Geçenlerde ani bi kararla vejateryen oldum..peta'nın sitesinde pek çok kısa belgesel vardı bayağı kanlı ve etkileyiciydi..alışkanlıklar çevre şartları aile falan sürdüremem diye düşünüyordum ama uzun süredir et yemiyorum..kendime vejetaryen demiyorum
|
#1
|
||||
|
||||
|
vejeteryanlık
Geçenlerde ani bi kararla vejateryen oldum..peta'nın sitesinde pek çok kısa belgesel vardı bayağı kanlı ve etkileyiciydi..alışkanlıklar çevre şartları aile falan sürdüremem diye düşünüyordum ama uzun süredir et yemiyorum..kendime vejetaryen demiyorum şimdilik bunun bir süreç olduğunu öğrendim..başka vejetaryen arkadaşlar var mı..yoksa tek rahatsız benmiyim merak ettim..hazır elim değmişkende bir iki makale video falan süsliyeyim dedim;
en kansızını seçtim.. PETA TV:Chew On This Vejetaryen beslenme tarih boyunca insanlığın doğal beslenme biçimi olarak kabul edilmiştir. Eski Yunanlılar, Mısırlılar ve Yahudiler insanoğlunu meyve ile beslenenler olarak tanımlamışlardı. Mısır'ın ermiş din adamları asla et yemezlerdi. Bir çok Yunan filozofu -Eflatun, Sokrat ve Pisagor dahil- vejetaryen beslenmenin doğruluğunu savunurlardı. İnka uygarlığının temel özelliklerinden birisi de vejetaryen beslenmeyi uygulamalarıydı. Hindistan'da Buda izdeşçilerini et yememeleri konusunda uyarırdı. Tao'cu ermişler de vejetaryendiler. İlk Hristiyanlarla Yahudiler de öyle. İsa'nın en yüce öğrencilerinden birisi olan St. Paul Romalılara yazdığı bir mektupta, "Et yememek iyidir... (Romalılar 14:21)." demişti. Son günlerde tarihçiler İsa'nın hayatını ve konuşmalarını anlatan Yeni Atik'e çok benzeyen antik yazıtlar buldular. Bu yazıtlardan birinde İsa şöyle diyor: "Ve canavarca öldürülerek insanın bedenine giren her kurban orayı kendi mezarı haline getirir. Gerçeği söylemek gerekirse, kim katlederse; kendisini öldürür, ve kim öldürülmüş eti yerse ölümün bedenini yemiş olur. (The Essens of Gospel of Peace)." Hindistan'da Hindu'lar her zaman et yemeyi yasaklamıştır. İlk Hindu kanun koyucusu Manu şöyle yazar: "Etin yaşayan varlıklara kötülük yapılmadan elde edildiği asla kabul edilemez, ve eğer bir kişi gelişmiş varlıklara zarar verirse cennetin mutluluğuna ulaşamaz. Gelin bundan böyle hepimiz et yemekten kaçınalım." Hz. Muhammed'in ilk ve en önde gelen müritlerinden birisi olan kendi öz yeğeni izleyicilerine "midenizi hayvanlar için mezar haline getirmeyiniz" tavsiyesini vermişti. Böylece gördüğümüz gibi tarih boyunca birçok hikmet sahibi ve bilgili kişi vejetaryen beslenmeyi benimseyerek başkalarını da bu yöne çekmeye çalışmıştır. Kaynak: Vejetaryen Beslenme Yazan: A. Anandamitra ACARYA Çeviren: Zafer Bozkaya Çatlaklar kutsaldır,çünkü,ışığı içeri sızdırırlar |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejetaryenlik
bildiğim kadarıyla sadece hayvansal gıdalardan edinebileceğin bir çok protein mevcut.Bu proteinleri başka gıdalardan alamazsın,zirâ binlerce yıldır hayvanlarla beslenen insan metabolizması bunlara uyum sağlamış ve bağımlı hale gelmiş durumda.Sentetik protein takviyesi yapman gerekebilir.
