Cristo Redentor
Mekan: Kırım Kongo
Blog Başlıkları: 54
Psych Download (Part II)
Kader
Insanlarin; hayatin zorlu kosullari karsisinda caresizligine bir kilif aramasi mi, yoksa gercekten var olan bir sey mi?Belki yumurta tavuk hikayesi gibi bir konu ama enteresan.
Mesela; hayatinizda önemli bir etki birakacak biriyle bir arkadas toplantisinda tanisiyorsunuz ancak o toplantiya gitmek yerine evde oturmayi tercih etseydiniz bu tanisma gerceklesmeyecekti..vb
Bu, biraz basit durdu;
konuyu biraz daha derinlere götürürsek-ki burada bu konu hakkinda ne düsündügümü de söylemis olacagim- bu dünyada yasam hakki bize verildi ister doga tarafindan ister tanri tarafindan-ne ad vereceginiz size kalmis- biz bu dünyaya bir sekilde geldik.Yasiyoruz...Hayata gelme istemi bize ait degilken kendi hayatimiz ne kadar bize ait olabilir?
Son düzenleyen Dave : 03-10-2006 - 02:40.
Dumanaltı
Blog Başlıkları: 50
Turkuaz forma ve Avrupadaki Fenerbahçe.
Ynt: Kader
iyon sütunu
Mekan: ...
Ynt: Kader
...rastlantı bu ya,yedi yıl önce tereza nın yaşadığı kentin hastanesinde çetin bir nörolojik vaka görülmüştü.prag da tomas ın çalıştığı hastanedeki başcerrahı konsültasyona çağırmışlardı ama rastlantı bu ya,tomas ın çalıştığı hastanedeki başcerrah siyatik ağrıları çekiyordu.kıpırdayamadığı için yerine tomas ı gönderdi,taşradaki hastaneye.kasabada bir kaç otel vardı ama rastlantı bu ya,tomas a terezanın çalıştığı otelde oda ayırdılar.rastlantı bu ya,treni kalkmadan önce otelin lokantasında oyalanacak kadar boş zaman buldu tomas.rastlantı bu ya,o gün servis sırası tereza daydı ve gene rastlantı bu ya,tomas ın masasına tereza bakıyordu.sanki kendisinin pek niyeti yoktu da,tomas ı tereza ya doğru iten bu altı rastlantısal olay olmuştu...
konuyla ilgili iyi bir örnektir diye düşündüm.
to kill a dead man...
Mekan: istanbul..
Blog Başlıkları: 12
Edvard Grieg-peer gynt suit no:2 op.55 solveig's song
Ynt: Kader
Matrix filmini izleyenler bilir morfix in leo ya sunmus oldugu mavi ve kırmızı haplar leo nun kaderidir secmek leo ya kalmıstır
tutamadım kendimi...morpheus ve neo demiştin di mi? (molfix gibi bişey oldu o)
neyse,konuya dönersek,
Hayata gelme istemi bize ait degilken kendi hayatimiz ne kadar bize ait olabilir?
hayata gelmeden bir istemden söz edemeyeceğimize göre (genel değil bireysel istem) bir şekilde sonradan çeştili olasılıklar arasından çıkan bireyin sahip olduğu biricik hayatın ona ait olup olmadığını sormak nicedir?
![]()
Güneşin altında yeni birşey yok..
Ynt: Kader
Bence Tanrının bize ifade etmek istediği kader kavramı şu, şimdi bildiğiniz gibi yaratıcı zaman ve paralel evrenleri içinde bulunduran 4. boyutun üstünde. doğal olarak şöyle görünüyordur ona, bir tren makasa geliyor, makasta 20 değişik yol var, tren birini seçip gidiyor. işte tanrı o yola dışardan bakıyor ve yolda ne olacağını görüyor. Tabi bunun zamanında dışına alırsak.çocukluğumuzdan ölümümüze kadar olan gittiğimiz yoları ve tercihleri aynı anda gördüğünü anlayabiliriz. şimdi görüyor olması, bu yolları onun çizdiği anlamına gelmezki. Herkes kendi seçimlerini kendi yapar ve ona göre şekillenir hayatı...
![]()
[COLOR="Black"][B]SHARE YOUR WISDOM ![/B][/COLOR]
Dumanaltı
Blog Başlıkları: 50
Turkuaz forma ve Avrupadaki Fenerbahçe.
