Valla nasıl başlayacağımı bilmediğim konulardan birisi bu. Zira geniş ve bir o kadar da komplike. Öncelikle Türk forumlarını konu aldığımdan ve yabancı forumlarda az sonra bahsedeceğim manyaklıkları az gördüğümden pek
|
#1
| ||||
| ||||
| Forum Felsefesi, veya Genel olarak sanal komünitelere bir bakış. Valla nasıl başlayacağımı bilmediğim konulardan birisi bu. Zira geniş ve bir o kadar da komplike. Öncelikle Türk forumlarını konu aldığımdan ve yabancı forumlarda az sonra bahsedeceğim manyaklıkları az gördüğümden pek öyle evrensel bir yazı olmayacak... hoş yazdıklarımın kaçının evrensel olduğu ayrı bir soru ama neyse... başlayalım konumuza Forum dediğimiz şey kişilerin düşüncelerini yazdığı ve diğer katılımcıların da buna cevap verebildiği bir metadır. Konuşmanın düzenini sağlayan idarecileri ile katılımcılar birbirlerinin haklarına tecavüz etmeden ve herkes kendini güvende hissederek istediklerini söyler. Yani pratik olarak düşünce özgürlüğü ve eşitliği ortaya koyar, idareciler eğer kendilerini Sezar yerine koymazlarsa tabii. Eski Yunan'daki amfitheatrlar yerine şimdi sanal amfitheatrlarda tartışabildiğimizden artık aynı forumda birden fazla konu rahatça tartışılabiliyor. Ayrıca evlerimizin rahatlığında olduğumuzdan rahatlık konusunda da bir rahatsızlık hissetmediğimizi de söyleyebiliriz rahatça. (Bu cümlede bir yanlışlık var ama neyse...) Şimdi forumu ve niteliklerini biraz da olsa, en azından aklınızda canlanmıştır birşeyler eminim, tanımladıktan sonra gelelim bize... "Senin ananı bacını...", "Senden ayrıldım ama bak...", "Benim site süfer.." Türk toplumunun tartışma adabının çarçabuk birbirine bağrışmaları takip eden kavgalar olduğunu biliyoruz, en azından çoğunluk böyle. Şimdi bu temelin üstüne bir de fikirlerini paylaşmaktan korkan, eleştirilmekten tiksindiği için, düşünmekten korkan, sorumluluk getireceği için, bir gençlik kitlesini ekleştirin ve üstüne de sos olarak "internet... aa garı varmış burada Himmet abiii" koyun. Tartışmayı bilmiyoruz. Fikirlerimize körükörüne bağlanıp gerçekliğimizi, yanlış da olsa, bu fikirlerimize göre görmeye başlıyoruz. O yüzden birisi savunduğumuz, söylediğimiz, fikrin yanlış olabileceğini söylediğinde de düşman belliyoruz. Ama niçin? Körü körüne bağlanıyoruz zira bunlar bize her yerden defalarca empoze ediliyor ve bunu empoze edenler de bizim otorite figürü saydığımız kişiler, yani adlandırırsak annemiz, babamız, öğretmenimiz, televizyon, evet televizyon eğer unutmazsam o konuya da değineceğim yeniden, bu yüzden bu fikirlerin yanlış olma ihtimali o yüce olarak saydığımız kişilerin kutsallığını düşürdüğünden dini sayılabilecek bir öfke geliyor içimizden. Televizyon demiştim, bunu derken televizyon, radyo, gazete üçlemesinden bahsediyordum. Bu üçünün genelde sahipleri aynı kişiler olduğu için savundukları fikirler birbirlerini tamamlayıcı haldedir. Ve günümüzde süregelen dezenformasyon, "Televizyon yalan söylemez", ile iyice kendisini insanların kafasında yüksek bir yere oturtmaya başladı. Ne diyorduk... fikir üretemeyen insanlar, fikir üretenlere karşı kıskançlıkla karışık bir öfke duyarlar, o yüzden satırlarca "olmamış" veya argoyla süslenmiş olmamışlarla dolu postlar var. Çekememezlik bir diğer konu... Ayrıca hepimize empoze edilmiş bir diğer şey de bir grup olmaktan korkmamız. Yani bireylerin oluşturduğu ve herkesin eşit derecede önemsendiği bir komünite olmaktan korkuyoruz. Bunu da geçmişte yaşadığımız soğuk savaş ve darbelere verebiliriz. Zira tüm böylesi kurum ve kuruluşlar "gomonis yuvası" etiketi ile etiketlendirilip kapatıldı ve sahipleri hapishanelere yollandı. O dönemde yaşayan ve birer genç olan anne ve babalarımız ise bunun psikolojik travmalarını bize geçirdi gibi geliyor bana. Bu sadece bir teori ve önsezi ile atılmış bir teori... yanlış olduğunu düşünüyorsanız