Ben açıkçası çokta mantıklı bulmuyorum,bu yaşam biçimini.Hele işi iyice abartan veganlara karşı da ciddi bir anti-patim var.İnsan da bir yaşam döngüsünün parçası ve bu döngüde doğasının gerekleriyle çelişen tüm yaşama biçimleri eninde sonunda yine kendisine zarar veriyor. Bir şey çirkin görünüyorsa bunun tek sebebi onu gerçekten görmüyor oluşunuzdur.Zira çirkinlik bakış açınızla ilgilidir gerçeklerle değil. |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejetaryenlik
Bildiğim kadarıyla vejetaryenler en az 3 e ayrılıyor. Bazıları her türlü et ve süt ürünlerini yemeği red ediyor, bazıları sadece kırmızı et yemiyor bazıları da et balık tavuk yemiyor ama süt ürünlerini kullanıyorlar vs...
Bir kaç sene öncesine kadar bir arkadaşım vejetaryenliği seçmişti. Tanıştığımızda vejetaryenndi, ve yeni olmuştu. Fakat yaşı henüz genç olduğundan ve gelişme döneminde olduğundan et ve tavuk ürünleri yememesi {buna ek olarak yumurta da yemiyordu} sağlığını giderek etkiledi. Başta kansızlık olmak üzere bir çok sorun çıktı ve sık sık bayılmaya başladı. Biraz da o dönemdeki psikolojik sorunlarının, baskıların da etkisiyle bu durum bir kaç günlük hafıza kaybına bile sebebiyet verdi. Sonuç olarak ailesi ve sonrasında da başta benim çabalarım olmak üzere tekrar et ve ürünleri yemeye başladı. Vejetaryenliği seçmesinin nedenlerinden biri sağlıklı yaşam öteki de hayvanların katledilmesiydi. Açıkcası özellikle gelişme döneminde olan biri için sağlıklı yaşam asla et ve ürünlerini yememek olmamalıdır. Öte yandan hayvanların katilne gelince bu insanlık var olduğundan beri vardır zaten. Büyük balık daima küçük balığı yer mantığından yola çıkarsak biz yemesek bile doğadaki diğer hayvanlar birbirini yemeğe devam edecek, ve canlılıktan yola çıkarak, canlının canını almaya karşı çıkarsak o zaman sebzeleri de yemeyelim çünkü bitkiler de canlı... Herneyse. Sonuç olarak bu ilerde büyük sorunlar ve eksiklikler getirebilecek bir durum benim gözümde. Hayvansal gıdaların yerini sebzeler tutamayacağı gibi sebzelerin yerini de hayvansal ürünler tutamaz. Örneğin bildiğim kadarıyla vejetaryenler "soya fasulyesi" ile beslenerek büyük çoğunlukta et ihtiyaçlarını karşıladıklarını düşünüyorlar . Aslında bu çok zararlı bi yönetem benim gözümde. Bir kere soya katiyen etin yerini tutamaz onu geçtim soya faslyesi genetiği oynanmış bir sebzedir ve günümüzde sebzelerin genetiği o kadar bozulmuştur ki insanın başına neler getirebileceği ayrıca tarışlabilir {mısırın içine bile akrep geni enjekte edildikten sonra...} Sonuç olarak herşeyin azı karar orası yarar ve çoğu da zarardır.Asla ne sadece etçil ne de sadece otçul olunmalıdır. Belki yaşın gerektirdiği sağlık sorunları yüzünden bir süre sonra kırmızı et azaltılmalıdır ama bu demek değildir ki tamamen kesilmelidir. Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım? Son düzenleyen Sound_Of_Silence : 26-10-2006 - 22:04 |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejetaryenlik
konuya evrimsel açıdan yakşalacak olursak..Moris Fozi, İnsanlığın Düşüşü adlı kitabında şöyle yazar:
Büyük bir maymunun anatomisi, diş yapısı, içgüdüleri tümüyle bize benzer. İnsan kanıyla sadece onun kanı akrabadır. Öte yandan bir etobur, otobur ve tane yiyen bir hayvanın anatomisi, dişleri, kanı ve içgüdüleri bizimkinden farklıdır. Acaba, en basit mantık bile, bizim doğal yiyeceğimizin, büyük maymunların yediklerinden, yani çiğ meyvadan oluştuğunu yadsınamaz şekilde apaçık göstermiyor mu?" insanlar ilk dönemlerde sinirlendiklerinde karşısındakini yerdi..daha sonra kültürel evrimlerle bu vahşice tutkudan kurtulundu..ancak sinirlenince acıkmamız bize miras kaldı..benim görüşüme göre hayvan katliamı da gün gelecek son bulacak..arkadaşına üzüldüm gerçekten..ama vejetaryenlik yetişme döneminde bir çocuğun kendi başına alacağı bir karar değil..bir yetişkinin yönlendirilmesinde olması gerekirdi.. sağlık yönüne gelince bir makalede yer alan veriler şöyle; 1994'te İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, sağlıklı yaşayanlar daha çok vejetaryen. Bu yargıyı pekiştiren, yarısı etobur, yarısı da etyemezlerden oluşan 10 bin kişiyi kapsayan bir araştırmanın sonuçları oldukça ilginç. Genel yaşam süresi vejetaryenlerde etoburlara göre yüzde 20 daha uzun. Kanser(özellikle bayanlarda görünen göğüs kanseri-not bana ait-) ve kalp hastalıklarından ölümler ise yine vejetaryenlerde yüzde 39 ile 28 oranında düşük. Aşırı kilo sorununda da vejetaryenler daha avantajlı. Aşırı kilo alma, özellikle Batı ülkelerinde giderek yaygınlaşıyor. Konfeksiyon sektörü giysi boyutlarını büyüterek işin içinden çıksa da, aşırı kilolar sağlık yönünden sorun olmayı sürdürüyor. Araştırmalar aşırı kilo sorununun et yiyenler arasında çok daha yaygın olduğunu gösteriyor. Kuşkusuz, aşırı kilolardan kaynaklanan kalp, ve kanser hastalıkları da daha çok bu grupta görülüor. Bu nedenle yaklaşık 3 milyon vejetaryenin yaşadığı İngiltere'de her hafta 2 bin kişinin vejetaryen beslenme biçimini seçtiği belirtiliyor. konunun bir de ekonomi yönü var..o da başlı başına bir konu.. Çatlaklar kutsaldır,çünkü,ışığı içeri sızdırırlar |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejetaryenlik
Açıkcası ben et yemenin kilo sorunu getireceğine inanmıyorum. Daha doğrusu şöyle diyeyim daha önce de dediğim gibi "herşeyin azı yarar ortası karar çoğu zarar hesabı" sen tutup da etin yağını cartunu curtunu yersen şişmanlarsın. Yahut kalp ve damar hastalıkların artar vs. Elbetteki tuttup sadece de et ye demiyorum insanlara ama ne kadar bitkisel besleniyorsan o kadar da etçil besleneceksin. İkisinden biri eksik olursa sağlık eksiklikleri de olur. Ayrıca yanlış anlaşılmasın kimseyi vejetaryen olduğu için dışlayacak ya da suçlayacak değilim, sadece bana ters geliyor. Zaten neyi ne kadar yiyeceğini biliyorsan sağlığını korursun. Belki de Avrupadaki sağlıksız beslenme insanlar et yediği için değil, et yiyenlerin genel olarak fast-food ve türevlerine yönelip sağlıksız beslenmeleri aburcubur yemeleridir; yani direkt olarak et ve ürünlerinden gelen bir şişmanlama söz konusu değildir. Vejetaryenler belki yediklerine daha dikkat ettikleri için abur cubur da yemiyorlardır, zaten et yemedikleri için yağ yemek gibi bi sorunları da olmuyordur.
