Aldous Huxley

J.G.Ballard Aldous Huxley'in, onu çağdaşlarından ayıran çok önemli bir özelliği var; 'kahin' sıfatını hak ettiren ileri görüşlülüğü. Yazdıklarının günümüz dünyasıyla uyumu o kadar şaşırtıcı ki, 'kahin' sıfatı hiç de abartılı

  #1  
Eski 18-07-2007, 13:26
Ankh nickli Ayya$'ın avatarı
Yasaklı kişiler
 
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mekan: gezerim ben.
Mesajlar: 59
Blog Başlıkları: 3
Aldous Huxley

J.G.Ballard

Aldous Huxley'in, onu çağdaşlarından ayıran çok önemli bir özelliği var; 'kahin' sıfatını hak ettiren ileri görüşlülüğü. Yazdıklarının günümüz dünyasıyla uyumu o kadar şaşırtıcı ki, 'kahin' sıfatı hiç de abartılı değil. Birinci Dünya Savaşı'nda, Amerika müdahalesi sırasında Huxley uyarmıştı; Tüm bunların sonucunda, Amerika'nın dünyadaki hakimiyetinin hızla artmasından korkuyorum. Avrupa, artık Avrupa olmayacak. Bugün, Huxley'in haklılığı kanıtlanmış olsa da, artık bir şeyler yapmak için çok geç.

Huxley'in bir tiranlığı tanımladığı ünlü romanı 'Cesur Yeni Dünya', George Orwell'in Stalin terörünü konu alan eseri 'Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ten daha keskin bir tahmin aslında. Huxley'in test tüplerinde yetiştirilen bebekler ve gerçekliğe meydan okuyan 'feelie'lerden oluşan distopyası, Orwell'in insanlığın suratına sonsuza dek yapışan çizme fikrinden ciddi biçimde ayrılıyor. Onun kurbanları kendi köleliklerini olumlayarak, bugünün eğlence dünyasının mantığını haber veriyorlar. 'Bin Dokuz Yüz Seksen Dört' hiç gerçekleşmedi, 'Cesur Yeni Dünya' ise her yerde bizimle.

Tüm bunlara rağmen Huxley, 1963'teki ölümünden sonra popülaritesini kaybetti. Huxley, J. F. Kennedy'nin suikaste uğradığı gün ölmüştü. Bu nedenle ölümü psikopat bir eylemin gölgesinde kaldı. Rastgele yapılan bu delice eylem, birden tüm dünyayı tehlikeye sokmuş ve Huxley'in akla dayanan, sağlam tiranlık fikrini çürütüvermişti.

Huxleyin çöküşünün bir diğer nedeni ise, Bloomsbury grubuyla kurduğu yakın ilişkiydi. Fakat Nicholas Murray'ın, yazarın biyografisinde belirttiği gibi, Huxley kısa zamanda bu gruptan uzaklaşmış ve Victoria Çağı'na uzanan köklerinden beslenmeyi sürdürmüştü. Huxley, pek çok açıdan Viktorya Çağı'nın son büyük romancısı olarak kabul edilebilir. 'Darwin'in bulldog'u' lakaplı biyolog T. H. Huxley'in torunu Aldous 1894'te dünyaya geldi. Matthew Arnold büyük amcası, romancı Humphry Ward ise teyzesiydi. On altı yaşında, geçirdiği bir rahatsızlık sonucu bir yıl kör kalması, Huxley'in iç dünyasını keşfetmesine olanak verdi. Oxford'da okuması ona ileride kendine seçeceği konu için geniş bir bakış açısı kazandırdı. O kadar uzun boyluydu ki, Christopher Isherwood boyundan dolayı, onunla aramda ciddi bir zoolojik farklılık olduğunu hissediyorum demişti. Huxley erkek eşcinselliğinden nefret etmesine rağmen, Ishervrood'un da aralarında bulunduğu pek çok eşcinsel arkadaşı vardı. Genç Huxley, Virginia Woolf, Lytton Strachey, Clive Bell ve D. H. Lawrance ile aynı ortamlarda bulunmuştu, hatta Lawrence, yıllar sonra Fransa'da Huxley'in karısının kollarında ölecekti. Son dakikasında, Maria Huxley'e kendisini kurtarması için yalvaran Lawrance, kocasının gözleri önünde, Maria'nın kollarında huzur içinde öldü.

