Arkadaşlar siz bahsetmek istediğim şey beni içten içe kemiren bir nefret,kin yumağı oldu.Gerçekten bu olay yüzünden katilk bile olacak seviyeye ulaştım. İsim vermek yok.Malum şahıslar parası pulu olmadan hiçbir mali
|
#1
|
||||
|
|
||||
|
Deli Oluyorum...
Arkadaşlar siz bahsetmek istediğim şey beni içten içe kemiren bir nefret,kin yumağı oldu.Gerçekten bu olay yüzünden katilk bile olacak seviyeye ulaştım.
İsim vermek yok.Malum şahıslar parası pulu olmadan hiçbir mali desteği ve hatta karnını doyuracak ekmeği zor bulurken ortalama 4-5 çocuk yapıp bunları sokaklara salıyor.Bu çocuklar sokaklar yemedik haltı bırakmıyor.Balidir,esrardır her türlü zararlı alışkanlığa tabii oluyorlar. Büyüdükçe hayatlarının boşluğunu kavrıyorlar.Ortalıkta ellerinde bıçak kavga edecek çatacak yer arayan bi grup olarak çıkıyorlar karşımıza.En ufak eğitimi almamış(sokak hariç)sözde ilkokul mezunu yada lise fakat okuma yazma bilmedenm bunları bitirip sokaklara geliyorlar. Geceleri ara sokaklar tehlikeli,açık hava konserlerinde mutlaka bir tatsızlık,eğlence mekanlarında tat tuz kalmaz,gelen turiste baş belası olurlar. Bu insanlar türkiye nüfusunu %2,5 arttırarak en büyük orana sahip olan kesimi oluşturur hatta avrupada... bu insanlar kaçak elektirk,su kullanırlar ayrıca bunu saklamaz pişkinlik yaparlar ve ister inanın ister inanmayın bazı vilayerlerde su,elekrtrik faturası ödenmez bunlar faiz olarak diğer insanlara ödetilir. bazı bölgeler o kadar azıtmıştır ki polis devriye gezemez askeri taşlarlar... bu insanlar yeşil kart alırlar olur olmadık hastalıklara yakalanıp ülkenin sağlık hizmet bütrçesinden oldukça büyük bir pay sahibi olurlar. bu insanlar eğitimleri olmadığı halde sırf lise diploması var diye üniverstlerin yerine daha hesaplı olduğu için işe alınırlar. bu insanlar kötü niyetli iyi eğitimli insanların arkasında,terör olduğunu haksızlık olduğunu bilmeden devletine zarar verirler. Bu insanlar öylesine gereksizler ki.... başıma geleni olay anlatayım arkadaşım çorbacı dükkanı açtı.gelen bazı düşkülere hayır olsun diye bedava yemek verirdi.bir gün dükkanına gelen 3 malum şahıs fazladan çorba ister.Oda vermek istemez.birden savurduklar bıçak boğazını keser. arkadaşım vefat etti. yapanlar noldu peki.hepside 18 den küçük pek bir ceza almadılar suç 3 e bölündü.hatta birisi serbest. arkadaşlar söyleyin nedir bu hal? çözümm varmı?
HER ŞEYİN BİR ZAMANI OLDUĞU GİBİ |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: Delİ Oluyorum...
eğitim şart klasik ,klişe bir laf olacak ama ,türkiye başka şekilde düzelmez
the love of a martian |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Ynt: Delİ Oluyorum...
faşistçe bir yaklaşım gibi gelebilir ama bu kişiler toplanmalı ve eğitim kampları kurulup burada gözetim altında eğitilmeliler.bu kamplarda bir meslek sahibi yapılmalılar. psikolojik destek görmeliler. terapiyle bağımlılık yapıcı madde kullananlar iyileştirilmeli.
the city of Menzoberranzan 20000 drow lived there 20000 soldier in the army of evil |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ynt: Delİ Oluyorum...
