"Araştırmacı-Yazar Aytunç Altındal, “Türk İmparatorluğu'nun Yıkılışına Dair Kehanetler” adlı kitapta yeralan “Türkiye'nin 11'inci liderinin adı 11 harfli” cümlesinin Abdullah Gül'e işaret ettiğini belirtti ve ekledi: “Kehanetlere göre bu cumhurbaşkanı döneminde
|
#1
|
||||
|
||||
|
Kehanet
"Araştırmacı-Yazar Aytunç Altındal, “Türk İmparatorluğu'nun Yıkılışına Dair Kehanetler” adlı kitapta yeralan “Türkiye'nin 11'inci liderinin adı 11 harfli” cümlesinin Abdullah Gül'e işaret ettiğini belirtti ve ekledi: “Kehanetlere göre bu cumhurbaşkanı döneminde Türkiye devasa bir sarsıntı geçirecek”
BUGÜNE kadar 19 kitap yazan Araştırmacı-Yazar Aytunç Altındal'ın Destek Yayınları'ndan çıkan son kitabı “Türk İmparatorluğu'nun Yıkılışına Dair Kehanetler”de gündemi sallayacak açıklamalar var. Kitap metnini Bizanslı Tarihçi Laonicus Chalcondlyles'in yazdığını, yorumcusunun Fransız Blaise de Vigenere, yayıncısının ise Thomas Artus olduğunu belirten Altındal, kitapta Türkiye Cumhuriyeti'nin 11'inci Cumhurbaşkanının kim olacağı ve Türkiye'nin geleceğine yönelik öngörülerin bulunduğuna dikkat çekti. İşte Aytunç Altındal'a yönelttiğimiz sorular ve merakla beklenen cevaplar: 17 kehanet -Öncelikle “Türk İmparatorluğu'nun Yıkılışına Dair Kehanetler” adlı kitaptaki kehanetler kaç yüzyıl öncesine dayanıyor? Kitabın asıl yazarı, 1400'lü yılların Osmanlı Devleti'nin durumuna tanık olmuş Atina doğumlu Bizanslı Tarihçi Laonicus Chalcondyles. 1423'de doğduğu bilinen Chalcondyles'in 1490'da öldüğü varsayılmaktadır. Yaşamı hakkında çok ayrıntılı bilgi olmasa da Doğu Roma İmparatorluk belgeleri, 8'inci John Paleologos tarafından 1446'da Osmanlı Padişahı 2'inci Murat Han'a İstanbul'a uyguladığı kuşatmayı kaldırması için öneri götüren Bizans heyetinde elçi düzeyinde yeraldığını doğrulamaktadır. Kahinin 1453'de İstanbul'un ve 1463'de de Peleponez'in Türkler tarafından fethedilişine bizzat tanıklık ettiği kesindir. Kitap metnini yorumlayan, dünyanın en ünlü şifre yazıcısı olarak kabul edilen Fransız Blaise de VigenËre, yayıncısı ise Arthus Thomas'tır. Kitap, 1630 yılında tamamlanmış. İçinde 17 kehanet ve 28 Osmanlı tablosu var. -Vigenere ve Thomas hakkında bir araştırma yaptınız mı? Kitabı Fransızca'ya çevirmiş olan Vigenere, 5 Nisan 1523'de St. Pourçain köyünde dünyaya gelmiş, 1596'da Paris'te ölmüştür. 17 yaşındayken Kraliyet diplomatik-istihbarat dairesine alınmış ve tam 30 yıl burada görev yapmıştır. Hristiyanlığın, Protestan ve Katolik olarak ayrıldıkları kilise oturumlarına resmi sıfatla gönderilen en genç sekreterdir. Roma'da tanıştığı o dönemin en ünlü üstadlarından şifre tekniklerini öğrenmiş ve gizli şifre oluşturma yöntemlerini anlatan tek nüshalık el yazması metinlerden yararlanarak günümüzde de kullanılan ve kırılması