Aslında bu kavramı şâşâlı bir literatür tanımıyla açıklamak istemiyorum.Zirâ yapacağım hiçbir tanımlama bu kavramın son 20 yılda yaşanan olaylar dizisi sonucunda ağzımıza oturduğu gerçeğini değiştirmeyecek. Kökleri kimilerince,Teşkilât-ı Mahsusa'ya kimilerince de
|
#1
|
||||
|
||||
|
Derin Devlet
Aslında bu kavramı şâşâlı bir literatür tanımıyla açıklamak istemiyorum.Zirâ yapacağım hiçbir tanımlama bu kavramın son 20 yılda yaşanan olaylar dizisi sonucunda ağzımıza oturduğu gerçeğini değiştirmeyecek.
Kökleri kimilerince,Teşkilât-ı Mahsusa'ya kimilerince de İstibdat dönemine kadar indirilen ve hatta kimilerince antik bir medeniyet tanımlamasıyla dâhâ da diplere gömülerek olağanlaştırılan,tarihin bir parçası olarak algılanan ve algılatılmaya çalışılan gizli bir el,sinsi bir gölge,mitolojik bir yaratık,Tanrının kırbacı,sopası,tesbihi,dış kapının mandalı. İşlevsel bir araçtı da aynı zamanda.Hükümetlerin,"ben yapmadım derin devlet yaptı",ideologların "ben demedim derin devlet dedi" biçimi oldu çoğu zaman.En kanlı düğünlerimizin "kanberi",en şanlı zaferlerimizin pirî,en korkunç mâlubiyetlerimizin mesulü oldu,derin devlet. Elbette bu tür yapı,kendine has bir de terminaloji geliştirmiş,derin hükümetler,gölge kabineler,derin gırtlaklar,derin ilişkiler,derin diplomasi,derin piskoloji,derin devlet mafyozu ve dâhâsı bir anda çevremizi sarmaya başlamıştı. PKK ile süren 30 yıllık savaş boyunca da adı sıklıkla telaffuz edildi Derin devletin.Siyâsilerimiz çok sevdiler,onu övmeyi.Birileri kalkıp "biz bu devlet için kurşun yiyeni de sıkanı da kahraman saydık" derken muhtemelen mecliste bir yerlerde dolanıyordu gözleri. Acaristanbul'dan tut Susurluk'a kadar her yerde bizim anlayamadığımız bir işler dönüyor,üç gün önce suratına bakmayacağımız adamlar kod adlarla kahraman ilân oluyordu.Demirel ise onu şu sözlerle tanımlıyor ve hatta ileri giderek onama cürretini gösterebiliyordu;"Jakoben İrâde".Demek ki,birileri için onanması icâb ediyordu. Belki de en nâif açıklama ise Ecevit'ten geldi;ona göre derin devlet;kontrgerillaydı.Özel Harp Dairesi" köklerini oluşturmaktaydı.Ve pekala Demirel'de bunun ne olduğunu bal gibi bilmekteydi.Sözlerini "aman dikkat et bak yoksa derin devlet" kapar gibisinden bir şeylerle devam ettirdiğine göre,"derin devlet" bir zamanlar birilerini bir yerlerden kapmış olmalıydı. Kısaca hemen hemen tüm siyâsilerimiz bir şekilde gönderme yaptı derin devlete. Ama çoğu zaman onun mafyatik bağlantıları,açıkça suç teşkil eden ilişki ve fâaliyetlerini sorgulayan pek çıkmadı.Bir kaç Susurluk görmesek herhalde bizimde ruhumuz duymazdı. Sizce,nedir Derin devlet? Olmalı mıdır? Gereklilik midir? Yoksa sadece devlet içinde kümelenmiş bir takım mafyatik uzantıların,vatan millet gibi değerlerle meşrulaştırdıkları eylemlerin süslenmiş tanımından mı ibâret? Bir şey çirkin görünüyorsa bunun tek sebebi onu gerçekten görmüyor oluşunuzdur.Zira çirkinlik bakış açınızla ilgilidir gerçeklerle değil. Son düzenleyen discorsis : 01-02-2007 - 20:53 Sebep: da eki eklendi,açıklama genişledi. |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: Derin Devlet
Bunu kim nasıl hangi bilgisine dayaranarak tartışacak bilmiyorum ama umarım Kurtlar Vadisinin insanlara bir şekilde empoze etmiş bulunduğu derin devlet tanımında yoğunlaşılmaz.Gerçi ben bu konu hakkında hiçbirşey bilmiyorum . Anlayabildiğim şey devletin kendisinin zaten derin bir kurum olduğudur. Yani devletin herşeyi öyle derinleştirme ve içinden çıkılmaz komplike hale getirme fetişi varki bürokrasilerde bile gizli işler dönebiliyor. Neyin nasıl olduğunu anlıyorsam ne olayım !
