Gondolindhrim
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 81
HalaHula
Philadelphia Deneyi

USS Eldridge (DE 173) 1944
Gökkuşağı Projesi (Rainbow Project) adıyla da bilinen bu deney, 1984 yılında beyaz perdeye aktarılana kadar ciddiye alınmamıştı. Ancak o tarihden bu güne kadar resmi makamlarca defalarca yalanlanmasına rağmen en çok merak edilen konulardan biri olmuştur.
Deneyin iddia edilen hikâyesi
Deneyin yapılmış olma ihtimalinden ilk söz eden kişi Morris K. Jessup'dur. Jessup amatör bir gökbilimciydi ve UFOlar üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyordu. Deney ile olan ilgisi ise 1955 yılında eline geçen bir mektupla başlar. Mektup, Carlos Miguel Allende adında birinden geliyordu ve deneyden detaylı olarak bahsediyordu. İddiasına göre Allende, deneye gözlem gemisi olarak katılan SS Andrew Furuseth adlı şilepte görevli bir denizciydi. Deneye baştan sona şahit olmuştu.
Deneyin hazırlık aşaması
Deneyin temelinde Einstein'in Birleşik Alan Teorisi vardı. Teori, basitce, nesneler arası çekim esası ve elektromanyetizma üzerine kurulmuştur. Einstein, 1920lerden itibaren bu teorisi üzerine yoğunlaşmış, 1925-1927 yılları arasında Almanya'da, bir fizik dergisinde yaptığı çalışmaları yayımlamış, ancak bu çalışmalarını hiçbir zaman tamamlayamamıştır.
İddiaya göre deneyin çalışmaları 1930 yılında Chicago Üniversitesinde başlamış, bir yıl sonra da Princeton Üniversitesinde devam ettirilmişti. Hatta Einstein, Dr.John von Neumann ve Dr.Nikola Tesla'nın da zaman zaman proje dahilinde çalıştıkları iddia edilmiştir.
Birleşik Alan Teorisi'nin deneye uygulanışı ise "çok güçlü bir elektromanyetik alan oluşturup gemi üzerine gelen ışığı (ve radar sinyallerini) kırarak ya da bükerek optik görünmezlik sağlamak" şeklinde düşünülmüştü. Bu doğrultuda 75 KVA gücündeki iki dev jeneratör geminin ön top taretlerinin altına monte edildi, buradan geminin güvertesine 4 manyetik ışın yayılacaktı. 3 RF vericisi (her biri iki megavat CW gücündeydi ve onlar da güverteye monte edilmişti). 3000 adet 6L6 güç artırıcı tüp, iki jeneratörün oluşturduğu gücü yayacaklardı, özel eşleme ve modülasyon devreleriyle diğer ekipman, oluşan kütlesel elektromanyetik alanları kullanılırlığa indirgerken, kırılmış ışınlar ve radyo dalgaları gemiyi saracak ve sonuçta gemi düşman gözlemcileri için görünmez olacaktı.
Amaç görünmezlikti fakat iddiaya göre donanma bu deneyde tesadüfen de olsa maddenin ışınlanmasını gerçekleştirmişti.
