar Sanat Galerisini açtı. İtalya, Fransa ve İsviçre ` ye gitti.

1982 - 40. Sanat Yılını 1 kitap, 1 sergi ve 1 geceyle kutladı. Güldürü Üretim Merkezi (GÜM) ne girdi. Yeni yergileri Güneş Gazetesinde yayınlanmağa başladı.

1983 - DİKİZ AYNASI adlı taşlamalar kitabı çıktı. Tüm şiirleri 4 cilt olarak yayınlanmağa başladı.

1984 - Şair bu yılda özlemini haklı olarak duyduğu son nefesin mutluluğuna ulaştı.

* Şairin bazı şiirleri de İngilizce, Fransızca, Rusça, Yunanca, Almanca, Bulgarca, İtalyanca, Yugoslavca, Lehçe ve Arapça ` ya çevrilmiş, çeşitli antolojilerde yayınlanmıştır.

Antoloji.com'dan alıntıdır

People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Eski 17-11-2004, 04:36
Lizard King nickli Ayya$'ın avatarı
Gnik Drazil
 
Mekan: Istanbul
Blog Başlıkları: 236
Adak

Sana şiirler okuyacağım, gitme
Güneşler doğacak yalnızlığımdan
Sana bir ışık getireceğim
Büyük aydınlığımdan

Sana bir dolu umut getireceğim
Küçük ellerine sığmayacak
Sana Afrika gecelerini getireceğim
Sımsıcak

Sana çiekler getireceğim
bozulmuş güz bahçelerinden
Sana bir serinlik getireceğim
Yağmur tanelerinden

Sana avuç avvuç yıldız getireceğim
Güneşimden başka
Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim
Köpük köpük dalga dalga

Sana bir rüzgar getireceğim
Dağlardan, tepelerden
Gitme, sana zamanı getireceğim
Zamanın bittiği yerden

Ağıt

Her sey guzeldi bir zaman, cok once
Sehirler, insanlar, gunes deniz
Mutlulugumu gorebilirdiniz
Cokmeseydi icime bu son gece

Her sey bir anda bitmeseydi, yazik
Olmasaydi gencligime aptalca
Belki de o yerlere varirdik
O uzak daglara ulu: koskoca

Orada her sey degisirdi belki
Acardi umutlarimiz bakarsin
Ates rengi, kan rengi guller gibi
Topraginda kimbilir hangi askin

Oysa simdi nerdeyiz, neyiz bak
Her umut belirtisinden uzagiz
O sevilmis gozlerde saf ve berrak
Bir ayna bile yok bakacagimiz

Her sey kursuni bir renk almis, soguk
Bozkirlardir uzayan onumuzde
Kime baksan o yuz: veremli, soluk
Tek mavi kalmamis gokyuzumuzde

Her yerde bitmisligi guzelligin
Kum kamyonlari putreller betonlar
Sonra ta besikten mezara deggin
Sifirlar, yuzler, binler ve milyonlar

Hadi ol bakalim olebilirsen
Zincirlerle bagliyken yasamaya
Omuzla yukunu, hadi yalniz sen
Isterse gucun olmasin tasimaya

Yenik dusmusuz iste gercek ortada
Cokmus boynumuza zulmun elleri
Bir tutsak, bir dolap beygiri ya da
Bir mahkum gibiyiz kac yildan beri

Yargic hukmunu coktan vermis oku
Boynundaki yasamak fermanini
Yasamak sonra olmek; iki korku
Geri getirmezken bir anini

Terkedilmis sehirleri bilirsin
Bilirsin gomulmus uygarliklari
Ve dusun ki; patlamasi bilincin
Yirtmaya yetmiyor karanliklari

Oyleyse cek sapla goge bicagini
De ki; benim isim tanriliktan guc
Benim hem yuksek, hem en asagi
Iste ellerimde sonsuzluk ve hic

De ki; Omur verdin; en buyuk yalan
De ki; Beden verdin; ici bos ve kof
Iste! Yuce eserin, iste insan
Ve yirt gogsunu, bagir: Of Tanrim of.

Anılarda Yaşarken


Cekingen adimlarla sesiz ve urkek
Bir gun uzaklardan bir giz gibi geldin
O buyulu sarkilarini soyleyerek
Gencligimi geri getirdi ellerin

Sundun paha bicilmez guzellegini
Oylesine diri oylesine sicak
Boylesine bir mutluluk anladim ki
Omur boyunca bir kez yasanir ancak

Bir kez nefes aldigini anlar bir gun
Bir kez bir kisiyle insan butunlenir
Ozlem dedigimiz o hancer bir dusun
Bir kez saplanmak icin kac kez bilenir

Anilarsa bitmez bizimdir daima
Umulmadik yerlerde yeserir buyur
Yasamak bastanbasa yalan olsa da
O alir bizi uzaklara goturur

Emzirir gur memelerinden istekle
Biz farkina varmadan uzar omrumuz
Anilarda yasarken bir gun gelir de
Biz de biber ani olur oluruz.

