delilik yüzyıllardır normal ve anormal gib i iki salak ne idiğü belirsiz kavramın arasına sıkısıp kalmıs ınsanların etiketidir..birgün canın bagırmak ister insan yıgınlarının ortasında cıglık atarsın deli derler..birgun hıc tanımadıgın
|
#1
|
||||
|
||||
|
delilik tedavi edilmeli mi?
delilik yüzyıllardır normal ve anormal gib i iki salak ne idiğü belirsiz kavramın arasına sıkısıp kalmıs ınsanların etiketidir..birgün canın bagırmak ister insan yıgınlarının ortasında cıglık atarsın deli derler..birgun hıc tanımadıgın bir adamın yanına nolcagını bilmeden atlar otobuse gidersin,sınırda kişilik bozuklugu var derler..birgun hayal ettiğin dunyayı gormeye baslarsın yanında kucuk kızlar bitiverir psikoz derler...birgun içindeki nefreti kırarak bagırark dışarı atarsın nevrotik derler
...birgun hayattan bıkar konusmak,çekmek istemzsin dunyanın pisliğini,çekilirsin kosene,depresif derler...pekı ya delilerin deli olmak kendi kararlarıysa?deliler toplanın..ve akıllılar sizde..yargılayalım birbirimzi.. |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
hem çocuk hem de deli bi insan olarak hayır diyorum. etrafta daha çok deli olmasını çok isterdim. korkuyu ezen, tekdüzeliği kıran ve tabuları yıkanlar delilerdir. bence bir insanın toplumun hep içinde olması psikolojik rahatsızlıktır, alışmışlıktır, çürümüşlüktür. bir insanın çevredekilerin dikkatini çekmemek için aklına geleni yapmaması ve bir süre sonra yapmak istediklerinin değil yapması gerekenlerin aklına gelmeye başlaması kadar kötü bir rahatsızlık olabilir mi?
|
|
#3
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
örnek de vereyim:
- ya mahmut ne biçim adam ya bir görünüyo bi kayboluyo ev arkadaşım olmasına rağmen haftada en çok üç gün görüyorum. mahmut haftanın her günü görünmek zorunda mıdır? canı istemiyorsa neden görünsün nedeeeeeen? - olm ayda yüz milyon benzine veriyosun eline ne zaman para geçse harcıyosun sen ne tutumsuz insansın bu adam herkes gibi motosikleti ulaşım aracı olarak kullanmak zorunda mı? çok dolunca kafasındakileri geçtiği sokaklarda bırakmak için hız yapmayı seviyor. ve elindeki parayı vakit kaybetmeden sevdiği şeyler için takas etmesinde de bir sorun görmüyorum ben. - ayarsız bu herif dün gece 6 saat sohbet etmiş bi arkadaşıyla sonra bütün gün uyudu bunu diyen hiç sohbet etmemiş olacak herhalde "yapması gereken işler" yüzünden vakti olmamıştır üzgünüm onun için. *bunlar aslında delilik melilik değil ya, bunlarda bile problem buluyor, yapmaktan çekiniyor insanlar. kalabalıkta gördüğümüz bir arkadaşımıza seslenmeye utanıyoruz. bakkala pijamayla gitmeye utanıyoruz. yol arkadaşımızla konuşmak yerine asansörün duvarlarına bakıyoruz. otobüslerin iç mekanını da hepimiz çok iyi biliriz çünkü yanımızdakilerle tanımadığımız için konuşmadık, sıkıcı koltuk kılıflarını seyrettik. |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
siz delilikle özgüveni ve yaşamda yaptığınız seçimlere göre toplumun size ahlaki yönden balış açısını söylüyorsunuz arkadaşlar, delilik ya da sinir hastalıkları adı üzerinde insan saglıgında dogru dusunmeyi engelleyici faktorler bulunan bir tekerrür durumudur. rica ederim karıstırmayalım.
