Yarış Atları İnsanları sınıflandırmaktan ve onları şablon tanımlarla ifade etmekte asla hoşlanmam, ama yaşama bakış açıları ve beklentileri söz konusu olduğunda, böyle bir sınıflandırma için bir hak doğuyor diye düşünmekteyim.
|
#1
|
||||
|
|
||||
|
Yarış Atları
Yarış Atları
İnsanları sınıflandırmaktan ve onları şablon tanımlarla ifade etmekte asla hoşlanmam, ama yaşama bakış açıları ve beklentileri söz konusu olduğunda, böyle bir sınıflandırma için bir hak doğuyor diye düşünmekteyim. Atlar kendi türü içinde sınıflandırılabilen ender canlılardan. Ben, atları üç kategoride incelerim. Birinci gruptakiler dolap beygirleridir. Bu gruptakiler gözlerinde at gözlükleri, boyunlarındaki çanla, bir kuyunun etrafında bir yerlere gittiklerini varsayarak dolanıp duranlardır. Boyunlarındaki çanın ahenkli tatlı sesi, sanki bir yerlere gidiyormuşçasına onları oyalar. Bu gruptakilere, bilgi, gelecek, fayda, uzlaşma ve gelişme adına hiçbir şeyi öğretemezsiniz. Bu değerleri enjektörle damardan vermeyi deneseniz bile başarısız olursunuz. Komplikasyon yapıp geri atarlar. Toplumların her konudaki fanatiği bu kesimden çıkar. İkinci gruptaki Sütçü Beygirleridir. Kendilerine öğretilen bir hat üstündeki kapılara eksiksizce uğrar, yeni öğretilenleri de aksamadan belleklerine kaydederler. Bu gruptakilere, sadece gazetedeki başlıkları okuyarak destanlar yazan tipler girer. Derinlemesine bilgi sahibi olmadan her konuda tartışmaya girip ikna olmamak için direnenler bu gruptadır. Bunlara da bilgi, gelecek, fayda uzlaşma ve gelişme adına biraz emek harcayarak yönlendirmek ve katkıda bulunmak isteseniz bile, uzun süren çabalarınız çok az sonuç verecektir. Bu değerleri tablet haline getirip hap gibi yutmalarını isterseniz, yanınızda yutup sonra çıkarmanın bir yolunu mutlaka bulurlar. Ne yazık ki, toplumun en kalabalık grubu bu kişilerden oluşur. Son grupta yarış atları vardır. Bu gruptakiler de, aynı yarış atları gibi, kendilerine yüklenen farklı olma misyonunu taşımanın sorumluluğunu da hissederek, önlerine parkurlar, manialar, hedefle, ulaşılmayı istedikleri amaçlar koyarlar, atlamak, atlamak ve başarmak isterler. Ya doğuştan yarış atısınızdır ya da koşullar sizi yarış atı yapar. Eğer koşulların yarattığı bir yarış atı iseniz , kendiniz için koyacağınız engel ve hedefleri çok doğru seçmelisiniz. Çünkü, hedefe çok az kala gücünüzü tüketip çatlayabilirsiniz. Gerçek bir yarışa atının herkes tarafından sevildiğini varsaymak hayalci olur. Daha küçük yaşlardan itibaren başkalarınca diğerlerine örnek gösterilen bu kişiler, hep vitrinde bakışlar altındadır. Sevilmemelerine karşı izlenirler ve üstlerine oynanır. Bilgi gelecek, uzlaşma, fayda ve gelişme adına her şey, bu kişilerin yaşam biçimidir. Hem bu değerleri yaşarlar hem de toplumda önder kimliğindeki liderler rolünü üstlendiklerinden, başkalarının da aynı değerleri paylaşması için mücadele verirler. Dünya hepimizin izlediğinden daha hızlı değişiyor. Biz, bu değişimleri kendi gelişme süreçleri içinde bazen yakalıyor, bazen de sadece sonuçlarını yaşıyoruz. Her şey bu kadar hızlı değişiyorken, değişmezlik kalıbı içinde yaşamanın işletmeler için ne kadar tehlikeli olduğunu görmemek olanaksız. Mükemmel bir vizyon yaratıp bu vizyona sıkı sıkıya bağlı kalmak, bazen hiçbir vizyona sahip olmamaktan daha tehlikeli. Başarı doğruluğu kabul edilmiş, herkesin inanarak paylaştığı, gerçekleştirilebilir bir vizyon yaratmaktan ve bu süreçte esas değerleri göz ardı etmeden, değişim ve gelişmelerden etkilenebilen bir vizyon yaratmaktan geçer. Vizyon; önce bireylerin, sonra da bu bireylerin yarattığı ailelerin, toplumların, milletlerin gelişimi ve yaşamsal kalitesi için olmazsa olmaz değerler bütünüdür. Bireyler kişisel vizyonlarını yaratarak performanslarını arttırıp başarılar yakalayabilir. İşletmeler, kurumsal vizyon yaratarak kazancın ötesinde sosyal sorumluluklarını yerine getirebilir. Toplumlar, gelişmişlik vizyonlarını benimseyerek diğer toplumlarla fark yaratabilir. Yarış atlarını bireysel vizyonu, toplumun diğer gruplarına da mesajlar verir. Bu sorumluluğu üstlenenlerin sayısı, ne yazık ki diğer gruptakiler kadar çok değildir. Eğer gerçek bir yarış atı iseniz, çok dikkatli olmalısınız. Ne dolap beygirlerini ne de sütçü beygirlerini ayakları tökezleyip yaralandıklarında vurular, ama yarış atlarını öldürürler. Günseli Özen Ocakoğlu