öncelikle ne desek boş arkadaş ölen gidiyor acı kalıyor üzüldüm başın sağolsun.
benim yaklaşımım hiç toplumsal olmayacak ama böyle düşünüyorum: bence herkes başının çaresine bakmalı devletten bir düzen bir adalet beklentisi içinde olmamalıdır. çünkü bu devletin hukuk sistemi çökmüş durumdadır. bunun da böyle olması özellikle istenmektedir. insanlar korksun pısırıklaşsın çaresiz hissetsin diye. gerçekten de aslında çaresi yok yani ölen ölüyor ve kimsenin can güvenliği diye bir şey yok. benim yakın bir arkadaşıma bunu yapan çocuk isterse 9 yaşında olsun gidip aynı biçimde boğazını kesmiyorsam yazık bana. |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Ynt: Deli Oluyorum...
Benimde başıma daha yeni bir olay geldi. Daha doğrusu evimin balkonundan gözlemledim. Sabah çok erken kalktığında (5-6 gibi) balkonda serinlikte oturmayı seviyorum , etraf sessiz sakin oluyor . Yine böyle oturup çay içerken evsizin biri gelip çöpümüzü karıştırmaya başladı , çöpten bişeyler aldı torbasına koydu sonra yan apartmanın bahçe demirlerinin dibine oturdu . Baktım birsürü kitabı var ilkönce deli bir filozof falan sandım ama sonra kitapları kıçının altına yerleştirdiğini farkettim. Taşa oturamayan sosyetik evsizmiş kendisi. Bir müddet öylece oturdu sonra tek tük insanlar işlerine gitmek için evlerinden çıktılar . Çoğu kaldırımdan yürürken bu delinin orda oturduğunu farketmedi ve önünden geçtiler . Bizim evsiz deli ne zaman önünden bir insan geçse hazırola geçip asker selamına durdu . İlk başta şaka falan yapıyor zannettim sonra baktım ki önünden kim geçse hazırola geçiyor . İnsanlar korktu tabi , benimde önümde biri ansızın hazırola geçse hele sabahın o saatinde korkarım . Çünkü yukarıdaki yazıda anlatıldığı gibi bu tiplerin bıçak mı çekeceği , üstünüze mi saldıracağı , şarap için para mı isteyecegi vermezseniz zorla mı alacağı belli değil. Hiçte kendi halinde olmayan tekinsiz bir tavırları var . Sanki bütün sokaklar onlarınmış gibi insanları korktuyolar , nasılolsa herkes onları deli sandığı için tuhaf hareketler yapmaktanda çekinmiyorlar . İnsanlarda deli oldukları için bunlarla konusmaya veya evlerinin önünden göndermeye cesaret edemiyor . Neyse bizim zırt pırt hazırola geçen deli , kitaplarından bir tanesini yırtıp fırlattıktan sonra daha uzaktaki bir apartmanın önüne konuşlanarak görüş mesafemden çıktı. İzlerken ilk başta zararsız ve eğlenceli bir tip olduğunu düşünmüştüm ama tabiki uzaktan izlediğim ve sabah sabah kendime gözlemleyecek birşey bulduğum içindi . Esasında evimin önüne böyle evsiz barksız, deli bir insanın gelmesi beni rahatsız etti . Tutup kolundan bunu götürecek biri yok mu diye düşündüm , yok elbette . Mahallaye ciddi anlamda rahatsızlık vermeye başlasa bu evsizle uğrasmak zorunda olacak olan yine mahalle sakinleri ve hadi yürü git burdan dedikten sonra bogazına kuduz bir köpek gibi yapışmayacağının garantisi yok . Bu yüzden eminim herkes açısından rahatsız edici ve ürkütücü bir tarafı var bu evsiz , nerden geldiği nereye gittiği belli olmayan insanların .