Ynt: Kader
özür dilerim öncelikle ama
tutamadım kendimi...morpheus ve neo demiştin di mi? (molfix gibi bişey oldu o)
neyse,konuya dönersek,
Hayata gelme istemi bize ait degilken kendi hayatimiz ne kadar bize ait olabilir?
hayata gelmeden bir istemden söz edemeyeceğimize göre (genel değil bireysel istem) bir şekilde sonradan çeştili olasılıklar arasından çıkan bireyin sahip olduğu biricik hayatın ona ait olup olmadığını sormak nicedir?
![]()
Sıkılmaktan bile sıkıldım
iyon sütunu
Mekan: ...
Ynt: Kader
bunu da en basit şekilde şöyle açıklıyorlar:arabanını kaputunun başına bir tenis topu koyduğumuzu düşünürsek bu top doğal olarak yere doğru yuvarlanıcak.ve sonunda düşecek.düşecek ama düştüğü yeri topun başlangıç konumu belirleyecek.yani topu başta başka yere koysaydı top başka şekilde yuvarlanacaktı.başta topu yerleştirdiğimiz yer onun düşeceği yeri belirledi gibi bir şey.
kısacası teoremin en öz sonucu şu:olayları ve sonuçlarını başlangıç koşulları belirler
yukarıda da bununla ilgili bir örnek yazdım dikkat edrseniz.
başından beri tomas terezayla karşılaşmak üzere böyle olaylar yaşamadı yani karşılaştığı olaylar terezaya götürdü onu.üst üste gelen bu karşılaşmalar önceden ayarlanmış değildi.ya da şöyle desek daha doğru olur:olayların başında başhekimin siyatik ağrıları çekmesi toması terezaya götürdü ama en başta böyle bir olay yaşanmasaydı tomas terezayla karşılaşmayacaktı.bu kadar.insanlar yaşamı karmaşık hale getiriyorlar.
yaşarken milyonlarca bu şekilde rastgele veya tesadüfi olaylar yaşıyoruz.ama bu olaylar normal bir şekilde sonuçlandığında bizi sonuca götürenin bir çok olaylar dizisi olduğunu farketmiyoruz bile.çünkü varılan sonuç ilgi çekici olmuyor çoğu zaman.geçip gidiyor,üstünde düşünmüyoruz.ama bazen normal tepki veremeyeceğimiz şeylerle karşılaşıyoruz.aşık olduğumuz kişiyle karşılaşmak ve sayesinde çok mutlu olmak veya çok acı çekmek,veya sevilen birinin ölümü günlük hayatta her zaman karşılaşacağımız şeyler değil.dolayısıyla bunu insanlar ulvi bir varlığa bağlıyorlar.bence mantıksız.
biri tarafından veya değil,bir şekilde isteyerek veya istemeyerek yaratıldık ve kesinlikle seçimlerimizi ve yaşadıklarımızı da biz belirlemiyoruz.hayatımızı belirleyen her zaman başka insanlar veya koşullar oluyor ve biz bu konuda bir şey yapamıyoruz bence.gerçekten bütünüyle istediğimiz biçimde yaşamaya devam edebilmemiz için tanrı olmak gerekiyor.yani kendi varlık tipinde tek ve bütünüyle her koşulu belirleyebilecek kudrete sahip biri.işte bu özelliklere sahip biri var mı ya da mümkün olabilir mi buna karar veremiyorum.
to kill a dead man...
Mekan: istanbul..
Blog Başlıkları: 12
Edvard Grieg-peer gynt suit no:2 op.55 solveig's song
Ynt: Kader
maden hayatımızın kendimize ait olmadıgını düşünüyorsak bunca yıldır okumanız niye kaderimizi bize sunan Allah çalışmadanda bize yaşamı kolaylastıran sebepleri önumuze cıkartacaktır.morifx ve leo yanlısını anlıyabilmen harkulade tebrık ediyorum fakat isimlerle ılgılenınce cumlenın gerısını kacırmıssın sanırım vs,vs,vs...
kaderi sunan allah senin fikrin...benim demem varolmadan bir istemin söz konusu olmaması dolayısıyla sahip olunanın neden verildiğinin sorgulanamayacağı..
senin cümlenin gerisinde bişey yoktu..neo içimn kader söz konusu değil,diyaloğu hatırlarsın:
morpheus:kadere inanır mısın neo?
neo:hayır..
morpheus:neden?
neo:hayatımı kontrol edemediğim fikrinden hoşlanmam..
haplardan biri neonun kaderi falan değildi...ayrıca kader matrixte karşı konulan en önemli tabulardan biri..vs vs ymiş...