Beni rahatsız eden şey derin devlet tanımının böyle cinayetler ardından bahsediliyor olması. Devlet eğer kendini derinleştirerek bir çeşit koruma mekanizması sağlıyorsa (devlete saygı duyma ilkesi demokrasinin gereği olduğundan en olumlu ihtimalle devletin bir çeşit korunma ihtiyacından doğdugunu düşünüyorum ) bu gerçekten Türkiye cumhuriyetine demokrasisine tehditte bulunacak durumlarda kullanılır oldugunda kabul edilir birşeydir benim için. Ama tek bir insanın cinayetinin ardından derin devlet sözü geçiyorsa , lanet olsun öyle devlete , derinliğe bilmemneye . Ben devlete saygı duymak ve o yapıyı korumak isterim. Ama bunun gibi bir takım muallaklarla insani neyin vatadandaşı olduğundan sorgulatıyor bu sistem. Oysaki ben bu sistem işleyişteki doğruluğuna inanmak isterim . Ama devlet böyle ucuz seneryolarla kendini koruma yolunu seçiyorsa bu derin devletin sonuçlarından biridir sanırım. Oh , Yeah ? Son düzenleyen Cey : 01-02-2007 - 21:24 |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Ynt: Derin Devlet
Öyle anlar vardır ki ne adalet birşey yapabilir nede devlet. Işte derin devlet burada işin içine girmektedir. Aslında derin devlet tabiri pek doğru değil bana göre çünkü derin devlet , devletin dinamiklerinin dışarısında işleyen bir kurumdur. Kurtlar vadisi buna biraz yaklaşsada aslında gerçeklerden çok uzakta olduğunu düşünüyorum ben. Devletin istihbarat birimleri farklı kişileri farklı görevlerdeyken görevde tutarken sokaktaki veya dağlarda gerekli anlarda gerekli müdaheleleri yapacak militan ağı demek daha doğrudur bana göre. Yani kısaca devlet pis işlerini yapabilmesi için bilinen haber ağı ajanlarının yanısıra gerektiğinde kullanabileceği bir nevi terorist olarak adlandırabileceğimiz insanları yetiştiriyor. Bu bir düşünce elbette doğruluğunu kanıtlayamam ancak yaşadıklarımı göz önüne alarak çevremde gelişen bazı olaylarıda değerlendirdiğimi yani bir nevi aslında bazı anlarda direk derin devlet elemanları ile karşılaştığımı belirtebilirim ki aslında belkide en komik noktası derin devlet sadece militan ağıylada sınırlı kalmamaktadır bana göre. Militanlar nasıl kullanılıyorsa bazı kesimde ticari amaçlarla kullanılmaktadır ve kontrol edebilecekleri süreçler boyunca istihbarat örgütlerine gelir getirici yatırımlara girmektedir derin devlet. O kadar çok isim sayılabilir ki derin devlet içerisine giren ve çıkan ki aralarında günümüzün en zengin iş adamlarının bile isimleri geçebilir. Bunların ortak noktası milliyetçilik yada ülkücülükten ziyade farklı olguları barındırmasıki bence bunda umursamamak en önemli olgu olarak karşımıza çıkıyor. Derin devlet elemanları umursamaya başladığı zaman zaten farklı olgular peşinde koşarak bir anda mafyanın taze güçlerini oluşturmaya başlıyorlar ve devlet içlerindeki ahbap ve olanakları kullanarak bir anda günümüzün en büyük mafya babalarını oluşturuyorlar.
