Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu,
Komşuyuz yaka yakaya
Birbirine karışır tavuklarımız
Bilmezlikten değil,
Fıkaralıktan
Pasaporta ısınmamış içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz,
Gayrı eşkiyaya çıkar adımız
Kaçakçıya
Soyguncuya
Hayına...
Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...
Vurun ulan,
Vurun,
Ben kolay ölmem.
Ocakta küllenmiş közüm,
Karnımda sözüm var
Haldan bilene.
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardaşını
Üç nazlı selvi,
Ömrüne doymamış üç dağ parçası.
Burçlardan, tepelerden, minarelerden
Kirve, hısım, dağların çocukları
Fransız Kuşatmasına karşı koyanda
Bıyıkları yeni terlemiş daha
Benim küçük dayım Nazif
Yakışıklı,
Hafif,
İyi süvari
Vurun kardaş demiş
Namus günüdür
Ve şaha kaldırmış atını.
Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...
Ahmed Arif
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Çayır çimen olayım
Aman baldıran değil
Yol altında kalacaksam
Gelin arabaları geçsin üstümden
Çelik paletler değil
Üstümde çocuklar koşuşsun
Ne kaçan ne kovalayan
Askerler değil
Kerpiç yapacaksanız beni
Okullarda kullanın
Ceza evlerinde değil
Soluğum tükenmez de kalırsa
Islık öttürsünler
Aman ha düdük değil
Kalem yapın beni kalem
Şiirler yazın sevgi üstüne
Ölüm kararı değil
Ölünce yaşamalıyım defne yapraklarında
Sakın ola ki
Silahlarda değil.
AZİZ NESİN
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Bunca zamandır nerede olduğumu soracak olursan
"Oldu birşeyler" demeliyim
oturmalıyım bir taşa
kararan dünyada,
kendini yemiş bitirmiş bir nehirde.
Korumasını bilmiyorum yitirdiklerini kuşların
Geride bıraktığım denizi
ya da çığlığını kızkardeşimin.
Nedir bu toprağın zenginliği?
Gün neden günle kapanıyor?
Neden karanlık gece çalkalanıyor ağzımda?
Ve ölüm neden?
Nereden geldiğimi sormayacak mısın?
Anlatayım sana;
Kırık şeyleri
Acılı kapları
Sık sık tozlanan koca sığırları
ve tutulu kalbimi.
Bunlar ne belleğimizde uyanan sarı güvercinler,
ne de anılardır kuşaktan kuşağa akan.
Ağlayan yüzlerdir bunlar,
Parmaklardır gırtlağımızdaki,
ve toprağa düşen yapraklardır.
Yiten günün karanlığıdır.
Yeşertir kaleleri hüzünlü kanımızdaki.
İşte menekşeler ve işte kırlangıçlar,
Sevdiğim her şey
Tatlı mesajlar veren günbegün
açıkta zaman
tatlılığı artan.
Kaçamayız biz; Dişlerimizin arasından:
Neden kemiriyor boşa giden zaman
sessizlik kabuğunu?
Ne yanıt vereceğimi bilmiyorum.
O kadar çok ki ölümüz
Ve o kadar çok ki kızıl güneş önünde setler
Ve o kadar çok ki çarpık kabuklu başlar
Ve o kadar çok ki öpücüklerimizi engelleyenler
Ve o kadar çok ki unutmak istediklerim.
pablo NERUDA
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Başlayan bi şey vardı unuttum
Anımsamaya çalışıyorum şimdi
Emekdar kelimelerle;
Bahar
Gençlik
Bebek
Çiçek
Deniz
İşçi
Bağımsızlık
Özgürlük
Eşitlik
Aşk
Mezarımda dönüyorumda
Yuvarlanıyorum baştan kıça
Kalfattan yeni çıkmış bi tekne
Dalga olmayan dalgaların üstünde...
Can (YÜCEL) Baba
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Zaman sensin
Zaman kadındır ister ki hep okşansın
Diz çökülsün hep
Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına.
Bir taranmış
Bir upuzun saç gibi zaman
Soluğun buğulandırıp sildiğin ayna gibi.
