Plutarkhos hep hoştur, ama insan halleri üstüne düşüncesini söylerken eşi yoktur. Lykurgos’la Numa’yı karşilaştırırken çocuklarin eğitimini babalarına bırakmanın ne büyük saflık olduğunu o kadar güzel anlatır ki. Devletlerin çogu herkesi,
|
#1
|
||||
|
||||
|
Öfke Üzerine
Plutarkhos hep hoştur, ama insan halleri üstüne düşüncesini söylerken eşi yoktur. Lykurgos’la Numa’yı karşilaştırırken çocuklarin eğitimini babalarına bırakmanın ne büyük saflık olduğunu o kadar güzel anlatır ki. Devletlerin çogu herkesi, kadınlarını ve çocuklarini diledikleri gibi yönetmekte serbest bırakır, onlar da masallardaki devler gibi akıllarına esen her deliliği yaparlar. Galiba yalnız Lakedemonyalılar ve Giritliler çocuklarin eğitimini yasalara bağlamışlar. Bir devlette her şeyin çocuk eğitimine bağlı olduğunu kim bilmez? Ama yine de çocuklari hiç düşünmeden, ne kadar deli ve kötü olurlarsa olsunlar, ana babalarının keyfine bırakınız.
Kaç kez sokaktan geçerken öfkeden kudurmuş bir baba veya ananın çocuklari öldüresiye döğdüklerini görmüş, oğlancıkların öcünü almak için ana babalarına türlü oyunlar oynamayı kurmuşumdur. Döverken gözleri öfkeden alel alev yanar, daha yeni sütninenin kucağından çikmis bir çocuga gırtlaklarını yırtasıya bağırırlar, suratları allak bullak olur; Hippokrates’e göre de en tehlikeli hastalıklar insanın yüzünü değiştiren hastalıklardır. Dayaktan sakatlanmış, sersem olmuş nice çocuklar vardır. Ama devletimizin yasaları yine bu işe karışmaz, sanki bu sakalar, bu sersemler bizim toplumumuzda yaşamıyormuş gibi! Hiçbir şey öfke kadar insan düşüncesini sapıtamaz. Öfkesine kapılıp bir suçluyu idama mahküm eden bir yargıça ölüm cezası vermekte kimse duraksamaz. Öyleyse neden babaları ve ögretmenleri öfkeli iken çocuklari dövmekte serbest bırakıyoruz? Bu artık eğitim olmaktan çikiyor, öc alma oluyor. Ceza çocuklara verilen bir ilaç sayılmalı, öyle verilmelidir. Bir doktorun hastasına karşi öfkelenmesini kabul edebilirmiyiz? Öfkeli olduğumuz sürece hizmetçilerimize el kaldırmak doğru değildir. Kalbimizin fazla çarptigini, kanın yüzümüze çiktigini hisseder etmez sorunu kapatmalıyız. Öfkemiz geçtikten sonra her şeyi başka türlü göreceğiz. Kızdığımız zaman bağıran, konuşan biz değil, hırsımızdır. Nasıl sis içinde herşey olduğundan daha büyük görünüyorsa hır içinde de suçlar büyüdükçe büyür. Canı su içmek isteyen içer: Ama canı ceza vermek isteyen veremez. Ağır başlı ve ölçülü cezaları suçlu hem daha kolay kabul eder, hem de onların yararını görür. Öfkesine kapılmış bir adamın verdiği cezayı kimse hak ettiğine inanmaz. Öfke kendi kendinden hoşlanan kendi kendini şişiren bir hırstır. Hepimizin başina sık sık gelir. Bir şeye yanlış yere kızarız, bize aldandığımızı ispad eden tanıtlar getirirler; bu sefer de doğrunun kendisine, suçsuzluğuna içleriz. Bunun çok güzel bir örnegini eskilerden