slavery
Mekan: AnNaKARreninA
Blog Başlıkları: 14
Sigarayı Bırakıyorum... Vol. I...
Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
Bu görünen büyük sitelerin yanında, günde pek çok defa benzer uyarılar dahilinde neden belirtilmeden kapatılmış onlarca site karşıma gelmekte...
Bu siteler neden nasıl kapatılıyor peki? Nasıl bir gerekçe bu siteleri kapatmaya neden olabilir? Hepsinden ötesi, nasıl bir zihniyet bu tür site kapatma kararları uygulayabilir?
Şu adrese bir göz atalım...
LINK
Kurumun adı; Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı.
Wikipedia internet sitesinde kurumun açıklaması şu şekilde geçmekte:
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) Türkiye'de bugüne kadar Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), No Redirect ve jandarma istihbaratının ayrı ayrı birimler ve savcılıklardan aldıkları izinlerle gerçekleştirdikleri telefon dinlemelerini tek merkezden yapmak ile ilgilenen Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde faaliyet gösteren başkanlıktır. 2007 yılı itibariyle başkanlığını Fethi Şimşek yürütmektedir.Sitenin içerisinde kurumun, daha doğrusu internet sitesinin varoluş nedeni şu şekilde açıklanmakta:
(kaynak)
Web Sitesinin yayında bulunma amacı, bilgilendirmeyi sağlamaktır. Web sitesi içerisinde, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının kuruluş ve işleyişine dair içerikler ile Başkanlığımıza sıkça yöneltilen soruların cevapları yer almaktadır. Ayrıca, kurumu doğrudan ilgilendiren duyurular ile birlikte kuruma ait erişim bilgilerine de yer verilmiştir.İntenret sitesine göz attıysanız eğer, sitede "İnternet Bilgi İhbar Merkezi" isimli bir link bulunmakta. Linke tıkladığımızda ise, "ülke insanına zararı olacağı düşünülen" kategoriler, e-posta adresi ve telefon numaraları bulunmakta. Kategorilere tıkladığımızda, karşımıza detaylıca bir form çıkıyor. Doldurarak gönderiyoruz. Muhtemelen üstünkörü bir inceleme sonucunda işlemler başlatılıyor ve kapatma gerçekleşiyor.
Çok yakın tarihlerde, Çin'in internete sansür koyma kararlarını tartışan Türkiye Cumhuriyeti, bugün, koruma adı altında (ki Çin'in yaptığından tek farkı, uygulamadaki özensizlik ve bilgi yoksunuluğu kanımca) Çin'in yaptığı sansürün benzerini uyguluyor.
Konudan biraz sapmamız gerekirse eğer, Çin ile Türkiye Cumhuriyeti'ni bugün bu uygulama çerçevesinde böylesine paralel tutan şey nedir?..
Düşünelim.
Çin, sosyalist yapıda, diktatoryâl yönetime sahip bir ülke, halkının büyük çoğunluğu ya işsiz ya da karın tokluğuna anca çalışabiliyor, çoğu insanı eğitimsiz, daha da ötesi, temel sosyal ihtiyaçlarını karşılamak konusunda bile yetersiz, nedenini doğrudan "komünistler ya ondan" demek saçmalık olur. Bunun yegâne nedeni, ülkenin nüfusundaki yüksekliktir. Geri kalanı safsatadır....
Kısaca değindikten sonra, biraz da karşılaştırmalı olarak Türkiye Cumhuriyetini yazalım...