Zaman sensin, uyuyan sen
Şafakta ben uykusuz seni beklerken
Sensin gırtlağıma dalan, bir bıçak gibi...
Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
Bu mavi çanaklarda kan gibi
Durdurulmuş zamanın işkencesi
Ah bu daha beter işkence hiç mi hiç giderilmemiş istekten
Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
Daha beter seni kaçak
Seni yabancı bilmekten
Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
Tanrım ne ağırdır sözcükler
Asıl demek istediğim bu.
Hazzın ötesinde sevgim
Hiç bir zararın erişemeyeceği yerde bugün
Sevgim
Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
Boğulurum soluk alıp vermesen
Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın.
......
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Korkuyorum senden
Korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri
El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan
Korkuyorum senden.
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Kapat kapıları
Ölmek daha kolaydır sevmekten
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
Sevgilim.
ARAGON
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Düşünmeden, acımadan, utanmadan
kocaman yüksek duvarlar ördüler dört yanıma.
Ve şimdi oturuyorum böyle yoksun her umuttan.
Beynimi kemiriyor bu yazgı, hep bu var aklımda;
oysa yapacak bunca şey vardı dışarda.
Ah, önceden farketmedim örülürken duvarlar.
Ama ne duvarcının gürültüsü, ne başka ses.
Sezdirmeden, beni dünyanın dışında bıraktılar.
Constantino KAVAFIS
Mekan: Ankara
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi
Bir bıçağın ağzında yürür gibiydin
Demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında
Gözlerinde karanlığı dar hücrelerin
Seni görür görmez özgürlüğümden utandım
Söyle ne içersin, çay mı kahve mi
Çok değişmişsin birden tanıyamadım.
Saçların uzundu, omuzlarına akardı
Gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından
Onlar mı kestiler, sen mi kısalttın
Gülerdin, içimize aylar doğardı
Görünmez dağların arkasından
Eski gülümsemeni beyhude aradım
O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi
Çok değişmişsin birden tanıyamadım.
Bir çay içer misin, yoksa kahve mi
Kibritim yok, demek cigaraya başladın
Ellerin de titriyor, bir şeyin mi var
Böyle bir kız değildin sen eskiden
Sana ne yaptılar, sana ne yaptılar?
Kirpiklerin ıslanıyor durup dururken
O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi
Çok değişmişsin birden tanıyamadım.
Atilla Ilhan
Mekan: İstanbul
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Daha ne kadar şarap içmeliyim,
Ya bu gece kopmalı kıyamet, Yada ben erkenden ölmeliyim...
(Ümit Özkan)
aldık yine nasibimizi hüzünden
işte geldik gidiyoruz
sevinsin...
oysa ne güzel başlamıştı hikaye
şerbet gibi bir gök üzerimizde... şairi hatırlamıyorum
birde küçük iskenderin can yücel yazdığı can babaya isimli şiirinden çok sevdiğim bir bölüm:
ne zaman bir yaprak düşse s.kim kalkar benim
ne zaman dalgalansa deniz..
...
s.kimi kaldırmayan cenazemi hiç kaldırmasın.
Son düzenleyen Arturo Bandini : 05-12-2006 - 14:37.
[ '_ ' ]
Mekan: çok söyledim sıkıldım
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Öyle tutkuluydun ki hayata başlarken...
Şimdiyse küçücük bir çiçek teselli ediyor seni...
Aradaki o büyük boşluğun adı,
aşk olsa gerek...
Cezmi ERSÖZ
SENİN OLMADIĞIN YERDE
Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa
ben koca bir hayat sığdırdım...
Beni sevmemene isyan edip kaçmak,
sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,
ruhumun en büyük yanılgısıydı...
Hayat bana en acımasız yüzünü
sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi...
Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
hayata başladığım yerde,
kalbindeyim...
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum...
Cezmi ERSÖZ
budur ya
![]()
[COLOR="blue"]AŞK OLSA GEREK
Öyle tutkuluydun ki hayata başlarken...
Şimdiyse küçücük bir çiçek teselli ediyor seni...
Aradaki o büyük boşluğun adı,
aşk olsa gerek...