Rüzgarin bile esip söndüremedigi mum vardir ya, o benim iste! |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: Yarış Atları
İnsanı bu kadar basit sınıflamak pek doğru değildir.İnsanların seçimleri ve öğretileri görecelidir. Hiç bir insan öğrenmeye kapalı değildir sadece bazı şeyleri öğrenmeye kendini kapatır.Her insanın dünyası farklıdır bilinmezleri düşleri ve hayelleri vardır. Kimisi kişisel, kimisi toplumsal. İnsan sosyal bir canlıdır ve onu insan yapan toplu yaşamatır.Bu yazıya bakınca bencilce düşünceler görüyorum.İnsanlar sizinle aynı düşüncede olmaya bilir, aynı yolda olmayabilir, ama bu onu gelişmeye öğrenmeye kapalı yapmaz . Hayatı kendi ego centerımız üzerine koyarsak insanları sınıflandırır ve onlarla aramızda hep bir çatışma olur.Hayat bir bütündür insanlıkta. İlk önce çevremizi anlamaya başlayıp çevremizde kendimize yer belirlersek sonuç burdakınden farklı çıkacaktır toplum içinde kendimize bir yer biçebiliriz. Eğer kendimizden başlayıp çevremizi ondan sonra anlarsak Burda olduğu gibi çevremizdekilere bir yer belirlemeye başlarız . Sorun şu bizim yerimiz mi? Çevremizin bizdeki yerimi.
everything is dream but we aren't Son düzenleyen demonofhell : 13-02-2007 - 10:54 |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Ynt: Yarış Atları
Bence sınıflandırmaları yetersiz yapmış üstüne birazda edebiyat eklemiş. Gemi/de yazımı hatırlattı bana.
People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ynt: Yarış Atları
Kötü bir yazi olmamasina ragmen bence de biraz fazla edebi olmus.Bana göre iki grup insan vardir: Biri `tebaa`, digeri `ayrilacak olanlar`.Bu ayrilacak olanlar da kendi icinde ikiye ayrilir: -Ayrilanlar, -Ayrilmayi basaramayanlar(ayrilma cesareti gösteremeyenler)
Tebaa`nin toplumlarin egitim,kültür düzeylerine göre kararlarinin, hareketlerinin kalitesi artar fakat sonucta tebaadir mutlaka birinin, birilerinin ya da birilerinin fikirlerinin, inanclarinin pesine takilmak zorundadir.Yapisi böyledir. Ayrilacak olanlara gelince.Ayri düsünenler diyebiliriz onlara.Bunlar aslinda cesaretli olanlar ve cesaretsizler diye ikiye ayrilir.Ilkleri deli olmadigi halde toplumdan deli damgasi yer ya da suclu(isyankar anlaminda farkli anlasilmasin) poziyona düsürülebilir digerleri tarafindan. Bu, beraber en yüksek sesle devlet aleyhine bagirip polisi görünce arkadaslari tarafindan satilan adamin durumuna benzer.Adam eylem alanina 20 kisi gelir bir bakar ki sonunda yalniz kalmistir. Ilk grupta olanlardan ya sanatcilar,bilgeler,insanliga büyük hizmet edenler(siyaset...vs) veya hayat onlarin yükselmesine izin vermemisse ya da kendileri yükselmeyi anlamsiz bulmuslarsa ve cesaretlilerse `münzeviler` genel anlamiyla da `yalnizlar` cikar.Yalnizlar, toplum icinde bilincli olarak yalnizligi tercih edenlerdir. Ikinci grupsa baskaldirmakla baskaldirmamak arasinda gidip gelir.Kimi zaman tebaanin aptal yargilarini kabul eder(onlarin sacma oldugunu sezse bile) kimi zaman bunlara karsi cikip bunlari degistirmek ister.Bu gruptan birinci tarafa gecip ayrilanlar da cikar.Tebaaya dahil olanlar da.Ancak genelde disa kendini göstermese de kendi icinde toplumla catismali insanlardir. Toplu olarak alirsak, tebaanin ve digerlerinin sayisi kadina ve erkege göre degisir.Erkeklerin her onundan altisi tebaa, ikisi ayrilan, diger ikisi de ayrilma gücünü icinde tasiyan olur.Kadinlardan her onundan sekizi tebaadir, biri ayrilma gücünü icinde tasiyan, biri de ayrilan olur. Son düzenleyen Dave : 14-02-2007 - 10:16 |
![]() |
| Etiketler |
| atlari, yaris |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Truva Atları götürsün seni DCOM! | kdsh | High Tech | 26 | 10-08-2006 13:46 |
| İlk kez bir yarış atı klonlandı | Sound_Of_Silence | Güncel Olaylar | 6 | 15-04-2006 20:57 |
| Truva atları Mac’lere de girdi | Lizard King | High Tech | 2 | 12-04-2004 23:21 |