Akik nem szeretik amaeskatat, biztosan egerek voltak elözö életükben... |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
doğru düşünmek nedir ki?birşeyin doğru olduğuna hangi otorite karar vermiş...madem tek doğru var nerde bu...thomas khun un paradigmaları geldi aklıma..doğru ya da yanlış yok..herşey GEÇERLİ..şimdi olmasa bile geçmişte bir günde geçmişte olmasa bile gelecekte bir günde...
delilik insanlara elektro şok vererek onların doğru!düşünmelerini sağlamak zorunda olduğumuz hastalıktır..buna sadece gülerim... |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
siz delilikle özgüveni ve yaşamda yaptığınız seçimlere göre toplumun size ahlaki yönden balış açısını söylüyorsunuz arkadaşlar, delilik ya da sinir hastalıkları adı üzerinde insan saglıgında dogru dusunmeyi engelleyici faktorler bulunan bir tekerrür durumudur. rica ederim karıstırmayalım. ikincisi "toplumun ahlaki yönden bakış açısı" "doğru düşünmek" bunlar aynı anlama çıkan farklı tanımlar. depresyonun da deliliğin de tanımını yapan toplumdur. sağlığa zararlı olarak değerlendirilirler. farklı sebeplerin yarattığı aşırı üzüntüden ortaya çıkan depresyon insanın çalışmasını engelleyeceğinden buna hastalık denmiştir. çünkü her şey çalışmak üzerinedir, toplumun tekerlekleri böyle döner. bütün dünyada kötü şeyler oluyor insanlar aşırı üzüntülere giriyorlar. ama bu görmezden geliniyor. her insan böyle olmalı sanki. normal olan bu diyorlar, sorgulanmıyor bile.bana göre en az olduğun kadar son olarak da deli olamamanın söylendiği gibi özgüvensizlikten ve taklitçilikten kaynaklandığını düşünüyorum. bir arada yaşayan insanların sürekli olarak birbirlerinden çekinmelerine gerek yok. onlara gösterilmiş ve taklit etmeleri beklenmiş moda ile giyim tarzları ile de birey olamazlar. bu şekilde kimse birey değil. |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
@jeni; fark etmedigin nokta, toplumda senle konusuyor ya da tanımdaıgı biriyle iletişime giriyor diye kimse bir fis yemiyor, toplumun sana verdigi ozgurlukle birey kendi kararını kendi veriyor baskalarının haklarına veya hukukuna bulasmadıktan kelli, senin kendince tanımladığın ki duygularını yasama bicimin. senin toplum icindeki ki bu topluma uye bir insansın, davranıslarını hukmunu veya kararlarınla soylevlerini golgeliyorsa ve toplum ahlakı ve adabına aykırı bir yol izliyorsa o zaman yine davranıslarına hukukuna ve hukmune gore sana bir fis belleniyor. illaki bu da delilik degil, lakin mecazi anlamdaki delilik ile insan saglıgı uzerindeki delilik arasında daglar kadar fark var.