Cezmi ERSÖZ [/COLOR]
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
şarabım, kasem, sevgilim birde çimen.
bırak bana bunları, al cenneti sen.
cehennemmiş, cennetmiş...kuru laf bunlar.
kim gitmiş cehenneme
kim dönmüş ki cennetten.
???????????????????????????????bilen var mı....
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
baktım yok aynıymış.
Kim görmüş o cenneti, cehennemi?
Kim gitmiş de getirmiş haberini?
Kimselerin bilmediği bir dünya
Özlenmeye, korkulmaya değer mi?
ben bunun yandan yemişi sandıydım.
Son düzenleyen jenijen : 09-12-2006 - 03:33.
Mekan: istanbul- b.düzü
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici - hep , hep acele işi
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezber ettim gurbeti
Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a
Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,
En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim
Hayatta ben en çok babamı sevdim.
can yücel
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
souvent, pour s'amuser, les hommes d'équipage
prennent des albatros, vastes oiseaux des mers,
qui suivent, indolents compagnons de voyage,
le navire glissant sur les gouffres amers .
a peine les ont-ils déposés sur les planches,
que ces rois de l'azur, maladroits et honteux,
laissent piteusement leurs grandes ailes blanches
comme des avirons traîner à côté d'eux.
ce voyageur ailé, comme il est gauche et veule !
lui, naguère si beau, qu'il est comique et laid !
l'un agace son bec avec un brûle-gueule,
l autre mime, en boitant, l'infirme qui volait !
le poète est semblable au prince des nuées
qui hante la tempête et se rit de l'archer ;
exilé sur le sol au milieu des huées,
ses ailes de géant l'empêchent de marcher.
Charles Baudelaire
ALBATROS
sık sık, eğlenmek için, acımasız tayfalar
yakalar kanadından bu deniz kuşlarını,
ürkütücü sularda gemileri izleyen
yolcuların yıllardır dost arkadaşlarını.
gökten inen tasasız, bu utangaç krallar
güvertelerin üstüne kondukları zaman
geniş kanatlarını sofuca bırakırlar,
yorgun kürekler gibi, sular üstünde kayan.
sen ey kanatlı yolcu, bir zaman ne güzeldin!
bak gaganı dürtüyor hoyrat tayfanın biri,
ya öteki, bilir mi bu hale nasıl geldin,
topallayıp öykünüyor uçtuğun günleri.
ozan, ey bulutlardan toprağa sürgün ece,
oklara göğüs geren, dostu fırtınaların,
yuhlarlar yeryüzünde, seni de gündüz gece
uçmana engel olur ağır dev kanatların.
çeviren:Erdoğan Alkan
![]()
[COLOR="Black"]we're all just prisoners here of our own device![/COLOR]
Mekan: izmir
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
L'ALBATROS
souvent, pour s'amuser, les hommes d'équipage
prennent des albatros, vastes oiseaux des mers,
qui suivent, indolents compagnons de voyage,
le navire glissant sur les gouffres amers .
a peine les ont-ils déposés sur les planches,
que ces rois de l'azur, maladroits et honteux,
laissent piteusement leurs grandes ailes blanches
comme des avirons traîner à côté d'eux.
ce voyageur ailé, comme il est gauche et veule !
lui, naguère si beau, qu'il est comique et laid !
l'un agace son bec avec un brûle-gueule,
l autre mime, en boitant, l'infirme qui volait !
le poète est semblable au prince des nuées
qui hante la tempête et se rit de l'archer ;
exilé sur le sol au milieu des huées,
ses ailes de géant l'empêchent de marcher.
Charles Baudelaire
ALBATROS
sık sık, eğlenmek için, acımasız tayfalar
yakalar kanadından bu deniz kuşlarını,
ürkütücü sularda gemileri izleyen
yolcuların yıllardır dost arkadaşlarını.
gökten inen tasasız, bu utangaç krallar
güvertelerin üstüne kondukları zaman
geniş kanatlarını sofuca bırakırlar,
yorgun kürekler gibi, sular üstünde kayan.
sen ey kanatlı yolcu, bir zaman ne güzeldin!
bak gaganı dürtüyor hoyrat tayfanın biri,
ya öteki, bilir mi bu hale nasıl geldin,
topallayıp öykünüyor uçtuğun günleri.
ozan, ey bulutlardan toprağa sürgün ece,
oklara göğüs geren, dostu fırtınaların,
yuhlarlar yeryüzünde, seni de gündüz gece
uçmana engel olur ağır dev kanatların.