Neyse sonuç olarak demek istediğim herşeyin bi faydası var ve eksikliğinde sorun çıkar. İnsan sağlıklı beslenmeyi bildikten sonra da bir sorun kolay kolay çıkmaz. Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım? |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejetaryenlik
walla et yemeyi cok seven biri olarak bu goruntulerden etkilendigimi soyleyerek basliyayim
yanliz olayi sadece bu videodaki vahset goruntulerinden cikarak degerlendirirsek hata yapmis oluruz her hayvanin dogadaki her bitkinin veya baska herhangi birsey insan oglunun varligi icin yaratilmis oldugunu biliyoruz ya da bu benim inancima gore boyle genel anlamda dogaya baktiginiz zaman vahseh her varligin icinde olan bir olusum yani en basitinden belgesel filmleri izlediginizde goreceginiz tabloda cok degimez nehirden gecerken timsah kapar otlanirken aslan yakalar falan ama insan oglu bunu yaparken vicdan kavramini unutuyo,bu gereksinimleri elde ederken o hayvanlara hic zarar vermeden de bunu yapabiilcegini unutuyo,insan oldugunu unutuyo,ki aslanlar avini ilk once bogar sonra yer,ama biz insanlar kurkleri icin hayvanlari canli canli soyuyoruz ki kurkleri zarar gormesin özür dilerim igrenc bir yazi yaziyorum ama gercekler daha igrenc evet vejeteryan olmak iyi sagliki acidan ama bence sacma bu sagligimizi cok dusundugumuzu de zannet,iyorum en azindan ben vejeteryan olamam cunku butun sebze yemelerini sevmiyorum salatayi zar zor yiyorum birtek coban salata yerim vs vs vs kimseyide elestiremem ama ben olamam!!!!
[COLOR="DarkOrchid"][SIZE="3"]Kah giderim medreseye ders okurum Hak icin |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejeteryanlık
Ansaneri simdi sana desem ´abijim bu aksam pirzola ve raki alemi var`, gelip de bize eslik etmez misin?
`Gelip de tadina bakmaz misin o caaanim pirzolalarin, rakidan da bir yudum almaz misin?..
|
|
#8
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejeteryanlık
Maymunların et yemediğini kim nereden çıkardı bilmiyorum ancak maymun türlerinin büyük çoğunluğu hem otobur hem etoburdur.
Hayvan hakları dernekleri ise boş insanların boş vakit öldürme dernekleri olarak gördüğümü belirtmeliyim. Insan kanunlarından çok daha öte dünya üzerinde Doğa Kanunları vardır. Doğa yaşamın özünü kontrol eder ve gerektiği yerlerde gerekli müdaheleleri yaparak dengenin bozulmasının önüne geçer. Doğa kanunlarında ise birinci madde güçlü olan güçsüzü yerdir. Bu kadar basit bir olgu var herşeyin ötesinde. Gelelim olayın evrensel tarafına , her canlının yaşam hakkı barizdir elbette ancak yaşamın birinci olgusu Yaşamı Devam ettirmektir.Yaşamı devam ettirmek için zor kaldığında insan ve tüm diğer canlılar yamyamlık bile yapabiliyorsa konunun evrensel hiçbir izahıda olamaz. Vejeteryanlar bana göre sadece saçmalayan ve bakın ben sizlerden farklıyım olgusunu sunmaya çalışan kişilerdir. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#10
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejeteryanlık
öncelikle Lizard'la bir gün bir konuda hem fikir olma dileğiyle söze başlayayım..yanılmıyorsam evrim teorisinde aynı görüşü paylaşıyoruz..neyse..madem söz evrimden açıldı ordan devam edelim..evrim teorisini araştırmamın ve zamanla inanmamın en önemli sebebi tanrının var olmadığını kanıtlamak değil insan soyuna ait evrene hükmetme,iktidar sahibi olma,kendini dünyanın merkezine oturtma gibi hastalıklardan kurtulmaktı.Bu açıdan düşününce doğadaki diğer canlılarında duyguları aileleri üzüntüleri olduğunu görmezden gelemezdim..üstelik en masumlarını kesiyoruz..seslerini bile çıkartmayanlar..Küçüklükten beridir zaten kurban bayramlarında evden çıkamam..bir keresinde bir ineğin ağladığına denk geldim bir keresinde de bayıldım..