Başarılı bir senaryo yazarı

Huxley, Garsington'da tanıştığı, Belçika göçmeni Maria ile, 1919'da evlendi. Murray, Maria'nın aktif bir biseksüel olmasına rağmen çok mutlu bir evlilikleri olduğunu söylüyor. Uzun süreli ilişkilerin sıkıcılığını azaltan bir yaşam tarzları olan Huxley çifti, aynı kadınlarla birlikte olurmuş. Maria, güzel ve çekici kadınları Huxley ile tanıştırır ve bir ilişki için ortam hazırlatmış. Hepimiz için az ya da çok sorunlara yol açan kıskançlık ve sahiplenme duygulan, Huxley'in yakınından bile geçmemiş görünüyor. Huxleyin duygusal yaşamındaki bu boşluğu, romanlarında da hissetmek mümkün. Maria, 1930'ların sonlarına doğru, Huxley çifti Los Angeles'a taşındığında, Marlene Dietrich ve Greta Garbo gibi Hollywood yıldızlarının da üyeliği ile ünlü 'sewing circle' adlı lezbiyen kadın kulübünün üyesi oldu. İlk romanı 'Crome Yellow' (Krom Şansı) ile büyük başarı yakalayan Huxley, yayımcısıyla, Murray'ın 'anıtsal' olarak nitelediği bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşmaya göre Huxley, her yıl, biri uzun roman formatında olmak üzere iki yeni eser verecek ve karşılığında beş yüz sterlin alacaktı. Fakat, 'Cesur Yeni Dünya'nın satış rakamlarına rağmen, Huxley hiçbir zaman zengin olamadı.

Huxley, aslında ufak tefek seyahatler dışında hiçbir zaman terk etmediği Amerika'ya geri döndüğünde, gerçek evini bulduğunu hissetmişti. İlk zamanlar, ülkeyi deştirmiş, püritanizm ve hedonizmin yan yana duruşundan duyduğu rahatsızlığı her fırsatta dile getirmişti. Ona göre 20. yüzyılın Machiavelli'si bir reklamcı, 'Prens'i ise, insanları her zaman kandırmayı amaçlayan sanatsal ve bilimsel bir metin olurdu. Huxley, o dönemde yalnızca California'nın sunabildiği iki şeyden fazlasıyla yararlandı; biri, film endüstrisinden kazanılan para ve dinlerin ve raftan indirilmeyi bekleyen aydınlanmanın baş döndürücülüğü.

Huxley, film endüstrisine dahil olmayı züppece reddeden başarılı bir senaryo yazarı oldu. 'Aşk ve Gurur' ve Jane Eyre'in senaryolarını yazan yazarın asıl ilgi alanı ise farklıydı. Huxley, insan bilincinin gizi ve modern farmakolojinin insan zihnini sınırlayan kapılan zorlayan gücünün izini sürdü.

İnsanların, zihinlerinin tüm gücünü kullanabilmek için kimyasal uyarıcılara muhtaç olduğuna inanan Huxley, ölüm döşeğindeyken LSD almıştı. Huxley bu durumdayken bile, kendi ölümünün ilaçlar tarafından neye dönüştürüldüğünü anlamaya çalışmış ve devamlı sorgulayan zekâsı öldüğü ana kadar keskinliğini korumuştu.

