Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

Alıntı: Helal-Gidalar.Com || Helal Gıdalar Kur’ân-ı Kerîm’de, yeryüzünde ne varsa hepsinin insan için yaratıldığı (el-Bakara 2/29), göklerde ve yerde bulunan her varlık ve imkânın Allah’tan bir lutuf olmak üzere insanın

  #1  
Eski 17-07-2008, 17:40
kymophobia nickli Ayya$'ın avatarı
kymophobia kymophobia şu an forumda değil
Inspector Abberline
 
Üyelik Tarihi: Nov 2004
Mekan: Mohingan
Mesajlar: 7,688
Blog Başlıkları: 109
kymophobia 'e ICQ ile mesaj gönderin kymophobia 'e MSN ile mesaj gönderin
Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

Alıntı: Helal-Gidalar.Com || Helal Gıdalar

Kur’ân-ı Kerîm’de, yeryüzünde ne varsa hepsinin insan için yaratıldığı (el-Bakara 2/29), göklerde ve yerde bulunan

her varlık ve imkânın Allah’tan bir lutuf olmak üzere insanın emrine verildiği (el-Câsiye 45/13), iyi ve temiz şeylerin

helâl, pis şeylerin haram kılındığı (el-Mâide 5/5; el-A‘râf 7/157) bildirilir. Cenâb-ı Allah’ın rahmân sıfatının sonucu

olarak dünya hayatında O’nun bu lutfuna mazhar olan bütün insanlık bunlardan kendi amaçları doğrultusunda ve

yapılarına uygun olarak yararlanmaktadır. Hayvanlar da bu imkânlar demetinin önemli bir parçasını oluşturur.

Nitekim insanlar, tarih boyunca hayvanları binek veya yük taşıma aracı olarak kullanmak, gücünden, etinden,

sütünden, derisinden, tüylerinden yararlanmak suretiyle hayatlarını büyük ölçüde kolaylaştırmışlardır. İnsanoğlu

bu çeşit faydaları elde etmeye yönelirken, hayvanların neslinin devamını sağlamada olumlu bir rol da üstlenmiş

olmaktadır.



Kur’ân-ı Kerîm’de ve Hz. Peygamber’in hadislerinde yenmesi helâl ve haram olan etler ile ilgili bazı açıklamalar

yer almıştır. Bu açıklamalar bir bütün olarak göz önüne alındığında, her şeyden önce etleri yenebilecek hayvanlarla

ilgili bir liste verme yönüne gidilmediği, sadece belli ilke ve ölçüler getirilmekle yetinildiği görülür. Kur’an’da,

yeryüzündeki bütün imkânların insanlığın emrine verilmiş olduğu vurgulandığı için, İslâmiyet’te bu konudaki temel

kuralın helâllik olduğu, aksi yönde delil bulunduğu takdirde haramlık hükmünün söz konusu olabileceği anlayışı İslâm

bilginlerinin çoğunluğunca benimsenmiştir.



Gerçekten Kur’ân-ı Kerîm’de, yenmesi helâl olan etlerin ayrı ayrı belirtilmesi yönüne gidilmemiş, Allah’ın nimetlerini

hatırlatmak ve müslümana yaraşan şeylerin yenmesi gerektiğini vurgulamak üzere “iyi ve temiz şeylerin helâl kılındığı”

(meselâ bk. el-Bakara 2/172; el-Mâide 5/4; el-A‘râf 7/32) ifadeleri ile yetinilmiş, bu cümleden olmak üzere en çok yenmesi

mûtat olan koyun, deve ve sığır gibi türlere (behîmetü’l-en‘âm) işaret edilmiştir (el-Mâide 5/1).



Kur’an’da yiyecekler konusunda haramlıkla ilgili açıklamaların ortak noktası ise, “tayyibât” (iyi ve temiz) sayılamayacak

“habâis” (pis ve iğrenç) şeylerin yenmemesi gereğidir. Ayrıca sağlığa zararlı maddelerin alınmaması İslâm’ın genel

ilkelerinin (meselâ bk. el-Bakara 2/195) gereklerindendir. Bu konudaki somut yasaklar, bazı âyetlerde (el-Mâide 5/3)

on madde halinde sayılmış ise de aşağıda açıklanacağı üzere bunların bir kısmı aynı grup içinde düşünülerek tamamının

Bakara sûresinin 173. âye-tinde yer alan dört ana maddede toplanması mümkündür. Bunlar da; kendiliğinden veya

dinî usulde boğazlanmaksızın ölmüş hayvan (meyte), akıtılmış kan, domuz ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlardır.

