Şimdiye kadar hemen her ortamda erkekler suçlandı. Mağdur kadınlar, mağdur olduğunu idda eden kadınlar, mağdur kadınların avukatlığına soyunmuş kişi ve kuruluşlar hep erkekleri suçladılar. Onları köleci, sorumsuz, şiddet yanlısı, tacizci,
|
#1
|
||||
|
||||
|
Muhteşem 'Aptal' Erkekler
Şimdiye kadar hemen her ortamda erkekler suçlandı. Mağdur kadınlar, mağdur
olduğunu idda eden kadınlar, mağdur kadınların avukatlığına soyunmuş kişi ve kuruluşlar hep erkekleri suçladılar. Onları köleci, sorumsuz, şiddet yanlısı, tacizci, kaba, görgüsüz olarak nitelendirdiler. Ağladılar, sinir krizleri geçirdiler, erkeklere saldırdılar. Birçok erkek de bu mücadelede kadınların yanlarında oldu, onlara destek verdi. Erkeklerin yanılgılarından biri de; kendi sorunlarını görmezden gelmeleri, bu sorunları çözmeye eğilmemeleridir. Kadın yalakası bazı erkekler birçok platformda inanmadıkları halde kadınların yanlarında yer aldılar. Erkekler, kadınların ya cazibesine kapıldığı için yada acıdığı için onların yanlarında yer almışlardır. İki konum da mantıklı olmaktan, objektif düşünmekten uzaktır. Geriye kadınların bilinçli yönlendirmesi dışında bir seçenek kalmıyor. Kadın hakları savunuculuğuna soyunmuş erkekler, haksızlığa uğramış bir kadını dinleyip hak verip avukatlığına soyunurken işsiz, tahrik edilmiş, aşağılanmış erkeklerle niçin ilgilenmezler? Suçlamak en kolay olanıdır. "Ay ne olacak!", "Başka ne beklenir ki!..", "Böyleleri toplumun yüz karası," "Evlenirken aklın neredeydi?" sözleri bu durumlarda söylenen sözlerden bir kaçıdır. Kadınlar dile getirdikleri şikayetlerde (erkeklere dair) haklı da olabilirler haksız da. Burada takdir edilmesi gereken, onların mücadele azmidir. Bunu çok önemsiyor ve gıpta ediyorum. Kadınların çoğu haksız veya kısmen suçlu olduğu durumlarda bile kendilerini haklı, mağdur konumunda gösterebiliyor. Erkekler, kadınlar ile yaşadığı sorunlarda, onlarla mücadele etmek yerine kendini suçlamayı seçer. "Eşek kafam...", "Niye yaptım ki?", "Ayaklarına kapanıp af dilesem kabul eder mi?". Üzerindeki baskıdan, tahrikten, kendisine biçilmiş rolden şikayetçi olmaz ve mücadele etmez. Karşı tarafı, haksız da olsa suçlamaz. Tartışma sonrası kocasını eve almayarak kapılarda yalvartan kadınlar, malûmunuzdur. Kocası ile yaşadığı gerginlik sonrası ailesinin yanına giden kadınlar için, hep kocalar barışma girişiminde bulunur. Bu girimişimler sırasında bazen aşağılanır, hakarete uğrar. Çoğu zaman da kadının ailesi tarafından dövülür. Ölümle sonuçlanan olaylar da az değildir. Erkekler, kadınları suçlamaz. Suçlamalar genellikle kadından erkeğe yöneliktir. Genel profilin aksine ben, kadınları suçluyorum! Günümüze dek ulaşmış erkek ve kadın pozisyonları, yaşamakta olan insanların suçu değildir; bin yıllar içinde şekillenmiş ilişkilerdir. Şunu kabul etmek gerekir ki; şu an gelinen nokta, erkekler aleyhine büyük bir dengesizlik ve haksızlık içermektedir. Yaşamakta olan kadınlar, mevcut konumdan sorumlu olmayabilirler! Bu konumu kabul etmekle, bu döngüden kurtulmak için yeterli çabayı göstermemekle dolaylı da olsa bugün gelinen noktayı kabul ediyorlar demektir. Gelinen noktada en çok kadınları ve de erkekleri şunlar için suçluyorum: 1 - Biçilmiş Rolleri Kabullenme Günümüzde kadınlar ve erkekler kendilerine