İsa peygamberi çarmıhtan indiren havarilerinden biri, el ve ayaklarındaki çivileri söktükten sonra saklamış. Bu çiviler daha sonraki yıllarda Bizans İmparatorluğu'na teslim edilmiş. Bizans imparatorlarından biri, sonsuza kadar korunabilmesi için Hz
|
#1
|
||||
|
||||
|
efsaneler
İsa peygamberi çarmıhtan indiren havarilerinden biri, el ve ayaklarındaki çivileri söktükten sonra saklamış. Bu çiviler daha sonraki yıllarda Bizans İmparatorluğu'na teslim edilmiş. Bizans imparatorlarından biri, sonsuza kadar korunabilmesi için Hz İsa'nın çivilerini Çemberlitaş'ın temeline gömdürtmüş. Bu paha biçilmez çiviler hala Çemberlitaş'ın temelinde gömülüymüş.
Bu efsaneyi Sky Walker gönderdi. Beşiktaş'taki sütuna benzeyen ne idüğü belirsiz anıt, aslında bir füze rampasıymış. O yüzden silindir şeklinde yapılmış. Nüfus sayımı yapılırken, sabaha karşı kimsenin göremeyeceği bir saatte içine füze yerleştirilmiş. Füze yerleştirme harekatı çok gizli yapılmış ama bir şekilde bu bilgi sızdırılmış. Bu dedikodunun doğruluğunu araştırmak isteyen iki kafadar, anıtı incelemeye karar vermiş. Ancak anıtın etrafında dolanırlarken iki sivil polis tarafından anında gözaltına alınmışlar. Bu efsaneyi İlker Özcan gönderdi. Sağolsun, varolsun Efsaneye göre, İstanbul’un altı birbirine bağlı tünellerle kaplıymış. Hatta bu dehlizlere Yerebatan Sarayı’nın gizli bi yerinden de giriliyomuş ve tünel denizin dibinden devam edip taaa Kınalıada’ya kadar gidiyomuş. Tüneller Kapalıçarşının altından da geçiyomuş taabi. Hatta şu an, Çarşı’nın gizli tutulan bi yerinden girilebiliyomuş bu tünellere. Buralarda yemek takımı üzerine çalışan gümüş kaplama atölyeleri varmış. Yerin dibindeki yere ruhsat verir mi belediye? Heepsi kaçakmış bunların. Çalışanlara da işe başladıkları gün, dehlizlerden kimseye bahsetmeyeceğine dair Kur’an’a el bastırılıyomuş. Tüneller çarşının altından başka yerlere doğru da gidiyomuş ama buraları kullanmak kesinkes yasakmış. Bi keresinde biraz Kolomb ruhlarından, çokça da hazine meraklarından, (çünkü hep, “ilerler hazinelerle dolu o’lum” geyiği yapılırmış bu atölyelerde) üç-dört işçi çocuk denemiş ilerilere gitmeyi. Dehlizler labirent gibiymiş. Çocuklardan sadece biri geri dönmeyi başarmış, diğerleri yollarını bulamayıp tünellerde kaybolmuş. Dönen çocuk da (Allah muhafaza) aklını oynatmış. Çünkü ileriki kısımlar, iskeletlerle, insan boyunda böceklerle, farelerle filan doluymuş. Bu çocuk bi daha hiç “yeryüzüne” çıkmamış. Büttün gün dehlizlerdeki atölyelerde filan dolaşıyomuş, kim ne verirse onu yiyip, gece de artık ner’de sızarsa or’da uyuyomuş. Arada da yine tünellerin ilerilerine gidip bi’kaç gün kayboluyomuş ortalıktan. Döndükten sonra hiç bi’şey yiyip içmeden ööyle bi noktaya bakıp duruyomuş günlerce. [FONT=Courier New][COLOR=Purple]TOUT VA BİEN...[/COLOR][/FONT] |
|
#2
|
||||
|
||||
|
bir rivayete görede isaya çakılan 3 çivi nin isimleri ha- şa- tan dır bu kelimeleri birleştirdiğinizde HAŞATAN ibranicedeki anlamı çıkar =şeytan
haşatan kelimesi dünyadaki şeytanın ilk ismidir |
|
#3
|
||||
|
||||
|
pertev naili boratav efsaneler için şöyle der:
efsaneler, halkın çaresizliklerini, umutlarını, özlemlerini, dünya görüşlerini bütün öteki halk edebiyatı türlerinden daha keskin belirtiler, çünkü inanış konusudurlar büyük bir bölüğüyle. ...efsanelerin inanç konusu olanları, ancak o inançların sürüp gitmesini sağlayan şartlarla birlikte ortadan kalkacaktır. o şartları ortadan kaldırmadan efsanelerin saçmalığı, zararlılığı üzerinde durmanın faydası yoktur."
[B]Adını sonsuzluk olarak değiştirdim. |
![]() |
| Etiketler |
| efsaneler |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|