Andıkca

Ne zaman seni dusunsem icim urperir
Seninle gecen her saat, her gun gelir aklima
Bir aksam vakti gelir bir deniz kiyisi gelir
O essiz hatiralar butun gelir aklima

Ne yapsam unutamam yasadigimizi
Sevgindi sevgilerin en yalansizi
Simdi nerde bir gul gorsem kirmizi
Dudaklarimi uzun uzun optugun gelir aklima

Bir ciban buyurcesine ortasinda gecenin
Dolar yuregime huznu seni sevmenin
Dunyada ne benim yerim var artik ne senin
Aglarim basucunda olumun gelir aklima.

Arayış

Bir tas zehir verin bana iceyim
Tek unutmak icin acilarimi
Baksana; kirdilar kapilarimi
Yagmalandi kalbim, omrum, herseyim
Kursuna dizdiler anilarimi
Yenik dustum bu savasta neyleyim
Bir mezar nasilsa iste oyleyim
Unuttum en guzel sarkilarimi
Gunduzu yok upuzun bir geceyim
Yitirdim umut kirintilarimi
Sevgimi, nesemi, butun varimi
Caresiz bir yoklugun icindeyim
Gomdum icime yikintilarimi
Ariyor bir yarim obur yarimi

People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Eski 17-11-2004, 04:38
Lizard King nickli Ayya$'ın avatarı
Gnik Drazil
 
Mekan: Istanbul
Blog Başlıkları: 236
Ben Seni Sevdim Mi?

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan; gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim, en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim bozbulanık gençliğimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni?

Bilir Misin?

Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin?
Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek...
Ama... Bir adım daha atamazsın.
Uzanıp tutamazsın;
Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
Planların, kaçışın, kurtuluşun
Ve deler sevgi dolu yüreğini
Sevgi bilmeyen bir kurşun.
Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin?
Batan bir gemiye el sallayamamak,
Oturup ağlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir tahta parçasını tutamamak,
Nedir bilir misin?
Sevmek nedir bilir misin?
Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır
Bütün benliğini sarar, ısıtır.
Her gülüşte yeniden doğarsın
Ve bin kere ölürsün her iç çekişte
Nasıl anlatsam bilmem ki.
Yani "sevmek" işte.
Duymak nedir bilir misin?
Duymak, ama anlatamamak
Çemberini kıramamak kelimelerin.
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek
"Seviyorum" diyememek
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?

People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend.


Son düzenleyen Lizard King : 17-11-2004 - 04:40
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Eski 17-11-2004, 13:09
Sound_Of_Silence nickli Ayya$'ın avatarı
-- kleitus --
 
Mekan: Khalkedon
Blog Başlıkları: 137
SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR adlı kitapları yayınlandı. İlk şiir plağı çıktı. Üç kez intiharı denedi, başaramadı ...gerçekden sahibini arayan mektupları okumanızı tavsiye ederim...isterseniz 1.mektup ikinci mektup yazarakdan bu 24 şiirlik kitabıda ulaşabilirsiniz...

1973 - Büyük oğlu Galata Kulesinden atlayarak ihtihar etti. ..(bunu bilmiyordum gerçekden...)

bilir misin şiirine ölüyorum zaten çok güsel özelliklede başı (bkz post #3 )

Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Eski 17-11-2004, 13:11
Sound_Of_Silence nickli Ayya$'ın avatarı
-- kleitus --
 
Mekan: Khalkedon
Blog Başlıkları: 137
Bir Gün Anlarsın



Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz
Ama yorgun
Ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden

Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın
.