Hz. Peygamber’in sünneti, Kur’ân-ı Kerîm’deki bu yasaklamaları teyit eden ifadelerin yanı sıra, “pis ve iğrenç” yiyeceklerin

özelliklerine ilişkin detaylandırıcı açıklamalar da içermektedir. Meselâ Hz. Peygamber “yırtıcı hayvanlar”ın (zî nâb:

ağzının dört yanında uzun ve sivri dişleri olan hayvanlar) ve “yırtıcı kuşlar”ın (zî mihleb: pençesi ile avını parçalayan

kuşlar) etlerinin yenmeyeceği özellikle belirtilmiştir (Müslim, “Sayd”, 15, 16; Ebû Dâvûd, “Et’ime”, 32; Tirmizî, “Sayd”, 9, 11).

Kitap ve Sünnet’in, hayvanların etleri ile ilgili olarak getirmiş olduğu sınırlamalar incelendiğinde, bunların, mükellefleri

bazı nimetlerden mahrum bırakarak ceza-landırma yahut bazı yiyeceklere kutsallık verme amacına yönelik olmadığı,

temel amacın -diğer bütün dinî değerlendirmelerde olduğu gibi müslümanları insanlık onur ve haysiyetine yaraşır

davranışlara yöneltme, onların faydasına olan cihetleri gözetme (yarar sağlayıp zararı savma) olduğu görülür.

Gerçekte, bu konudaki yasakların her birinde iyi bir tetkik sonunda kavranabilecek birçok hikmet bulunduğu söylenebilir.

Yine bu konudaki yasakların, müslümanlara, onları diğer dinlerin mensuplarından ayırt edici özellikler sağladığı da bir

gerçektir. Bütün bunların ötesinde, ilâhî buyruk ve yasaklar, Allah’ın i-radesine canı gönülden boyun eğenleri diğerlerinden

ayırt eden bir sınav oluşturma hikmet ve amacında birleşir.

İslâm bilginleri, belirtilen amaç ve ilkeler ışığında ictihad ederek hangi hayvanların etinin helâl ve haram olduğunu ya

tek tek veya gruplandırarak belirlemeye çalışmışlardır. Bu belirlemelerde, bazı hadislerin sahih kabul edilip edilmemesi

veya farklı yorumlanmasının yanı sıra, mahallî âdet ve damak zevkinin, ilkeyi somut olay-lara uygulamadaki değerlendirme

farklılıklarının, hatta aynı hayvanın değişik yerlerde çeşitli isimlerle anılmakta oluşunun etkili olduğu bir gerçektir. Öte

yandan, yeryüzündeki bütün hayvan cinslerinin ismen fıkıh eserlerinde anılmış olmasının beklenemeyeceği de açıktır.

Bu sebeple de fıkıh kültüründe eti yenen ve yenmeyen hayvanlar konusunda zengin bir bilgi birikimine ve birbirinden

oldukça farklı görüş ve temayüllere rastlanır.



Kara Hayvanları



Kara hayvanları özelliklerine göre gruplandırılarak etinin yenmesinin dinî hükmü açıklanabilir.



a) Etlerinin yenmesinin helâl olduğunda görüş birliği bulunan hayvanlar dört gruptur:

1. Sığır, manda, koyun, keçi, deve, tavşan, tavuk, kaz, ördek, hindi türünden evcil hayvanların,

2. Geyik, ceylan, dağ keçisi, yabanî sığır ve zebra gibi vahşi hayvanların,

3. Güvercin, serçe, bıldırcın, sığırcık, balıkçıl gibi kuşların etlerinin helâl olduğunda fakihler görüş birliğindedir.

Bu sayılanların bir kısmının helâlliği Kur’an’da tasrih edilmiş (el-Mâide 5/1; el-Hac 22/28, 30), diğerleri de Kur’an’ın

“yiyiniz” dediği iyi ve te-miz şeyler kapsamında görülmüştür. Bu hayvanların yırtıcı olmadığı yani ağızlarının dört

yanındaki uzun ve sivri dişleri ile veya pençeleriyle kapıp avlanmadığı ve kendilerini savunmadıkları da açıktır.

4. Çekirge de, sünnette yenebileceğine dair özel hüküm bulunması sebebiyle yenmesi helâl hayvanlar grubunda

yer almıştır (Buhârî, “Zebâih”, 13; Müslim, “Zebâih”, 52).



b) Etlerinin yenmesinin haram olduğunda görüş birliği bulunan hayvanlar ise üç gruptur:

1. Domuzun haram olduğu Kur’an’ın açık hükmüyle sabittir (el-Bakara 2/173). Kur’an’da tür olarak yasaklanan

tek hayvan domuzdur. Domuzun çeşitli parçalarından yararlanmanın dinî hükmü aşağıda ayrıca ele alınacaktır.