imkansız sayılan ünlü “Autokey” diye bilinen “de Vigenere” şifresini kurmuştur. Bu çok gizli şifre, özellikle askeri istihbaratta kullanılmıştır. Kilise baskılarından bunalan Artus Thomas'ın ise nerede, ne zaman ve nasıl ölrüğü hiçbir zaman bilinememiştir. ‘Osmanlı içerden çökecek' -Kitabın içinde kehanet olarak yeralan ama gerçekleşen olaylar var mı peki? Tabii ki. Kitaptaki öngörülere göre; “Fatih Sultan Mehmet'ten sonraki 16'ncı padişah döneminde Osmanlı Devleti içeriden çökmeye başlayacak ve padişahı kendi tebasından biri devirecektir” deniliyor. Fatih Sultan Mehmet'ten sonraki 16'ıncı padişah 3. Ahmet'tir, -kitabın yayınlanmasından tam 100 yıl sonra-Arnavut ve Hristiyan asıllı yeniçeri Patrona Halil tarafından tahttan indirilip yok ediliyor ve Osmanlı'nın çöküşü de böyle başlıyor. -Türkiye Cumhuriyeti devletiyle ilgili kehanetler ne zaman başlıyor? Kehanetlerden biri Mustafa Kemal Atatürk'ü işaret ediyor. Kitapta, “Türk İmparatorluğu, 1920'de çökecektir” deniliyor. Gerçekten de 1920'de TBMM kurulunca Osmanlı Devleti yok edilmiş sayılmakta. Bununla da bitmiyor. “Osmanlı'nın çöküş döneminde kendisi Hristiyan topraklarında yetişen ama müslüman olan bir prens ve başkomutan ortaya çıkacak. Ancak Hristiyanlar tarafından hiç dikkate alınmayan bu başkomutan, Türk devletini yeniden kuracak ve Batı'ya yönlendirecektir” öngörüsü yapılmıştır. Bu kişi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'tür. ‘Prensliklerin birleşmesi' -Kitapta son dönemde “11'inci cumhurbaşkanı kim olacak” sorusunun cevabı da saklıymış. Yeni cumhurbaşkanı hangi özelliklere sahip? Kehanete göre, Türk İmparatorluğu'nun başına geçecek 11'inci kişinin adında 11 harf var. Çok ilginçtir ki, Abdullah Gül'ün ad ve soyadındaki harflerin toplamı da 11. -Peki 11. Cumhurbaşkanı Türkiye'si nasıl olacak? Kitapta “11'inci Prens döneminde Türk devleti, büyük bir sarsıntı yaşayıp yıkılma noktasına gelecektir” öngörüsü var. Ayrıca “Hristiyan Prensliklerin birleşmesi, Türk imparatorluğunun sonunu getirecektir” deniliyor. Bu da benim yorumumca AB'dir. -Bu kehanet son mu? Türkiye'nin geleceği nasıl şekillenecek? Maalesef kahinler, Türk İmparatorluğu'nun 11'inci Prensi'nden sonra Türk devleti yok kabul etmiş. Türkiye ile ilgili kehanetler burada bitiyor. Bu sonuç, çok ciddiye alınmalı." Tercüman Gazetesi 10.08.2007 Aytunç Altındal Dave: 11.Cumhurbaşkanı'nın adında 11 harf olması ilginç gerçekten Son düzenleyen Dave : 01-09-2007 - 01:15 |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: Kehanet
İnsanlık tarihi yüce amaçlara doğru kendisine hız vermiş bilge kişiler ve inisiyelerle doludur. Bunların arasında Hermes, en çok atıf yapılanlardandır. Hermes farklı metinlerde Toth, Tehenti, İdris, Enoch gibi farklı isimlerle anılmıştır.
