İnternet ne kadar özgür (internet ve özgürlük)

İnternet, ilk kurulduğu yıllarda olmasa da, özellikle son yıllarda, kapitalizm’in insanlar üzerindeki baskısı yükseldikçe, "özgür dünya" olarak anılmaya başlandı… Ancak internet acaba ne kadar özgür? İnternet denilen olgu, "genel" bağlamda;

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Beyin Fırtınası  »  İnternet ne kadar özgür (internet ve özgürlük)

Cevap Yaz
 
LinkBack Konu Araçları Topiği Değerlendir Görünüş Şekli
  #1  
Eski 22-01-2008, 13:14
kontrast nickli Ayya$'ın avatarı
Hazine-i Evrak
 
Mekan: AnNaKARreninA
Blog Başlıkları: 33
İnternet ne kadar özgür (internet ve özgürlük)

İnternet, ilk kurulduğu yıllarda olmasa da, özellikle son yıllarda, kapitalizm’in insanlar üzerindeki baskısı yükseldikçe, "özgür dünya" olarak anılmaya başlandı… Ancak internet acaba ne kadar özgür?

İnternet denilen olgu, "genel" bağlamda;
İngilizce "kendi aralarında bağlantılı ağlar" anlamına gelen "Interconnected Networks" teriminin kısaltmasıdır. Dünya’yı saran ve merkezi olmayan, ağlardan oluşan bir ağ dizgesidir.(1)
olarak bilinmektedir. Tarihi ise, gelişmeye başlayan bilgisayar teknolojisinin, yerellikten kurtulmasını sağlamak adına, (tüm teknolojik ürünlerde olduğu gibi) 1960 yılı başlarında askeri ve bilimsel araştırma ve geliştirme alanında bilgi paylaşımı sağlanması amacıyla bir proje olarak başlatıldı. 1965 yılında "Lawrance Roberts" kullandığımız telefon hatları üzerinden Kalifornia’daki bir bilgisayar ile Massachusetts’deki bir bilgisayar arasında bağlantı kurmayı başardı. Böylece, bu deneme ile, Graham Bell’in öncülüğünde (ve izinde), iletişim alanında önemli bir adım daha atılmış oldu. Zira, kablolar ile ses iletimi sağlanmış, 1960′a gelindiğinde ise, aynı hatlar üzerinden "veri" akışı sağlanabilmişti (Daha kapsamlı bir tarihçe için tıklayınız).

1960′larda kurulan bu ağ, öncelikle üniversiteler arasındaki bilgi alışverişi için kullanıldı. Ancak, tabiki bugün kullandığımız şekilde bir internet yapısı bulunmuyordu. Bugünkü haline gelmesi için, e-posta (SMTP), FTP, HTTP…vb. gibi pek çok protokol geliştirildi ve internet alt yapısına entegre edildi ve tabii ki aynı zamanda da ağ içerisindeki bilgisayarlara da… Paralel bir şekilde kişisel bilgisayarların gündeme gelmesi, bu bilgisayarlara Microsoft öncülüğünde (sonrasında Apple’ın Macintosh, Linux’un sistemleri…) son kullanıcının kullanımına uygun işletim sistemleri geliştirilmesi ve bunların da internet sistemine adapte edilmesi sonucunda bugün kullandığımız "internet"in karşısındayız.