Deneyin gerçekleştirilişi
Allende, deneyin 22 Haziran 1943'te sabah 09:00'da jeneratörlere güç verilerek başlatıldığını söylüyordu. Bu aşamadan sonra yeşilimsi bir sis gemiyi örtmeye başlamış ve USS Eldridge ortadan kaybolmuştu. Devamını şöyle anlatıyordu Allende :
"Bir an sadece geminin çapasını görebildim, sonra o da kayboldu, ortada artık ne sis ne USS Eldridge vardı; bomboş denize bakıyorduk, bizim gemide bulunan üst rütbeli subaylar ve bilim adamları korku, dehşet ve heyacan içinde nefeslerini tutarak bu inanılması güç başarılarını seyrediyorlardı. Gemi ve mürettebatı hem radarda hem de gözlerimizin önünde yok olmuştu. Her şey planlandığı gibi yürüyordu, 15 dk. sonra emir verildi ve jeneratörlerin şalteri kapatıldı. Önce hiçbir şey olmadı, arkasından yeşil sis tekrar ortaya çıktı ve USS Eldridge yeniden görünmeye ve ortaya çıkmaya başladı ama gemi nereye gitmiş ve nereden geliyordu? Sis azalırken, birşeylerin tuhaf gittiğini hissediyorduk. Hemen gemiye yanaştık, ilk önce mürettebatın çoğunun geminin yanından sarkıp kustuklarını gördük, diğerleri ise geminin güvertesinde şaşkın şaşkın dolaşıyorlardı,sanki hiç birinin bilinci yerinde değildi. Yetkili ekipler gemiye girerek bütün mürettebatı kısa süre içerisinde uzaklaştırdılar ve yerlerini hazır bekletilen yeni bir mürettebat aldı. Bir iki gün sonra, yeni bir deneye daha karar verildi. Gemi istenen radar görünmezliğine ulaşmıştı, donanım değiştirildi ve 28 Ekim 1943'te deney yine aynı gemide tekrarlandı. Jeneratörler çalışmaya başladıktan hemen sonra Destroyer hemen hemen görünmezlik çizgisine ulaşmıştı, sadece burnu ve arkası görülüyor, arada ise bazı çizgiler belli belirsiz seçiliyordu. Sonra sadece su üzerinde tekne boyunda bir çizgi kaldı. Bir iki dakika sonra mavi bir ışık parladı ve o çizgi de yok oldu. Şimdi gemi tamamen yok olmuştu. Bir kaç dakika sonra millerce uzakta Norfolk'ta ortaya çıktı. Göründükten biraz sonra bilinmeyen bir nedenle yine kayboldu ve Philadelphia'da tekrar ortaya çıktı. Bu kez durum çok ciddiydi, tüm mürettebatın başı beladaydı. Bazıları yok oldu ve bir daha geri dönmedi. Bu olayın en korkunç bölümü ise beş denizcinin geminin eriyen ve sonra yine katılaşan metal levhalarının içinde kalmalarıydı. Bu çok feci bir durumdu. Denizcilerin birisi kurtuldu fakat bir daha eski haline dönemedi. Aklını tamamen yitirmişti ama yapacak hiçbir şey yoktu. Bazılarının psişik yetenekleri gelişmişti, sokakta yürürken kaybolan ve yine ortaya çıkan insanlar vardı. Manyetik alanın içinde kalan mürettebattan kaybolanlar ancak birisinin yüzüne ve eline dokunulmasıyla görünür hale geliyorlardı, yani dokunmanın giysinin olmadığı bir yere yapılması gerekiyordu. "Donma" adı verilen bu olay saatlerce, günlerce sürebiliyordu, hatta bir tayfa tam altı ay donduktan sonra kurtarılabilindi. Elektronik kamuflaj başladıktan sonra geminin ve mürettebatının bütünüyle kaybolup,çok uzak bir yerde ortaya çıkıp ve sonra yeniden geri dönmesine neden olan neydi?"
Bu hikayeye göre USS Eldridge, 28 Ekim sabahı Philedalphia limanından 640 km. ötedeki (375 mil) Norfolk askeri deniz üssüne gidip tekrar gelmiş ve bu olay birkaç dakika içerisinde olmuştu. Jessup bu inanması güç hikayeye temkinli yaklaştı. Allende'ye gönderdiği cevapta daha fazla ayrıntı ve varsa olayın gerçekliğiyle ilgili kanıtlar istedi. Allende'nin cevabı ise aylar sonra geldi, fakat bu sefer gelen mektupta Carl M. Allen imzası vardı. Allen kanıtı olmadığını yazıyordu ancak hipnoz seansına katılabileceğini ya da pentotal (bilinci uyuşturarak iradeyi kıran doğruyu söyleten bir ilaç) alarak gördüklerini anlatabileceğini savunuyordu. Jessup bu mektupdan sonra yazışmamaya karar verdi.