2. Allah’tan başkası adına kesilen hayvanların etlerinin haram olduğu da yine Kur’an’ın hükmüne dayanır. Bu

İslâm’ın tevhid akîdesine verdiği önemin ve şirke karşı aldığı kesin tavrın bir sonucudur. Câhiliye döneminde

Araplar putlar adına kurban kesip Kâbe’nin duvarına bırakırlardı. Hayvanların kesiminde Allah’ın adının anılmasının

emredilmiş olması da bu sebepledir. Törenlerde, açılış ve karşılamalarda kesilen hayvanlar ise, Allah’ın adı anılarak

kesildiği, uğruna kesilen şahıs veya kuruma bir kutsiyet atfedilmediği sürece bu grupta yer almaz.

3. Meyte tabir edilen, dinî usulde kesilmemiş veya kendiliğinden ölmüş hayvanın etinin haram olduğu da yine

Kur’an’ın açık hükmüne dayanır. Bakara sûresinin 173. âyetinde, “Allah size meyteyi (dinî usullere göre boğazlanmadan

ölmüş hayvan etini), kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına boğazlanmış hayvanı haram kılmıştır”, Mâide

sûresinin 3. âyetinde de, “Meyte, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanmış, boğulmuş, darbe ile

(bir yerine vurularak) öldürülmüş, (yukarıdan) yuvarlanarak ölmüş, (başka hayvan tarafından) süsülerek ölmüş,

ölmeden yetişip boğazladıklarınız müstesna yırtıcı hayvan tarafından yenmiş (yırtıcı hayvan artığı), dikili taşlar

(putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar... size haram kılındı” buyurularak bir önceki âyetin hükmüne açıklık getirilmiştir.

Birinci âyette üç türlü hayvan etinin haram olduğu bildirilmektedir: Ölü hayvan eti, domuz eti ve Allah’tan başkası adına

boğazlanmış hayvan eti. İkinci âyette bunlar tekrarlandığı gibi, ayrıca altı madde sayılmaktadır. Fakat bunlardan beşi

(boğulmuş, darbe ile bir yerine vurulup öldürülmüş, yüksekten yuvarlanıp ölmüş, başka hayvan tarafından süsülüp

ölmüş, yırtıcı hayvan artığı) esasen ilk âyetteki birinci madde kapsamındadır, yani bunlar da meyte hükmündedir.

Altıncı madde ise (dikili taşlar, putlar üzerine boğazlanmış hayvan) birinci âyetin son maddesi kapsamındadır,

yani Allah’tan başkası adına kesilenlerdendir. İşte bu âyetlerde sayılan hayvan etlerinin haram olduğu hususunda

bütün İslâm bilginleri fikir birliği içindedir.



c) Yukarıda sayılan grupların dışında kalan hayvanların etlerinin yenmesinin dinî hükmü fakihler arasında tartışmalıdır.

Bazı hayvanlar fakihlerin ittifaka yakın derecede büyük çoğunluğu tarafından haram veya helâl sayılırken bazı

hayvanlarda görüşlerin dengeli şekilde dağıldığı görülür.



1. Yırtıcı hayvanlar grubundan olan yani alt ve üst çenesindeki dört uzun ve sivri dişleri ile kapıp avlanan ve kendisini

bu yolla savunan evcil olsun olmasın kurt, aslan, kaplan, pars, maymun, sırtlan, köpek, kedi gibi hayvanlar ile pençesiyle

kapıp avlanan şahin, doğan, kartal, akbaba gibi yırtıcı kuşlar, bu özellikte olmasa bile genelde pislikle beslenen kuzgun,

karga gibi kuşlar, tabiatı itibariyle iğrenç bulunan fare, yılan gibi hayvanlar, akrep, sinek, örümcek gibi haşerat fakihlerin

büyük çoğunluğu tarafından haram görülmüştür.

Mâlikî bilginlerin bir kısmına göre aslan, kaplan gibi yırtıcı hayvanların etlerini yemek helâldir, bir kısmına göre haram

olmamakla beraber mekruhtur. Mâlikî mezhebinde meşhur görüşe göre şahin, kartal gibi yırtıcı kuşların ve pislikle

beslenen kuşların yenmesi de mekruhtur. Bu âlimler Kur’an’da sadece domuzun haram kılınmış olmasından,

âyetteki genel iznin hadisle sınırlanamaya-cağı noktasından hareket etmişlerdir.