biçilmiş rolleri bir eldiven gibi giymişlerdir. Bu rolleri reddetmek şöyle dursun, sorgulama gereğini bile duymuyorlar. Hepsi mevcut durumu pekiştirmek için yoğun çaba içerisindeler. Kadınları ve erkekleri, belirlenmiş bu rolleri sorgulamamakla suçluyorum! Kadınlardan başlayalım: Kadına biçilmiş olan, üretime dayanmayan, paylaşımdan ve doğallıktan uzak roldür... Bu rolü kabullenişi rencide edici buluyorum. Kadına biçilmiş rolde; üretmeyen, korunan, esirgenen, muaf tutulan, ayrıcalık bekleyen, toplumsal yaşama gereği gibi katılmayan (politika, eğitim, sanat), bireysel düşünen, süslenmeyi hak sayan, anneliği ömür boyu silah gibi kullanan, nazik, terbiyeli, ve ölçülü olmak gibi kavramlar öne çıkmaktadır. Bu rolde; bireysel, edilgen, pasif, katılımdan uzak bir konum vardır. Kadınların çoğu bu olumsuz olguları değiştirmek yerine; tüm rolleri taşıyarak; emek, üretim, katılım vb. değerleri erkeği kullanarak gerçekleştirme yolunu seçmiştir. Kadınlar inşaatta çalışmayı, askerlik yapmayı istemeli; tek başına çocuk bakımını reddetmelidir. Günümüz kadınlarının böyle kaygıları olmadığını görüyorum. "Biz de zorunlu olan askerliği yapmak istiyoruz" diyen kadına, kadın kuruluşuna rastlamadım. Erkeğe Biçilmiş Rol: Güçlü, cesur, korumacı, üreten, çalı*şan, duygularını belli etmeyen, yaratıcı, ailesinin geçimini ve güvenliğini sağlamak, standartlarını yükseltmekle yükümlü olmaktır.Bu rolün temeli, kadınlara ve çocuklara hizmetten geçiyor. Kadını hoş tutmak, mutlu etmek, peşinden koşmak, elde etmek erkeğe biçilmiş rolün unsurlarıdır. Tamamen verici, hizmete dayalı bu yaklaşım ve tutum paylaşımdan uzaktır. Kadınların çoğu sürüp giden bu durumdan rahatsız olmadıkları gibi tüketime ve sömürüye dayalı düzeni sürdürmekte hiçbir sakınca görmemektedir. 2 - Cinselliği Kullanma Kadınların evinde, iş yerinde, okulda, çarşıda, pazarda, toplumsal her alanda cinselliklerini kullandıklarını ilgili bölümlerde açıklamıştım. Cinselliğini yapay bir biçimsellik üzerine kuran kadın, neredeyse plastik bir görünüm kazanmıştır. Kadınları doğal olmamakla, yapay görünümleri nedeniyle elde ettikleri cinsel cazibelerini hemen her alanda kullanarak hak etmedikleri ayrıcalıklar sağladıkları ve haksız rekabet yarattıkları için suçluyorum. 3 - Üretime Katılma Kadınların çoğu yaşamlarını erkeklerin üretimine ve kazancına endekslemiştir. Dünya üzerinde yaşayan kadınların önemli bir bölümü hiç çalışmazken, çalışanlar ise dilediği yaşam standartını sağlayan erkeği buldukalarında işlerinden rahatlıkla ayrılmaktadır. İşlerinden ayrılmayanlar da yaşamı paylaşma noktasında üstlendikleri standart görevlerini, erkeklere minnet duyulması gereken bir şey olarak sunmaktadırlar. Çoğu, erkeği kendisini çalışmak zorunda bırakmaktan dolayı suçlamaktadır. Kadınların çoğunu: • Yaşamın kaynağı olan üretim ve paylaşımı umursamadığı, paylaşımı kendi istediği şekilde yaptığı için... • Yaşamını ve geleceğini erkeklerin kazancı üzerine kurup, bunu değiş*tirmek için hiçbir girişimde bulunmadığı, erkeği bu uğurda büyük stres al*tına soktuğu için... • Üretime gerektiği gibi katılmayarak erkeğin yükünü ağırlaştırdığı, onu iki üç işte çalışmaya mecbur ettiği, zihinsel ve bedensel olarak tükenme*sine neden olduğu için... • Erkekler birer köledir. Kölenin en büyük beklentisi, yaptıklarına karşı sahibinden duyacağı birkaç güzel sözdür. Bu sözleri bile karşılıksız olarak sunmadığı için... • Erkeğin yaptıklarını küçümseyip görmezden gelerek, yok sayarak, onun emeğine en büyük saygısızlık yaptıkları için... • Erkeğe hakkını teslim etmeyip emeğini küçümseyip görmezden gelip yok saydığı için... • Var olanla yetinmeyip erkeği daha, daha fazlası için zorlayan, suça ve gayri ahlaki yollara ittiği için SUÇLUYORUM. 