Aklıma çözüm olarak belediyeler geliyor . Nasıl gelip sokak köpeklerini topluyorlarsa , evsiz insan ihbar hattı gibi birşey açmaları lazım. Böylece mahalleye dadanan bir deli olduğunda uzman ekipler gelip konuyla ilgilenir . Gerekirse karnını doyururlar , temizlenmesini sağlarlar , giysi falan verirler . Onlara sürekli barınacak biryer vermeleri sanırım imkansız ama gıda yardımı ve temizlenmeleri için olanak sağlayan tesisler kurulsa belki azda olsa değer verildiklerini hissedip daha az tehlikeli olurlar. Oh , Yeah ? |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Ynt: Deli Oluyorum...
İçinde mutlaka sinir bozacak birilerinin bulunduğu kuru kalabalığın büyük çoğunluğudurlar.eğitim bunların sayısını azaltacağına,hakikaten potansiyel taşıyanları arada harcar.milyonlarca taşın arasından bu sefer pirinci bulmak zorlaşır.milyonlarca öğrenci içinden iyisini seçebilmek için,sistem gittikçe daha da ağırlaşır,eleğin delikleri küçülür.arada olan da elekten geçebilmek için ufalanana olur.
Hiçbir işlevleri olmasa da varlardır,zararlı olabilmeleri için işlevsizlikleri bile yeterlidir ama sanıyorum ki kesmiyor onları. Belediye zararlı hayvanları zehirleyip öldürebiliyor,ama bu insanlara henüz bir çözüm bulamadılar.bahsettiğim sokakta yaşayan evsizler değil,isim koymaktan da hoşlanmıyordum ama,onlara bir isim veya sıfat hatta bir de fiil gerekiyor:doğudan gelen göçler..suç oranını arttıran,kuru kalabalığı arttıran,işsizliği arttıran,huzursuzluğu arttıran,gereksizliği arttıran,bir toplumda oluşabilecek negatif her ne varsa arttırmayı becerebilen bir kalabalık. Özellikle doğu Anadolu bölgesine yatırım yapılması,iş kaynakları açılması,aşırı göçün engellenmesi,geri dönüşlerin başlatılması,okulların açılması,benzinin 1 ytl olması gibi söylerken kendim de güldüğüm çözümlerden başka da bir şey gelmiyor aklıma. |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Ynt: Deli Oluyorum...
O insanlar geleceği göremeyen politikacılar yüzünden o hale gelmişlerdir.Bence yapılacak en iyi şey zamanında onlara gecekondu yapma ve yerleşme izni vermiş olan politikacıların hepsinin maaşından ve gelirinden onlara para ayırmak olacaktır.Yani zamanında 'gelenlere' göz yumup ülkenin şuanki kaosuna neden olan bu şahsiyetsizler o duruma düşürdükleri insanları kurtarma işini üstlenmeliler.Yoksa devletin bu işi üstlenecek parası oldugunu sanmıyorum.Acaba bir de ülkenin karışık durumlarından hoşlanan ve cebini dolduranlar da mı var?Neyse buna hiç girmeyelim.
|
|
#8
|
||||
|
||||
|
Ynt: Deli Oluyorum...
yaşları küçük olduğu için ciddi cezalar almayacaklarının farkındalar..bence yasalar fazla ağırlaştırılmalı..bende gazetede okuduğum bir haberden bahsedeyim..kız 14 yaşında 207 suçtan sabıkalı.hırsızlık yaparken yakalanıp serbest bırakıldı..bu kız artık biliyor nasıl olsa serbest kalacağını sonunu getirmiyor yaptığı pisliklerin..bence yasalar çok ama çok ağırlaştırılmalı..hatta direk bunlar için şeriat kanunlarının bi bölümünü alıp uygulamak lazım..belki o zman sonu gelir.. tabi herşeyin öncesinde onları eğitmek lazım yani düzelebilecekleri ya da insan olabilecekleri kazandırmak lazım topluma..gerisine de bahsettiklerim uygulanmalı..