Çok fazla teknik detaya gerek yok diye düşünüyorum. Ancak, yine de bazı bilgileri vermekte de faydavar diye düşünmekteyim. Bunun yanında, zaten bu konuda başta internetin kendi içinde olmak üzere, pek çok kaynak da mevcut detaylı ve teknik araştırmalar için. Yukarıdakileri yazmamın, alıntılamamın nedeni daha çok bir "özgürlük ortamı" olarak sunulan internetin kaynağını anlatmak idi. Zira, yukarıdan da gördüğümüz üzere, internet denilen olgu, binlerce, milyonlarca bilgisayarın çeşitli algoritmalar dahilinde birbirine bağlanması ve aralarında veri (bilgi) akışı sağlanmasına dayanıyor. Bu bağlamda internet kavramı özgürdür diyebiliriz. Çünkü, birbirinden bağımsız bilgisayarların oluşturduğu büyük bir ağ içerisinde, (yani kapitalist ekonomi içerisinde atomize rekabet modeli gibi) atomize bir şekilde işleyen internet elbette ki özgürlük ve eşitlik sunacaktır insanlara. Ancak, tekink detaya girmemizin sebebi bu noktada açığa çıkmakta; internet, teoride, "tüm bilgisayarların birbirlerine bağlanması ile oluşan ağ" olarak görünse de, pratik olarak, teoriden biraz farklı bir yapıya sahip. Alt - orta - üst sunucuların ortak çalışması ile kurulan (ortaya çıkan) bir ağın tamamı internet olarak adlandırılıyor. Peki bu ne demek oluyor?

Mesela, Türkiye’nin internet üzerindeki "sunucu" yani internete kaynak sağlama durumuna şu adresten bakalım. Görüldüğü üzere, Türk Telekom başta olmak üzere, yüzlerce genel sunucu bulunmakta. Örneğin listede "small" kategorisinde yer alan bir sunucu yaklaşık olarak 10.000 internet sitesine hosting (barınma) sağlamaktadır. Yukarıya doğru da bu rakam büyümektedir. Yani kaba bir hesap ile Türkiye sunucularında milyonlu rakamlar ile ifade edilecek sayıda büyüklü küçüklü internet sitesi mevcut demek oluyor bu. Buraya kadar teori ile paralel gitmekteyiz. Ancak, tam olarak, genel paylaşıma sunduğumuz bu sitelerin internete bilgiye ulaşmak amacıyla ulaşan kullanıcılara ulaşması konusunda pratik ile teori ters düşüyor. Çünkü, atomize bir şekilde sağlanan kaynaklara, atomize bir şekilde ulaşılamıyor. Kaynak erişimi, eş zamanlı olarak ülkelerin ve uluslararası şirketlerin, daha sonrasında ise, ülke içi şirketlerin denetiminde bulunuyor. Peki bu ne demek oluyor? Yakın zaman örneklerine bir bakalım:

01. 2008

01.2008

Bu ve gibisi pek çok örnek bulunmakta. Herhangi bir zümrenin çıkarına dokunan internet sitesi kapatılabiliniyor. Kapatma kararı ve sansür… Ne kadar benzer değil mi? Youtube, siteye yüklenen bir Atatürk’e hakaret videosundan dolayı kapatıldı, http://thepiratebay.org/ adresinin neden kapatıldığını bilmiyorum. Yazma gereği bile duymamışlar zaten. Ancak kendisi bir torrent paylaşım sitesi. Hemen yukarıda yazmıştım, internet sitelerine erişim öncelikle uluslararası şirketler ve devletlerin tekelinde. Örneklerinde de görüyoruz. Bu siteler kesin girilemez mi? Tabiki hayır. Çeşitli proxy ayarları, sanal DNS’ler ile erişim mümkün tabiki. Ancak bu durum, yayımlanması yasaklanmış bir kitabın el altından satışından farksız. "Bilen bulabilir" durumunda yani siteler şu anda. İsteyen değil…