Türkiye Cumhuriyeti, 1923'ten beri Cumhuriyet ile yönetilen, demokratik ve Laik bir ülkedir (Laiklik kelimesi bu karşılaştırmada gözünüze batabilir, batmasın lütfen zira, konu ile alakadardır). Halkının demografik yapısını incelediğimizde ise, kağıt üzerinde eğitim düzeyi "çok yüksek" bir ülke. Ancak, eğitimin kalitesinin özellikle son 25- 30 yıldır düşmesi, tüm insanları üniversiteli yapma ütopyasının peşinden koşmaları..vb. nedenlerinden okula giderek eğitim aldığı kabul edilen, ancak eğitimli düşünme kabiliyetinden yoksun insanlar üreten bir eğitim sistemine sahip bir ülke. Devam edelim... Çin, sosyalist bir ülke ve diktatörlük ile yönetiliyor. Türkiye Cumhuriyeti ise, 1923'ten 1950 yılına kadar tek parti yönetiminde, sonrasında ise İsmet İnönü'nün Atatürk'ün vasiyeti olarak çok partili hayatı uygulamaya koyma çabaları ile, ülke çok partili yaşama adımını atmış ve yaklaşık 1980 yılına kadar CHP - DP iktidarları arasında gidip gelmiştir. 1980 darbesi sonrasında ise, ülkedeki siyasi kutuplaşmalar tamamen dağılmış ve Türkiye Cumhuriyeti seçmen yapısı bir anda darma dağan olarak, 2002 yılındaki seçimlere kadar tek parti yönetimi altına girmemiştir. 2002 seçimlerinden bugüne kadar ise, ülke "yine" tek parti yönetiminde dönüş yaşamış ve tüm dünyanın tersine ülke insanı ve elitler bundan memnun olduklarını, istikrarın ancak bu şekilde sağlanacağını bile iddia edebilmişlerdir. Ancak, tek partinin niteliği konusundaki fikirsizliğin yanılgısı sonucunda, 2007 seçimlerine yaklaşırken partinin çatlamasına rağmen, yukarıda bahsettiğim halk kitlelerinin gözleri afişlerle, sloganlarla boyanarak, tüm çatlaklar, yolsuzlukar göz ardı ettirilmiş ve "ekonomik istikrâr" yalanıyla yeniden tek parti olarak seçilmişlerdir, ki yapılan seçimin meşruluğu halen tartışılmaktadır. Biraz toparlarsak eğer, bu tek parti döneminin "yükselen değeri" Recep Tayyip Erdoğan, bir üslûp adını verdiği, halkı azarlama yöntemi, kolluk kuvvetlerinin yaygın kullanımı, medya ve basın alanında yaratılan tekeller gibi pek çok araç ile "tek parti iktidarından" günden güne tek parti diktatoryasına doğru bir yol izlemeye başlamış ve 14 Mart 2008 tarihindeki kapatma davasına kadar da bu saltanatını sürdürmüştür.
Çin ile karşılaştırma yaparsak eğer, Çin'de de, SSCB'de olduğu gibi bürokrasi elitist bir yapıdadır sosyalizm'in gereği olarak ve üst tabakadır, ekonomi, sosyal hayat, düzenlemeler,medya, basın..vb. bu elit kesimin elindedir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'ne baktığımızda da benzer bir yapıyı görüyoruz sanki değil mi? Aramızdaki tek fark ise, din konusu. Çin dindar bir diktatörlük yerine, daha akılcı bir diktatörlük iken, Türkiye Cumhuriyeti gün be gün, bir din diktatoryasına (bkz. İran, Bkz Afganistan) doğru koşar adım ilerlemekte.
Bu durumun en gülünç yanı ise, Türkiye Cumhuriyeti halkı bugüne gelene kadar, sürekli olarak, önce AB üyeliği, sonra ekonomik dalgalanmalar, daha sonra askeri harekatlar ve terör..vb. gibi pek çok gündem maddesi ile uyutuldu. Halk asla karar mekanizması olamayacağı, daha doğru söylemek gerekirse, oldurulmayacağı konulara kafa yorup zaman geçirirken, iktidar elitleri ve yandaşları ülke tarihinde görülmemiş komik icraatlara imza atarak, tam birer elit oluverdiler gün be gün ve sorulduğunda ise, herşeyi bir yasal kisveye de sokmayı başardılar. Zira, kanun değiştirmek çok da zor birşey değildi onlara göre. 3-5 elin inip kalkması bunun için yeterliydi. Çünkü, onlar bu ülkenin sahipleri, bu ülkenin tek yetkilileri ve tek söz sahibi insanlarıydılar.
Şimdi bir konuya hızlıca dönüş yaparsak eğer, internet sansüründen bahsediyorduk, bu internet sitelerinin kapatılma gerekçeleri sitelerin üzerinde bulunmuyor. Hangi ve nasıl bir şikayet ile internet sitesine erişim kapatılıyor belli değil. Yalnızca bir mahkeme karar numarası ve kocaman kırmızı bir kapatılmıştır yazısı. Tıpkı yukarıda anlattığım icraatlardaki gibi değil mi? Açıklama yok, sorulursa da kanuna uygunluk var. Ancak ne bir açıklama ne de bir gerekçe ortada yok.
Site kapatmaları ile ilgili pek çok hurafe dolanıyor ortalıkta ancak hiçbirisinden bahsetmeyeceğim ben. Zira, doğruluk payları hakkında hiçbir fikrim yok. Doğru olduklarına kişisel olarak inanıyor olsam da, savunacak bir dalım yok bunları. Dolayısıyla, şu an tartışılması gereken noktalar şunlardır bana göre:
1- Bu internet sitelerinin kapatılma nedenleri sahibi dahil, kullanıcılarının kolayca bulabileceği ve anlayabileceği bir açıklık ile ulaşılabilir bir yerde görüntülenmelidir. Aksi takdirde, kullanıcıların maduriyeti ve özgürlüklerinin engellenmesi söz konusudur. Her birey devletinden veya başka herhangi bir merciden, kişiden korunma istemyebilir. Bu da bir özgürlüktür.