2. Eti yenen hayvanların tesbitinde çerçeveyi en dar tutanların Hanefîler, en geniş tutanların ise Mâlikîler olduğu

söylenebilirse de bu çerçeve içinde pek çok görüş farklılıkları bulunmaktadır. Bazı hayvanların saldırganlık özelliği,

avını tutma ve yeme şekli ile tabiatı iti-bariyle iğrenç sayılıp sayılmaması hususunda farklı değerlendirmeler bulunduğu

için etlerinin hükmü hakkında da ihtilâf edilmiştir. Meselâ tilki, Hanefîler’den Ebû Yûsuf ve Muhammed’e, Şâfiîler’e,

bir rivayette Hanbelîler’e ve bazı Mâlikîler’e göre helâl sayılmıştır. Yine bu değerlendirmeler çerçevesinde olmak üzere,

ayı Hanefî ve Şâfiîler’e göre haram, Mâlikî ve Hanbelîler’e göre helâl, zürafa Şâfiîler’de mutemet görüşe göre haram,

diğer üç mezhepte helâl kabul edilmiştir. Kezâ tavus kuşu ve papağan Şâfiî mezhebinde haram, diğer üç mezhepte

helâl, kirpi Hanefî ve Hanbelîler’de haram, Şâfiî ve Mâlikîler’de helâl sayılmıştır.

Bu çerçeve dahilinde pek çok detay ve görüş farklılığı bulunmaktadır. Hanefîler’e göre yukarıda sayılanlar dışında

yenmesi câiz görülmeyen belli başlı hayvanlar şunlardır: Çakal, sincap, samur, sansar, sırtlan, keler, gelincik, çaylak,

kuzgun, baykuş, atmaca, kaplumbağa, köstebek, kertenkele, salyangoz ve her türlü haşerat.

Hakkında hadis bulunması veya bir hadis ile ilgi kurulması dolayısıyla yenmesinin câiz olup olmadığına dair farklı görüş

belirtilen hayvanlar da vardır. Bunların başlıcaları şunlardır:

3. Tavşan eti, dört Sünnî mezhebe göre helâl olmakla birlikte, bazı sahâbe ve tâbiîn bilginleri ile müctehid imamlardan

İbn Ebû Leylâ’ya göre tahrîmen mekruhtur.

4. At eti, dört mezhepte genel kabul gören görüşe gö-re helâldir; Ebû Hanîfe’ye göre ise tahrîmen mekruhtur.

Hanefî literatüründen zâhirü’r rivâye eserlerinde “mekruh”, Hasan b. Ziyâd rivayetinde “haram” nitelemesi geçmekte

ise de, asıl belirtilmek istenen husus bunu yemenin helâl olmadığıdır. İmâmeyn ise (Ebû Yûsuf ve Muham-med) at

eti yemeyi mekruh saymamışlardır. Fakat bazı Ha-nefî bilginlerin görüşü doğrultusunda olmak üzere Hanefî

mezhebinde tenzîhen mekruh görüşü yaygındır. Mâlikî mez-hebi içinde de at eti yemeyi haram görenler ve

tenzîhen mekruh sayanlar vardır.

5. Evcil eşek eti konusunda dört mezhepçe genellikle kabul edilen hüküm, ehlî merkeplerin etinin haram olduğu

yönündedir. Mâlikî bilginlerin bir kısmı bunu tenzîhen mekruh saymış, bazı sahâbîlerden ve Hanefî bilgin Bişr

el-Merisî’den ehlî eşek etinin helâl olduğu görüşü nakledilmiştir.

6. Katır ve benzerlerinin etine gelince, iki ayrı türden hayvanın birleşmesi ile meydana gelen hayvanın konusunda

üç durum söz konusudur: a) Her iki tür, eti helâl olanlardan ise, bunlardan meydana gelen hayvanın eti de helâldir.

b) Her iki tür, eti haram olanlardan ise, bunlardan meydana gelen hayvanın eti de haramdır.

c) Biri eti helâl olanlardan diğeri haram olanlardan ise, Hanefî ve Mâlikîler’e göre hükümde ananın türü esas alınır;

Şâfiî ve Hanbelîler’e göre helâl olmayan taraf esas alınır. Buna göre dört mezhepte de anası eşek olan katırın

haram olduğu görüşü yaygındır. Anası at ise, Ebû Hanîfe’ye göre mekruhtur; Ebû Yûsuf ve Muhammed’e göre

mekruh değildir. Ayrıca, anasının at veya eşek olması hususunda ayırım gözetmeden başka delillere dayanarak

katır etinin mekruh olduğunu savunan bir görüş de vardır.



Su Hayvanları



Kur’ân-ı Kerîm’de deniz avının ve denizden elde edilen yiyeceğin helâl olduğu bildirilmiş (el-Mâide 5/96; el-Fâtır 35/12),

Hz Peygamber de deniz hakkında sorulan bir soruya “Onun suyu temiz, meytesi (içinde ölen) helâldir” şeklinde cevap

vermiştir (Ebû Dâvûd, “Tahâret”, 41; Tirmizî, “Tahâret”, 52). Gerek bu açıklamalar gerekse hakkında özel bir hüküm

bulunmayan konularda mubahlığın esas alınması ilkesi suda yaşayan hayvanlarla ilgili hükmün temelini teşkil eder.