Peki derin devlet dediğimiz olgu gerekli mi değil mi veya demokrasi ile yönetilen bir ülke içerisinde varlığı olmalı mı veya demokrasiyi tehdit eden bir olgu mu ? Kesinlikle demokrasiyi tehdit eden en büyük olgu bir ülkeyi temsil edenlerin her ne amaçla olursa olsun devletin temelini oluşturan yasalara karşı hareketlere girmesidir. Varlığının kanıtını arayanların ise AKP hükümetinin içişleri bakanı Abdülkadir Aksu'nun görevinde bulunduğu süreler boyunca faali meçhul cinayeti oranı incelendiğinde ve bu cinayetlere kurban gidenlerinde mevcut hükümetler ile ters görüşlerde olan kişiler olduğu gerçeği ortaya çıkınca bazı şeylerin yokluğu veya varlığı herşeyi ortaya koyuyor. Bana göre bu olguyu ülke siyasetimizden uzaklaştıramadığımız ve üzerine sonuna kadar giderek yok etmediğimiz müddetçe ülkemizde her daim gazeteci cinayetleri , isimsiz bombalamalar vs.. var olacaktır. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ynt: Derin Devlet
siyasetle az çok ilgilenen birisi olarak başka bir ülkede 'derin devlet' diye bir tanım olduğunu işitmedim..varsa bile ben işitmedim..onlar yarattıkları frenkeyştan ile şöyle veya böyle yüzleşebilirken bizim için devlet namusumuz canımız malımız ve her türlü değerlerimizden daha kıymetlidir..kendi elimizle kurduk..saftır,diğer ulus devletlerde olmayan etik bir tarafı vardır..etraftaki düşmanlar olmasa silahlanmaya gerek bile duymaz..ne bir vatandaşını incitir ne de kimsenin malında gözü vardır..haa kötü birşey mi yapmıştır birisi..o bizden değil..'derin devlet'tendir..yoksa bizim devletimiz dünyaya model olması gereken bir örgütlenme türüdür..
yandaşlarına sahte cennetler yaratanlardan toplumu hizzada tutabilmek için psikologlar,bilim adamları! satın alanlara..dünyanın en büyük baskınını haber vermeyen istihbaratlardan faili meçhul cinayetlere,susurluklara derin devlet (bu tanımı uygun görüyorsanız)hep varolmuştur..ve onu vücuttan atılmasıyla sağlıklı bir hayat yaşayabileceğimiz bir ur olarak görmek safdillilik olur..o yedek oyuncudur..12 numara..her coğrafyada olağanüstü durumlarda bazen isteyerek bazen istemeyerek oyuna sokulurlar..işleri bitince de iktidarı neden bu kadar vahşice iyilerin! eline veridikleri sorulur..tabii bu sonucu bilenler de çıkmamış değil..kendi diktalarını kurmuşlardır.. Çatlaklar kutsaldır,çünkü,ışığı içeri sızdırırlar |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Ynt: Derin Devlet
Derin Devlet,her ne kadar kavramın kendisini "Mahir Kaynak"a borçlu olsak da,sadece bize has olmayan bir gerçeklik.Ancak elbette,bu ülkede hemen hemen hiçbir şey,başka bir yerde olduğu gibi değildir ve bu da bizi milletcek başka bir "Hârikalar Diyârı"na sürüklemekte.Milletce harikâlar diyârındayız yâni.