2- İnternet site sahiplerinin böyle bir kapatma kararı durumunda savunma hakları varmıdır? Varsa ne kadar etkilidir? Başvurular nereye yapılabilir? Ve en önemlisi, bir davada karşı tarafın savunması dinlenilmeden bir dava nasıl sonuçlanabilir?
3- Bu şekilde yukarıdaki kurumun kriterlerine göre kapatılan internet sitelerinin kullanıcılarının maduriyetleri kim tarafından ve nasıl telafi edilecektir? Maddi kayıpların yanında, manevi kayıplar ve hepsinden önemlisi, kısıtlanmış özgürlükleri bu bireylere nasıl geri verilebilecektir?
Türkiye Cumhuriyeti, kadına seçme seçilme hakkını ilk verme cesaretini gösteren ülkedir. Bunun gibi pek çoğunu daha yapmış, özgürlük için, demokrasi için ve laiklik için yıllarca gerçek anlamda meydanlarda savaşmış ve tüm emperyal güçlere karşın galip gelerek özgür ve bağımsız bir ülke olarak tarihe geçmiştir. Ancak kuruluşundan geçen 85 yıl ardından, aynı ülke bugün insanlarının özgürlüklerini kısıtlamaya, tek başına diktatoryâl egemenlik kurma çabalarına ve yönetim elitleri kurma çabası içerisinde buluyor kendisini.
Nerede özgür Türkiye Cumhuriyeti?
![]()
"Çözüm benim. Ancak, benim ben olmam, biz biz olmadığımız sürece, benliğim içinde kaybolmam dışında birşey ifade etmez bizler için" M.A.
"01101101 01110101 01110011 01110100 01100001 01100110 01100001 "
Harap ve Bitap...
Mekan: Ankara
Blog Başlıkları: 15
Baskı Devre Yapımı
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
Çocuğun cinsel istismarı, sağlık, vb. gibi diğer konu başlıkları altında manipüle eden sitelere erişimin kısıtlanması çokta önemli değil bence, sorun Atatürk'e yönelik suçlarda başlıyor ve Kurumun teknik yetersizliğinde.
Dünya da Atatürk ve Türkiye düşmanı tonla hayvan var, internette geniş bir mecraa, diledikleri gibi at koşturuyorlar. Ben bu tür şeylerin yasaklanmasına karşı değilim, sadece adamlar nasıl yasaklayacaklarını bilmiyorlar, örneğin geocities de yasaklanmış ama *.geocities.com şeklinde bir yasak getirilmiş, halbuki xmalı.geocities.com türü o maksatla yayın yapan adresin yasaklanması lazımdı. Bunun için ve türlü atlatma teknikleri için bir yazılım geliştirebilirler ama işin kolayına kaçıyorlar ve tüm sorun orada başlıyor. Bunların dışında sorun karar veren hakimlerin teknik bilgi eksikliğindende kaynaklanıyor olabilir. Örneğin, kararda "...geocities.com adresinden yayın yapan mecraanın yayınının kesilmesine..." gibi bir cümle varsa mecburen tüm alan adını da yasaklıyor olabilirler.
Bence iki kurumda da birer kurum içi eğitim gerekli.
![]()
Vücudundan kurtul.. Sadece zihin ve ruhunla yaşa.. O zaman toprak altında nefes alabilirsin.
slavery
Mekan: AnNaKARreninA
Blog Başlıkları: 14
Sigarayı Bırakıyorum... Vol. I...
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
Ben amacın bu olduğuna inanmıyorum esasen asla... Amaç bu olsaydı çalışmalar bu şekilde yürümezdü çünkü...
![]()
"Çözüm benim. Ancak, benim ben olmam, biz biz olmadığımız sürece, benliğim içinde kaybolmam dışında birşey ifade etmez bizler için" M.A.
"01101101 01110101 01110011 01110100 01100001 01100110 01100001 "
Harap ve Bitap...
Mekan: Ankara
Blog Başlıkları: 15
Baskı Devre Yapımı
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
Peki amaç ne olabilir kontrast?
![]()
Vücudundan kurtul.. Sadece zihin ve ruhunla yaşa.. O zaman toprak altında nefes alabilirsin.
slavery
Mekan: AnNaKARreninA
Blog Başlıkları: 14
Sigarayı Bırakıyorum... Vol. I...