1. Balık türleri bütün mezheplere göre helâldir, boğazlama işlemine de gerek yoktur. Şu var ki, Hanefîler’e göre

kendiliğinden ölmüş ve su üzerine çıkmış balıklar yenmez. Hanefîler’in bu görüşü sağlık açısından ihtiyatı tercih

etmiş olmalarından kaynaklanır. Fakat suyun çok sıcak veya soğuk olmasından, buzlar arasına sıkışmaktan, su

içine hapsedilmekten ve suyun çekilmesinden ötürü ölen balıklar kendiliğinden ölmüş sayılmaz, yenebilir. Yine,

balık avlamak üzere suya balık otu atıldığında balıklar ele geçirilmeden ölse ve onların bu yüzden öl-düğü bilinse,

kezâ kılıç balığı gibi büyük balıklar avlandığında sudan çıkmadan başına sert bir cisim vurularak öldürülse, yenebilir.

2. Balık türü dışında kalan (midye, kurbağa, yengeç gibi) su hayvanlarını yemek Hanefîler’e göre helâl değildir.

Diğer üç mezhebe göre ise, sadece suda yaşayan her türlü hayvan kendiliğinden ölmüş bile olsa yenebilir, helâldir.

Şâfiî mezhebinde, Hanefîler’in paralelinde bir görüş ile su hayvanlarından eti yenen kara hayvanlarına benzeyenleri

helâl, eti yenmeyen kara hayvanlarına benzeyenleri haram sayan bir görüş de vardır.

Hanefîler Mâide sûresinin 3. âyetinde geçen “meyte” lafzını mutlak şekilde yorumlamışlar, ayrıca balık dışındaki

türleri “habâis” (iğrenç şeyler) kapsamında kabul etmişlerdir. Fakihlerin çoğunluğu Mâide sûresinin 96. âyetindeki

“deniz avı” ifadesinin umumunu (kapsamlı olu-şunu) esas almışlar ve ayrıca Hz. Peygamber’in “Denizin suyu temiz,

ölüsü helâldir” (Ebû Dâvûd, “Tahâret”, 41; Tirmizî, “Tahâret”, 52) anlamındaki hadisine dayanmışlardır.



Hem Karada Hem Suda Yaşayan Hayvanlar



Hem karada hem suda yaşayan kurbağa, kaplumbağa, yengeç, yılan, timsah gibi hayvanlar hakkında üç görüş

vardır: Hanefîler’e ve Şâfiîler’e göre bunları yemek helâl değildir. Mâlikîler’e göre bu tür hayvanlar yenebilir, helâldir.

Hanbelîler’e göre timsah, kurbağa ve yılanın yenmesi helâl değildir, diğerleri yenebilir. Ancak bunlardan, akıcı kanı

olan (kaplumbağa, su aygırı gibi) hayvanlar için boğazlama işlemi gerekir, akıcı kanı olmayanlar için boğazlama da

gerekmez. Yengecin akıcı kanı olmamakla beraber mezhepte yaygın görüş, herhangi bir yerini keserek boğazlama

yerine geçecek bir işlemin (tezkiye) yapılması gerektiği yönündedir. Ahmed b. Hanbel’den ise tezkiye gerekmediği

rivayet edilmiştir.



Hayvan Etleri ile İlgili Bazı Meseleler



Etinin yenmesi helâl sayılan bir hayvanın usulüne göre boğazlanması (tezkiye), avlanma yoluyla elde edilecekse

bu konudaki dinî şartlara uyulması gerekir. Her iki konu da ileride ayrıca ele alınacaktır.

Etinin yenmesi helâl olmakla beraber, pislik yemiş olan kara hayvanlarının (cellâle) bekletilmeden kesilip yenmesi

hemen bütün mezheplerce mekruh görülmüştür. Ahmed b. Hanbel’den mekruh ve haram olduğuna dair iki rivayet

vardır; Mâlikîler’de yaygın görüş mekruh olmadı-ğı yönündedir. Bu tür hayvanlar bir süre temiz yiyecek-lerle

beslenmeli, etindeki kötü kokunun gitmesi sağlanmalıdır. Fıkıh kitaplarında, bu durumdaki tavuklar için üç gün,

koyunlar için dört gün, sığır ve develer için on gün gibi süreler belirtilmiş ise de aslolan hayvandaki pis kokunun

gitmesini sağlayacak bir süre beklenmesidir.

Balıkların temiz olmayan sularda bulunmuş olması, etlerinin yenmesine engel değildir. Balığın yuttuğu balık da

eğer parçalanmamışsa yenebilir.