Pigmeleri duymuşsunuzdur..boy ortalaması 120 cm olan insan topluluğu..bunlar bi zaman Avrupa Birliğine başvurdu..diğer kabileler bunları kaçırıp yiyomuş..hatta sektör olmuş..çarşıda pazarda satılıyolarmış..Vejetaryanlığı dışlayanların dayanağı olan büyük balık küçük balığı yer önermesinin büyük insan küçük insanı yer modeli.. Not: Dave sen ortamı hazırla soya fasulyelerimi alıp geliyorum
Çatlaklar kutsaldır,çünkü,ışığı içeri sızdırırlar |
|
#11
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejeteryanlık
Görüntülerde yer alanlar tam anlamıyla bir vahşettir.
-Bugün bütün dinlerde uygulanan kurban tanrıya yakın olabilmenin, bu uğurda her şeyden vazgeçilebileceğinin bir ifadesidir ve bir sembol olarak algılanmaktadır. Ancak insanoğlu çok zaman sembolle gerçeği; amaçla, aracı karıştıra gelmiştir. Bu tespit kurban için fazlası ile geçerlidir. İlahi olmayan dinleri tartışma dışı tutarsak, ilahi dinlerde hem geçmişte hem de günümüzde bir bozulmanın ve amacından sapmanın yaşandığı herkesin malumudur. Rabbimiz kullarının bu durumunu bildiğinden olsa gerek, Kur’an’da;“Onların ne etleri Allah’a ulaşır, ne de kanları; lakin O’na ulaşan yalnızca sizin O’na karşı gösterdiğiniz bilinç ve duyarlılıktır”(22/37), diyerek, şekilciliği ve bozulmayı tespit ettiği gibi, bozulmadan kurtulmanın yolunu da göstermiştir -Konunun kültürel, psikolojik, ideolojik temelleri tahlil edildiğinde Batı’daki kurban kesme karşıtlığının asıl nedeni kan akıtılmasına yani, hayvan katliamına olan tepki değildir. Öyle olsaydı Batıda et tüketiminin bugünküne göre çok düşük seviyelerde seyretmesi gerekirdi. Kurban kesme geleneğinin yaygın olarak uygulandığı Müslüman topluluklarda et tüketiminin ve hayvan kesiminin batı toplumlarından çok fazla olması gerekirdi. İstatistikler bunun tersini söylüyor. Örneğin Türkiye ile herhangi bir batı ülkesi karşılaştırıldığında, Batıda kişi başına Türkiye’dekinin neredeyse yirmi katı fazla et tüketilmektedir. Bu demektir ki, en iyimser tahminle Batıda Türkiye’dekinin yirmi katı fazla küçük veya büyükbaş hayvan kesimi yapılmaktadır. Üstelik bugün Hristiyan Avrupa ülkeleri et ihracatının merkezi konumundayken batılı anlayışın hayvan kesimine karşı çıkmasını anlamak mümkün olmamaktadır. Belki, Türkiye için konuşacak olursak çevre kirliliği ve hijyenik koşullar öne sürülerek günümüzdeki kurban kesme biçimi ve şartları eleştirilebilir. Ancak bu durum, insanlara nefes alma imkanının bırakılmadığı, her tarafın bir beton yığınına dönüştüğü birkaç metropol için geçerlidir. Bunun çözümü de çok basittir. Çözümü de; önüne gelen her şeye vergi koyan seçilmiş veya atanmış