ℓινє нαρρℓу єνєяу∂αу... |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Ynt: Deli Oluyorum...
o adamlar istanbulun büyük bi kısmını elimizden aldılar istanbul yetmedi başka yerlere sıçradılar..Yavaş yavaş ta büyüyorlar..Bilmem bileniniz varmı 3ila 4 sene içinde çoğunluğu yakalayacaklar ve devlet kurma hakkına sahip olacaklarmış..Düşünün o insanlar Türkiye de Kürtçe konuşuyor bazı şeyleri zaten başlatmışlar bile.. Onların yaptıkları onlarca normal çünkü onların devletleri(ütopya)nde kanun bunu yasaklamıyor...
Örneklerin çoğunu okudum -18 insanları konu almışşınız.Bide +18lerin yaptıklarını düşünelimm..+18 adam onu yapmasa zaten altındaki çoçuğu yeğeni kuzeni her bişeyi ou yapmaya yönelmez yani uzun lafın kısası adamları ne kadar eğitirseniz eğitin onlar bildikleri yoldan şaşmayacaklardır benim kanaatimce..He ne yapacaz o zaman diyorsunuzdur benim gibi ne yalan söyleyeyim bende bilmiyorum..Elimde olsa 1 çırpıda hepsini yakarım ama ''elimde'' değil işte...!! :( |
|
#10
|
||||
|
||||
|
Ynt: Deli Oluyorum...
serenity nin bahsettiği gibi bir evsiz, geçenlerde kardeşimin de içinde bulunduğu bir gruba saldırdı caddebostan sahilinde, yetkililer adamı apar topar almışlar. lakin ertesi gün adamı yine cevreyi rahatsız ederken bulmuşlar! Polise, belediyeye sorduklarında ise “ne yapalım koyacak yerimiz yok” diyorlarmış.
Hapishaneler, malum hepimiz biliyoruz durumlarını, akıl hastaneleri ha keza aynı dolulukta ve kapasitelerinden de fazla insanla uğraşıyorlar, peki çözüm ne? aslında çok basit bir çözümü mevcut bu durumun, keza sokakta gördüğümüz bu evsiz deli şahısların, aslına bakarsan yüzde 80 i deli değil ya da evsiz değil. malumunuz üzre yurdumuzdaki issizlik oranı hat safhada, yeterli iş imkanı yok, yeterli sayılabilecek kontrol merkezi ya da sivil toplum kuruluşları yok, varsa da bilinçsiz! öncelikle sivil toplum kuruluşlarını bilinçlendirmek gerekiyor, ardından sağlık kurumlarındaki denetimleri ve bu denetimlerden sonra aslında akıl saglıgı yerinde olan lakin ekmek elden su golden dısarda ise kıcına don alamayacak bu adamları(ki yanlış anlaşılmasın iş bulamadığından hastaneyi ya da hapishaneyi seçiyorlar) sıkı bir eleme ile, ihtiyacı olan icin yer ve bakım saglamak, ihtiyacı olmayanı da, devletin, ellerinden tutarak ve sivil toplum orgutlerinin vasıtası ile topluma kazandırmaya calısmak. buraya kadar gayet basit anlatımı olan bu konu pratiğe geldiğin de neden bu kadar zor? asıl sorulması gereken konu budur arkadaslar, keza hala memleketimde dogru soyledigi icin, iyi birseyler yapmaya calıştığı için, kimseler dışlanıyor, yalan yanlış kurumlar kurup halkı kerizleyenler el üstünde tutuluyor şekilli bir yapı mevcut. once temelinden bunu degistirmek gerekiyor, çoğu milletin kendine has atasözleri mevcut, bizdeki bana göre en önemli atasözü ise nerde ise ironik olan "doru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış" sözüdür. toplumsal yetistirilişimiz içinde medeniyet kisvesi altında korkunc bir asimilasyon mevcut, bu