Peki nerede kaldı internet’in özgürlüğü? Eşitliği? Kapitalist rekabet ortamında, gerek ideolojik, gerekse ticari her türlü çıkar, internet’in özgür ortamını bir anda kısıtlayabileek düzeyde. Örneğin, internet erişimi Türkiye’de büyük oranda Türk telekom aracılığı ile sağlanmakta, veri giriş çıkışlarının denetimi ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti elinde. Serbest bir dolaşım söz konusu değil. Her ülkede bu şekilde. Örneğin; Çin internet ortamında bile halkına kısıtlamalara giderek kapitalist ögelerin ülkeye girişini engellemeye çalışmakta. ABD’de, insanlar dünyadan bihaberler… Bu durum tabiki sadece internetten kaynaklı değil, ancak örnek göstermek açısından yerinde olduğunu düşünüyorum. İnternetin yapısının ve internet sitesi tasarım ve kodlama tekniklerinin gelişmesi ile internet günden güne küreselleşmeden yerelleşmeye doğru gitmekte. Bu durum aynı zamanda, yerel internet üzerinde yerel ekonomik hareketlilik de sağlamakta. Küresel bilgilerden çok yerel bilgiler günden güne fazlalaşıyor. Bu pek çok yönden incelenmesi gereken bir nokta. Zira, yerel bilgi kaynakları, bölgesel açıdan daha iyi kaynak sunarken, küresel gelişmelerin paylaşımını günden güne kısıtlamakta, internetin amacı olan küresel bilgi paylaşımının günden güne önüne geçmektedir.

Google.com, dünyanın en büyük arama sitesi ve en büyük şirketlerinden birisi. ABD kökenli bir firma. Tıpkı Microsoft gibi. İkisi de, ticari kaygılar ile hareket etseler de, hamleleri günden güne internet ve bilgisayarı ortaya çıkış amacından saptırmaktadır. Google, "yerel arama motorları" ile, aranılan bilgilerin kaynaklarını uluslararası düzeyden yerele çekmekte ve böylece bilgi açısından kısır döngüler oluşturmaktadır. Bu ne demektir? Örneğin, yanıbaşımızda Irak savaşı yaşandı. Orada neler olup bittiğini bilebiliyormuyuz? İnternetten "gerçekleri" öğrenebiliyormuyuz? İnternette arama yaptığımızda karşımıza ilk çıkan sonuçlar, TV’den yayınlanan, gazetelerden duyurulan haberlerin kopyaları. Orjinal bilgi edinemiyoruz. İnternetin bizlere vaadi, orjinal, doğru ve tarafsız bilgi değilmiydi peki?…

Hobbes ve Locke gibi, pek çok düşünürün de üzerinde tartıştığı bir soru burada önümüze çıkıyor yeniden ve yeniden… "İnsanlar ne kadar özgürler?". İnsanlar acaba gerçekten liberal çizgide özgürleşiyorlar mı? Yoksa sadece onlara tanınan özgürlük alanlarında mı yaşıyorlar? En özgür ve eşitlikçi denilen internet üzerinde bile gerçek bir özgürlük yok ve kısıtlamalar mevcut ise sanırım sorumuzun cevabı hazır. Sunulan özgürlüğü yaşıyoruz. Bunun anlamı, hepimiz, çok derin, sonsuz görünen özgürlük kavramını yaşarken, aslında 4 tarafımız çevrili birer kafeslerde bulunuyoruz. Ancak ya kafeslerin duvarlarının beton yerine ideoloji, propaganda, çıkarlar ile belirlendiğinden göremiyoruz, ya da dışarısı zaten bizleri korkuttuğundan çıkmaya bile çalışmıyoruz. Bu noktada, parası olan, multi-milyarderleri düşünebiliriz. Ancak onlar da aynı durumdalar. Sadece ellerindeki paranın gücü ile kafeslerini biraz daha genişletiyorlar. Bunun dışında bir farklılık bulunmuyor. Onlar üst tabakanın dünyasında dönüyorlar, diğerleri de kendi tabakalarının dünyasında. Yaşam savaşı, rekabet ortamı, iş yaşamı…vb. derken, insanlar kendilerini çevreleyen duvarları göremiyorlar bile. İnternet bu noktada kilit bir noktadayken, bugün gerek devletler, gerekse uluslararası şirketler, interneti de gündelik yaşama benzeterek (benzememesi zaten anormal olacaktı) internet olgusunun vaatlerini de yıkmış oldular.