söyleyin nedeni ile beraber... Ha tabii forumun sağladığı anonimiteden yararlanıp rahatça yalan söyleyebilen ve bir nevi istemli şizofreniye kapılan insanlara ve hem gerçek hayattan hem de forumdan tanıdığı insanlarla arası bozulduğu zaman, bence tabii düşünce açısından kutsal topraklar sayılabilen forumları kişisel kavgalarına alet eden insanlara değinmeden geçemeyeceğim. Bunların birincisi; karaktersiz ve kendi hayatlarında dişe dokunur bir şeye sahip olmadıkları için kendi hayal dünyalarında, veya okudukları romanlardan, canlandırdıkları karakterleri sanal ortama yansıtırlar. Ve değişken havalarından da sezilebilir bu. Gömlek değiştirir gibi nick ve kişilik değiştirirler ve bunun yüzlerine vurulması onları öfkelendirir. Zira gerçek hayatta bir baltaya sap olamadıkları en güvenli kalelerinde, nette, yüzlerine vurulur. Bu da onları hem "kitleleri" gözü önünde küçük düşürür hem de dediğim karakterlerindeki boşluğu dolduran zehri saçmaya başlarlar. İkincisi ise hala büyüyememiş çocukların, ruhen değil zihnen, başvurduğu "bana ilgi göster" temalı bir saplantıdır. Türk forum toplumcuklarının yaşadığı bir diğer sorun ise,dünya genelinde zaten az olan ve Türkiye genelinde daha da az olan bayan katılımcıların etkisi ile testosteronik bir havaya bürünüp "kaldırma" diye tabir edilen salgına tutulmasıdır. Sonrasını zaten biliyorsunuz... yazıyı daha da şişirmeye gerek görmüyorum bununla. Ne yapılabilir peki Öncelikli olarak foruma gelen insanların yavaş yavaş birey, toplum ve fikir alışverişi konularına alıştırılıp kültürlenmelerine imkan sağlamaktır. Uyum sağlayacak olan zaten sağlayacak, sağlayamayacak olanlar da barınamayacaklardır, tabii burada forum yöneticilerine iş düşüyor. Ancak bana sorarsanız, bu sorunun, ve diğer çoğu toplumsal sorunun kaynağı, kişilerarası iletişimsizlikten kaynaklanıyor maalesef. Yani internet'te adam etmeye çalıştığınız bir insan, reel hayatta sizden öğrendiği şeyleri kullanmaya kalktığında dalga geçiliyor ve daha da beter oluyor. Düşünce'ye, insan'a ve kendimize olan saygıyı kazanmamız gerek. İnsanları çalıştıkları mesleklere, aldıkları eğitime göre sınıflandırmaktan ziyade herkesi eşit olarak görmemiz gerek. Ama maalesef bunu, özellikle, içinde bulunduğum gençlik kitlesinden göremiyorum. Ki bu toplumun içine gireceği şekli onların belirleyeceği düşünülürse bu bir ilerlemeden ziyade gerileme... Saygılarımla. Herşeyi sorgula... gerçek seni özgür kılacaktır.. |
|
#2
| ||||
| ||||
| Internette yer alan bir forum ve benzer olarak farkli insanların bir arada fikir alış-verişinde bulunduğu her ortam her türlü farklı tanıma açık olacaktır. Elbetteki genel bir yargı verebiliriz ama yine de bu yargı her insanın algilamak istediği şekilde değişim gösterir. Yani forumun tanımı hem çok genel hemde çok kişiseldir bence. Buna örnek vermek gerekirse farklı amaçları öne sürebiliriz. Bu amaçlar karşı taraftan bakan insanlar tarafından da farkli adlandirilabilir ama bir ortamın içeriğini belirleyen şey yazan insanlar olucağından bu kişilerin öne sürdükleri fikirler zaten bir forumun içeriğini oluşturacaktır. Elbetteki bu içeriğin oluşmasında belli yönlendirmeyi sağlayan şey forumun kuruluş amacı ve yöneticilerinin forumdan beklentileri olacağından forumların kuruluş amacı o forumun kalitesini belirlemede büyük etki gösterecektir. Forum aslında baktığınız zaman en güzel bir bar olarak tarif edilebilir bana göre. Bara giden herkesin farkli amacı vardır , farklı yerlerde farklı insanlar farklı şeyler konuşur . Kimisi işin geyiğindedir kimisi içip melankoli yapar kimisi çalan müzik için ordadır kimiside kız peşindedir. Foruma bir bar gözüyle baktığınız zaman hergun belli müdavimleri olan , farkli insanların ziyaret ettiği , kimisinin kaldiği bir yer olarak çok rahat görebilririz. Elbetteki barın kalitesini hem işletmenin