sayede bizi, birbirimize kırdırmak ve bir sekilde ortamdaki kaostan yaralanarak kazanc elde etmek. hic bir milletin askeri bir kolu içerisinde resmi belgede sahteciliğe, dogrudan yalan söyleyerek milleti uyuşturmaya yer yoktur benim ülkemde olduğu gibi, hiç bir milletin eğitim sistemi bu kadar çarpık ve bu kadar yozlastırılmıs, tarafcılıga bu kadar paye verilmemiştir benim ulkemde oldugu kadar, hicbir ülkenin yine eğitimi bu kadar dar görüşlü değildir benim ülkemde olduğu gibi, hicbir ülkenin politikacısı benim ülkemde olduğu gibi gözünün içine baka baka cebindeki parayı alıp kendi cebine sokmamıstır. Beğenmediğimiz amerika da dahi bu kadar yozlasmıs politikacılar bu sekilde bir götürüyü yapamıyorlar sonucunda hesabını vermeden. en basında, dusunce yasayıs ve kimliğiklerimizi değiştirmemiz gerekli. Kimlik derken benliğimizden ziyade insan olarak kendimize olan bakısımız ve durusumuzdan bahsediyorum, bu açıdan aslında kişisel öz eleştriler ile çok büyük yerlere gelmemiz durduralmaz ve yasayısımız icerisindeki bu denli dikenler aslında bu denli bile olamaz. Akik nem szeretik amaeskatat, biztosan egerek voltak elözö életükben... |
|
#11
|
||||
|
||||
|
Ynt: Deli Oluyorum...
TRT Radyo Televizyon Dergisi - Kasım 2006
Japon eğitim sistemine ilgi duyan Türk Hükümeti, inceleme yapmak üzere pedagoglardan oluşan bir Japon Heyetini davet eder. Bu heyet ülkemizin çok değişik yerlerinde inceleme yapar. Tüm bu çalışmaların sonuçlarını sunmak üzere Milli Eğitim Bakanı ile birlikte Başbakanı ziyaret ederler. Japon Heyetinin tespiti kısa ve kesindir. "Sizin gençlerinizde milli bilinç yok." Bu sonuç, Türk yetkililer üzerinde şok etkisi yapar. Biraz şaşkınlık ve biraz da hayret içinde sorar "Peki siz Japonlar, gençlerinize milli bilinç verme adına ne yaparsınız? Hangi programı, nasıl uygularsınız?" "Biz sizden aldığımız Amin Alayı (Osmanlılarda çocuğun yaşı 4 yıl, 4 ay, 4 gün olunca eğitime başlaması töreni) ile eğitime giriş yaparız ve eğitime şok testler uygulayarak başlarız. Bu çocukları uçak kadar hızlı giden trenlere bindiririz. Çok katlı yollardan geçiririz. En üstün teknoloji ve robotlarla çalışan dev fabrikalarımızı gezdiririz. Bu baş döndürücü teknoloji karşısında sarsılan ve şok olan çocuklarımıza deriz ki: 'Gördüğünüz bu hızlı trenleri ve üstün teknolojiyi sizin atalarınız yaptı. Eğer siz daha çok çalışırsanız, daha hızlı giden ulaşım araçları yapar, daha üstün teknoloji meydana getirir, daha gelişmiş ve modern fabrikalar kurarsınız.' Daha sonra bu çocukları Hiroşima ve Nagazaki'ye götürüp gezdiririz. II. Dünya Savaşı'nda atom bombasıyla yerle bir edilen bu bölgeleri biz, gelecek nesillere ibret olsun diye aynen koruruz. Atom bombasıyla hiçbir canlının ve bitkinin yaşayamaz hale geldiği bu yerleri çocuklarımız büyük bir dikkatle ve hayretle seyrederler. Gördükleri onların taze hafızalarında hiçbir zaman silinmeyecek derin izler bırakır. Ve yine deriz ki: 'Eğer siz çalışmazsanız, vatanınızı korumaz, milletinizi sevmezseniz, birlik