okumuştum, hiç aklımdan çikmaz. Her bakımdan değerli, doğru olan Piso bir askerine kızmış, çayirdan dönerken arkadaşinın nerede kaldığını bilmiyor diye. Öyleyse sen onu öldürdün demiş ve adamı birden bire ölüme mahkum etmiş, tam asılacağı sırada kaybolan arkadaşi çikagelmis. Bütün ordu bayram etmiş, iki arkadaş sarılıp birbirlerini öpmüsler, cellat da ikisini almış Piso’ya götürmüş. Herkes onun da bu işe sevineceğini sanıyormuş. Tam tersi olmuş: Henün geçmemiş olan öfkesi, kendini utandıran bu gerçek karşisında büsbütün artmış ve hırsının bir anda aklına getirdiği şeytanlıkla suçluları üçe çikarmis, bir kişinin masum çikmasi, üç kişinin birden başinı yemiş. Birinci askeri ikincisini kaybettiği için, ikincisini kaybolduğu için, cellatı da verilen emri yerine getirmediği için ölüme mahkum etmiş. Öfke saklanmaya da gelmez, büsbütün, içimize işler. Demosthenes bir meyhaneye girmiş, kimse görmesin diye arkalarda bir yer arıyormuş. Diogones görmüş ve demiş ki: Ne kadar arkalara gidersen meyhaneye o kadar girmiş olursun. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#2
|
||||
|
||||
|
bambaşka bir ruh halidir öfke;keskindir ve vazgeçilemez, bastırılamaz illaki bir yerden patlayacak olan taşımdır ki zarar verecektir..abuk kısım ise; sonunun nereye varacağını bile bile dümdüz gitmek ve sanki yaydan fıratılmış gibi kendini frenleyememektir.zira;
üzgün ve mutsuz insan ruhundaki kişi, asık suratlı veya ruh gibi bir ruh hali içinde kendi içindeki alemlerdedir.., acı çeken insan; bilir ki acı bir sürece bağlıdır ve zaman içinde geçecek diyerek kendini ya acısına bırakır, ya da şartlar uygunsa acısını içine gömer ve çeşitli sözde aktivitelere akar ve çoğu zaman da bu işe yarar. ama öfke... içinizi bi kristal tırmalamaktadır sanki;kükrersiniz, esersiniz,yağarsınız..eğer karşıdan hafif sakin bir durum algılamazsınız öfkeniz bendinize sığmaz taşar..mutlaka bir noktasında kendinizi üzgün hissedersiniz pişmanlık vaziyetinden..ama atı alan üsküdar ı geçmiştir artık..ancak öfke; haksızlık duygusunun açılımıdır ve anlaşılmadıkça da hödöhödö şeklinde devam edecektir..ki karşı tarafın da asla anlamamak gibi bi hakkı daima mevcuttur..çıkmaz bişi.
[B]Adını sonsuzluk olarak değiştirdim. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Öfkeyi besleyen ego dur bu nedenle asla kontrol altina alinamaz , dişa vurulmazsa büyür ve düşünceleri hasta eder. Aslinda söylenecek çok da fazla birşey hepimiz insanin ve sinirlenmenin ne demek oldugunu bilinmeyen insan yoktur . Burda önemli olan ne şekilde kontrol altina alinabilecegi çünkü bazi insanlar öfkelerini ev şiddetli şekilde dişa vururken bazi insanlar sukuneti korumayi başarır. Önemli faktör aileden geçiyor sanirim dayak yiyen ve cani aciyan insan illaki bir baskasinin canına yakma tatminiyetini duyumsamak isteyecektir zedelenmiş egolarının tamiri için .