Morris Jessup'un intiharı
1957 ilkbaharında Jessup, Deniz Kuvvetleri Araştırma Bürosu'ndan bir davet aldı. Büroya ulaştığında kendisine yine kendinin yazdığı (ve çoğunlukla ününü borçlu olduğu) The Case for the UFO isimli kitap gösterildi. Bu kitap bir yıl kadar önce büroya postalanmıştı. Kitabın dikkat çekici yanı ise sayfalarda alınmış olan notlardı. Notlar üç farklı yazıyla yazılmıştı ve binlerce yıl önceki uygarlıklardan söz ediliyor, dünyaya gelen uzay araçları tarif ediliyordu. Sonunda ise Güç alanlarından, bir maddenin nasıl kaybolup, nasıl ortaya çıkarılabileceği ve 1943'te yapılan deneyden söz ediliyordu. Jessup yazılardan birinin Allen'e ait olduğunu fark edip durumu bildirdi. Sonrasında diğer yazıların da aynı kişiye ait olduğu, farklı renk ve özelliklerdeki kalemlerle yazıldığı anlaşıldı.
Bu olaydan sonra Deniz Kuvvetleri Jessup ile yeniden bağlantı kurup Allende'nin mektuplarında belittiği adresin terkedilmiş bir çiftlik evine ait olduğunu, ayrıca, Jessup'un kitabının üzerindeki notlarla ve Allende'nin mektuplarıyla birlikte yeniden düzenlenerek Deniz Kuvvetleri bünyesinde dağıtılacağını bildirdi. Rakam tam olarak bilinmemekle beraber bu şekilde 100 kadar kopyanın Deniz Kuvvetlerinde dağıtıldığı sanılmaktadır. Bu baskıdan üç kopya da Jessup'a gönderilmiştir.
Bu olaydan iki yıl kadar sonra, 20 Nisan 1959'da Morris Jessup, Miami'de Hammock Parkı'nda, kendi aracı içerisinde ölü bulundu. Polis raporlarına göre egzos gazıyla intihar etmişti. Carlos Allende ise bir daha ortaya çıkmadı ve olay bu şekilde kapandı.
Alfred Bielek'in İfadesi
Bugün bilinen, hikayenin çoğunun 1984 yapımı Stewart Rafill'in yönettiği "Philadelphia Experiment" (Philadelphia Deneyi) isimli filmden uyarlandığıdır. 1990'larda Eldridge gemisinin mürettebatından Alfred Bielek deneyin içinde yer aldığını ifade etmiş, bu ifade internet aracılığıyla yayılmıştır. Ancak 2003 yılında Bielek'in hikayesi küçük bir araştırmacı grup tarafından yalanlanmış, deney sırasında geminin yakınında bir yerde olmadığı gösterilmiştir.
Deneyle ilgili ünlü yayınlar
Jessup'dan sonraki dönemlerde de olayla ilgilenenler olmuştur. Bunlardan Vincent Gaddis 1965 yılında yayımladığı Invisible Horizons: True Mysteries of the Sea isimli kitabında deneyden ve Jessup'un kitabının son baskısından bahseder.
1977 yılında ise Charles Berlitz Without a Trace: New Information from the Triangle (İz Bırakmadan) isimli kitabında bu deneye bir bölüm ayırmıştır. (Berlitz, Bermuda Şeytan Üçgeni hakkında yazdığı aynı isimli kitabıyla tanınıyordu ve ikinci kitabınıda yine aynı konuda yazmıştı fakat Philadelphia Deneyi ile Bermuda Şeytan Üçgeni'nin bir ilgisi yoktu).