Yahudi gizemciliğinde Enoch adında gizemli bir peygamber olarak zikredilen, Kuran-ı Kerim’de İdris olarak anılan, Bahai metinlerinde Hermesi elvah olarak belirtilen, kadim Mısır bilgilerinde Toth diye bahsedilen, eski Yunanda Hermes Trismegistus olarak belirtilen kişinin Hermes olduğu yaygın olarak kabul edilir. Sözü edilen isimler bulundukları toplumu ve buna bağlı olarak gelişen düşünsel ortamı doğrudan etkilemişlerdir. Bu anlamda birçok toplum için Hermes, başlangıç sözlerini söyleyen kişi olarak kabul edilmiştir. Nitekim Hermes’e atfedilen metinler de bilinen en eski ezoterik metinlerdendir. Eski metinler olması tarihsel olarak metinlerin etki sahasını kuvvetlendirmektedir. Hermes’e atfedilen yazılar günümüze kurumsal dinsel yapılar aracılığı ile değil de daha çok ezoterizme ve içsel gelişmeye önem veren kişi ve gruplar aracılığı ile gelmiştir. Bu anlamda dinlerin Batıni tarafları sayesinde tarihin her döneminde varlığını sürdürmüştür. Tarihsel olarak Hermes’e yönelik yapılan yorumlarda şu tip ortak noktalar tespit etmek mümkündür. Hermes bir Mısırlıdır. Ve Mısır uygarlığının baş mimarıdır. Bu Mısır uygarlığının kuruluşu Büyük tufandan önce başlamış ve tufandan sonra Mısır uygarlığı açıkça ortaya çıkmıştır. Hermes’in yaşadığı dönemin tufan öncesi ve sonrası dönem olduğu hakkında anlaşmazlıklar olsa da onun Mısır uygarlığının kurucusu ve temel öğretilerin oluşmasında katkı sağlayıcı olduğu konusunda genel bir kanı vardır. Hermes bu anlamıyla insanlığın gelişkin mirasını yeni bir ortamda yeşerten insanlığın ruhsal babasıdır. ENOCH KEHANETLERİ -Dünya Hakkında- "...Yakın zamanda insanlar 888 gün sürecek bir Cehennem hayatı yaşayacaklardır. Teröristlerin suikastleri, orduların çarpışması ve iç savaşlar sonunda milyonlarca, hattâ milyarlarca insan ölecektir. Kültürler ve dinlerarası savaşlarla parçalanan insanlık, bir yandan da açlık ve salgın hastalıklar ve korkunç silâhların kullanılması yüzünden ıstırap çekecektir. Bu devir, yeryüzünde yaşanmış en zor devir olacaktır. Sonunda hiçbir şey satılmayacak ve alınmayacaktır. Bütün gıda maddeleri vesikaya bağlanacak ve küçük bir ekmek parçası bile olsa, çalan hırsızlığını canıyla ödemek rizikosunun altına girmiş olacaktır. Küremiz üzerindeki sular her yerde insan kanıyla karışacak kıpkızıl olacaktır, tıpkı vaktiyle Mısır’da olduğu gibi. İslâm fanatikleri, Avrupa ülkelerine karşı başkaldıracaklar, Avrupa titreyecek ve sarsılacaktır. Batı’da her şey tahrip edilecektir. İngiltere feth edilecek ve büyük bir sefalete düçar olacaktır. İslâm fanatikleri ve savaşçılarının iktidarı yıllar boyu devam edecektir. Bu savaş sadece Avrupa’yı vurmayacak, dehşet yayıldıkça diğer bütün ülkelere sıçrayacak ve bütün dünyayı ateşe verecek bir savaş haline dönüşecektir. Papa II. Jean-Paul’dan sonra bir papa daha gelecektir. Onu takiben bir “Pontifux Maximus” Kilise’nin başına geçecektir. Bu Papa, “Petrus Romanus” adıyla tanınacaktır, âhir zaman Papası... Amerika Birleşik Devletleri, hürriyet adına savaş, barış ve terörizmi önleme bahanesiyle