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
Bunun yanında, yazıda uzunca bir yazdım zaten... Bana göre neden (tabiki bu yalnızca tek bir neden değil site kapatılmasında, ancak bana göre bir etken) daha çok kurulmaya çalışılan diktatoryadan kaynaklanıyor... Yani halk üzerinde sonsuz bir devlet egemenliği sağlanmaya çalışılıyor baskı yoluyla. Bu da bir adım...
İşin özü, bu tür adımlarla, kolluk kuvvetleri kullanımı ile, sansür ile...vb. korkuya dayalı bir tahakkûm amaçlanıyor. Uzun süredir gözlemlediğim şey bu bu ülkede açıkcası....
![]()
"Çözüm benim. Ancak, benim ben olmam, biz biz olmadığımız sürece, benliğim içinde kaybolmam dışında birşey ifade etmez bizler için" M.A.
"01101101 01110101 01110011 01110100 01100001 01100110 01100001 "
Harap ve Bitap...
Mekan: Ankara
Blog Başlıkları: 15
Baskı Devre Yapımı
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
Haliyle yanlış bir yaklaşım ama bizim "büyük adamlarımızdan" ben daha büyük açılımlar beklemiyorum açıkçası.
![]()
Vücudundan kurtul.. Sadece zihin ve ruhunla yaşa.. O zaman toprak altında nefes alabilirsin.
slavery
Mekan: AnNaKARreninA
Blog Başlıkları: 14
Sigarayı Bırakıyorum... Vol. I...
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ekürisi... İkisi de yöneticilik vasıflarına sahip insanlardı ve kitleleri sürükleyebiliyorlardı... Ancak sürüklenen kitlelerin kontrolünü de kendileri sağlayabildiklerinden dolayı güç kullanımı gibi birşeye çok fazla gereksinim duymuyorlardı. Fiziki güç kullanımı yerine beyinsel güç ile sorunları çözümleme yoluna gidiyorlardı...
Recep Tayyip Erdoğan, Kenan Evren ekürüsi... Kenan Evren zaten hâli hazırda asker idi... Dolayısıyla, bireysel yeteneği olarak yöneticilik yapabilen birisi değildi ve emir komuta içerisinde görevini icra ediyordu. Güç kullanarak kitleleri kontrol edebildi... RTE, aynı şekilde, yönetici vasıflarına haiz değil. Evet, kitleleri bir şekilde sürükleyebiliyor (gibi görünüyor) ancak aslında bu sürüklenmeyi RTE değil, partinin arkasındaki reklamcılar sağlıyorlar, bu da apayrı bir tartışma ve gerçeklik konusudur... Sonuç olarak, RTE'de tahakkûm gücünü fiziksel güce dayandırmaya başladı gün geçtikçe... Ancak, çevresindeki akıl vericiler sayesinde, Kenan Evrenden akıllı davranarak, hem kullandığıkaba kuvvetin üzerini örttü hem de göz boyayarak yalancı bir tahakkûm yarattı.
İşte bu site kapatmalar da bunun parçası diye düşünmekteyim esasen...
![]()
"Çözüm benim. Ancak, benim ben olmam, biz biz olmadığımız sürece, benliğim içinde kaybolmam dışında birşey ifade etmez bizler için" M.A.
"01101101 01110101 01110011 01110100 01100001 01100110 01100001 "
Harap ve Bitap...
Mekan: Ankara
Blog Başlıkları: 15
Baskı Devre Yapımı
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
![]()
Vücudundan kurtul.. Sadece zihin ve ruhunla yaşa.. O zaman toprak altında nefes alabilirsin.
Son düzenleyen 3-5-2 : 16-04-2008 - 05:46.
slavery
Mekan: AnNaKARreninA
Blog Başlıkları: 14
Sigarayı Bırakıyorum... Vol. I...
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
![]()
"Çözüm benim. Ancak, benim ben olmam, biz biz olmadığımız sürece, benliğim içinde kaybolmam dışında birşey ifade etmez bizler için" M.A.
"01101101 01110101 01110011 01110100 01100001 01100110 01100001 "
Harap ve Bitap...
Mekan: Ankara
Blog Başlıkları: 15
Baskı Devre Yapımı
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
![]()
Vücudundan kurtul.. Sadece zihin ve ruhunla yaşa.. O zaman toprak altında nefes alabilirsin.