Oh , Yeah ? |
|
#4
|
||||
|
||||
|
öfke tamamen altbeyinin bir tepkisi. mantık bölümü olan üstbeyini daha yoğun kullanan insanlar altbeyin bu tepkiyi verdiğinde mantıkla bastırabiliyor. ancak aksi olan durumda altbeyini tutan olmadığından öfkeyi olduğu gibi dışarı yansıtıyor. ancak bazı durumlarda öfke dışarıya tam olarak yansıtılmayabiliyor çünkü yine altbeyinin, kontrolsüz olmasına rağmen korku ya da tehlikeye karşı eğitilmiş olması nedeniyle geri adım atılabiliyor
We live |
|
#5
|
||||
|
||||
|
ofkeye izin verdiginiz surece buyumeye devam eder kesinlikle...ve engeli asla yoktur bi kere icine girerseniz..kontrol edilebilir..siddeti azaltilabilir ama o an icin tamemn kaybolamaz..bunu da kontrol etmek gercekten buyuk bir olgunluk ister..ofke eninde sonunda kisiye zarar vermekte..
[COLOR=DarkSlateBlue][SIZE=2]A sad smile I behold |
|
#6
|
||||
|
||||
|
bu konuda amaca ulaşmış insanlar var. en basitinden tibet deki rahipleri örnekleyebilirim. onlar altbeyinin en temel eğitimi aldığı zamandan yani çocukluk döneminden itibaren eğitiliyor ve belirli bir dönemden sonra üstbeyinden çok altbeyini kullanıyorlar çünkü üstbeyine ihtiyaçları kalmıyor
We live |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Icinde bulundugu durumu kabullenememenin di$a vurumu.
|
|
#8
|
||||
|
||||
|
En çabuk ortaya çıkabilecek ve yenilmesi en zor olan duygudur öfke bence.Bu yüzden en tehlikelisidir.Dışa vurulduğunda büyük savaşlara,vurulmadığındaysa kendi kendini yeyip bitirmelere sebep olur.Hasta eder adamı.Yapışır yakana ve bırakmaz.....
Take thy beak out my heart,and take thy form from off my door.... |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Öfkeyi en iyi yine öfke anlatabilir herhalde. Kendimi fazlasıyla kaybettiğim bir dönemde yazdığım aşağıdaki yazı öfkenin insanı ne hale getirebileceğinin bir kanıtıdır sanırım.
'' hiç bir sevgi bir intikama yaklaşamaz verdiği hazda. eğer sevgi dramatik bir intikamsa, kötü bildiğimiz herşey iyi olacaktır. hayatın amacı önce sevgiyle yokolmak ve intikamla yeniden doğmak olmalıdır. sevgide ölümsüzlüğün sıkıcılığı var. Nefret, acı, öç, ölüm gerçek sevgidir. Sevdiklerinizi öldürün, sevenleriniz tarafından öldürülün. gerçek bir katil sevdiklerini öldürendir. tanrıdır o. yokolan bir mükemmelliği onaylayandır. güzelliği öldürmek onu sonsuza taşımaktır.hergün yeniden ölün. ölümün olduğu yerde sevgi ancak şiddet olabilir. işte ozaman bir tanrıya nefretle inanabilirsiniz. herşeyden nefret etmek kendini sevmektir. tanrı olmaktır. kendisini başkalarında yoketmektir.birinin sevicini paylaşmak hiç birşey kazandırmıyor bize kıskançlıtan başka ve bu kıskançlık doğumla gelen ve yokolmaya mahkum bir mükemmelliğe duyulan bir nefrettir. oysa acılar içinde birini görmek aynı acıları veriyor bize. hatta belki daha fazlasını. acıdan zevk aldığımızı kim inkar edebilir. bu mutlu bir ölüme hazırlıktır. mükemmelliği aramak kadar saçma birşey olabilirmi. doğum en büyük