4 - Anneliği Kullanma Doğanın kadınlara tanıdığı bu fiziksel ayrıcalığı, hamile kaldığı günden ölümüne kadar kullanan kadınları suçluyorum!. Kadınlar isterse, ilk birkaç aydan sonra, çocuğun her türlü bakımına kocasını ortak edebilir. Bunu bilerek ve isteyerek yapmayan anne çocuğundan babayı uzak tutar. Ona güvenmediği için çocuğu bırakmaz. İstediği ve hoşlandığı için yaptığı işi (anneliği), kocasının başına kakarak isteklerini gerçekleştirme yolunda kocasını zorlayan kadınları; babalığı, babanın yaptıklarını yok sayıp çocukları babalarından uzak tutan, kendi yaptıklarını abartan, duygu sömürüsü yapan, anneliği kullanan kadınları suçluyorum!.. 5 - Erkekleri Kısıtlama Yapısı gereği merak eden, araştıran, gezip görmek isteyen, yaratıcı, duygulu, üretken olan erkekleri kısıtlayan kadınları suçluyorum. İstemedikleri ve hoşlanmadıkları etkinliklere istekli kocasının yönelmesini ve ilgilenmesini engelleyen sanat etkinliklerinin yaratıcı (bestecilik, ressamlık, yönetmenlik vs.) alanlarında kocasını desteklemeyen, aşağılayan, onları engelleyen; basit zevk ve hobilerine erkeği katılmaya zorlayan, "anca beraber kanca beraber" deyip, erkeğe yapışan; herkesin tanık olduğu büyük yükler ve stresler altındaki erkeklere haklarını teslim etmeyen; yıllardır yarattıkları sunî sorunlar için erkekleri suçlayan, ezen, sömüren intiharına, hastalanmasına, erken ölmesine neden olan, gayrimeşru işlere zorlayan ve erkeklerin haklarını savunmayan kadınları suçluyorum. 6 - Toplumsal Yaşama Katılma Toplumsal iletişim ve paylaşımın temeli olan eğitim, iş, politika, sendika, sanat, bilim çalışmalarına yeterince katılmayan; dünyamızın daha yaşanılır, insanlığın daha çağdaş ve mutlu olması yolunda üzerine düşen sorumluluğu almayan; uygarlığa dikkate değer katkılar yapmayan, kişisel hırs ve mutlu*lukları için çalışan; toplumsal ve toplumlararası iletişim ve barış için yeterli çaba göstermeyen kadınları suçluyorum. 7 - Hastalık Numaradan hastalıklar yaratan, mevcut hastalıklarını abartan, bu yolla sorumluluklarından kaçan ilgi bekleyen, baskı yapan, erkekleri hastalıklarının sorumlusu gibi gösterip onları komplekslere sokan kadınları suçluyorum. Yukarıda saydığım birçok konuda; katılmayan, denemeyen, üretmeyen kadınları suçluyorum. Diğerlerine saygı duyuyor, alkışlıyorum. Zafer Kılıç Oh , Yeah ? |
|
#2
|
||||
|
||||
|
muhakkak terk edilen taraf bunlardır, elde avuçta oynatılırlar genelde
it is the need to escape from a harsh reality. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Varolan düzenin değşmeye başladiği ve yakın gelecekte erkeklerin kadınlar üzerinde fazla hükmü kalmayacagina bir örnek bu adamın yazdiği yazı.
Oh , Yeah ? |
|
#4
|
||||
|
||||
|
1. Madde yi yazıyor ve yazdığına inanıyorsa siktirsin gitsin.Kadınlar hiçbir zaman belli bir görev içerisinde yaşamayamaz.