Etinin yenmesi helâl türlerden bile olsa, canlı hayvandan henüz boğazlama yapılmadan koparılan parça, meyte

(murdar) hükmündedir; yenmesi bütün bilginlere göre haramdır. Usulünce kesilmiş hayvanın da yenmesi câiz

görülmeyen bazı organ ve cüzleri vardır.

Hayvanların yumurtası ve sütü genellikle etlerinin hükmüne bağlanmıştır; ancak bazı ayrıntılar vardır. Buna göre,

etinin yenmesi câiz olan bir hayvandan ister canlı iken ister dinî usulüne göre boğazlandıktan sonra (ya da balık

gibi boğazlamaya gerek olmayan hayvanlardan ölü halinde) çıkan yumurtanın yenmesi bozulmuş olmadıkça câizdir;

bu hususta İslâm bilginleri fikir birliği içindedir. Etinin yenmesi câiz olan fakat dinî usulüne göre boğazlanmadan ölmüş

bir hayvandan çıkan yumurta sertleşmişse yenebilir, aksi halde yenmez. Etinin yenmesi câiz olmayan hayvanın

yumurtasına gelince, Hanefîler’e ve Hanbelîler’e göre bunun yenmesi câiz değildir. Şâfiîler’e göre domuz, köpek

ve bunlardan doğmuş hayvanlar hariç canlı halinde iken bütün hayvanlar temiz olduğun-dan, eti yenmeyen hayvanların

da canlı iken yaptıkları yumurta temizdir ve yenebilir. Mâlikî fakihleri de yumurtlayan hayvanlarda eti yenen ve

yenmeyen ayırımı yapmayıp, zararlı değilse bunların yumurtalarının yenebileceği görüşündedir.

Süt, dört mezhebe göre etin hükmüne tâbidir. İnsan eti, saygınlığına binaen haram kılınmıştır. Ancak sütü haram

değildir. Ebû Hanîfe’den at etinin haram veya mekruh olduğuna dair nakledilen görüşü esas alan bazı bilginler

sütünü de haram veya mekruh olarak nitelendirmişlerse de, mezhepte sahih kabul edilen görüşe göre atın sütü

mubahtır, çünkü eti pis olduğu için değil cihad aracı olduğu için yasaklanmıştır.



Domuzla İlgili Fıkhî Hükümler



Domuz etinin yenmesi gerek Kur’an’da (el-Bakara 2/173; en-Nahl 16/115) gerekse Hz. Peygamber’in hadislerinde

açık ve kesin bir ifade ile müslümanlara yasak kılınmış, ümmetin icmâı ve uygulaması da bu yönde olmuştur.

Zaten İslâm’da yiyecek ve içeceklerden haram kılınanlar oldukça sınırlıdır ve bunların başında da domuz eti

yer alır. Hatta Kur’an’da tür itibariyle haram kılınan tek hayvan domuzdur.

Kur’an’da akıtılmış kan ile domuz, meyte ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvanların etinin haram kılındığı birkaç

defa tekrar edilir (el-Bakara 2/173; el-Mâide 5/3; el-En‘âm 6/145; en-Nahl 16/115). Yine Kur’an’da temiz olan her şeyin

insanlar için helâl, pis olan şeylerin de haram kılındığı bildirilir (el-A‘râf 7/157; Tâhâ 20/81; el-Mü’minûn 23/51).

Hz. Peygamber de bu yasağı devamlı teyit etmiş, “Allah ve resulü şarabın, ölü hayvan etinin, domuzun ve putların

alım satımını haram kılmıştır” buyur-muş, hadisin devamında da meytenin yağının gemilerin cilâlanmasında,

derilerin yağlanmasında ve aydınlatmada kullanılmasının da haram olduğunu ifade etmiştir (Buhârî, “Büyû‘”, 112;

Ebû Dâvûd, “Büyû‘”, 66; Tirmizî, “Büyû‘”, 61). Yeme açısından domuzun etiyle yağının arasında fark olmayıp ikisinin

de haram olduğunda İslâm hukukçuları görüş birliği içindedir. Domuzun iç yağının gıda dışındaki amaçlarla

kullanılmasına gelince, İslâm hukukçularının çoğunluğu ilgili âyet ve hadisleri yorumlayarak bunların da necis ve

haram olduğu sonucuna varmışlardır.