George E Simpson ve Neal R Burger'in 1978 yılında yayımladıkları Thin Air isimli bilim-kurgu romanlarında da ikili, bir gemide gerçekleştirilmiş esrarengiz bir deneyden bahsederler ki konu edilen deneyin Philadelphia Deneyi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu deneyle ilgili en çarpıcı yayın ise 1979 yılında çıkarılan ve yine Charles Berlitzin William L Moore ile ortaklaşa yaptığı çalışma The Philadelphia Experiment: Project Invisibilitydir. Günümüzde bu deneyle ilgile olarak iddia edilenlerin tamamına yakını bu kitapda yazanlardan ibarettir. İkilinin bu kitabı Thin Air romanından alıntı yaparak yazdıkları iddia edilmiş olsa da kitap bir roman olarak değil gerçeği anlattığı savıyla yayımlanmıştır. Hatta kitapta Moore ve deneye katıldığı iddia edilen bir bilim adamı arasında geçmiş bir röportaj da bulunmaktadır.
Bu deney 1984 ve 1993 yıllarında beyaz perdeye uyarlanmıştır. Filmin gösteriminden sonra deneye şahit olduğunu iddia eden Alfred Bielek adında bir adam ortaya çıkmıştır. Bielek, 13 Ocak 1990'da Dallas'da yaptığı bir konuşma ile gündeme gelmiş[4], konuyla ilgili 50'den fazla radyo programına konuk olmuş, 40'tan fazla konferansa konuşmacı olarak katılmıştır. Ancak 2003 yılında Bielek'in bu konuyla bağlantısı olmadığı ortaya çıkmıştır.[5]
Hikayedeki tutarsızlıklar
USS Eldridge gemisi 27 Ağustos 1943'e kadar hizmete girmedi, Eylül ayına kadar da New York limanından ayrılmadı. Ekimde gemi Bahamalar'a doğru ilk deneme seferine çıkmıştı. Eldridge gemisinde görev yapanların da üyesi olduğu bir savaş gazileri birliği, Nisan 1999'da yayımladığı bildiride geminin asla Philadelphia limanına uğramadığını belirtmişlerdir.[6]
Alternatif açıklamalar
Araştırmacı Jacques Vallee, USS Eldridge yanında demirli bulunan USS Engstrom gemisinde amacı gemileri manyetik algılayıcılı mayınlara karşı görünmez yapmak olan ve benzer şekilde elektromıknatıslarla yapılan bir deneyi tanımlamıştır. Gemi elektromıknatıslarla degauss edilerek manyetik görünmezliğe ulaştırılmaya çalışılmıştır. Ancak bu deneyin internette gezen hikayeyle hiç bir alakası olmadığını söylemektedir.
Kaynak : Philadelphia Deneyi - Vikipedi

Tabii konuyla ilgili pekçok haber dolaşmakta.
*Tesla, Deneyin ve Teknolojisinin geliştirilmesi için Einstein'in yardımını istemiş ancak Einstein, Bu Teknolojinin İnsanlığa yarar getirmeyeceğini belirterek çalışmalara katılmamıştır.
*Tesla, yalnız bırakılması ile mecburen silah projeleri ile dikkat çekmeye çalıştı, ayrıca Hitler'in kesinlikle durdurulması gerektiğine inanıyordu (2. dünya savaşı sırasında bir Alman gemisi elektrik atlaması sonucunda batmıştı, bu olayda tesla'nın parmağı olduğu düşünülüyor).
Philadelphia Deneyi ile ilgili bir belgesel :
YouTube - The True Story of the Philadelphia Experiment 1
YouTube - The True Story of the Philadelphia Experiment 2
YouTube - The True Story of the Philadelphia Experiment 3
YouTube - The True Story of the Philadelphia Experiment 4
YouTube - The True Story of the Philadelphia Experiment 5 (Last)
Nikola Tesla bir deney esnasında :
![]()
I'm diggin' my way
I'm diggin' my way to somethin'
I'm diggin' my way to somethin' better
Gondolindhrim
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 81
HalaHula
Ynt: Philadelphia Deneyi
Alıntı:
Bu olayın en korkunç bölümü ise beş denizcinin geminin eriyen ve sonra yine katılaşan metal levhalarının içinde kalmalarıydı. Bu çok feci bir durumdu.