Radikal Kitap-Mayıs 2002
************************************************
yirmi yil sonra
bundan 20 yıl sonra, yaptıkların değil,yapamadıkların için üzüleceksin.
dolayısıyla halatları çöz. güvenli limandan uzaklara yelken aç.
rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet.
düşün, onları seyredecek birileri olmasaydı, kaç kişi mercedes otomobil alırdı.
bilimde ve güzel sanatlarda en üstün başarılar, tek başlarına çalışan kişiler tarafından elde edilmiştir.
hiçbir parkta bir kurul için dikilmiş bir anıt yoktur.
yapabileceğin kadar söz ver. sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap.
oturarak başarıya ulaşan tek yaratık bir tavuktur.
dertlerini gözyaşlarında boğmak isteyenlere dertlerin yüzme bildiğini söyle.
dalın ucuna gitmekten korkma. meyve oradadır.
büyük adam büyüklüğünü küçük adama davranışıyla gösterir.
şans bukelamun gibidir. biraz zaman tanı, mutlaka değişecektir.
"tarihte en etkili 100 kişi" adlı kitabı okudum. onların hepsiyle ortak olduğumuz tek şeyin zaman olduğunu hayretle gördüm.
günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan,bu belki bütün gün hırladığın içindir.
başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin.şimdi başla!
şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla.
gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim.
kimi zaman içindeki o sessiz sese uzmanlardan daha fazla güven.
aerodinamik yasalarına göre o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu. herhalde bunu ona hiçkimse söylemedi ki, uçuyor.
zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve saklamakla geçiren insanlar, sonunda, en çok istediklerinin satın alınamayacak şeyler
olduğunu anlarlar.
öteki insanlardan daha akıllı ol. yalnız bunu onlara söyleme!
mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir.
hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın.
iyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder.
insanin tum evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: kendisi.

"belki de bu dünya başka bir dünyanın cehennemidir"

''bekaret cinsel sapkınlılar arasında en önde gelenidir''

"tecrübe, insanın başına gelen şey değildir; o insanın o başına gelenle ne yaptığıdır."

"her cennetin bir yılanı oluyor ne yazık ki"

"insan zaman içerisinde üzerindeki baskıdan hoşlanmaya, düşünme yetisini dumura uğratan teknolojileri yüceltmeye başlayacak"


yazar adayı bir gence şu öneriyi vermiştir:
" bir süre önce romancı olmak isteyen bir gençle tanıştım. benim bu meslekten olduğumu bilen genç, arzusunu gerçekleştirmek için işe nereden başlaması gerektiği konusunda kendisine yardımcı olmamı istedi. elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. " ilk olarak bir yığın kağıt, bir şişe mürekkep ve bir dolmakalem alacaksın." dedim. "sonra geriye bir tek yazmak kalıyor." ama bu söylediklerim genç dostumu tatmin etmedi. sanki özenle uygulanırsa bir dickens, bir henry james, bir flaubert olmanızı sağlayacak edebi reçetelerle dolu, gizli bir edebi yemek kitabının bulunduğuna inanıyordu.

...bir defter ya da günlük tutuyor muydum? zengin ve kibarların salon sohbetlerine katılıyor muydum? ya da tam tersine güneyde, sussex'de inzivaya mı çekiliyordum? yahut east pub'larda kendime konu mu arıyordum?

buna benzer şeyler... bütün sorularını elimden geldiğince yanıtlamaya çalıştım. olabildiğince tarafsız tabi. ve genç adamın hayal kırıklığına uğramış hali karşısında ona son bir karşılıksız öğüt vermeye karar verdim. "genç dostum" dedim, "eğer insan psikolojisiyle ilgili bir kitap yazmak istiyorsan, yapabileceğinin en iyisi bir çift kedi edinmektir." ve onu bu fikirle baş başa bıraktım.