![]()
Güneşin altında yeni birşey yok..
Cristo Redentor
Mekan: Kırım Kongo
Blog Başlıkları: 54
Psych Download (Part II)
Ynt: Kader
benim demem varolmadan bir istemin söz konusu olmaması dolayısıyla sahip olunanın neden verildiğinin sorgulanamayacağı..
"hayata gelmeden bir istemden söz edemeyeceğimize göre (genel değil bireysel istem) bir şekilde sonradan çeştili olasılıklar arasından çıkan bireyin sahip olduğu biricik hayatın ona ait olup olmadığını sormak nicedir?"
Eger varolmak istemi doguruyorsa ilk istem sahibi kimdir?Bu soru akla gelmiyor mu?
Ayrica "ben bu dünyaya yaşamak için geldim sorunlarla uğraşmaya değil". ayyaşıma harika bir site daha noktasinda olmaz miyiz sonradan da?Nasil olsa bize verilmis hayat,kim sekillendirirse sekillendirir, sorgulamanin ne alemi var, hic kafa yoramam valla, yasa gitsin iste...

+++
Biricik hayat`tan bahsetmissin o biricik hayata yani birey`e bir ornekle bakalim:
"Adolf Hitler, 20 Nisan 1889 yılında Yukarı Avusturya'nın Braunau kasabasında doğdu. Bir gümrük memuru olan Alois Hitler (1837–1903) ve Klara Poelzl (1860-1907) 'ün beş çocuğundan üçüncüsüdür. İlk tahsilini doğduğu kasabada yaptı. Orta tahsiline Linz şehrinde başladı. O sıralarda, ilerde memur olmasını isteyen babasıyla zıtlaşıyor, ileride ressam olmak istediğini söylüyordu. Sevmediği dersleri asıyor, hiç ilgilenmiyordu (ileride öğretmenlerini çok sert biçimde eleştirmiş, sadece tarih öğretmenini çok sevdiğini ve ona çok şey borçlu olduğunu belirtmiştir).
On üç yaşında tüberkülozdan babasını kaybetti. Daha sonra ağır bir ciğer hastalığı geçirmiş, bir yıl kadar okuldan ayrı kalmış, okuldan ayrılmak için aradığı fırsatı yakalamıştır. Daha sonra okuldan ayrılmış, 16 yaşından 19 yaşına kadar annesinin parasıyla keyfince yaşamış, annesinin yaşadığı mali sıkıntıya rağmen para kazandıracak hiçbir işte çalışmamıştır. Bu sıralar tek yaptığı şey arada bir resim yapmak ve kahvehanelerde arkadaşlarına siyasi nutuklar çekmekti (daha sonra bu yıllardan hayatının en güzel yılları olarak bahseder). On dokuz yaşına geldiği 1907 yılında annesini kaybetti.
Ressam olma ümidiyle Viyana Güzel Sanatlar Akademisi sınavına girdi ancak başarısız oldu. Bir süre, yapıp sattığı resimlerden kazandığı parayla, sefalet içinde yaşadı. 1912'de Viyana'dan Münih'e geldi.
1914'de I. Dünya Savaşı çıkınca Hitler, Bavyera ordusuna gönüllü olarak girdi. Alman mağlubiyetinden sonra Hitler, arkadaşı mühendis Feder ve altı kişi tarafından kurulmuş olan Alman İşçi Partisi isimli gizli bir fırkaya katıldı ve kısa sürede bu fırkanın reisi oldu. Fırkanın adını NSDAP (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiter Partei/ Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi) olarak değiştirdi ve nüfuzunu arttırdı. Taraftarlarına kısaca "Nazi" ismi verildi. "
Hitler`in hayatinda Hitler ne kadar rol oynamistir?Onemli detaylar:
-Orta tahsiline Linz şehrinde başladı. O sıralarda, ilerde memur olmasını isteyen babasıyla zıtlaşıyor, ileride ressam olmak istediğini söylüyordu.
-On üç yaşında tüberkülozdan babasını kaybetti
-On dokuz yaşına geldiği 1907 yılında annesini kaybetti.