Ümit Yaşar Oğuzcan

Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #6  
Eski 17-11-2004, 13:15
Sound_Of_Silence nickli Ayya$'ın avatarı
-- kleitus --
 
Mekan: Khalkedon
Blog Başlıkları: 137
GALATA KULESİ



6 Haziran 1973

Pırıl pırıl bir yaz günüydü

Aydınlıktı, güzeldi dünya

Bir adam düştü o gün Galata Kulesinden

Kendini bir anda bıraktı boşluğa

Ömrünün baharında

Bütün umutlarıyla birlikte

Paramparça oldu

Bir adam düştü Galata Kulesinden

Bu adam benim oğlumdu



Gencecikti Vedat

Işıl ışıldı gözleri

İçi

Bütün insanlar için sevgiyle doluydu

Çıktı apansız o dönülmez yolculuğa

Kendini bir anda bıraktı boşluğa

Söndü güneş, karardı yeryüzü bütün

Zaman durdu

Bir adam düştü Galata Kulesinden

Bu adam benim oğlumdu



"Açarken ufkunda güller alevden"

Çıktı, her günkü gibi gülerek evden

Kimseye belli etmedi içindeki yangını

Yürüdü, kendinden emin

Sonsuzluğa doğru

Galata Kulesinde bekliyordu ecel

Bir fincan kahve, bir kadeh konyak

Ölüm yolcusunun son arzusuydu bu

Bir adam düştü Galata Kulesinden

Bu adam benim oğlumdu



Küçücüktü bir zaman

Kucağıma alır ninniler söylerdim ona

Uyu oğlum, uyu oğlum, ninni

Bir daha uyanmamak üzere uyudu Vedat

6 Haziran 1973

Galata Kulesinden bir adam attı kendini

Bu nankör insanlara

Bu kalleş dünyaya inat

Şimdi yine bir ninni söylüyorum ona

Uyan oğlum, uyan oğlum, uyan Vedat.


(gerçekden iç burkucu)

Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #7  
Eski 17-11-2004, 13:17
Sound_Of_Silence nickli Ayya$'ın avatarı
-- kleitus --
 
Mekan: Khalkedon
Blog Başlıkları: 137
GERÇEKTEN SEVMEK
O durmadan kaçıyor;
sen ardından gitmiyorsan;

o günün her saatinde saklanıyor,
sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;

o sana acıların en büyüğünü tattırıyor,
sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;

boşuna aldatma kendini,
onu sevmiyorsun demektir.

Elindeki içki kadehinde,
dudağındaki sigarada ,
okuduğun kitapta,
mırıldandığın şarkıda,
söylediğin şiirde,
gördüğün rüyada
ve yaşaman için
ciğerlerine doldurduğun havada
o yoksa;
Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
onu sevmiyorsun demektir.

Renkler onunla değerlenmiyorsa,
örneğin onsuz kırmızı kırmızılığının,
mavi maviliğinin farkında değilse,
beyaz yalnız o giydiği zaman
güzelliğini haykırmıyorsa,
sabahları onu görünceye kadar
güneş doğmuyorsa
ve onsuz gökyüzü geceleri
aya, yıldızlara
hasret değilse
onu sevmiyorsun demektir.

Sokakta gördüğün her yüzde
ondan birşeyler aramıyorsan,
güzel bir manzara,
hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa,
uykudan uyandığın zaman
yaşamakta olduğundan önce
onu hatırlamıyorsan,
omuzlarına dökülmüş saçları,
bir sis perdesinin ardında
her zaman gülen,
ışık saçan gözleri
aklına gelmiyorsa,
durup durup avuçlarının
sıcaklığını özlemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Dünyada yaşıyan öteki insanların
senin için hala bir değeri varsa,
ona karşı tutumunu
toplumun köhne ve manasız
kurallarına göre ayarlıyorsan
ve açık açık
sanki var olduğunu haykırırcasına
sevgini söylemiyorsan;
Onu sevmiyorsun demektir.

Yok o senin için
herşeyden değerliyse,
gözünü yumduğun anda
onu görebiliyorsan,
o bütün şarkılarda,
bütün şiirlerde,
bütün resimlerde ise,
ona muhtaç olduğunu
söylemekten utanmıyorsan,
senin içten ve büyük sevgine
karşılık vermiyeceğinden
korkmuyorsan,
bütün bencil duygularından
sıyrılabilmişsen
onun için herşeyi,
ama herşeyi yapacak gücü
kendinde buluyorsan,
her hali sana
ayrı ayrı güzel geliyorsa,
karşısında kendini
bir çocuk gibi hissediyorsan,
istediği anda onun için
ölebileceksen,
onun için yaşıyorsan
ve yine onun için
bildiğin bilmediğin
bütün düşmanlıklara
karşı koyabileceksen,
o her geçen dakika
sende biraz daha büyüyorsa
ve kendi kendine bile
çok sevdiğini bütün
samimiyetinle,
inanmışlığınla
itiraf edebiliyorsan,
bir gün o seni hiç,
ama hiç sevmediğini söylese bile,
senin sevginde azalma olmayacaksa
ve ölünceye kadar onu aşkların
en ölümsüzü ile sevebileceksen;
işte o zaman
onu seviyorsun demektir.