özgünlüğü hemde hitap ettiği kesim belirliyorsa forumun kalitesini belirleyen aynı şey yani forum kullanıcıları olucaktır. Bir bara gittiğiniz zaman kapısında kimlik kontrolu belki yapılıyor ama görüntünüz çok extraordinary değilse şeklinize bakıp içeri girmeniz engellenmiyor ancak topluluk içerisindeki davranışlarınıza göre kalıp kalmayacağınızın hükmü verilebiliyor.Bara giden insanlar kendilerini kısa zamanda tanıtacak (en fazla 2-3 shottan sonra )ve karşılarındaki insanları da tanımak isteyeceklerdir. Bara gidip insanları tanıdıktan sonra , bara gidiş amaçları etkisini göstereceği için bulundukları ortamda kendilerini belli edeceklerdir . Kız için giden kızlara sırnaşır , muhabbetine giden kafasına göre takılır vs.. Insanların amaçları her ne olursa olsun dürüst bir şekilde ifade edildiği müddetçe karşılığında saygı görecektir . Demek ki bir forumda olması gereken veya insanların iç içe bulundukları her ortamda olması gereken şey aynı, o da; bireysel dürüstlük. Iletişim araçları arasında internet bugün en büyüğü olarak gösterilebiliyorsa insanların iletişimine olanak sağlayan forumlar herzaman olucaktır. Sadece karşımıza farklı isimler ve şekillerle çıkacaktır. Çünkü insanlar artık bu yolla iletişim kurmayı tercih ediyor. I was not, I was, I am not, I do not care |
|
#3
| ||||
| ||||
| Genel olarak bir forumda en gözüme batan ve beni rahatsız eden şey kişilerin gereksiz kendini ıspatlama çabaları oluyor. Bakıldığı zaman bir forumda göze çarpıp , herşeyi ben bilirim edalarıyla dolaşmak çok kolay. Neticede çok zorlarlarsa cevap vermeme yada google'dan 2 dk da arastirip yapiştirmak gibi seçenekler var. Bir de şu son zamanlarda sıkça başvurulan bir durum ; tartışılan konuyu ek$i sözlükte aratıp başkasının girmiş olduğu entryleri şahış ve nerden alıntı olduğunu belirtmeden yazmak. 'Çok ayıp' gibi yorumları bir kenara bırakıcam zira yetersiz kalıyor. Gerçek hayatla sanal arasında ki bağı kopartan şey ise , kendini ispatlama çabasının dibine vurmuş insanların takındığı hal ve tavırlardan dolayıdır. Onun dışında sanallığın yavas yavas gercek yerine gecmeye basladiğini düşünüyorum. Misal tv izleyerek ya da başka şeyler yaparak boşa geçirecegim vakti internette bir forumda geçirmeyi tercih ediyorum. Nedenleri basit, bir okadar içinden çıkılmaz ama hemen hemen hepimizin burda olma sebepleriyle aynıdır ; iletişim. Kişisel , toplumsal zevke ve tarza göre değişiklikler sunabilen bir iletişim üstelik. Siber alemden tamamen sanal bir dünya mı yaratılmaya çalışıldı yoksa herşeyin henüz tam oturmamış olmasından internette olabilecek herşeyin gerçek dışı olacağı mı öngörüldü bilmiyorum ama kafamıza internetin yapay olduğu sokuldu. Bundan gaza gelen ve kendinden bir kahraman yaratmak isteyen insanlar var , herşeyi yapabileceklerini sanıyorlar. Sanırım farkında olmadıkları bir gercek var o da, sanal dünya dediğimiz yer , günden güne hepimizin gerçekliğimiz haline geliyor. Burda vakit geçiriyoruz , burdan tanıştığımız insanlarla konuşuyoruz ve sanal olanı gerçeğe çeviriyoruz. Egolarıyla ellerinde bir oyuncak gibi oynayan insanlar ise yarattıkları sahte kahramanlar ve kendi eziklikleri arasında sıkışıyor. Ne gerçekte oldukları gibi olabiliyorlar nede sanal dedikleri hayal dünyalarında. Oysa sanal , hayal dünyası olmaktan çoktan çıktı. I was not, I was, I am not, I do not care Son düzenleyen Serenity : 01-09-2004 - 07:34 |
|
#4
| ||||
| ||||