@estaticha; verdiğin cevap sadece spekulatif bir cevap, keza dayandırdıgın davranıs bicimi ya da insanların saglığı ile ilgili degil, toplumsal ahlakı inceler thomas khun, buna gore topsumsal yapıdaki carpıklıkları ve tutarsızlıklardan cıkarak bireysel bir sonucu dile getirir, keza dogru ya da yanlıs yoktur demekle herseyin uzerinde bir dogru ve herseyin uzerinde bir yanlısın olmadıgı kast edilmistir, genel anlamda. ki baslıkta bahsedilen tabirlerle tamamen tezat olusturmus durumdasın, keza mecazi anlamda delilik degil tıppi anlamında delilikten dem vurmussun tedavi kelimesi ile, ha su yonden bakmak gerek, toplumsal yasayıs ve ahlaka gore yasayan bizler, bu genel kabul gormus kuralları, aslında bireylerde ne kadar da tutarsız oldugunu goren kisilere, deli demeli miyiz ve bunları sundur melimiyiz, yoksa "yahu bunlar dusunuyor, dusundukleri icin bana sana kısaca basit mantıga aykırı bir yaklasımda olduklarını gormemiz ve buna gore dusunmeye mi baslamalıyız" olsaydı durum farklı olurdu kanımca. Akik nem szeretik amaeskatat, biztosan egerek voltak elözö életükben... Son düzenleyen Eliuzium : 11-04-2007 - 08:55 |
|
#8
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
delilik tıbbi olarak tedavi edilmemelidir diyorum tam da..elektro sok,anti depresanlar,sakinleştiriciler,uyku hapları,placebolar vs vs..dıyorum kı kesın ve emınım kı hıc ama hıc bı ıse yaramaz..sadece uyusturur..hem akıl yurutunce bıle anlarız bunun yanlıs oldugunu..yahu düşünme edimini nasıl karaciğer böbrek ıyılestırır gıbı ılacla tedavı edersınız kı..guguk kusunu izlemenızı salık verırım..
ya da foucault ın deliliğin tarihini...belkı de onları zorla rehabilite ediyoruz bunu hiç düşündün mü..bunu yaşayan ve böle olduguna emin olan biri olarak söylüyorum ..ve kendımle celısmıyorum..asıl kendımle celısmedıgım ıcın khun ornegını verdım..işin içine bıraz felsefı sorgulama katmanın neresı yanlıs canım bı tespıt daha:yapılan arastırmalar ki bizzzat kendı hocam yapıyor:delilik dedıgımız olgu özelliğini tasıyanların buyuk bır cogunlugu saldırgan degıldır..içe dönük ,karamsar,farklı algılanan insanlar oldukları ıcın toplum tarafından bole etıketlenırler..sankı bütün deliler sokakta bizie saldırıyor gıbı cok yanlıs bır yargı ya varmıssın..böyle değil..sende biliyorsun böle olmadığını..ama kapitalist sıstemde muhakkkak kı farklı olana hukmetmek gerek...sonucu da bole olur ıste..delilere hasta!! dıyen tıpler ortaya cıkar.. |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
öncelikle şunu söylemeliyim ki, topic çok hoş, ve ciddi ciddi üzerine düşünülmesi gereken konulardan biri.
burada delilik kavramı üzerinde uzlaşılması gerekiyor; ben başlıkta olduğu gibi, bugün dünyada, psikiyatrlar tarafından tedavi edilmesi gerekiyor gibi görünen delilerden bahsetmek istiyorum; toplumda marjinal kalan ve dolayısıyla farklı kefeye konan insanlardan değil. çünkü onlar deli değil. öncelikle varlığından haberdar olmamız gereken tarihsel bir boyutu var olayın; o da geçmişte delilik diye bir kavramın ne şekillerde ortaya çıktığı. dikkatle baktığımız vakit, orta çağ avrupasında toplum dışlanan insanların deliler değil, cüzzamlılar olduğunu görürürüz. bu dışlamada, cüzzamlıların tıbbi olarak hasta gözükmelerinin yanında, gizli kudretlerin etkisi altında oldukları düşüncesi de etkilidir. ne var ki, enteresandır, dışlanılan cüzzamlıların yaşadıkları yerler hastaneler veya onlar için özel olarak hazırlanmış çeşitli kurumlar değildi. toplumdan dışlanıyorlar, fakat toplumun dışında toplu olarak özel bölgelerdeki