yöneticilerin vatandaşına yeterli, siteril kurban kesim alanlarının hazırlanmasıdır. Vatandaşın geleneği ile savaşmak yerine, vatandaşa hizmet esas alınsa bu sorunların büyük çoğunluğu yaşanmaz. Zaten Anadoluda herkes kurbanını bağında bahçesinde siteril ortamda kestiği için ne görüntü kirliği oluşmakta ne sağlık açısından bir sorun yaşanmaktadır. -Hayvan kesimine karşı olmak ayrı bir tartışmadır ve kesimi tartışmalarından bağımsız olarak ele almak gerekir. Bu nedenle vejeteryan birisini veya bir hayvan koruma derneği üyesini anlamak ve düşüncelerinden dolayı ona saygı duymak mümkündür. -Ancak buralarda da bazı sorunlar ve duyarsızlıklar söz konusudur. Konu sırdan bir kan akıtma ve öldürme karşıtlığının ötesinde bir anlama sahiptir. Çünkü bu kişilerin dünyanın çeşitli bölgelerinde hergün onlarca insan katledilirken seslerini çıkarmamaları, bu konuda tepki gösteren sivil toplum örgütlerine destek vermemeleri de ilgi çekicidir. Ancak hergün kırmızı veya beyaz et tüketen birisinin Kurban kesilmesi konusundaki tepkisini ve hassasiyetini anlamak mümkün değildir -Kısacası, özgürlüğün ve özgürleşebilmenin yolu vermeden, üstelik en değerli olanı vermeden geçer. Özgürlükler hep can ve cananların feda edilmesiyle elde edilmiştir. Özgür kalmak da ancak can ve cananları kutsal olanla değiştirmeyi göze almakla mümkün olmaktadır. Çünkü kutsalı olmayanın özgürlüğü de olmaz. İşte kurban bunun adıdır, bütün bağ, bağlantı ve aidiyatlardan sıyrılıp tek yaratıcıya dönmenin sembolüdür. Sıkılmaktan bile sıkıldım |
|
#12
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejeteryanlık
okuduğum okul bu olayla alakalıydı. 0-12 yaş arası çocuklarda hayvansal gıda eksikliği olursa zekada gerilik görülürmüş. (bunu da anlamıyorum, 10 tane çocuğu alıp 12 yıl boyunca marulla besleyip "ulan bu çocuk acayip über-denyo oldu.. maruldan mı acaba?" şeklinde mi yapıyolar bu deneyleri.. hem sonra o çocuklar hayatları boyunca böyle kalcaklar.. haksızlık değil mi? neyse...) 12 yaşından sonra da öküz gibi sağlam bir bünyeye sahip olmak için günde 200g kırmızı et ya da 9 yumurta yenmesi gerekir, şeklinde bize anlatıldı. lakin günde 200g et alacak kadar para ve bünye hangimizde var bilmiyorum ki 9 yumurta olayına hiç girmiycem... o yumurtaları yiyen adam bi salarsa gazı... of of of..
[SIZE="1"][B]Geçici olarak servis dışı...[/B][/SIZE] |
|
#13
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejeteryanlık
ansaneri,ben de iki yıldır vejetaryenim.şu anda 17 yaşındayım ve sağlığımda sorun yok.hatta artık daha iyi hissettiğimi söyleyebilirim.kış aylarında eskisine kıyasla hiç hastalanmadım.