| Canımız ülkemizde herşeyin olduğu gibi internetin de suyu çıkarılmakta. Yıllarca süren ve hala devam etmekte olan irc furyası insanları "sosyalleştirir gibi yaparak asosyalleştirme" eyleminin ilk halkasıydı. Ülkemizde internet oluşumlarının gerisine bakacak olursak çok güçlü bir bulletin board altyapısı görürüz. Herşeyin günümüzden çok daha içten yaşandığı ve kalabalık olmayan bir çağdaki bbsler zamanla yerlerini internete, irc ye, news serverlarına ve forumlara bıraktı. Kısacası internet, doğraken küçük ama sağlam bir topluluğu da yutarak beslendi ülkemizde. Memleket sınırları içerisinde internet toplulukları bazında yapılan işlerin tümünün kötülenemeyecek olmasının sebepleri de buna yakındır belki; birilerinin birşeylerin ta başından beri içinde olması, seviyeyi nasıl koruyacağını bilmesi, kısaca altyapısını oluşturduğu bu topluluğun iyi modere edilmesi. Mobil çağda artık herkesin cep telefonu ve bir şekilde (az veya kısıtlı imkanlarla da olsa) internet erişimlerinin olacağını düşünürsek, internette sinir bozucu, can sıkıcı ortamlarda bulunma veya rahatsızlık verici insanlarla tanışma ihtimalimiz çok yüksek demektir. Burada bu tip insanların salaklıklarını sıralamak yerine, yine aynı sebepten, internetteki, tanışmak isteyeceğimiz insanların sayısının da yüksek olabileceğini düşünmekten yanayım. Topluluk moderasyonuna gelince, bu konuda asıl zorluklar başlıyor. Huzuru bozmadan seviyeyi korumak, insanları sıkmadan, kaçırmadan "ortamı" sürdürmektir önemli olan. Ayrıca burada benim görüşüm insanların birbirlerini fazla tanımadan gerçek hayatta görüşmesine cesaret vermemek olacaktır. Bu noktada en iyi moderasyonun en az hissettirilen olduğunu düşünmüyorum, bence bu gibi topluluklarda kimi zaman otoriter, ancak çoğu zaman toplulukla aynı seviyede; her zaman yapıcı ve dürüst olmaya çalışan bir takım olmalı. Ek olarak internet topluluklarının bireylerinin kültürünü artırma gibi çalışmalar yapmasından çok, yakın kültür, bilgi ve seviyedeki insanları biraraya çekmeye çalışmasının toplulukların ömrünü uzatacağını düşündüğümü söylemek isterim. Son düzenleyen siempre : 01-09-2004 - 21:29 |
|
#5
| ||||
| ||||
| Burada duruma el atarak herkesin bildiği internetin kısa kronolojisini tekrar etmek istiyorum Arpa.net->Ascii Pron->Chat->Virtual Pron->Warez->Pron Movies Görüldüğü üzere internet pron üstüne kurulmuş askeri bir oluşumdur. Yani, askeri terimleri biraz geri alırsak, Eski Dünya ordularının %50 başka ülkelerin kadınlarına tecavüz etmek için askere katılan bireylerden oluştuğundan, askeri bir haber ağının zaman içerisinde pron tabanlı olması doğaldır. Kendimi kanıtladığıma inanıyorum, genç bağanlar ö.m atabilir. [COLOR=DarkSlateBlue]Yarım cümlelerin sonuna konan birden fazla nokta "Ve atına binip gün batımına doğru sürdü" efekti vermemektedir.[/COLOR] |
|
#6
| ||||
| ||||
| Alıntı:
Herşeyi sorgula... gerçek seni özgür kılacaktır.. |
|
#7
| ||||
| ||||
| Yazı Lizard King tarafından silinmiştir. Silinme sebebi konu ile alakası olmamasıdır. Ubi dubium ibi libertas Son düzenleyen Lizard King : 11-09-2004 - 20:45 |
|
#8
| ||||
| ||||
| süper desteksiz attın güzelim... desteksizden de öte bir atış bu. Bu iki eleman kavgalı modunda olabilir fakat ikiside bir birinin yazısını çalmaz, çalamaz... [COLOR=DarkSlateBlue]Yarım cümlelerin sonuna konan birden fazla nokta "Ve atına binip gün batımına doğru sürdü" efekti vermemektedir.[/COLOR] |
|
#9
| ||||
| ||||
| Yazı Lizard King tarafından silinmiştir. Silinme sebebi konu ile alakası olmamasıdır. Ubi dubium ibi libertas Son düzenleyen Lizard King : 11-09-2004 - 20:46 |
|
#10
| ||||
| ||||
| afedersinde ikisinide tanıyorum benzer bir yazı yazdı hatta 3-4 kere yazdı; Alıntı:
[COLOR=DarkSlateBlue]Yarım cümlelerin sonuna konan birden fazla nokta "Ve atına binip gün batımına doğru sürdü" efekti vermemektedir.[/COLOR] |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
| |
| | ||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Sanal Porno'ya Sanal Kalkan | Blade Knight | High Tech | 2 | 02-08-2006 11:03 |
| Genel Olarak Forumcu Tipleri:) | starlyfe | Road Trip | 28 | 19-06-2006 16:18 |
| Yardim // Eski forum - Yeni forum | void | Duyurular - Şikayetler | 12 | 02-04-2004 21:17 |