Zaman yolculuğunda benim bildiğim -okuduğum- sorun, nakledilen parçacıkların yolculuk ettiği enerji/materyal her ne ise, onun üzerindeki yoğunluklarının sabitlenememesi ve enerji seviyelerinin pratikte belirlenememesi. Bu yüzden de çıkış noktasının ardından hangi parçacığın nereye ne kadar zamanda ulaşıp nasıl biraraya geleceği konusunda fiziksel ve bilimsel bir açıklama çıkamıyor. Sadece kırılmalar mümkün, tamam bu zamanında ispatlanmış. Ve fakat kırılmaları yaratan enerjinin ne kadar kırdığı belirlenemiyor.
![]()
I'm diggin' my way
I'm diggin' my way to somethin'
I'm diggin' my way to somethin' better
Inspector Abberline
Mekan: Mohingan
Blog Başlıkları: 100
İnternet minternet
Ynt: Philadelphia Deneyi
Hatta ve hatta "egsoz ile intihar etmiş yazık" demek?
![]()
Güzel oyun
http://rich.igg.com/top/1405325
They're locking up the sun, the light of reason gone,
n' hope has been succesfully undone
The question's burning on, where is it coming from,
no-one seems to know the monster born
It's a bad trip on a sinking ship, when no-one seems responsible
Scapegoat to rock the boat, yeah, we need someone expendable
Volunteers to face the fears, can we be sensible
And find a way to break the fall, find out the cure for all
Gondolindhrim
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 81
HalaHula
Ynt: Philadelphia Deneyi
Alıntı:
İkinci Dünya Savaşı sırasında öldüğü zaman, kasasına askeri yöneticiler el koydular ve kayıtların cinsine ait herhangi bir şey duyulmadı.
![]()
I'm diggin' my way
I'm diggin' my way to somethin'
I'm diggin' my way to somethin' better
Polythene Pam
Mekan: istanbul
Ynt: Philadelphia Deneyi
![]()
victims...aren't we all?
CoSmİC VoiCe
Mekan: İzmir
Blog Başlıkları: 2
Dİkkat ! Okul Var
Ynt: Philadelphia Deneyi
Kondüktör: Kara kara ne düşünmektesin öyle camdan dışarı genç adam?
Albert:Hiiç, tren hızla giderken gözlerimin önünden geçen ve geride kalan görüntülere bakıyorum. Hayat çok garip her şey anılara dönüşüyor.
Konduktör: Hah ha haa. Nasıl baktığına bağlı belki de evlat. Yıllardır bu trenlerde görev yapıyorum ve çok düşündün bunu. Belki de hareket eden tren değil biz öyle sanıyoruzdur. Belki de Dünya aynı hızla dönmüyor trene bindiğimizde. Altımızdan geçenlerin gerçekten göz yanılgısı olup olmadığını kim bilebilir?
Albert: Ama hareket ettiğimiz ortada ivmeyi hissediyorum.
Konduktör: Rüyamda ben de düştüğümü hissetmiştim. Belki de gerçekten yatağıma düştüm, ama odada başka şahit olmadan bunu nasıl bilebilirim ki?
Albert, kahvesini doldururken konduktör e bakar.
Albert: Evet, her iki durumda da duruyor da olsak, sabit hızla da hareket etsek kahve fincanına döktüğüm kahve aynı şekilde dik dökülüyor bunu anlayamam tren içindeyken. Üstat Galile nin dediği gibi.