O sana sevmeyi,
gerçek aşkı öğretti.
Sen onu hep sevecek
ve sevilmenin mutluluğunu tattıracaksın.

O, hiç sen olmasan bile,
seni bir parça sevmese bile...

Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım?


Son düzenleyen Sound_Of_Silence : 17-11-2004 - 13:28
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #8  
Eski 17-11-2004, 13:19
Sound_Of_Silence nickli Ayya$'ın avatarı
-- kleitus --
 
Mekan: Khalkedon
Blog Başlıkları: 137
MİLYON KERE AYTEN
Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi
Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
Şarkılar söylüyorum
Şiirler yazıyorum Ayten üstüne
Saatim her zaman Ayten'e beş var
Ya da Ayten'i beş geçiyor
Ne yana baksam gördüğüm o
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor

Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
Günlerden Aytenertesidir
Odur gün gün beni yaşatan
Onun kokusu sarmıştır sokakları
Onun gözleridir şafakta gördüğüm
Akşam kızıllığında onun dudakları

Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li
İki laf ederiz
Onu siz de seversiniz benim gibi
Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam
Alın tek kat elbisemi size vereyim
Cebimde bir on liram var
Onu da alın gerekirse
Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem
Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
Parasızlık da bir şey mi
Ölüm bile kötü değil
Aytensizlik kadar

Ona uğramayan gemiler batsın
Ondan geçmeyen trenler devrilsin
Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
Kapansın onu görmeyen gözler
Onu övmeyen diller kurusun
İki kere iki dört elde var Ayten
Bundan böyle dünyada
Aşkın adı Ayten olsun

Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #9  
Eski 17-11-2004, 13:23
Sound_Of_Silence nickli Ayya$'ın avatarı
-- kleitus --
 
Mekan: Khalkedon
Blog Başlıkları: 137
TESBİH
Sen giderken gözlerim dopdoluydu
Ve yağan yağmurla caddeler ıslak
Yokluğundan bir rüzgar esti hazin
Teselliler döküldü yaprak yaprak

Gökyüzünde bir bir söndü yıldızlar
Bir karanlık geldi gittiğin yerden
Ümitlerim vardı tesbih misali
Sen giderken dağılıverdiler birden.

******************************************

YAĞMURCU
bir yağmur mevsimi sevişmeliyiz seninle
o kapkara
o deliniş gökkubbenin altında
çılgınlar gibi
ıslak çimenlerin üstünde boyluboyunca

yağmur altında saatlerce günlerce
hep benim olmalısın böyle serin, böyle soğuk
baksana çıplak atlar üşüyor mu
ne boyunlarında atkı
ne üstlerinde yağmurluk

bir yaz elbisesi giy
öyle gel benimle yağmur altına
ayakların çamurlu
elbise tenine yapışmış olsun
hep böyle kadın
hep böyle istekli
ve gözyaşların yağmura ıslanmış olsun.

Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #10  
Eski 17-11-2004, 18:35
shadow nickli Ayya$'ın avatarı
[ '_ ' ]
 
Mekan: çok söyledim sıkıldım
BENİ UNUTMA

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile.
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma.

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm.
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma.

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yâr.
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma.

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm.
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma.

Hâlâ duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy.
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma.

Büyük acılarla tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel.
Ne olur tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma.

Ümit Yaşar Oğuzcan
bana bu şairi tanıtan sarhoş saol sana

[COLOR="blue"]AŞK OLSA GEREK
Öyle tutkuluydun ki hayata başlarken...
Şimdiyse küçücük bir çiçek teselli ediyor seni...
Aradaki o büyük boşluğun adı,
aşk olsa gerek...
Cezmi ERSÖZ [/COLOR]

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #11  
Eski 18-11-2004, 18:26
wolrath nickli Ayya$'ın avatarı
the kapitan
 
Mekan: ...denizyn diby...
ilk kızarkımın zorla okuttugu şair..


iyi yazar ama beni kasar :ığğğhh:

*wolrath the kapitan*

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
yasar

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Başlık Başlığı Açan Forum Cevap Son Mesaj
Ümit Yaşar Oğuzcan Sound_Of_Silence Mürekkep Hokkası 1 12-02-2007 16:42
Ahmet Ümit Sound_Of_Silence Mürekkep Hokkası 2 10-02-2007 18:49
Basketbol Ümit Milli Takımı Avrupa İkincisi Oldu ern Türk Ve Dünya Sporu 5 27-07-2006 12:35