-Ressam olma ümidiyle Viyana Güzel Sanatlar Akademisi sınavına girdi ancak başarısız oldu.
Son düzenleyen Dave : 20-10-2006 - 06:01.
Cristo Redentor
Mekan: Kırım Kongo
Blog Başlıkları: 54
Psych Download (Part II)
Ynt: Kader
Bir ögretmen gürültü yapan bir sinifi susturmak istiyor.Aradan iki ögrenciyi seciyor ve ibret olsun diye sinifin ortasinda tokatliyor.Simdi bu iki ogrencinin diger ogrencilerden farki neydi?Neden sans o iki ogrenciye vurdu da diger baska iki ogrenciye vurmadi?

Ben bu hayatin olmasi gerektigi gibi oldugunu(yani ogrenciler orneginden hareket edersek o ogrencilerin tokat yemesi gerektigi icin tokat yedigini) dusunuyorum(buna inaniyorum).
Insana verilen hayat adiyla ufak bir bahce; o bahcede ne yaparsan yap deniliyor.Ama siz isteseniz de baska bir bahce sahibi olamiyorsunuz ya da size verilen bahcenin disina cikamiyorsunuz orada ne yaparsaniz kariniza, ne yapamazsaniz(yapmazsaniz) zarariniza.
Son olarak; insanin bu hayatta sanilandan cok daha az bir özgür iradesi oldugunu düsünüyorum.
to kill a dead man...
Mekan: istanbul..
Blog Başlıkları: 12
Edvard Grieg-peer gynt suit no:2 op.55 solveig's song
Ynt: Kader
Schopenhauer bilir misin? İstenç ve tasarım olarak dünyada Schopenhauer bu konuda oldukça geniş açıklamalar yapar,ancak bundan önce unutulmaması gereken birşey var;
bireysel değil genel istem varolmadan baki olan diye belirtmiştim.önce bundan ne anladığını açıklamana gerekiyor.
ayrıca,felsefe yapmanın temeli soru sormak buna şüphe yok ama eğer daha ilk başta "sen" olanın sen olmadan varolmadığı ,senin düşünce yapında olmadığı ve hatta sen ilk olarak varolduğunda bile bunun belli olmayacağı,şu ana kadarki birikimler sonucu oluşan "sen" olmaklığın bu soruyu buraya getirdiği aşikarken varolma seçimi bana verilmedi ki gibi bir yaklaşım çocukluktan öteye geçmiyor..
son olarak sorgulayanmayan yaşam yaşamaya değmez Sokrates gayet haklı..bana tikilerin örneğini verip haddini aşma..özellikle tanımadığın için...eğer ben haddimi aştıysam beni de uyar.
p.s schopenhauer konusuna bilahare geçerim...
![]()
Güneşin altında yeni birşey yok..
Son düzenleyen JosefK : 20-10-2006 - 06:32.
Cristo Redentor
Mekan: Kırım Kongo
Blog Başlıkları: 54
Psych Download (Part II)
Ynt: Kader
Birincisi; ben felsefe yapmiyorum(boyle deyince de felsefe yapiyorsun aslinda demeyin).Sen yapiyor olabilirsin.Sen olmakliktan girmissin kolay gelsin sana benim kendimle bir derdim yok sükür(hayatta yolcu oldugumun farkindayim), biliyorum ki hayat bu actigim basligin yanitini tam olarak veremeyecek bana, bu konuda kimse de tam bir yanita ulasamadi su ana kadar.
Üzerine beraberce düsünmek benimkisi (mesela Alane cok güzel seyler yazmis, bakilabilir)
Son düzenleyen Dave : 20-10-2006 - 06:58.
to kill a dead man...
Mekan: istanbul..
Blog Başlıkları: 12
Edvard Grieg-peer gynt suit no:2 op.55 solveig's song
Ynt: Kader
Birincisi; ben felsefe yapmiyorum.Sen yapiyor olabilirsin belli cümlelerin olabildigince karmasik ama benimkilerse gayet net ve anlasilir.
derdin mi var dedim? veya sen olmaklık dememin nesi korkutucu ki bu kadar garip gelmiş?kolay gelmek değil zira uğraştığım bir iş değil veya ben bu işin amelesi değilim..nerde tikilere kızan zihniyet?
(hayatta yolcu oldugumun farkindayim), biliyorum ki hayat bu actigim basligin yanitini tam olarak veremeyecek bana, kimseye de veremedi su ana kadar.