Kondüktör:Belki bir de trenin dışındakilere sormalısın bunu. Binlerce yolcu vedalaşması gördüm tren harekete geçerken. Ama trendekiler hep sabit bir noktaya bakarken, yolcular da belli kişilere baktıkları halde onlardan daha fazla başlarını çeviriyorlardı. Her neyse sohbet için sağol evlat, bilet lütfen.
(Albert ın bir süre şaşkınca düşüncelere kapıldıktan sonra ilk istasyonda indisiği söylenir.)

Bunun ardından olayların asiler lehine geliştiği, Kolonicilerin askeri diktatörlük planının işlemediği bilinir. Ayrıca Hitler in Ra nın eski sürgün aristokratlarının soyuna karşı katliam yapması da skandal a yol açar. Bilindiği gibi yahudiler, mısırdan sürülen eski Ra koloni birliği casuslarıdır. Her neyse, olayların ne şekilde cereyan edeceği halen muammadır. Asilerle koloniciler arasındaki mücadeleden maalesef ilkel gezegenimiz de nasibini almış, durmadan yeni spekülatif söylemler dalgalanmaktadır.
Mankinon- intergalaktik Savaş Muhabiri (Coruscant Post)

Şaka bir yana bu tür sözde bilimsel söylemler hakkında yorum yapmak zor. Çünkü hepsi amerikan menşei li ve nedense hiç kanıt yok. Çok gizli ve de üstelik internette rastlanıyor. Tesla nın alternatif akım dahil birçok icadı halihazırda kullanımda zaten. Bu söylemler pek inandırıcı gelmemekte bana komplo teorileri ve frp çağında da yaşadığımız göz önüne alınırsa açıkçası.
![]()
Anılar belkemiğimiz değildir, en büyük sözleri isteyenler ve verenler sonra hepsiyle alay ederler. Geçmiş unutulmalıdır.
Gondolindhrim
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 81
HalaHula
Ynt: Philadelphia Deneyi
![]()
I'm diggin' my way
I'm diggin' my way to somethin'
I'm diggin' my way to somethin' better
Gondolindhrim
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 81
HalaHula
Ynt: Philadelphia Deneyi
![]()
I'm diggin' my way
I'm diggin' my way to somethin'
I'm diggin' my way to somethin' better
CoSmİC VoiCe
Mekan: İzmir
Blog Başlıkları: 2
Dİkkat ! Okul Var
Ynt: Philadelphia Deneyi
Ha internet ha diğer popüler yayınlar sıradan aktüel medyanın ne kullandığına bağlı. 14 yıl önce internet yoktu evet o yüzden zaten internetten yayılmamıştır o zaman.
![]()
Anılar belkemiğimiz değildir, en büyük sözleri isteyenler ve verenler sonra hepsiyle alay ederler. Geçmiş unutulmalıdır.
Gondolindhrim
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 81
HalaHula
Ynt: Philadelphia Deneyi
Bu arada kusura bakma, ben sırtımızı mı dönelim derken genel bir bakışla herşeye "bırah" demeye karşı çıkmıştım. Direk sana değildi tepkim öyle gözüküyor olsada. Özür dilerim bunun için.
Konuya geri dönecek olursak, yapılan çalışma bana mantıklı geliyor çünkü görünmezliği yaratmak için büyük bir manyetik alan oluşturarak fotonları yansıtma demesinden sonuç almak mümkün olabilir. Ama eğer bu olay hakkında anlatılanlar doğruysa, oluşturulan manyetik alanın gücü kontrol edilemezse sonuçlarda kontrol edilemeycek türde olabilir.
![]()
I'm diggin' my way
I'm diggin' my way to somethin'
I'm diggin' my way to somethin' better
CoSmİC VoiCe
Mekan: İzmir
Blog Başlıkları: 2
Dİkkat ! Okul Var
Ynt: Philadelphia Deneyi
![]()
Anılar belkemiğimiz değildir, en büyük sözleri isteyenler ve verenler sonra hepsiyle alay ederler. Geçmiş unutulmalıdır.