mükemmelliktir. ölüme hazırlıktır. öleceksiniz. sonuna kadar yok edin bu mükemmelliği. sevgi denen tembellik bebek ölmektir. doğanın sizi nasıl ortak ettiğini görmüyor musunuz yokoluşuna. yokedin onu. ancak böyle bir parçası olabilirsiniz onun. ve sizi yoketmesini sevebilirsiniz. karşılıklı bir yokoluştur bu ve gerçekten sevmektir, paylaşmaktır. tek olmaktır sonsuz yokoluşun kendisi olmaktır. doğa olmaktır, tanrı olmaktır, kendini yoketmektir. yalnız bırakmayın onu bu yokoluşunda. öldürün onu ki oda sizi öldürebilsin ve daha büyük bir mükemmellik yaratsın yeniden yokdebilmek için, ve daha mükemmelini yaratmak için daha büyük acıların hazzıyla yokolabilsin.sevgi suçluluk duygusudur. suç gerçek sevgidir. varoluşun acısını paylaşmaktır. sevgi inattır mükemmel kalmak için ve eksik ölmektir. biri size tokat atarsa daha fazlasını yapın ona ve izin verin şiddeti artırsın ki siz de daha fazlasını yapabilesiniz. bu öyle bir kumardır ki kazanan yoktur. beraber kazanmak diye birşey yoktur, beraber kaybetmek vardır. bu gerçek paylaşmadır işte. aynı ve tek olmaktır. sonsuz mükemmelliğe dönmektir. bir başlangıç yoksa ve herşey hep vardıysa ve yokolmak bir kuralsa, HİÇ bir amaçtır ve direnmek gericiliktir. iki insanın birlikteliği kutsal bir sevgi nasıl sayılabilir ki. aşk mı? aşk yoketme isteğidir bir bakireliği. yokolmak isteyen bir bakireliğin teslimidir. aşk mükemmelliği yoketmektir. onu reddetmektir. yokoluşun romantizmidir o. hissetmektir hiç'e giden bir mükemmelliği. desteklemektir bir yokoluşu. yokoluşu farkeden bir aşkın ürünüdür çocuk. yokolması için dünyaya getirilen bir mükemmellik. bozulan mükemmelliklerin intikamıdır o. bir tatmindir. mükemmelden alınan intikamdır. yokoluşumuz çok hızlıdır bizim, çünkü yokoluşu görüyoruz ve yardım ediyoruz ona. bu doğanın kendi yokoluşunu hızlandırmak için oynadığı bir oyundur. ve doğa bizimle dile gelir, şehvetli çığlıklar atar yokoluşuna. iyiyi ve doğruyu aramak boşuna değildir. bu kötü olana ulaşmak içindin. ölümsüzlüğü aramak yokoluşu ispatlamaktır. sizi yokedenden öcünüzü alın. kendinizi onda yokedin. o bunu istiyor. çünkü o yok oluyor ve yoketmek istiyor kendisini sizde, sizi yokederek. ve dokunmayın sevenlere, çünkü sevgi bütün kötülüklerin anasıdır ve yokoluşun aynasıdır. en çok kimi severiz? en büyük nefretler değilmidir bu sevgiler. ebeveynlerdir mükemmeli bulup çıkaran ve çürümeye bırakan. kendi çürümüşlüklerinin öcünü alır onlar bizimle. ve bizi severler çünkü bizimle yokoluşlarını pekiştirirler. ya biz neden bir eş ararız kendimize? yok olmak için değil mi, intikam almak için değil mi? ya ben neden yazdım bunları? sizi sevdiğimden(!) değil mi? '' Başka ne diyebilirim ki öfke hakkında? Ben bu kadarını biliyorum. |
|
#10
|
||||
|
|
||||
|
Ynt: Öfke Üzerine
öfke büyük bir saçmalık.hem kendimizi hem de karşımızdaki kişiyi üzmekten başka bir şey geçmez elimize...o anda ortamdan uzaklaşıp öfkenin geçmesini beklemek en doğru çözüm...