Üzerine beraberce düsünmek benimkisi (mesela Alane cok güzel seyler yazmis).
üzerine düşünmek ve yazmak yazılan...fikrine saygılyım..yolcu olduğunu düşünmene..umarım cevap istiyorsan bulursun...
![]()
Güneşin altında yeni birşey yok..
Cristo Redentor
Mekan: Kırım Kongo
Blog Başlıkları: 54
Psych Download (Part II)
Ynt: Kader
iyon sütunu
Mekan: ...
Ynt: Kader
evet gelir tabii..ama ilk istem sahibini aramak ne yazık ki her konuda bir ilk arama hastalığımın yol açtığı yeni bir kısır döngüden başka birşey olmuyor..
Schopenhauer bilir misin? İstenç ve tasarım olarak dünyada Schopenhauer bu konuda oldukça geniş açıklamalar yapar,ancak bundan önce unutulmaması gereken birşey var;
bireysel değil genel istem varolmadan baki olan diye belirtmiştim.önce bundan ne anladığını açıklamana gerekiyor.
ayrıca,felsefe yapmanın temeli soru sormak buna şüphe yok ama eğer daha ilk başta "sen" olanın sen olmadan varolmadığı ,senin düşünce yapında olmadığı ve hatta sen ilk olarak varolduğunda bile bunun belli olmayacağı,şu ana kadarki birikimler sonucu oluşan "sen" olmaklığın bu soruyu buraya getirdiği aşikarken varolma seçimi bana verilmedi ki gibi bir yaklaşım çocukluktan öteye geçmiyor..
son olarak sorgulayanmayan yaşam yaşamaya değmez Sokrates gayet haklı..bana tikilerin örneğini verip haddini aşma..özellikle tanımadığın için...eğer ben haddimi aştıysam beni de uyar.
p.s schopenhauer konusuna bilahare geçerim...
bu rahatsızlığın verdiği duygu yüzünden bazen sorgulamaktan vazgeçmek isterim ama sorgulamak konusunda da sokratese sonuna kadar hak veriyorum.
ayrıca bir şey daha var:schopenhauer okurum ama ne demek istediğini anlamadım.bunu gerçekten biraz açsan iyi olur.
milyon başı
Mekan: Discordia 12:03:46
Ynt: Kader
Eğer yaşamı başıboş,dizginsiz,kontrolsüz,sonsuz bir nehre benzetiyorsak o zaman Hitler'i hangi zihin,hangi bilinç veya hangi akıl sorgulayabilir ?
Hitler'i bir kimlikten koparıp bir kavrama doğru evirmek ne kadar mâkûl ? Aslında bu Hitler örneğinin kendisi bile başlı başına bir kalıp.İyice ağırlaşmış,artık paslanmış bir kalıp hemde.
Evet,hayatımızı belirleyen dönüm noktaları,kilometre taşları vb...,bunları tespit şansımız yok.Ama iyi ki de yok.Aksi çok tatsız bir dünya olurdu.Açıkçası yaşamı lezzetli kılan şeylerden biri de bu.Hayatı külliyen idâre edebilme yeteneği insanlara değil tanrılara mahsus.
Bak mesela az önce bir deprem oldu ve benim yazım burada son buldu.Gelde kıllanma şimdi.
![]()
Bir şey çirkin görünüyorsa bunun tek sebebi onu gerçekten görmüyor oluşunuzdur.Zira çirkinlik bakış açınızla ilgilidir gerçeklerle değil.
Blog Başlıkları: 4
post - modernizm üzerine
Ynt: Kader
kanımca büyük yanılgı, kader kavramını açıklarken, "bizim dışımızda gelişen olaylar bizim hayatımızı şekillendirmekte" şeklinde argümanlarla yola çıkmaktır. bizim dışımızda gelişen olayların hayatımızı şekillendirmesinden yahut hayatımızın üzerinde etkilerde bulunmasından daha doğal birşey yoktur, insan doğa içinde yaşayan sosyal bir varlıktır ve mutlaka yaşamı çevresel faktörlerle şekillenecektir. işte kader, bununla birlikte değil, bunun üzerine açıklanabilecek birşeydir.