hayvan eti yememeye ilk karar verdiğim zamanlarda vejetaryen olmadığımı düşünüyordum,vejetaryenliğin ne olduğunu bilmiyordum açıkçası.o aralar sosyetede feng shui,yoga,vejetaryenlik falan pek gözdeydi.o haberlerle ilgilenmiyordum ve bir tür gelip geçici moda olduğunu düşünüyordum.(ki zaten öyleymiş)ne kadar sağlıklı ve huzurlu hissettiklerini anlatıyorlardı."taze ve dinç bir ruh ve beden" türü betimlemeleri çok kullanıyordu bu kişiler.pek de umrumda olan şeyler değildi bunlar o zamanlar.et yemeyi reddettiğim ilk zamanlarda vejetaryenliği hala kendime uzak buluyordum ve sürekli ne kadar sağlıklı olduklarından bahsetmeleri sinirlerimi bozuyordu. sonra bir gün bunu araştırmaya karar verdiğimde ve vejetaryenliğin aslında hayvanların yaşam hakkına saygı duymakla ilgili etik bir kavram olduğunu (nihayetinde!)keşfettiğimde çok şaşırmıştım.kafamı kurcalayan şey neden vejetaryenlerin bence asıl önemli olan nokta üzerinde konuşmak yerine bunun ne kadar sağlıklı bir şey olduğunu söyleyip durduklarıydı.cevabını daha sonra kendi deneyimlerim sonucu öğrendim.insanlara hayvanların yaşam haklarından bahsettiğinizde ya kayıtsız bir şekilde omuz silkiyorlar,ya da türlü etobur söylemleriyle sizi "doğru yola getirmeye" çalışıyorlar.lakin ne zaman ki bunun kendi sağlıkları için harika bir şey olduğunu söylüyorsun o zaman kulak kabartıyorlar.bu da bizim o bencil yanımız. sonraları eskiden hiç önemsemediğim,şuanda benim için çok önemli olan bir şey de kazandırdı bu bana farketmeden.artık sağlığımı önemsiyorum. kurban bayramlarıyla ilgili : hoca oğlu hacı dedem sağolsun ki kendimi bildim bileli her yıl evde(hem de en sevdiğim yer olan arka bahçede)bir hayvan kurban olarak kesilegelmiştir.ben o hayvanlar için hep çok üzülürdüm ve surat asıp o etten asla yemezdim.ama annemler ablamla bana onun yerine sosis yaparlardı.ve hiç düşünmeden o sosisleri afiyetle yerdik.(ablam hala yer ) ben o zamanlar onun da tıpkı arka bahçedeki arkasından ağladığım koç cesedi gibi bir zamanlar canlı olan ve zorla öldürülmüş bir hayvan olduğunu düşündüğümü hiç hatırlamıyorum.düşünmeye başladıktan sonra da vejetaryen olmuştum zaten.öyle hayvan severler hala bol miktarda mevcut ve vejetaryenlikten bahsettiğinizde suratlarına tokat atılmış gibi saldırganca kendilerini savunmaya geçiyorlar(onların ne konuda ne kadar duyarlı oldukları kimin umrunda!)çevremdeki ilk vejetaryen bendim ve uzun süre insanların seçimime saygı duymasını beklemek zorunda kaldım.çünkü vejetaryenlerin çok iyi bildiği bir muhabbet vardır.her nerede,her kiminle olursanız olun(istisnalar hariç) birisi vejetaryen olduğunuzu duyduğunda ilk olarak soracağı soru şudur: -nasıl yani?tavuk da mı yemiyorsun?? -tavuğun bir bitki olmadığını göz önünde bulundurduğumuzda öyle oluyor sanırım. -balık da mı yemiyorsun???? -(sabırla)tabii ki balık da yemiyorum. -(-uçmuş bu- diye geçirir aklından ve artık ciddiye almamaktadır) sen iskender de yemiyorsundur şimdi.hamburger de mi yemiyorsun yani!kokoreç de mi yemiyorsun! hahahhahahahah!HAHAHHAHAHA! -bzzzp!...bzzzzp!... zor işimiz,çok zor
okuyup adam olacağıma üfleyip aşık oldum |
|
#14
|
||||
|
||||
|
Ynt: vejeteryanlık
yapmayın öyle şeyler.. yiyin ne bulursanız..
![]() ama yemezseniz de banane zaten
şşş sessizzz |