Aldous Huxley

Ekşi sözlükten alıntılar
***************************************************
"İşçilerin tulumları beyazdı; ellerinde soğuk, kadavra rengi kauçuk eldivenler vardı. Işık donuktu, ölüydü: Bir hayalet sanki!.. Yalnız mikroskopların sarı borularından zengin ve canlı bir öz akıyor, bir baştan bir başa uzanan çalışma masalarının üzerinde tatlı çizgiler yaratarak, parlatılmış tüpler boyunca tereyağ gibi yayılıyordu. "Bu da" dedi Müdür kapıyı açarak, "döllenme odası işte..." Doğal olarak, ilkin döllenmenin cerrahlığa dayanan başlangıcından söz etti, derken "Toplum uğruna seve seve katlanılan bir ameliyattır bu" dedi, "altı maaşlık ikramiyesi de caba... Bir yumurta bir oğulcuk, bir ergin; bu normal... Oysa, Bokanovskilenmiş bir yumurta tomurcuk açar, ürer bölünür. Eş ikizler yalnız insanların doğurduğu o eski zamanlardaki gibi yumurtanın bazen rastlantıyla bölünmesinden oluşan ikiz, üçüz parçaları değil, düzinelerle yirmişer, yirmişer." Müdür "yirmişer" diyerek sanki büyük bir bağışta bulunuyormuş gibi kollarını iki yana açtı; "yirmisi birden!.." Ama öğrencilerden biri bunun yararının ne olduğunu sormak gibi bir sersemlikte bulundu. "İlahi yavrucuğum!" Müdür olduğu yerde ona dönüvermişti. "Görmüyor musun? Görmüyor musun, kuzum?" Bir elini kaldırdı; heybetli bir duruşa geçmişti. "Bokanovski süreci toplumsal dengenin en başta gelen araçlarından biridir! Milyonlarca eş ikiz; toptan üretim ilkesinin sonunda biyolojiye uygulanmış olması..."

Brave New World' dan alıntı
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Eski 18-07-2007, 13:37
JosefK nickli Ayya$'ın avatarı
Alexander Supertramp
 
Üyelik Tarihi: Feb 2005
Mekan: .
Mesajlar: 4,491
Blog Başlıkları: 12
Ynt: Aldous Huxley

huxley es geçilecek bir adam değildir asla..efsanevi The Doors grubunun adından esinlendiği "algı kapıları" ile doruk noktasına varan algı ve anlatım yeteneği kanımca cesur yeni dünya ve ada adlı kitaplarda efsaneleşmiştir..özellikle "algı kapıları" carlos castaneda tadı bir macera gibi görünse de daha felsefi bir yaklaşımı barındırmaktadır..belki de bu yüzden kitap wiliam blake'in mükemmel sözü ile açılır;
"eğer algı kapıları temizlenseydi herşey insana olduu gibi görünürdü..sonsuz.."
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Eski 04-09-2007, 23:09
krankedame nickli Ayya$'ın avatarı
magical cracker
 
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Mekan: edirne
Mesajlar: 567
Blog Başlıkları: 8
krankedame 'e MSN ile mesaj gönderin
Ynt: Aldous Huxley

hani bi tabir vardır ya: benim adamım..
aynen öyle. yazarlar hakkında öyle aşırı titizliğim yoktur. okurum herşeyi. ancak aldous huxley, adını hiçbir zaman unutmadığım, unutmayacağım yegane yazarlardan..
tepkilerine hayranım..
( benim adamım )
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Eski 14-03-2008, 14:32
Tuile nickli Ayya$'ın avatarı
Assamite
 
Üyelik Tarihi: Sep 2005
Mekan: Menzoberranzan
Mesajlar: 428
Tuile 'e ICQ ile mesaj gönderin Tuile 'e MSN ile mesaj gönderin
Ynt: Aldous Huxley

brave new world ü okuduğumda inanılmaz hayran kalmıştım: "bir adam bunları o yıllarda nasıl tahmin edebilir" diye.. hastasıyız ailecek.

To sleep, perchance to dream, ay there's the rub,
For in that sleep of death what dreams may come
When we have shuffled off this mortal coil

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Eski 14-03-2008, 20:49
marlasinger nickli Ayya$'ın avatarı  
Üyelik Tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 9,207
Blog Başlıkları: 74
Ynt: Aldous Huxley

asil soydan geliyorsunuz anladığım üzere madam

Dokuz canım vardı üçü gitti yedi canım var...


Son düzenleyen marlasinger : 14-03-2008 - 20:52
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #6  
Eski 21-03-2008, 20:33
morportakal nickli Ayya$'ın avatarı
...loading
 
Üyelik Tarihi: Apr 2007
Mekan: izmirdenim
Mesajlar: 588
Blog Başlıkları: 1
Ynt: Aldous Huxley

g.o.l. - soma holiday şarkısının sözleride brave new world'den (:

taketheredpillandstayinwonderland

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Konu Araçları
Görünüş Şekli Başlığa Puan Ver
Başlığa Puan Ver:

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on