Sonuç olarak, hepimiz, ne kadar özgür, eşit…vb. olduğumuzu düşünsek de, internet ortamında da olsak, gerçek yaşamda da olsak özgür değiliz. Tek özgürlüğümüz nefes alabilmek. Bunun dışında tüm hareketlerimiz sınırlanmış durumda. Su içerken, yemek yerken, konuşurken, tartışırken, yürürken, intihar ederken bile sınırlamalarımız var.İnternet ortamına baktığımızda, özellikle de son dönemde yerelleşmenin yükselmesi ile günden güne bilgi edinme özgürlüğü yok olmakta.

Medyanın ideolojikleşmesi, özgür basın kavramının yok olması ve medyanın tekelleşerek ticarileşmesi, böylece özgür olmaya çalışanları da örtbas etmesi, propaganda araçlarının duvardaki "I want You" afişlerinden çıkıp, insan psikolojisi, toplum sosyolojisi ve bilimum insanı etkileyebilecek, yönlendirebilecek ve hatta kontrol edebilecek her türlü aracı kullanmaya başlaması, son gemi olan internetin de günden güne sınırlandırılması sonucunda, artık hayatımızın hiçbir noktasında "özgürüm" dememiz olanaksız gibi görünüyor.

Peki bu durdurulamaz birşey mi? Bu da başka bir yazıda efendim…


Teşekkür ederim okuduğunuz için.

"Çözüm benim. Ancak, benim ben olmam, biz biz olmadığımız sürece, benliğim içinde kaybolmam dışında birşey ifade etmez bizler için" M.A.

İnsanın küçükken ettiği laflara dikkat etmesi lazım. Altında kalınıyor yoksa gelecekte...

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Eski 23-01-2008, 01:27
kontrast nickli Ayya$'ın avatarı
Hazine-i Evrak
 
Mekan: AnNaKARreninA
Blog Başlıkları: 33
Ynt: İnternet ne kadar özgür (internet ve özgürlük)

bir kişi bile okumadı mı yani yazıyı

"Çözüm benim. Ancak, benim ben olmam, biz biz olmadığımız sürece, benliğim içinde kaybolmam dışında birşey ifade etmez bizler için" M.A.

İnsanın küçükken ettiği laflara dikkat etmesi lazım. Altında kalınıyor yoksa gelecekte...

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Eski 23-01-2008, 01:33
Thunderpeak nickli Ayya$'ın avatarı
Gondolindhrim
 
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 91
Ynt: İnternet ne kadar özgür (internet ve özgürlük)

Düden benim işim var şu ana kadar 5bin civarında uçak resmine bakıp temizlemesini yaptım uçak klasörlerinin. Gözlerim felfecir okuyor

the city of Menzoberranzan 20000 drow lived there 20000 soldier in the army of evil

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Eski 23-01-2008, 01:41
kontrast nickli Ayya$'ın avatarı
Hazine-i Evrak
 
Mekan: AnNaKARreninA
Blog Başlıkları: 33
Ynt: İnternet ne kadar özgür (internet ve özgürlük)

beh

"Çözüm benim. Ancak, benim ben olmam, biz biz olmadığımız sürece, benliğim içinde kaybolmam dışında birşey ifade etmez bizler için" M.A.

İnsanın küçükken ettiği laflara dikkat etmesi lazım. Altında kalınıyor yoksa gelecekte...

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Eski 23-01-2008, 01:49
Thunderpeak nickli Ayya$'ın avatarı
Gondolindhrim
 
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 91
Ynt: İnternet ne kadar özgür (internet ve özgürlük)

Çok güzel açıklamışsın gerçekleşenleri. Bundan sonra ki 10 yıl içerisinde google'ın internetin emperyalist gücü olacağı ve tüm büyük medya kuruluşlarını ele geçirip diğer arama motorlarını susturarak internete hakim olacağı düşünülüyor. Ve dediğin gibi küreselden yerele doğru döndürme çabası varsa, ki var olduğunu arama motorunun altında ki diğer iki seçenekden rahatça anlayabiliyoruz, bu durum gelecekde daha da vahim bir hal alacaktır.