ve dirlik içinde olmazsanız; işte böyle düşmanlar sizin ülkenizi yine bombalar, yakar, yıkar ve yaşanmaz hale getirir. Ama çalışırsanız, güçlü olursanız düşmanlar size saldırmaya cesaret edemezler. Vatanınız yücelir, milletiniz yükselir. Dünyadaki bütün insanlar size saygı duyarlar. Artık çalışmak ve çalışmamak konusunda kararınızı siz verin…' Bu ikinci şokla çocuklarımız kendilerine gelerek iyi ve çalışkan bir Japon olmaya doğru ilk adımı atarlar. Böylece milli bilinci de kazanmış olurlar." Tam bu sırada orada bulunan yetkililerden biri : "İyi de bizim Hiroşima ve Nagazaki'miz yok ki" der ve bunun üzerine şu cevabı alır: "Sizin binlerce Hiroşima ve Nagazaki gibi değerleriniz var. Bizimkilerden çok daha etkili tarihi bölgeleriniz var. I. Dünya Savaşı içinde meydana gelen ve bir metrekareye 6 bin merminin düştüğü, 250 bin gencinizin vatanı için can verdiği Çanakkale Zaferinin kazanıldığı bölgeler; çocuklarınızın ve gençlerinizin şok olması için yeter de artar bile… Dünyanın en gelişmiş ve güçlü ordularına karşı Türkler, olmazı olduruyor ve bütün dünyayı hayretler içinde bırakan bir zafer kazanıyorlar. İnancın, azmin ve iradenin, tekniği yendiğini ispatlıyorlar. Bütün dünyaya meydan okuyorlar. İşte sadece bu olay, bu bölge ve bu zafer dahi gençlerinizin milli bilinç kazanmalarına yetecek niteliktedir. Bu sebeple gençlerinizi gruplar halinde Çanakkale'ye götürüp gezdirmelisiniz. Her Türk genci, Çanakkale Savaşlarının olduğu bölgeyi mutlaka gezerek görmeli ve öğrenmelidir. Daha sonra onlara demelisiniz ki; 'Sizler birlik ve beraberlik içinde çalışmazsanız, güçlü ve kuvvetli olmazsanız, düşmanlar yine Çanakkale'ye gelirler, ülkenizi işgal eder ve öz yurdunuzda hür yaşamayı size çok görürler…" |
|
#12
|
||||
|
||||
|
Ynt: Deli Oluyorum...
Herifler tarihlerini hem kabullendiler, hem büyümek zorunda kaldılar, hem de sıkışıp kaldılar. Başkasından gelse batmaz da, Japon dediğinde acı oturuyor.
Yukarısı Rusya, Aşağısı Çin, diğer yana gitse Amerika... Hem kendini saygınlıkla süsleyecek, hem de sürekli devlere kafa tutacaksın... Haklılar, biz tarihimizi reddetmeyi seviyoruz aslında... Have you ever danced with the devil in the pale moonlight? |
|
#13
|
||||
|
|
||||
|
Ynt: Deli Oluyorum...
Ankh harbi harbi güzel yazmışsın böl parçala yönet politikasına karşı en iyi önlem aslında fakat başımızdakiler bizden değil biz hiç bizde değiliz anlıycan bizim bunu yapmamız zor be!inanç azim zaferi biz ancak japon çizgi filmlerinde görrüz
bakz: pokemon
HER ŞEYİN BİR ZAMANI OLDUĞU GİBİ |
![]() |
| Etiketler |
| deli, oluyorum |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| 2 deli daha buldum :deli: | hellori | Visual Trip | 17 | 08-05-2006 01:39 |
| Deli | boğuk | Echoes | 3 | 24-04-2006 13:19 |
| Balıkadam oluyorum heh | SiLeNoZ | Road Trip | 40 | 15-05-2004 20:53 |
| Böyle zikindirik salaklara uyuz oluyorum. | Empyrium | Road Trip | 17 | 28-01-2004 19:55 |
| Kablo Tv ye Gıcık Oluyorum | Cey | Güncel Olaylar | 3 | 13-01-2004 00:23 |