birçok ülkeyi işgal edecek, o bölgeleri bombalayacak ve önüne gelen herşeyi tahrip edecektir.Bu esnada binlerce sivil insan ölecektir. Amerikan politikası hiçbir sınır tanımayacaktır. Onun tek amacı dünya üzerinde ekonomik, malî ve askerî bir mutlak üstünlük kurmak ve yeryüzünü kontrol altına almak olacaktır. Avrupa, Asya ve Afrika ülkeleri, ABD’nin kendilerini dünya hakimiyeti stratejisi uğrunda kullandığını anlayınca peyderpey ona karşı geleceklerdir.Bu büyük savaş önlenemeyecektir. Çünkü yeryüzü halkı bir islah yolunu seçmeyecek, yani gerçek bir sevgi ve barışı muhtemelen istemeyecektir. İnsanlar zenginliği, zevk ü sefayı, bütün maddî değerleri ve sınırsız bir gücü seçeceklerdir. Üçüncü Dünya Savaşı patlak verirse (Bizim hesaplarımız ve gözlemlerimiz onu gösteriyor) bu çatışmanın faturasını siviller ödeyecektir. Sorumsuz ilim adamları, askerî amaçlara yönelik klonlamalarla duygudan ve vicdandan arınmış birtakım mahluklar yetiştirecekler, ayrıca son derece tahripkâr silâhlar üreteceklerdir. Bu klonlanmış mahlukların bağımsızlıklarını ilan etmeleri ve kendi kumandalarında, insanlığı tahrip ve imha etmeleri ihtimali de gerçekleşecektir. Dünya, şimdiye kadar benzeri görülmemiş acılara sahne olacaktır.Bu hadiseler 888 gün devam edecek ve sonunda medeniyet çökecektir. Bu korkunç senaryodan sonra çeşitli salgın hastalıklar başgösterecek ve dev boyutta bir açlık dünyayı kasıp kavuracaktır. Böylece insanlık aleminin ekonomisi çökecek, herhangi bir mal üretme imkânı kalmayacaktır. Bütün besin maddeleri ve ilaçlar vesikaya bağlanacaktır. Savaş çılgınlıkları karalarla sınırlı kalmayacak, felâketler aynı şiddet ve genişlikte okyanuslara, atmosfere ve uzaya sıçrayacaktır. Gelecekte kurulacak denizaltındaki “infrastructure”ler saldırıya uğrayacak ve tahrip edilecektir. Bu esnada binlerce insan can verecektir. Tahrip ve imha anaforu bu tesisler tarafından beslenecek, birtakım korsanlar, deniz birlikleri ile savaşacaktır. Bu devirde, birtakım dünya dışı güçlerin, felâketin sorumlusu Batı ülkelerine karşı harekete geçmesi ihtimalinin de gerçekleşmesi mümkündür. Bu güçler, gizliliklerini terk edecek ve Batı’nın sorumsuz hareketleri yüzünden dehşete düşmüş olanların yardımına koşacaktır. Bunlardan başka, birtakım doğal afetler ve felâketler Avrupa ve Asya’yı derinden sarsacaktır. Bununla beraber, uğradıkları bütün yıkımlara rağmen bu iki kıt’a varolmaya devam edecektir. Amerika Birleşik Devletleri için aynı şey söylenemez. O tamamen harap ve türap olacaktır.Bu devlet, planladığı ve kışkırttığı dünya çapındaki çatışmalar dolayısıyla (gelecekte de hep böyle olacaktır) birçok ülkede canlı bir kin ve nefret duygusu uyandırmıştır. Binaenaleyh bu ülke, boyutları insanlar tarafından hayal bile edilemeyecek çapta önemli felâketlere mâruz kalacaktır. Teröristler tarafından tahrip edilen World Trade Center bir başlangıçtır. Kıyamet’i andıran korkunç hadiseler sadece toplu imha silâhları ve klonlanmış askerler tarafından meydana getirilmeyecektir. Yerküresi ve Doğa, sorumsuz insanların