İslâm bilginleri domuz etinin haram kılınmasını açıklamak amacıyla, domuz etinin insan sağlığını ve tabiatını olumsuz

yönde etkileme özelliği üzerinde ısrarla durur, bu hususta birçok aklî, tecrübî ve ilmî açıklamada bulunurlar. Ancak,

bu anlatılanlar domuz etinin haram kılınmasının gerçek sebebi (illeti) olmadığından, haramlık hükmü zikredilen sakıncaların

olup olmamasına göre değişiklik göstermez. XX. yüzyılda gelişen teknolojik imkânların bu sakıncaları bertaraf etmesi,

domuz eti ve yağının başka terkip ve şekiller altında hazırlanması veya katkı maddesi olarak kullanılması da dinin bu

açık yasağını kaldırmaz. Çünkü, dinin emir ve yasaklarının mutlaka mâkul bir sebebi ve açıklaması olsa bile, bunun

tamamının bugün için kavranabileceğini ve gerçek sebebin bulunabileceğini ileri sürmek ölçüsüz bir iddia olur. İlmî gelişmeler

ve tecrübeler arttıkça dinin emir ve yasaklarındaki hikmet ve gaye daha iyi anlaşılmaktadır. Öte yandan müslüman

açısından İslâm’ın emir ve yasakları, doğruluğuna inanılan gerçekler olup iyi müslüman olma bunlara sıkı sıkıya bağlı

olmakla mümkün olur.

İslâm hukukçularının büyük çoğunluğu domuzun canlı iken de necis olduğu, bu sebeple salyasının, terinin vs. bulaştığı

şeyin de necis olduğu görüşündedir. Bu sebeple de ağzını sürdüğü kabın, biri toprakla olmak üzere yedi defa yıkanması

gerektiğini söylerler. Mâlikî hukukçular ise canlı olduğu sürece köpek gibi domuzun da necis olmadığı görüşündedir.

Bu ihtilâfın pratik sonucu domuzun girip çıktığı veya salyasını bulaştırdığı suyun temizliği ve temizlenmesi konusunda

kendini gösterir. İslâm hukukçularının çoğunluğu domuzun derisinin tabaklansa bile kullanılmayacağı, necis olduğu

görüşünde iken, Zâ-hirîler, Ebû Yûsuf, İbn Hazm gibi bazı hukukçular tabaklanan domuz derisinin kullanılabileceği

görüşündedir.

Kaynak: www.diyanet.gov.tr

Have you ever danced with the devil in the pale moonlight?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Eski 17-07-2008, 22:08
nonexistence nickli Ayya$'ın avatarı
nonexistence nonexistence şu an forumda değil
Earth Angel
 
Üyelik Tarihi: May 2005
Mekan: ankara
Mesajlar: 6,756
Blog Başlıkları: 19
nonexistence 'e MSN ile mesaj gönderin
Re: Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

hayırdır

the love of a martian

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Eski 17-07-2008, 22:51
bluesblues nickli Ayya$'ın avatarı
bluesblues bluesblues şu an forumda değil
 
Üyelik Tarihi: Jun 2008
Mekan: dünyaa
Mesajlar: 1,015
Blog Başlıkları: 3
Re: Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

midye dolmasız bi hayat düşünemiyorum

Büyük hürriyetinle çalışırsın el kapısında, ananı ağlatanı
Karun etmek hürriyetiyle hürsün!

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Eski 18-07-2008, 00:18
singilli nickli Ayya$'ın avatarı
singilli singilli şu an forumda değil
 
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 11
Re: Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

o kadar uzun yazmışsın ki bitirene kadar acıktım ve sonunda '' ne olsa yerim abi '' diyebilecek kadar okuduklarımı boşa götürdüm
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Eski 21-07-2008, 15:35
Mankinon nickli Ayya$'ın avatarı
Mankinon Mankinon şu an forumda değil
CoSmİC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: Dec 2007
Mekan: İzmir
Mesajlar: 260
Blog Başlıkları: 2
Re: Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

tavuk niye helal de domuz haram. Tavuğun neleri yiyebildiğini bilmiyormuş bunu yazan. Bırak yaa delinin biri kuyuya bir taş atmış kırk akıllı çıkaramamış o hesap bu kurallar da.

Anılar belkemiğimiz değildir, en büyük sözleri isteyenler ve verenler sonra hepsiyle alay ederler. Geçmiş unutulmalıdır.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #6  
Eski 27-07-2008, 20:33
AbocA nickli Ayya$'ın avatarı
AbocA AbocA şu an forumda
Atçalı
 
Üyelik Tarihi: Feb 2005
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 2,412
AbocA 'e ICQ ile mesaj gönderin AbocA 'e MSN ile mesaj gönderin
Re: Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

Size 1 milyar kerede anlatsak hala kabul etmeden tartışmaya devam edeceksiniz. Neden tartıştığınızı veya hakaret ettiğinizi kendinizde bilmeyecek kibriniz ile karşınızdakini küçük görmeye devam edeceksiniz. Ve inatla olayı anlatmamızı bekleyeecksiniz.

Bende içimden yuh çekeceğim.