hayat ne tuhaf vapurlar filan... |
|
#11
|
||||
|
||||
|
Ynt: Öfke Üzerine
öfke büyük bir saçmalık.hem kendimizi hem de karşımızdaki kişiyi üzmekten başka bir şey geçmez elimize...o anda ortamdan uzaklaşıp öfkenin geçmesini beklemek en doğru çözüm... en sağlıklısı sizi öfkelendiren kişiye anında patlamaktır.ki öfke anında insanın bilinçaltının kapakları açılır bir bakıma.bir insan hakkında aslında ne düşündüğünüzü siz bile o an anlarsınız.aslında sonrasında "kusura bakma,bi anlık öfkeyle söyledim" ile birlikte gelen laflar en fazla kusura bakılacak laflardır.kişisel denetim minimuma inmiştir,içten içe söylenmemesi gerektiğini bildiğiniz şeyleri söylersiniz.gerçek düşünceleriniz öfkeyle birlikte açığa vurulur. |
|
#12
|
||||
|
||||
|
Ynt: Öfke Üzerine
Sağduyum olmasaydı öfkemi nasıl bastıracağımı tahmin bile edemiyorum.Ama öfke doğal bir his sadece insan da da bulunmaz.Öfke den uzaklaşmak için saldırganlık değil sözel olarak ifade etmek, bunlar içinde en sağlıklı yol dur. Bunu yapabilmek için, istediklerimizin ne olduğunun farkına varmalı, bunları açık ve karşımızdakini incitmeyecek bir şekilde aktarmalıyız.
Öfkeyi bastırmak; Kızgınlığınızı içinizde tutup, onu düşünmemeye çalışıyor ve dikkatinizi daha olumlu birşeylere yönlendiriyorsanız, bu yolu kullanıyorsunuz demektir. Bu bazen işe yarasa da sürekli olarak bu yolu kullanmak, çok sağlıklı olmayabilir. Kızgınlık doğru bir şekilde dışarı vurulmazsa, bir süre sonra bu duygu kişiye zarar vermeye başlar ve yüksek tansiyon, psikosomatik hastalıklar, depresyon a yol açar. Öfke bastırmak iyi değildir ![]() Öfke yaşadığınızda kendinizi sakinleştirmeye çalışmak; Nefes alış verişlerinizi kontrol ederek fizyolojik olarak rahatlatır (belki). Derin nefes alırken de kendimizi telkin etmeyi unutmamalıyız.Gevşemeliyim, sakin olmalıyım, bunların hepsi geçici, üstünde duracak şeyler değil ,aman ne de saçma vs vs vs
Dokuz canım vardı üçü gitti yedi canım var... Son düzenleyen marlasinger : 30-08-2007 - 19:03 |
|
#13
|
||||
|
||||
|
Ynt: Öfke Üzerine
• Uyaran duyguyu harekete geçirir,
• Stres ve gerginlik başlar, • Enerjiyi arttıran Adrenalin salgısı artar, • Nefes alıp verme sıklaşır, • Kalp atışları hızlanır, • Kan basıncı artar, • Vücut ve zihin “savaş ya da kaç” tepkisi için hazırdır. insan öfkelenince bunların önüne geçemez yani ben öfkelenmem falan diye saçmalamayın herkes öfkelenir ama o durumda ortamdan ayrılmak doğru bi davranış olur
şşş sessizzz |
|
#14
|
||||
|
||||
|
Ynt: Öfke Üzerine
aslında çok doğrudur öfkeyle kalkan zararla oturur lafı.insan öfkelenince bambaşka bir kişi oluyor,gözü brşey görmüyor.
küçük çocukların üzerinde öfke ise sabırla yenilmeli,adı üstünde çocuk nasıl davranışlar bekleyebilirsinki. |
![]() |
| Etiketler |
| ofke |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| eşitlik üzerine | getto | Beyin Fırtınası | 12 | 05-11-2008 21:05 |
| Aşk Üzerine | Cey | Beyin Fırtınası | 87 | 01-08-2008 00:34 |
| Anıtkabir'de öfke seliAnayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'ın üyeleri, Danıştay 2. | Blackrider | Güncel Olaylar | 2 | 19-05-2006 17:22 |
| Paris’te öfke dinmiyor | Sound_Of_Silence | Güncel Olaylar | 2 | 04-11-2005 08:04 |