kötü kullamına başkaldıracaktır. Amerika Birleşik Devletleri’ni, şimdiye kadar benzeri görülmemiş yangınlar ve kasırgalar silip süpürecektir. Bütün bu felâketlere rağmen, Amerikalılar nice ülkeye yaptıkları haksızlıkları durduramayacaktır. Kuzey Amerika kıt’ası, en büyük felâkete uğradığı zaman (Doğu sahillerini vuran fırtına mı?), kötü niyetli askerî güçler enformatik, biyolojik, kimyevî silâhlarla vurmaya ve saldırmaya devam edeceklerdir. Bu silâhlar otonom hale gelecek ve insanlar bunların kontrolunu ve güdümünü ellerinden kaçıracaktır. Bu kehanetlerin en önemli noktası budur. Dünyanın geri kalan bölgeleri felâketlerden kurtulmayacaktır. Çünkü dünyalılar çevreyi tahrip ettiler ve bu tahribatı sürdürmektedirler. Dünya kaynaklarının tahrip edici şekilde kullanılması yüzünden, tektonik bir dengesizlik sun’î (yapay) olarak meydana getirilmiştir ve bu depremlere, yanardağ patlamalarına ve tsunamilere yol açacaktır. Bunun sonunda iklimler değişecek, korkunç ve dehşetli kasırgalar ve tayfunlar meydana gelecek, bütün dünya bunların yıkıcı enerjilerine mâruz kalacaktır. Bu âfetler akılalmaz çapta su baskınlarına ve alışılmamış kar yağmalarına sebebiyet verecek, bundan güney ülkeleri, hattâ ekvator kuşağı bile etkilenecektir. İnsanlığın cinneti ve özellikle yeraltında patlatılan nükleer bombalar yüzünden yerküresi uzaydaki yolundan çıkmaya başlamıştır. Dünya yavaş yavaş fakat kesin bir şekilde Güneş etrafında yeni bir yörüngeye girecektir. Bunun sonucunda yeryüzünde yeni bir buzul çağı başlayacaktır. Acılar ıstıraplar bunlarla da bitmeyecektir. Amerika Birleşik Devletler’nde iki iç savaş çıkacaktır. Neticede, öldürücü düşmanlıklar yüzünden bu ülke beş ayrı bölgeye ayrılacak, fanatik ayrılıkçılar diktatörce güçlere sahip olacaktır. Anarşi dünyaya hakim olacak ve insanları uzun bir müddet târumar edecektir. Çeşitli hastalıklar ve salgınlar ki, bunların çoğu eskiden olmayan yeni şeyler olacak ve tedavileri bilinmeyecektir, bunlar da insanlığı kıracaktır. İktidar, teknoloji, maddî zenginlik, kin, intikam hırslarına kapılmış insanlar yaratılışın değerlerini; Sevginin, Bilgeliğin, Barışın ve Hürriyetin câhili olarak kalacaklardır. Tıpkı, kendilerinden önce Enoch’un atalarının yapmış olduğu gibi... Bu davranışları yüzünden dünyayı acıların, ölümün, yıkımın ve yokoluşun derin ve korkunç uçurumlarına yuvarlayacaklardır. İnsanlığın yaşamış olduğu en büyük ve en vahim felâketin...” Enoch Kehanetleri’nin kısa bir özeti budur. FELAKETLER Haber Sitesi |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ynt: Kehanet
bunların olabileceğine pe ihtimal vermiyorum...
|
|
#5
|
||||
|
||||
|
Ynt: Kehanet
hersey olcagına varır yav
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
Ynt: Kehanet
valla bana pek inandırıcı gelmedi
Bir kartal gibi doğup, bir tavuk gibi yaşayan ve kartallara özenip sonunda bir tavuk gibi ölen binlerce kartal var... Son düzenleyen nonexistence : 29-12-2007 - 23:48 |
![]() |
| Etiketler |
| kehanet |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|