çeviren:Erdoğan Alkan
Balkon
Hatıralar annesi,
sevgililer sultanı,
Ey beni şadeden yar,
ey tapındığım kadın.
Ocak başında seviştiğimiz
o zamanı,
O canım akşamları
elbette hatırlarsın.
Hatıralar annesi,
sevgililer sultanı.
O akşamlar
kömür aleviyle aydınlanan!
Ya pembe buğulu akşamlar,
balkonda geçen
Başım göğsünde,
ne severdin beni o zaman!
Ne güzeldir güneşler
sıcak yaz akşamları!
Kainat ne derindir,
kalp ne kudretle çarpar!
Üstüne eğilirken
ey aşkımın pınarı,
Sanırdım ciğerimde
kanının kokusu var.
Ne güzeldir güneşler
sıcak yaz akşamları!
Kalınlaşan bir duvardı
aramızda gece.
Seçerdim o karanlıkta
göz bebeklerini
Mestolur,
mahfolurdum nefesini içtikçe.
Bulmuştu ayakların
ellerimde yerini.
Kalınlaşan bir duvardı
aramızda gece.
Bana vergi
o tatlı demleri hatırlamak;
Yeniden yaşadığım,
dizlerinin dibinde
O 'mestinaz' güzelliğini
boştur aramak,
Sevgili vücudundan,
kalbinden başka yerde,
Bana vergi
o tatlı demleri hatırlamak;
O yeminler, kokular
sonu gelmez öpüşler,
Dipsiz bir uçurumdan
tekrar doğacak mıdır?
Nasıl yükselirse göğe
taptaze güneşler.
Güneşler ki
en derin denizlerde yıkanır.
O yeminler, kokular,
sonu gelmez öpüşler!
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Ahmet Telli -Konugum ol
Konugum ol,
bir aksam konugum ol
oturup konuşalım uzun uzun...
Anıların çubugunu yakıp
uzatalım geceyi biraz.
Gecmişe bir el sallayıp,
yaşanan günleri konuşalım
ve günlerin üzerine çöken dumanlı isli havaları..
Kendimize daha az zaman ayırsak da olur geceden
çünkü boğulabilir insan, yalnız kendini düşünmekten.
Kapağı acılmayan kitaplar unutulmuş aşkalar gibidir..
kitaplardan söz edelim
ve onların gizli kalmış sessiz tadlarından
Sabaha dogru perdeyi aralayıp ufka bakalım
ve bir çocuk gibi hayretle seyredelim
güneşin kızıllıgını.
Konuşulmadan kalan daha cok şey vardı
diye düşünerek çıkalım
güneşle kuçaklaşan balkona
-üşütmesin sabah serinligi..
bir bardak demli çay buruklugu gibi kalsın
gecenin ve sabahın tadı
yasasın anılarımızda
konugum ol, oturup
konuşalım bir akşam
ve uzatalım geceyi
sözün çubuğunu yakarak..
![]()
[SIZE="2"][/SIZE][I][RIGHT]Ne seninim Ne toprağın![/RIGHT][/I]
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah senin yüzünden kana batacak
Mona Rosa siyah güller, ak güller
Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Rosa bugün ben de bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Rosa seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Rosa ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek
Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Ben de çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatır her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mum ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli olur bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat on ikidir, söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Akşamları gelir incir kuşları
Konarlar bahçemin incirlerine
Kiminin rengi ak, kiminin sarı
Ah beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları
Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O sakin bakışlar bir su kenarında
Ki ben Mona Rosa bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle bir saza
En güzel türküyü bir kuşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa
Artık anla beni muhacir kızı
Anla ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı etrafımı
Artık anla beni muhacir kızı
Yağmurdan sonra büyürmüş başak
Meyveler sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurdan sonra büyürmüş başak
Altın bilezikler, o korkulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir gülümsemene
Bir tüy ki kapalı geceye güne
Altın bilezikler, o korkulu ten
Mona Rosa siyah güller, ak güller
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah senin yüzünden kana batacak
Mona Rosa siyah güller, ak güller
_SEZAİ KARAKOÇ_
![]()
[U][COLOR="RoyalBlue"][I]YANLIŞ İŞLER SAHTE DURUŞLAR PANAYIRI...[/I][/COLOR][/U]
Son düzenleyen nevaa : 22-01-2007 - 23:13.