Hep aynı şeyleri tekrarlıyor gibi görünebilirim, çünkü öyle yapıyorum, sansür ve engellemelerin de kalkması için zamana ihtiyacımız var. Halen düşünce yapımızda meydana gelmemiş değişiklikler var. Zaman herşeyi çözecektir ki bunun da iyi yönde olacağını düşünüyorum.

the city of Menzoberranzan 20000 drow lived there 20000 soldier in the army of evil

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #6  
Eski 23-01-2008, 01:49
Thunderpeak nickli Ayya$'ın avatarı
Gondolindhrim
 
Mekan: Gondolin
Blog Başlıkları: 91
Ynt: İnternet ne kadar özgür (internet ve özgürlük)

Alıntı: kontrast Mesaja Bak

beh

the city of Menzoberranzan 20000 drow lived there 20000 soldier in the army of evil

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #7  
Eski 26-01-2008, 00:30
alane nickli Ayya$'ın avatarı
iyon sütunu
 
Mekan: ...
Ynt: İnternet ne kadar özgür (internet ve özgürlük)

Hızlı yemek,hızlı yaşam,hızlı seks,hızlı haber.algılamayı ve hazmetmeyi derinleştirmekten çok,yapılanların ve haberlerin niteliği,hızlı oluşu,çünkü vakit nakit..bilgi bombardımanı var adeta,insanlar neyin ne zaman gerçekleştiğinin farkında bile değiller,ki hemen her şey gerçekleştiğinden çok kısa bir süre sonra kamuoyuna duyuruluyor.hazmetmeye ve düşünmeye zaman yok,daha ben okuduğum yazıyı bile anlamamışken alttan kamuoyu yoklamalarını okuyorum,ne düşündüğümü ordan öğreniyorum bir anda,bir bakıma.haberciliğin ölçütü artık, nitelik ve hazmettirmek değil,hatta belki haber bile vermek değil,tek ölçütü hız.ne kadar hızlı o kadar iyi haber.ne kadar doğru o kadar iyi haber.ne kadar saklanmış açığa çıkarılmış haber o kdar iyi haber.

Her şey bu kadar hızlı akıp gittiğinden meseleler sıradanlaşıyor,yüzeyselleşiyor,yaşandığı anı ve tarihi kaybediyor sanki.belli bir zaman içerisinde yaşanmış gibi değil olaylar,çünkü bir haber bitiyor bir başka “çarpıcı” haber başlıyor.düşünmeye dahi fırsat yok. ortak payda olarak ayyaşı örnek verelim,aldığımız kaynaklar her ne kdar özgür olmasa da insanlara özgürce duyurabiliyoruz bunu buradan,ama şehit haberleriyle marstaki yaratık haberleri eş zamanlı.sen ayırd edersin aradaki farkı,ben ederim,bi kaç kişi daha etsin hadi,ama ayrım yapmak aktif bir süreçtir,bu yüzden hiç farklılık gözetmeksizin haberleri bir akış içerisinde izlemenin bi çok insanda “edilgenliği” ve “farkında olmazlığı” ortaya çıkaracağı kesin.

Özgür olabilmeyi becermek bunu en fazla aşikar eden yollarla yapılmıyor maalesef,özgür düşünebilmek her an özgür haberleri almakla olmuyor bu yüzden.elimizden gelen en doğru şey,elimizde olanı en iyi şekilde rafine edebilmek.özgür haber bombardımanı altında tutulup hiçbir şey anlamadan geçmekten çok daha iyidir,daha seyrek aralıklarla bilgi sahibi olmak.

hicbir sey senin icin ailen, odan ve gecmisin kadar tehlikeli degildir.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
internet, kadar, ozgur, ozgurluk

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Başlık Başlığı Açan Forum Cevap Son Mesaj
Özgürlük Onemanarmy Echoes 0 05-02-2007 01:38
Özgürlük... quelle Echoes 1 27-07-2006 22:27
Internet Özgürlüğü , Internet Hukuğu Lizard King Beyin Fırtınası 6 01-06-2005 16:50