Peki bizim Derin Devletimizi elin Derin Devletinden ayıran ne? Şöyle ki,bizim derin devletimiz kaçak güreşmeyi çok seviyor.Herhangi bir ülkede bir derin devlet,için çeşitli son noktalar ve bu son noktalarda sallandırılması gereken üst düzey kelleler varken,bizim derin devlet bir görünüp,bir kayboluyor.Mevzûat,hukuk,guguk falan da hak getire.Tam olarak,devlet içinde devlet,gayri meşrû devlet olarak tanımlanan bu derin devlet de;hukuk dışı olmasına hukuk dışı ancak kararlı ve müşvik bir zât,bir hukuk kahramanı,"aha bu kez yakayı ele verdin,ananı ağlattım senin" diyebilir ve üst hukuk mekanizmaları tam olarak işler,derin devlet yok olmasa da ardında bir kuyruk bırakır.Biz ise ayak izi bile göremeyiz.İşte bir karşılaştırma; Watergate skandalı 1972 yılı Amerika;Cumhuriyetçi Parti'nin gizlice Demokrat Parti'yi dinlediği ortaya çıkar sonuçta Nixon istifâ eder ve Cumhuriyetçiler ağır bir darbe alır.Elbette,sistem hâlâ ayaktadır,ama en azından birileri bir şeyleri iplemiş,birileri yakayı ele vermiştir. Yıl 2006 Yarbay Talat Turhan,68'lilerin ilk kaybı Taylan Özgür cinâyetini kimin işlediğini bildiğini,işin kontrgerilla ile ilgili olduğunu ve dönemin iç işleri bakanı Hasan Fehmi Güneş'e gerekli açıklamayı yaptığını söyler.Faili meçhul bir cinâyetin fâili kanı canlı bir bakan tarafından tam 35 yıl saklanmıştır.Peki sonuç? Bu olayı kaç kişi duydu acaba,ki sonucu olsun? (şu an meclis komisyonunda 503.sıradan önerge olarak bekliyor ) Alice halt yemiş. Bir şey çirkin görünüyorsa bunun tek sebebi onu gerçekten görmüyor oluşunuzdur.Zira çirkinlik bakış açınızla ilgilidir gerçeklerle değil. |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Ynt: Derin Devlet
siyasetle az çok ilgilenen birisi olarak başka bir ülkede 'derin devlet' diye bir tanım olduğunu işitmedim..varsa bile ben işitmedim..onlar yarattıkları frenkeyştan ile şöyle veya böyle yüzleşebilirken bizim için devlet namusumuz canımız malımız ve her türlü değerlerimizden daha kıymetlidir... John f Kennedy John Lennon Jim Morrison aklima ilk gelenler oldu, arastirilsa daha neler cikar.Mesela; filmleri de yapildi vietnam savasi`ndan dönen askerler toplumda huzursuzluk yaratmasin diye devlet tarafindan öldürüldü (ya da kazaya ugramis süsü verildi). Bu derin devletin kökü amerika`dir.Daha da derine inersek sürekli söyledigimiz sistemdir.`Devlet olmazsa derin de olmaz` fikrindeyim.Dünyanin en büyük probleminin -ki bu günümüzde iyice ortaya cikti- devletlerin varligi oldugu ortadadir.Sinirlar düsmanlari dogurur.Eger sinirlar kalkarsa düsman da ortadan kalkar.Belki fantastik ama olmasi gereken budur.Yoksa bu dünya once de güc savaslarini yasadi simdi de...Böyle devam ederse sonuna kadar da yasayacak.Hayati baskalarinin hayatini kontrol etme düsüncesi üzerine kurulu olan bir yapi(ya da bir isleyis) dünya barisina ne kadar katki saglayabilir ya da dünyaya barisin gelmesinde pay sahibi olabilir mi? |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Ynt: Derin Devlet
Derin devletin çekirdek kısmına bakılırsa,olayın aslında sadece Türkiye ye özgü bir durum olmadığı da görülür.entarnasyonel bir örgüt olan masonlar,pek çok Avrupa ve Ortadoğu ülkesinde olduğu gibi,Türkiye nin de derin devletinin temel kısmını oluşturuyorlar.bu topluluğun etkinliklerini büyük oranda arttırması,özellikle dünya nın soğuk savaş da olduğu dönemde,komünizm dalgasının yayılmaya başladığı zamana gelir.