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
o yaşamak kadar güzel kadın
bana ölümü hatırlatıyor
onu her gördüğümde
´´ya ölürsem´´ diyordum
ya ölürsem
bu kadın benim için ağlarsa
bilsem bana acımayacağını
beni unutacağını bilsem
bu kadar ölümü düşünmezdim
o yaşadıkça ölüme inanasım geliyor
cenazeme çiçek göndermeyin
çünkü o zaman tabutumda olmayacağım
kalabalık arasında sizde varsınız
bilin ki yanınızdayım
mezarlığa kadar yürüyeceğiz el ele
avuçlarımızda bütün sıcaklığımız
öyle şiirler okuyacağım ki size
öldüğüme inanmayacaksınız
bembeyaz bir kefene saracaksınız beni
ölmeyeceğim
tahta bir tabuta koyacaksınız beni
ölmeyeceğim
üzerime toprak atacaksınız kürek kürek
yine ölmeyeceğim
sonra sağır sessizliği içinde zamanın
bir bir bırakıp gideceksiniz beni
ölmekten beter olacağım
demek o beni sevmiyor
demek o beni anlamıyor
bana içkimi verin
bana kadehimi verin
bana ellerimi verin
onun şerefine kadeh kaldırır gibi
bir daha
bir daha ölmek istiyorum
Ümit Yaşar Oğuzcan
![]()
Çatlaklar kutsaldır,çünkü,ışığı içeri sızdırırlar
Ynt: en sevdiginiz şair ve şiirleri
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
CAHİT SITKI TARANCI
Mekan: İstanbul
Turgut Uyar/Denge
sizin alınız al inandım
morunuz mor inandım
tanrınız büyük amenna
şiiriniz adamakıllı şiir
dumanı da caba
dumanı da caba
bütün ağaçlarla uyuşmuşum
kalabalık ha olmuş ha olmamış
sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
ama sokaklar şöyleymiş
sokaklar şöyleymiş
ağaçlar böyleymiş
sokaklar şöyleymiş
ağaçlar böyleymiş
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız
sokaklar şöyleymiş
ağaçlar böyleymiş
sokaklar şöyleymiş
ağaçlar böyleymiş
aşkım da değişebilir gerçeklerim de
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yan gelmişim diz boyu sulara
hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
hiçbirinizle döğüşemem
siz ne derseniz deyiniz
benim bir gizli bildiğim var
sizin alınız al inandım
morunuz mor inandım
ben tam kendime göre
ben tam dünyaya göre
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız
sokaklar şöyleymiş
ağaçlar böyleymiş...
Turgut UYAR
| |
Benzer Başlıklar
En sevdiginiz icki ne ?! icki icmiyorum diyen yorktur herhalde.. en cok neyi sever ve icersiniz ?! :p
en sevdiginiz giysiniz cumalik donum manyak bişey kiş aylarinda deli gibi sicak tutuyo :got: yaniyon bole içinde bide...
En sevdiginiz gitarist? Sevdiklerim arasinda Jimi Page, Ritchie Blackmore, Van Halen, Steve Ray Vaughan, Steve Howe, Alex...
Istanbul Şiirleri Istanbul apayrı bir şehirdir.Bir kere İstanbul'un büyüsüne kapılan dünyanın hiçbir yerinde...
En sevmediğiniz şair ve şiirleri Masa da masaymış ha adam yaşama sevinci içinde masaya anahtarlarını koydu bakır kaseye çiçekleri...