Mekan: ist
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
Mekan: istanbul
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
devletlerin bireyleri üzerinde sürü psikolojisi yaratmak için bi sistemi oldugu kesinlikdir
yani sorunsuz birey ,devlet yandaşı-devletini ,milleytini seven bireyler yetişdirmek amacı vardır egitim sisteminin. ee mantıklı anne-baba gibi oda sorunsuz bebe istior
ama bu yanlış insanların hayal gücünü ,gelişim düzenini etkiliyor ve sınır koyarak aptallaşdırıyor bu 1. etkisi2.ise yasak koymasının mantıksız oluşu ben atatürkü babamdan bile çok seven birisiyim
ama atatürke küfür eden bi video nun internette dolaşmasına karşı değilim -düşünce özgürlüğü değil mi kardeşim bn anti -ingiltere propangası yapabilirimde o anti atatürk propagandası yapamaz mı .saygısızlıksa o onun sorunu bizim o video yu izlemememizin üstteki bir kaç( xxx) kişinin keyfine mi kalmış bu nasıl özgürlük bu nasıl demokrasi?ülkenin ismi şu olması gerekiyor TÜRKİYE MODERN DİKTATÖRLÜĞÜ( LAİK :d)
slavery
Mekan: AnNaKARreninA
Blog Başlıkları: 14
Sigarayı Bırakıyorum... Vol. I...
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
![]()
"Çözüm benim. Ancak, benim ben olmam, biz biz olmadığımız sürece, benliğim içinde kaybolmam dışında birşey ifade etmez bizler için" M.A.
"01101101 01110101 01110011 01110100 01100001 01100110 01100001 "
Gnik Drazil
Mekan: Istanbul
Blog Başlıkları: 206
Küçük Emrah Ruhu
Re: Kapanan internet siteleri ve Türkiye Cumhuriyeti
Groups.google.com yasaklanabiliyor çünkü groups.google.com google.com dan bağımsız bir DNS'e sahip. wordpress , geocities , youtube siteleri altında ise bu tarz farklı dns yapısı bulunmadığından siteler komple yasaklanıyor. Yani yasak ihlalin bulunduğu sitenin DNS'lerine blok konulmasıyla gerçekleşiyor.
Yasaklanma aşaması ise mahkemeye başvuru sonrasında gerçekleşiyor. Mahkeme ilk olarak başvuruda yapılan suçun işlenip işlenmediğini kontrol ediyor daha sonra siteye uyarı göndererek suçun yer aldığı içeriğin kaldırılmasını talep ediyor. Olay burada çıkıyor malesef çünkü mahkeme heyetine göre suç olan olgu yabancı bir siteye göre suç niteliği taşımıyor.
Yasak olmalı mı peki ? Kesinlikle olmamalıdır. Herşeyden önce insanların düşüncelerine saygı duymak ve düşüncenin özgürlüğüne inanmak gereklidir. Elbetteki düşünce özgürlüğü hakareti içermemektedir ancak bir terbiyesiz kişinin küfür etmesi hiçbir şeyi değiştirecek bir olgu değildir. Burada toplumumuzun hoşgörüsününü ve ateşli bir yapıya sahip olmasının büyük etkisi bulunmaktadır. Malesef her konuda çok çabuk gaza gelen bir yapıya sahibiz. Bundan dolayı bu tarz olgularda çabuk celalleniyoruz ve mantıksız hareket ediyoruz.
Yasalarımızı internet üzerinde kanunsuzluklar konusunda düzenlemek istiyorsak o zaman yapmamız gereken ilk olgu Türkiye'nin Warez , Korsan cenneti olan imajını düzeltmekten geçmektedir. Yasadışı program kullanımı ve dağıtımı üzerinde ciddi çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu imaj malesef internet girişimcilerinin önünü ciddi tıkayan bir olgudur.
![]()
People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend.
Ayyaş Yeni Stil Tamamlanma Oranı : 88%
| Etiketler |
| akp, demokrasi, internet, kapatılma, ozgurluk, sansur, siytaset, turkiye, wordpress, yolsuzluk, youtube |
| |











Benzer Başlıklar
Osmanlı Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğu'nun günümüze kadar devam etmesi durumunda yaşanması muhtemel olayları konu...
Arkadaşlık siteleri Geçenlerde bir program download etmek için internette dolaşıyordum. Bir siteye girdim bazi...
29 Ekim Cumhuriyet bayramımız Tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kutlu olsun. Bugün gençneslin kendinden sonraki onlu yaşlardaki kuşağa örnek olması için gösterilerin yapıldığı...
Internet Özgürlüğü , Internet Hukuğu Başımıza gelen bu son dava olayından sonra açıkçası daha fazla bir araştırma yapmamız gerektiğini...