İkinci selim zamanından bu yana Yahudi örgütler,devlet içersinde gizli örgütlerde etkili olmuşlardı.her şey devlet için,halkımız için-cilerin asıl patronları Yahudi gruplardır fakat daha aşağıda olanlar hiyerarşinin nasıl olduğunu çoğunlukla bilmez.medya-siyaset-sermaye destekli organize bir grup bunlar; ama bu üçlünün içinde en etkili olan sermayedir ki bu sayede pek çok Ankaralı bürokratlarla--yüksek bürokratlarla--anlaşıp,faaliyetleri belirleyebiliyorlar.bu grup büyük bir locanın Türkiye deki ayağıdır. Bu bizim bildiğimiz kurtlar vadisi vari çeteler veya mafyalar,mason locaları tarafından, faaliyetleri daha yakından belirlemek için yüksek mevkilere getirilir.(yani mason grubu içerisinde).ayrıca derin devlet, elbette çetelerden MİT veya Özel Harp Dairesi'den ibaret değil. derin devlet bir tren ve kompartımanları var. bunun içinde hukukçusu, üniversite öğretim üyesi, gazetecisi, işadamı, mafyası ve tetikçisi bulunuyor. "karar mekanizması, bileşik kaplarda olduğu gibi, bir tanesinden bir şey basıldığı vakit, hepsi otomatik olarak aynı ayar noktasına geliyorlar. hepsi de ani bir refleksle birbirleriyle dayanışma içine giriyorlar."(nerde okudum hatırlamıyorum) Bu sayede pek çok devlet sırrı bilinebiliyor,paylaşılabiliyor,milletin,meclisin hükümetin bilmediği sırlar bir bakıyorsunuz bazı gazetelere manşet olmuş,ya da bir köşe yazarının yazısında,siz ince belli bardaktan çayınızı içerken devlet sırrını okuyorsunuz.devleti savunduklarını veya gazetecilik görevini yaptığını sanan işgüzar medya,bu şekilde devleti aciz göstererek halkın devlete duyduğu saygı ve güveni azaltıyor. Hrant dink in öldürülmesinden sonra bu lafı çok sık duymaya başladık.akp alkışçısı medya kurumları cinayetin,akp iktidarını indirmek için işlendiğini savunuyorlar.tayyip Erdoğan ın cumhurbaşkanı seçilmemesi için gerçekleştirildiği falan konuşuluyor.derin devlete suç atılıyor,ama bilmiyorum hükümetin de içinde olmadığı bir derin devlet var mıdır.gerçi bu konu hakkında sağlam bilgilere ulaşmak imkansız,herkes benim gibi gazeteden netten okuduğu bölük pörçük yazılardan bir şeyler düşünmeye çalışıyor.yanlız,medyadır şudur budur da bu adamların elinde,la her taşın altından bu masonlar çıkıyor. |
|
#8
|
||||
|
||||
|
Ynt: Derin Devlet
Derin devletin çekirdek kısmına bakılırsa,olayın aslında sadece Türkiye ye özgü bir durum olmadığı da görülür.entarnasyonel bir örgüt olan masonlar,pek çok Avrupa ve Ortadoğu ülkesinde olduğu gibi,Türkiye nin de derin devletinin temel kısmını oluşturuyorlar.bu topluluğun etkinliklerini büyük oranda arttırması,özellikle dünya nın soğuk savaş da olduğu dönemde,komünizm dalgasının yayılmaya başladığı zamana gelir. + "ABD'nin 1947 yılında aldığı bir kararla Batı Avrupa'da gizli örgütlenmelere gitmesi, NATO'nun kurulması ertesinde askeri ittifakın resmi politikası haline getirildi. Bazı NATO ülkelerindeki Gladio örgütlenmelerinin kuruluşu ve daha sonra feshedilmek zorunda kalışı ülkelere göre şöyle yaşandı: FRANSA: NATO'nun Gladio örgütlenmesinin Fransa'daki adı "Rüzgar Gülü"ydü. Savunma Bakanı Jean Pierre Chavenement, 1950'li yıllarda bu gizli örgütün Fransa'da da kurulduğunu kabul ediyor ve Devlet Başkanı Mitterand tarafından dağıtıldığını söylüyordu. Ancak İtalyan kaynakları, dağıtıldığı açıklanan tarihten sonra da, Brüksel'de yapılan söz konusu illegal örgütlerin koordinasyon toplantısına Fransa temsilcisinin katıldığını söylüyor. İSPANYA: Bir İtalyan Gladio üyesi, İspanya televizyonunda yaptığı açıklamada, 1966 yılında Kanarya Adaları'nda ABD askerleri tarafından İspanyollarla birlikte eğitim gördüklerini, bu eğitimden sonra benzer bir eğitim merkezi ve Gladio şubesini İspanya'da kurduklarını, bu iş için de İspanya ordusundan yardım gördüklerini söyleyerek, İspanya'da Gladio örgütlenmesinin varlığını duyurdu. Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele veren ETA üyesi olduğu gerekçesiyle 1987 yılında Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL) tarafından Fransa'dan kaçırılan Basklı birinin ETA ile bir ilişkisinin olmadığı ortaya çıkmıştı. Bu olay üzerine açılan mahkeme ve yapılan araştırmalar sonucunda, 1983-1987 yılları arasında 23 kişinin ETA üyesi olduğu gerekçesiyle GAL tarafından kaçırıldığı ve öldürüldüğü açığa çıktı. ALMANYA: Almanya'da "Anti-komünist Saldırı Birliği" adını alan Gladio örgütünün başkanı, aynı zamanda 1945-1968 yılları arasında Alman İstihbarat Örgütü BND'nin de başkanlığını yapan emekli Nazi generali Reinhard Gehlen'di. Alman kontrgerillası, "Gehlen harekatı", "Stay Behind", "Sword" gibi adlarla da bilinmekteydi. 1950 yılında kurulan "Alman Gençlik Örgütü (BDJ)" de bu nitelikteydi. Örgütün eski ajanlarından Dieter von Glahn, basına BDJ'nin CIA tarafından finanse edilen çok sayıdaki örgütten biri olduğunu açıklamıştı. İSVİÇRE: NATO üyesi olmayan İsviçre de bu kirli ilişkilerden nasibini aldı. İsviçre'nin kontrgerillası, 1950 yılında "Gizli Savunma Örgütü" adıyla kurulmuştu. Yapılan araştırmalarda örgütün 900 bin İsviçreli hakkında rapor tuttuğu anlaşıldı. Örgüt, İsviçre Genelkurmaylığı'na bağlı istihbarat örgütü "Haber ve Savunma Servisi"ne (UNA) bağlı olarak çalışmaktaydı. NATO üyesi olmamasına rağmen İsviçre kontrgerillasının yöneticileri de Belçika'daki Süper NATO toplantılarına katılıyordu. İsviçre Parlamentosu'nda kurulan soruşturma komisyonu, "Proje 26 (P-26)" adlı bir gizli örgütü ve İsviçre'nin çeşitli bölgelerinde bu örgüte ait modern silah ve patlayıcıların bulunduğu depoları ortaya çıkardı. BELÇİKA: Belçika'da Gladio, "Glaive" (Kılıç) adıyla 1949 yılında, İngilizlerin yardımıyla, Belçika ordusu haber alma teşkilatı SGR'nin alt birimi SDRAB'ya bağlı olarak kurulmuştu. Çekirdek kadrosu, 8 aktif ve 10 emekli subaydan oluşturuldu. HOLLANDA: Yapılan araştırmalarda, Hollanda'da "Operasyon ve Keşif" adlı gizli bir örgüt ortaya çıkarıldı. Örgütün daha önce 1983 yılında Velp şehrinde gizli bir silah deposu ortaya çıkarılmıştı. Bu örgüt, her yıl Savunma Bakanlığı'nın gizli fonundan 2 ila 4 milyon mark alıyordu. YUNANİSTAN: Yunanistan Gladio'sunun adı "Sheepskin"dir. Yunanistan hükümeti de başlangıçta bu gizli örgütlenmenin varlığını reddetti. Ancak Başbakan Papandreu, Ekim 1990'da yaptığı açıklamada, Yunanistan'da İtalya'daki gibi bir Gladio örgütünün var olduğunu, 1984'te iktidara geldiklerinde örgütün varlığını bildiklerini ve o tarihte dağıtılmasını emrettiğini ileri sürdü. Türkiye ile birlikte 1952'de NATO'ya üye olan Yunanistan, Merkezi Bilgi Servisi (KYB) adlı istihbarat örgütü ve bu örgüte bağlı "Özel Operasyon Müdürlüğü" kurmuştu. Daha sonra "Sheepskin" adını alan örgütün kuruluş anlaşması, 25 Mart 1955'te Yunanistan Genelkurmay Başkanı General Konstantin Davos ile CIA adına General Trascott arasında imzalandı. 