Gondolindhrim
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 81
HalaHula
Ynt: Philadelphia Deneyi
Cern deneyinde Rus bilim adamlarının yer alacağı haberi medyada çıkan geleceğe yolculuk haberinin içinde cern deneyiin sonuçlarının ne olacağını yada bize ne gibi bir kazanımda bulunacağını bilemiyorum. Ama tehlike olarak karadelik oluşturma riskinden bahsediliyor. Yada Rus bilimadamlarının ortaya attığı gibi geleceğe bir kapı açma olasılığı.
![]()
I'm diggin' my way
I'm diggin' my way to somethin'
I'm diggin' my way to somethin' better
Harap ve Bitap...
Mekan: Ankara
Blog Başlıkları: 18
Kemalizm Nedir?
Ynt: Philadelphia Deneyi
Işınlar farklı yerlere yansıdığından, görünmez yapılmaya çalışılan nesnenin ışık yansıtan bir ayna misali davranması gerekir diye düşünüyorum.
Elektromanyetik teorinin bize öğretildiği kısmına dayanarak, güçlü bir elektromanyetik alanla birşeyi biryerden bir yere transfer etmek anlamsız görünüyor bana, gemi(demir) ferromanyetik bi madde olduğundan güçlü bir manyetik alanla teorik olarak yüksek bir ivme verilebilir, ancak bu durumda da gemidekiler eylemsizlik kanununa göre geminin duvarlarına yapışarak ezilmeleri gerekirdi. Ve güç kesildiğinde de geminin geri gelmemesi gerekirdi.
Teslanın çalışmalarının tamamen başka türlü bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.
![]()
Frankly my dear, I don't give a damn.
Son düzenleyen 3-5-2 : 12-02-2008 - 22:18.
Gondolindhrim
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 81
HalaHula
Ynt: Philadelphia Deneyi
Bu tür maddeler "metamaterials" adı altında üretilmiş. Metamaterials adı verilen bu maddeler, metal tellerden yapılmış olan halka ya da bobinlerin dairesel baskı levhalara kimyasal olarak basılması ve birbirlerine yapıştırılması yöntemi ile üretiliyormuş. Bunlar, gelen ışığın elektromanyetik alanı ile etkileşen birer anten görevini görüyor ve ışığın aldığı yolu değiştiriyormuş.
Işığın davranış biçimini yöneten matematik, bir maddenin herhangi bir ışığın tamamen dağılımını ya da emilimini engellemesinin mümkün olmadığını gösteriyormuş, yani mükemmel bir görünmezlik maalesef mümkün değilmiş. Ancak Leonhardt, bu kusurun çok azaltılabileceğini ve donanımın sadece hafif bir sis yaratabileceğini söylemiş.
Kaynaklar :
University of St Andrews - Scotland's first university
Com.org - Only the best links ...
Başka bir yaklaşım :
Bilimde görünmezlik pelerinleri

Görünmezlik pelerini
19 Ekim 2006’da İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nden bilim adamlarının ortak çalışmalarıyla, bakır bir silindiri mikrodalgalar tarafından tespit edilmekten koruyan bir pelerin üretilmiştir.Pelerin metamalzemelerden yapılmıştır.Tasarımcılarının düzeltmeye çalıştığı küçük bir gölge oluştururlar.
Alet sadece iki boyutta ve mikrodalga altında çalışır ve cisimler hala çıplak gözle görülebilmektedir. [5][6].