2. Burada genelleme yapma hatasına düşmüş.Bırak cinselliği kullanmayı cinselliği bilmeyen o kadar insan var ki.10 taen manken pardon orospunun yaptığını bütün kadınlara mal etmek hatadır. 3. Gene Siktirsin.Dünya üzerinde kadınlarda erkeklerle aynı orantıda çalışıyor.Iş hayatı olmasada evinde çalışıyor evindeki çalışması işe giden erkeğinyardımcısıdır ve kadın da evinbde üretimde bulunmaktadır. 4. Bugune kadar böyle bir kadın göedim.En kutsal şey olan anneliği hiçbir kadının kullanacak kadar küçüleceğini zannetmiyorum. Bundan sonraki maddeleri yorum yapmaya dahi değer görmüyorum bu maddeyi.. Şimdi bu adam hakkında yorum yapalım biraz.Inanılmaz derecede ezilmiş birisi bu insan.Bulunduğu bütün ilişkilerde terk edilen kişi olmuş ve hayatın H sini bilmemekte.Sadece oturdugu yerde ukala yazılar yazarak kendisini bir bok zanneden hayatı boyunca bir kaba kulp olamıyacak gerizekalıkta birisi. Ama kadınların aptal oldugu gerçeğini bu değiştirmiyor elbetteki.Aptallıkta erkeklere göredir. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#5
|
||||
|
||||
|
ewet yukarida saydigi aptallik olcutlerini hayatinda uygulayip da lanet etmis sonradan da hic yasamamiscasina ukelalik ardina saklayan komik bi tip..lizardin da dedigi gibi terkedilen hep kendi olsa gerek ki bu kadar fazla bir kin gutmekte..sanki hayati sadece erkeklerden ibaretmiscesine..belki de gaydir kimbilir..istedigi erkekleri elde etme becerisinde kadinlar ondan bir adim onde oldugu icin bu sekilde cildirmaktadir ;/
[COLOR=DarkSlateBlue][SIZE=2]A sad smile I behold |
|
#6
|
||||
|
||||
|
1) bu maddeyi ciddiye bile almamak lazım sanırım. Kadınlara ataerkil toplum (yani biz erkekler) tarafından çizilmiş rollere karşı başkaldırışını yüzyılı aşkın süredir devam eden mücadelesini bilmeden bir insan anca bu cümleleri kurabilir. Evet kadınların çok azı bu rollere karşı çıkıyor çünkü tüm toplumsal baskı araçları bunu kabullemeye zorluyor onları.
2) Yahu ne cinselliği kullanması tüm toplumlarda kadın cinsel bir meta olarak görülür sadece. Ufak bir azınlık dışında değil kadının kocasını kapı önüne koyması, kocasına "hayır istemiyorum" demeye bile gücü yoktur zaten demeyi de aklından geçirmezler çünkü onların gçrevi kocalarını her yönden tatmin etmektir. 3) Dünya üzerinde kadınların çoğu hiç çalışmıyor???? Aynı Dünya'dan mı bahsediyoruz yoksa benim bilmediğim başka bir Dünya daha mı var? 4) Haaa Tüm erkekler noolur bu çocuğun altını değiştirelim diye yalvarıyor kadınlar hayır olmaz diyor öyle mi? 5) buna cevap bile yazmıyorum... Düşünüyorum mesela bir kadın kocasına kahveye gitmeni istemiyorum diyecek ortalama br türk ailesinde kadının ne olacağını biliyoruz elbette... 6) Tabii aslında tüm toplum bu yönde çaba harcayan kadınlara saygı duyuyor önlerindeki engelleri kaldırmak için çalıyormuş gibi bir de bunları yazmış yahu... 7) tövbee tövbeee Bu yazıyı yaşan kişi herhalde büyük şehirlerin çok dar bir kesminin dışına çıkmamış olmalı ki aslında çoook ufak bir yüzde hakkında yapılacak eleştrileri sanki kadınların tamamı için söylenebilirmiş gibi göstermiş. bir vidanın gerçek değeri alınırken değil vidalanırken belli olur |
|
#7
|
||||
|
||||
|
muhtesem insan muhtesemligini gosterdi yine.bence de bu adam ya turkiyede yasamiyor ya da gay ;/
[COLOR=DarkSlateBlue][SIZE=2]A sad smile I behold |
|
#8
|
||||
|
||||
|
su yazıyı fatih altaylı yazmalıydı bence.......co yazar olarak da nil karabiberatgil....sahane bir duet yazının sonunda da kamcılı vahsi bir ilişkinin iniltileri eklenebilirdi....nil babasının kıcına guvenerek evden kacıp amerikaya gidebilir fatih de kaba yalayarak büyük koltuklara kurulabilir olm bu senaryoyu david lynch e vericen bak isteee....hehehe
|
|
#9
|
||||
|
||||
|
me so horny, me hurt you
[COLOR=DarkSlateBlue]Yarım cümlelerin sonuna konan birden fazla nokta "Ve atına binip gün batımına doğru sürdü" efekti vermemektedir.[/COLOR] |
![]() |
| Etiketler |
| aptal, erkekler |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Aptal Amerikan Yasaları | Cey | Road Trip | 10 | 21-12-2005 00:00 |
| Dünyanın en aptal yaratıkları | Cey | Visual Trip | 11 | 11-04-2005 08:47 |
| Berlin'in 'en aptal' hırsızı | Lizard King | Güncel Olaylar | 4 | 15-07-2004 15:21 |
| Aptal Kedim | void | Road Trip | 15 | 23-05-2004 14:25 |
| muhteşem aptal erkekler | deren | Güncel Olaylar | 14 | 14-01-2004 09:39 |