Özledim buraları ama kimse doğru söyleyeni özlemiyor. Dünya kanunudur, değişmez.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #7  
Eski 27-07-2008, 20:47
Eliuzium nickli Ayya$'ın avatarı
Eliuzium Eliuzium şu an forumda değil
Non-Smoker
 
Üyelik Tarihi: Dec 2004
Mekan: istanbul
Mesajlar: 5,041
Blog Başlıkları: 8
Eliuzium 'e MSN ile mesaj gönderin Send a message via Skype™ to Eliuzium
Re: Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

Alıntı:
AbocA Mesaja Bak
Size 1 milyar kerede anlatsak hala kabul etmeden tartışmaya devam edeceksiniz. Neden tartıştığınızı veya hakaret ettiğinizi kendinizde bilmeyecek kibriniz ile karşınızdakini küçük görmeye devam edeceksiniz. Ve inatla olayı anlatmamızı bekleyeecksiniz.

Bende içimden yuh çekeceğim.
aferin aboca, aferin

sen irfanını paylas, paylas ki yenide olsa eskide olsa bilsin ya da öğrensin, dayanaklarını görsün vs...
bu tavır ancak yapıcılıktan ziyade dogrudan aşağılama barındırıyor.

Akik nem szeretik amaeskatat, biztosan egerek voltak elözö életükben...

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #8  
Eski 27-07-2008, 21:34
AbocA nickli Ayya$'ın avatarı
AbocA AbocA şu an forumda
Atçalı
 
Üyelik Tarihi: Feb 2005
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 2,412
AbocA 'e ICQ ile mesaj gönderin AbocA 'e MSN ile mesaj gönderin
Re: Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

Beni kışkırtanı eleştirmeyip neden tek taraflı olarak beni eleştiriyorsunki buda senin yapıcı ve objektif değil taraf tutucu olduğunu gösterir.

Özledim buraları ama kimse doğru söyleyeni özlemiyor. Dünya kanunudur, değişmez.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #9  
Eski 27-07-2008, 21:37
Eliuzium nickli Ayya$'ın avatarı
Eliuzium Eliuzium şu an forumda değil
Non-Smoker
 
Üyelik Tarihi: Dec 2004
Mekan: istanbul
Mesajlar: 5,041
Blog Başlıkları: 8
Eliuzium 'e MSN ile mesaj gönderin Send a message via Skype™ to Eliuzium
Re: Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

seni elestriyorum cunku, senin yapıcılığına inanıyorum, digerinin elestricek birseyi yok keza, elestrisel bir yaklasım söz konusu değil.

Akik nem szeretik amaeskatat, biztosan egerek voltak elözö életükben...

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #10  
Eski 30-07-2008, 13:09
kymophobia nickli Ayya$'ın avatarı
kymophobia kymophobia şu an forumda değil
Inspector Abberline
 
Üyelik Tarihi: Nov 2004
Mekan: Mohingan
Mesajlar: 7,688
Blog Başlıkları: 109
kymophobia 'e ICQ ile mesaj gönderin kymophobia 'e MSN ile mesaj gönderin
Re: Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

Türklere Helal Olsun! Haribo artık helal ürünlerinle Almanyada.

Have you ever danced with the devil in the pale moonlight?

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #11  
Eski 31-07-2008, 00:56
AbocA nickli Ayya$'ın avatarı
AbocA AbocA şu an forumda
Atçalı
 
Üyelik Tarihi: Feb 2005
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 2,412
AbocA 'e ICQ ile mesaj gönderin AbocA 'e MSN ile mesaj gönderin
Re: Eti yenen ve yenmeyen hayvanlar

Alıntı:
Mankinon Mesaja Bak
tavuk niye helal de domuz haram. Tavuğun neleri yiyebildiğini bilmiyormuş bunu yazan. Bırak yaa delinin biri kuyuya bir taş atmış kırk akıllı çıkaramamış o hesap bu kurallar da.
domuz ile ilgili ayet indiğinde o çağda bu çağdaki gibi temizlik şartlarını,etin diğer etler gibi tuzlansada çabuk çürüme şartlarını derin donduruculu ve dondurucusuz gözetebildiysen ne mutlu sana. Ha gözetmediysen kuyuya taş atma tabi anlıyorsan beni.

Özledim buraları ama kimse doğru söyleyeni özlemiyor. Dünya kanunudur, değişmez.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
coşmak, din, kurban, saçmalamak, saçmalık

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Başlık Başlığı Açan Forum Cevap Son Mesaj
acaip hayvanlar Thunderpeak Visual Trip 3 19-07-2007 21:06
Hayvanlar Alemi Lizard King Visual Trip 13 26-10-2005 21:19
Hayvanlar Alemi Lizard King Road Trip 22 10-09-2004 14:20
Bu hayvanlar Naapiir? SiLeNoZ Road Trip 33 24-03-2004 11:09
kargalar yararlı hayvanlar Senem Road Trip 14 08-12-2003 11:36