İlk “görünmezlik pelerini” çalışmasının yapıldığı Duke Üniversitesi’nde elektrik ve bilgisayar mühendisliği profesörü olan David R. Smith şunu söylemiştir: [7]
“ Herkesin düşündüğü, Harry Potter’ın pelerini ve ya Star Trek’in görünmezlik aygıtı ile yaptığı, görünmezliği elde edebileceğimiz henüz kesin değil.Gerçekten bir cismi gözden kaybedebilmek için, pelerinin, ışığı oluşturan tüm dalgaboyları ve ya renklerle eşzamanlı etkileşimde bulunması gerekmektedir. ”
Bununla birlikte, bir grup Amerikalı bilim adamı tarafında yapılan yeni çalışmalar pelerinin Harry Potter’daki görünmezlik pelerinine çok benzer olacağını, fakat hücreler etraflarındaki ışığı bükeceklerinden gölge oluşmayacağını söylemektedir.Tasarım, saç fırçası şeklinde bir koninin üzerine ışığı pelerinin etrafından geçmeye zorlamak için belirli açı ve uzunluklarda yerleştirilen küçük metal iğneler gerektirmektedir.Bu da koninin içindeki her şeyin kaybolmasını sağlar, çünkü ışık artık üzerlerinden yansımamaktadır.Purdue’da elektrik ve bilgisayar mühendisi olan baş araştırmacı profesör Vladimir Shalaev "Bu oldukça kurgusal görünüyor, farkındayım, fakat fiziğin yasalarıyla tamamen örtüşüyor," demiş ve eklemiş "İdeal olarak, eğer onu yaparsak kesinlikle Harry Potter’ın görünmezlik pelerini gibi olacaktır. Ağır olmayacak çünkü üzerinde çok az miktarda metal olacaktır.”
Son Olarak :
Einstein yaklaşımına göre radar dalgalarına karşı görünmezlik şöyle açıklanıyordu:
Eğer bahsi geçen çok büyük ve çok güçlü devasa nitelikteki elektromanyetik dalgalar uygun şekilde bir araya getirilirse uzay/zamanın eğrilip bükülmesi mümkün olabilir.Bu geometrik eğrilik bir çeşit kütleçekimsel mercek etkisi yaratacağından ve gemi bu eğrilmiş alan içerisinde kalacağından dolayı düşman radarları tarafından gönderilen her türlü radar sinyali, ışık ve radyo dalgaları gemiye çarpmadan yada çarpsa bile geminin çevresinden dolaşarak saptırılacaktır.Bu saptırılan dalgalar ya gemiyi radarda görünmez yapacaktı yada gemiyi asıl bulunduğu noktanın daha ötesinde bir noktada gösterecekti.Yani düşman radarında alıgısal bir yanılsama ve serap etkisi oluşturulacaktı. Radar yanılsaması!!Fakat deneyin sonucu beklenenin dışında olaylar zincirinide beraberinde getirmiştir.Hedeflenen sadece basit bir radar görünmezliği iken gemi gözlemcilerin şaşkın bakışları arasında fiziksel olarak ortadan tamamıyla yok olup saniyeler içinde diğer bir noktaya transfer edilmiştir.
![]()
I'm diggin' my way
I'm diggin' my way to somethin'
I'm diggin' my way to somethin' better
Gondolindhrim
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 81
HalaHula
Ynt: Philadelphia Deneyi
![]()
I'm diggin' my way
I'm diggin' my way to somethin'
I'm diggin' my way to somethin' better
Gondolindhrim
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 81
HalaHula
Ynt: Philadelphia Deneyi
![]()
I'm diggin' my way
I'm diggin' my way to somethin'
I'm diggin' my way to somethin' better
| |












Benzer Başlıklar
Bu Deneyi Dikkatli Okuyunn.. > >>Isvicre Laboratuarlarinda; 4 Kavanoza 4 barsak solucani atmislar, 1.sinde Alkol varmis...
Telefon deneyi ve deneklerin hali.. Böyle bi deneyi yapmakta maharet hani :haha: http://www.recnes.com/images/telefonmq0mr0.jpg
Israil'de internet deneyi Israil'de ADSL hizmetinden memnun olmayan bir grup internet kullanicisi, genis bant internetin...