kendine ait evlerinde yaşamlarını sürdürüyorlardı. orta çağda, taa ki moderniteye kadar, avrupada deli kavramı, meczup (aklını yitirmiş) kavramından farklıydı. bunun altını çizmek gerekir. meczupluk ise, bir hastalık olarak algılanmamıştır, aksine meczuplar, toplumsal eğlencelerin ve hatta dini seramonilerin vazgeçilmez parçalarıdır. meczup insanın, doğa üstü bir takım etkileşimlere sahip olduğuna inanılırdı, ama bu insanlar deli olarak adlandırılmazdı, ve cüzzamlılar gibi toplumdan dışlanmazlardı. meczupluk, olası bir insan davranışıydı. ortaçağdan moderniteye giden süreç, modernitenin "deli" olarak algıladığı orta çağ meczuplarının, ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları ortaçağdan, tedavi edilmeleri gerektiği öne sürülen moderniteye kadarki süreçtir. pekala, deli kavramındaki bu değişim nedendir? moderniteyle birlikte etki alanlarını giderek tabana yayan devlet, merkezileşme gibi bir adım attı. merkezileşme adımı, devletin, sahip olduğu sınırlar içerisinde tek otoriteyi vurgulaması ve de sınırlar dahilinde yaşamlarını sürdüren vatandaşlarına mümkün olduğunca nüfuz ederek, onları kontrol altında tutarak, gücünün devamlılığını sağlamak istemesiyle ilgiliydi. toplumun giderek kontrol altına alınmaya başladığı 19yy'dan iki örnek bizleri aydınlatacaktır; 1) fotoğraf: teknolojinin gelişmesiyle keşfedilen fotoğraf, devletlerin vazgeçilmez aygıtları oluverdi. eskiden sadece elitlerin resimleri yağlıboya olarak çizilirdi. artık devlet memurları, öğrenciler, hapisane mahkumları, işçiler, delilerin de fotoğrafları vardı. görselliği kullanan ideolojik güç, vatandaşlarını denetim altında tutuyordu. 2) hapishane : 18.yy'da avrupada ağır suçlular, büyük kalabalıkların içinde, vahşice öldürülürdü. maksat ibret alınsındı; ceza kısa süreli, sert, vahşi ve toplum içindeydi. 19.yy devlet modeli ise suç - ceza ilişkisinin yöntemini değiştirdi. kompleks hapishaneler kuruldu. artık suçlu sürekli gözetim altındaydı. ceza uzun süreye yayılmıştı. regülasyon önemliydi. ve toplumun dışındaydı. aynı olgu delilik kavramında da gözlenir. deliliğin uzmanlar tarafından yapılmış bir tanımı, ve tedavi yöntemi vardı. hapisane yöntemine benzer bir şekilde deliler de mahkumlar gibi regülasyon, sürekli gözetim ve tedavi altına alınmak zorundalardı. aksi halde toplumda yerlerini alamazlardı. Foucault, delilik kavramının toplumsal olarak yaratılıp inşa edilmiş bir kavram olduğunu söyler. toplumlar oldukça her zaman toplum dışılar da olacaktır. normal insanların rahatlaması ve kurumların varlıklarını kanıtlamaları için deli zorunlu bir kişidir. dolayısıyla deli kavramı, değişmez ve doğal bir kavram değildir, farklı zamanlarda farklı toplumlarda farklı delilik tanımlamaları olabilir. ortaçağda meczup olarak algılanmayan delilerin, günümüzde akıl hastası olarak görülmesi, ve institutionalized edilmeleri, herşeyden önce deli nosyonunun değişebilir birşey olduğunu kanıtlamakta. diğer yandan da günümüz toplumunun karakteristiğini görünür kılıyor bu değişim. bu karakteristiğin oluşmasında devlet yapılanmasının de etkisi yok değil. bir başkasına deli diye çıkışan biri, kendisi deli olmadığı için böyle söylemektedir. dolayısıyla ortaçağın dışlanan cüzzamlıları gibi bugün akıl hastaları dışlanıyor. çünkü devlet açısından üretim ilişkilerinin verimsiz vatandaşları onlar. toplum açısından da tedavi edilmesi ve normal insanlardan uzak tutulması gereken, çünkü taa kapatıldıkları uzak odalardan, normal insanlara, normal olduklarını hatırlatıp, onları mutlu eden kişiler aslında.