1500 kişilik birlikler, savaş halinde 3 bin 500 kişilik birlikler haline getirilebiliyordu. Örgütün, silahların, cephanenin, patlayıcı maddelerin ve telsizlerin bulunduğu 800 deposu vardı. İTALYA: İtalyan Gladio'sunun ortaya çıkarılması, bir İtalyan savcısının 1972 yılında yaşanmış bir cinayetin soruşturmasını derinleştirmesiyle başladı. Savcının bu girişimi bir süre İtalyan devletince engellenmeye çalışıldıysa da, sonunda kabul edilmek zorunda kalındı. İçinde başbakanın da olduğu pek çok devlet yöneticisi, Gladio ile ilişkilerinden dolayı görevden alınmak zorunda kalındı. Soruşturma sonucunda İtalyan Gladio'sunun 622 üyesi, 139 gizli silah deposu ve Sardunya Adası'nda bir eğitim kampı ortaya çıkarıldı. Gladio'nun ABD ve İtalya gizli servisleri tarafından 1956 Kasım ayında kurulduğu ve ayrıca örgütün İtalya Cumhurbaşkanı Cossiga, P-2 Mason Locası ve 1993 yılında mafya ile ilişkileri nedeniyle yargılanan Başbakan Andreotti'yle bağlantılı olduğu anlaşıldı. Komünist tehdit paranoyası Hıristiyan Demokrat Parti lideri Aldo Moro, sola açık bir politika izlemekteydi. Bu, Komünist Parti'den kaynaklanan tehdidi artırıcı bir etki oluşturmuştu. Tek başına iktidara gelemese dahi, Aldo Moro'nun başında olacağı bir hükümette koalisyona girecek bir Komünist Parti, NATO ile ilgili kararlarda sorun çıkarabilirdi. Bu, ABD için seyredilecek bir durum değildi. İtalyan komünistleri, sadece demokratik yollardan iktidara gelmeye çalışmıyor, başta Kızıl Tugaylar olmak üzere çeşitli örgütlerle devrimci faaliyetlere de girişmişlerdi. İç tehdit değerlendirmesinin ikinci boyutunu bu devrimci örgütler oluşturuyordu. P2 Mason Locası Licio Gelli'nin büyük üstadı olduğu P2 Mason Locası'nın Gladio ile ve bazı bombalama eylemleri ile ilişkisi olduğu, 1990 yılındaki soruşturmalar esnasında ortaya çıkarıldı. P2 Mason Locası'nda 4 bakan, İtalya'nın üç istihbarat örgütünün başkanları, 48 milletvekili, 160 subay, iş dünyasından bankacılar, sanayiciler, yüksek diplomatlar ve Genelkurmay Başkanı üye olarak bulunuyordu. İtalya'yı yönetmek üzere bir gölge yönetim olarak hazır tutulduğu anlaşılan bu loca, Gladio'nun yönetiminde etkiliydi. Licio Gelli'nin haberi olmadan Gladio'nun bir şey yapması mümkün değildi. 1970'lerin başında P2 Locası Başkanı Licio Gelli, zamanın ABD Genelkurmay Başkanı Alexander Haig ile ABD'nin Roma Büyükelçiliği'nde bir görüşme yapmıştı. Zamanın ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Henry Kissinger'in bilgisi dahilinde yapılan bu görüşmede, locaya anti-komünist faaliyetler için para aktarıldığı belirtilmektedir. Eski CIA ajanı Brenneke, CIA tarafından P2 Mason Locası'na her ay 1 milyon ila 10 milyon dolar arasında değişen bir meblağın komünizme karşı direnişin örgütlenmesi için ödendiğini ifade etmektedir. Brenneke, 1990'lardaki soruşturmalar esnasında İtalyan TV'sine yaptığı açıklamada, P2 Locası'nın CIA adına silah ve uyuşturucu ticareti yaptığını söyledi. Ajan Brenneke, CIA'nın kendisini silahlar ve patlayıcılar alması için Çekoslovakya'ya gönderdiğini ve kendisinin de istenenleri alarak teslim ettiğini ifade etti. Moro'nun öldürülmesi İtalya Başbakanı Aldo Moro, 1978'de komünist Kızıl Tugaylar örgütü tarafından kaçırıldı ve öldürüldü. Moro'nun sola açık bir politika izlemesi ve Komünist Partisi ile ittifak yapması, kendi sonunu hazırladı. İtalyan askeri istihbarat şefi General Lorenzo başkanlığında hazırlanan bir planla, Gladio tarafından Kızıl Tugaylar örgütü kullanılarak bu operasyonun yapıldığı iddia edilmektedir. 