ölüm geliyor aklıma birden ölüm |
|
#10
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
lakin gozden kacırılan sey, delilik kavramının bir genelleme olması, bunun icerisinde ruhsal hastalık olarak betimlenen ve bir cok marjine gorede degerlendirimis sonuclar mevcuttur. yani deli olarak betimlenen dusunme durumundan tutun davaranıs bozuklukları ve kişilik bozukluklarınıda ihtiva eder. bu anlamda kaotik bir ortam var.
Akik nem szeretik amaeskatat, biztosan egerek voltak elözö életükben... |
|
#11
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
o zaman konuyu daha spesıfık bır hale sokayım izninizle..burada kastettiğim deliler yani başlıkta kastettiğim;psikiyatri kliniklerinde ya da ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde olan ya da ayakta tedavi gören kımseler desek sanırım sınırlandırmayı ıyı yapmıs oluruz..
|
|
#12
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
peki spesifik konuda bahsedilen bu deliler diye sınıflandırdıgın insanların aralarında muhtemelen aslında deli olmayan(yani ruhsal bir bozuklugu olmayan) insanlar mevcuttur buna katılırım, lakin aynı oaranda toplum yapısına tehlike arz eden bireylerde mevcut, burdan toplum yapsına derken sosyal boyutundan degil daha cok fiziki boyutundan bahsediyorum aman yanlıs anlasılmasın.
Akik nem szeretik amaeskatat, biztosan egerek voltak elözö életükben... |
|
#13
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
ya vallahi yuzde bir bile degıl..gittim gördüm işte..kaldı ki en kötu ıhtımalle onlar bıle terapılerle,gurup çalışmasıyla,ya da gundelık hayatın içerisinde saldırganlıklarından arındırılabılırler..bıkere saldırganlıgın altında yatan temel etmenı bulmadan o adamcagıza sekız on hap verıp uyutmanın ve uyusturmanın ne ona ne de topluma bı yararı olur..bu sadece bastırmak olur..bunlar ıcın gundelık hayatta çok guzel organıze olmus merkezler kurulabılır ve adım adım zararlılıklarından kurtarılabılırler..ama bence gozden kacırılmaması gereken onlar degıl cok ıyı olabılecekken olmalarına ızın verılmeyen sakın insanların sorunlarının gozardı edılmesı..buna ne cozumunuz var merak edıyorum..ilaçtan başka tabi..
|
|
#14
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
Yanlızca ilaçla tedavi edilmiyorlar bildiğim kadarıyla,ilaçların yanında mutlaka terapilerde geliyor.Yoksa bir işe yaramazki zaten.İyileşme süreci deliliğin ne kadar ilerlediğine bağlı.Tamamen kaybedilmiş akıl geri gelmezki.Eğer niyet iletitşim kurmaksa onlar gibi olmalı.
|
|
#15
|
||||
|
||||
|
Ynt: delilik tedavi edilmeli mi?
delilik tedavi edilmemeli. neden edilsin ki.. su akıllıların yasadığı hayat cok mu güzel ? millet olarak yardim severiz ve muhtac kisileri ne aç nede açıkta birakıyoruz. ha tartisilabilecegimizi düsündüğüm bir konu var ; toplum icinde biryerlerde karsilasip deli diye tabir ettiğimiz insanların akıllılardan cok mu zararı var ? bence hayır. biz ne cekiyosak akıllıyım diye dolasan insanlardan cekiyoruz zaten... diye düsünmüsken basligin sonradan benim tabir ettigim delilikten farklılık icerdigini gordum
olsun yinede yazmak istedim.
şarap satan insanlara hep şaşarım ; şarap satip ondan daha değerli ne alacak ki.. |
|
#16
|
|
|
|