1969-1984 yılları arasında 143 kişinin ölümüne yol açan faili belli olan-olmayan birçok bombalama olayı yaşandı. Gladio ve P2 Mason Locası'nın ilişkili olduğu anlaşılan bu bombalamalarda, çoğunlukla neo-faşist eylemciler kullanıldı. Soruşturmaların ünlü yargıcı Felice Casson, gizli servis arşivinde yaptığı incelemelerde, 1972 yılındaki bir bombalamanın NATO destekli gizli örgütlerce yapıldığı sonucuna ulaştı. Yargıç, Başbakan Andreotti'nin bilgisine başvurdu. 1972'de bu olay tespit edildiği için, Başbakan örgütün varlığını kabul etti, ancak 1972'de kapatıldığını söyledi. Araştırmalara devam edilince, Gladio'nun faaliyete devam ettiği ortaya çıktı. Bombalama eylemlerinin en büyüğü, 1980 Ağustos ayında Bologna tren istasyonunda patlayan bomba ile 85 kişinin yaşamını yitirdiği eylemdi. Bu olayla ilgili 4 neo-faşist militan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. P2 Mason Locası Başkanı Licio Gelli'nin de olaya karıştığı tespit edildi ve 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Daha sonra bu karar iptal edilerek Gelli hapis cezasından kurtarıldı. 1990'daki soruşturmalarda, Trieste'ye yakın Aurisina'daki Gladio gizli silah deposunda 7 kutu patlayıcı olması gerekirken, sadece 4 kutu bulunduğu tespit edildi. Patlayıcıların, Bologna istasyonunun bombalanması ve diğer eylemlerde, aşırı sağ eylemciler tarafından kullanıldıkları, 1971-74 yılları arasında Gladio'nun başında bulunan General Serraville tarafından da kabul edildi. İtalya Gladiosu'ndaki ayrıntılar NATO'nun nasıl bir örgütlenme olduğunu ortaya koyması açısından Gladio'nun İtalya'da nasıl kurulduğunu ve neler yaptığını ayrıntılı bilmek isteyenlere işte ayrıntılar: Latincede kılıç anlamına gelen Gladio, CIA ve İngiliz Gladiosu olan Stay Behind örgütü tarafından 1952 yılında kuruldu. CIA tarafından yönetilen ve finanse edilen örgüt, 1956 yılında İtalyan askeri istihbarat örgütü şefi General Giovanni de Lorenzo'nun hükümetinden gizli olarak, ABD ile işbirliği ve 1000 kişi kapasiteli casusluk ve gerilla savaşı yapmak üzere örgütlendi. Sardunya'da örgütün ilk eğitim kampı kuruldu ve Kuzey İtalya'da 139 yerde silah ve mühimmat depoları oluşturuldu. Resmi adı Müttefik Koordinasyon Komitesi (Allied Co-Ordination Committe) idi. Bin kişilik anlaşmaya rağmen, 1956 sonrasında ikisi kadın 622 kişi, ABD ve İngiliz gizli servisleri tarafından eğitildi. Kırk bağımsız hücre şeklinde örgütlenen Gladio'nun bu hücrelerinin 6'sı istihbarat toplama, 10'u hücre sabotaj, 6'sı hücre şifre ve radyo haberleşmesi, 6'sı hücre çekilme ve kaçış yollarını açık tutma, 12'si de gerilla savaşı ile görevlendirildi. Böylece beş ana gruba ayrılan örgütün her bir grubuna "açelya", "katır tırnağı" gibi çiçek isimleri verildi. 1990 yılında Gladio'yu ortaya çıkaran soruşturmalar esnasında, bu 622 kişinin grup liderleri oldukları, her bir grup liderinin belli sayıda kişiyi idare ettikleri ve böylece toplam sayının 15 bine yaklaştığı ortaya çıktı." Kaynak: 4-NATO'nun savaş örgütü: GLADİO-H.Aykol-G.Daş-B.Özbarış-D.Kahriman Son düzenleyen Dave : 04-02-2007 - 17:10 |
![]() |
| Etiketler |
| derin, devlet |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Başlık | Başlığı Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Fairuz derin bulut veeeeeee.... | bluedarkness | Müzik Haberleri | 0 | 10-06-2006 02:24 |
| Devlet Dairesi | Lizard King | Road Trip | 12 | 03-06-2006 16:28 |
| Fairuz Derin Bulut | scarecrow | Türkçe Müzik | 5 | 30-10-2005 20:39 |
| Devlet Sanatçıları | Lizard King | Road Trip | 0 | 31-03-2005 17:01 |
| Order Of The Stick; Belkar Üzerine Derin Analizler | KON Air | FRP & Mithology | 0 | 28-11-2004 21:49 |