kaderi anlamaya çalışırken, teolojik bir bakış açısıyla hadiseye yaklaşmanın faydalı olduğu düşüncesindeyim. olaya bir de üçüncü göz olarak "Tanrı'nın tarafından" bakmamız gerekmekte. insanoğlu yaşamakta, ve kişisel tercihler ve çevresel faktörlerin birlikte şekillendirdiği seneler sürmekte. ve tanrı izlemekte. tanrı bilmekte benim bugün sonunda ne yapacağımı, 10 sene sonra ne olacağımı, ne zaman öleceğimi. Tanrı bunu bilmekte çünkü onun sonsuz kudreti, benim irademin neye hüküm vereceğinden zaten haberdar. İslam dini, Tanrının insana idare verdiğini ve insanların seçimlerini özgürce yapma hakkına sahip olduğunu söyler. kader ise - tanrının önceden, her zaman bildiği - çevresel ve kişisel etkilerle çizilen yolların ta kendisidir aslında. kadere iman ile insan - İslami çerçevede - Allah'a olan inancını teyit etmiş olur, onu pekiştirir, ve Allah'ın tek hakim olduğunu, geçmişi ve geleceği ve herşeyi önceden bildiğini,insanoğlunun iradelerinden dahi haberdar olduğunu anlar. Allah bize yaşamımızı çizmemiştir, yaşamımız çevresel ve kişisel etkilerle şekillenir, ve O senin neler yaşayacağını önceden bilir. bu düşünceyi idrak edebilmek basitçe gözüküyor fakat, üç hatta dört boyutlu düşünebilmeyi gerektiriyor.
bakın mesela "üçüncü gözden" enteresan bir kaç ayet:
“Bazen hoşunuza gitmeyen bir şey, hakkınızda iyi olabilir, ve hoşunuza giden bir şey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”(Bakara(2) 216)
"Cenab-ı Hak, hayrı ve şerri (taat ve günahı) ve bu ikisinin hallerini öğretip bunlardan birini tutmak için, ihtiyar (tercih hakkı, irade-i cüziyye) verdi. Nefsini tezkiye eden (kötülüklerden temizleyip faziletlerle dolduran) kurtuldu. Nefsini günahta, cehalette, dalalette bırakan, ziyan etti." (Şems 7-10)
ve son bir örnek:
"Takvimlere, bir sene içinde güneşin ne zaman doğup, ne zaman batacağı, hesaplanarak yazılmıştır. Güneş, takvimde bildirilen saatlerde doğup batar. Güneş, takvime öyle yazıldı diye bilinen saatlerde doğup batmaz. Takvime yazılması, güneşin doğmasına ve batmasına tesir etmez.
İşte Allahü teâlânın da, ezelî ilmi ile, kulların kendi istekleri ile günah veya sevap işleyeceklerini bilmesi, kulların işlerine cebri bir müdahale değildir."
İslama göre kader, bir insanın, kendi iradesiyle bir işi yapıp yapmayacağını, Tanrı'nın bilmesi demektir.
![]()
Çocukken bize derlerdi; yaşamak, bir çemberin etrafında dönmek gibiydi...
Cristo Redentor
Mekan: Kırım Kongo
Blog Başlıkları: 54
Psych Download (Part II)
Ynt: Kader
..daha ilk başta "sen" olanın sen olmadan varolmadığı ,senin düşünce yapında olmadığı ve hatta sen ilk olarak varolduğunda bile bunun belli olmayacağı,şu ana kadarki birikimler sonucu oluşan "sen" olmaklığın bu soruyu buraya getirdiği aşikarken [b]varolma seçimi bana verilmedi ki gibi bir yaklaşım çocukluktan öteye geçmiyor..
Bu nasil bir cocukluk ki insan cocukken annesinden babasindan cevresinden neden ve nasil dunyaya geldigini ogrenmeye calisir, ergenlige girdiginde dünyanin bir sekilde degismesi gerektigini tum bu olanlarin ne ve neden oldugunu sorar kendine, etrafina, isyan edebilir; yasi ilerdikce is hayatina girmeye baslayinca düzene uyum saglayinca, kendi hayatinin düzeni devam ettigi sürece hayati sorgulama biraz geri planda kalir ama düzen oldugu gibi devam etmez, hayat degiskendir ve bir sekilde kisinin düzeni de degisecektir, ozellikle olumsuz degisiklikler kisiyi rahatsiz eder ve cok duyulan 30 yas bunalimi baslar, ayni yaslarda istedigini elde edememe, icinde bulunulan donemin onceden tasarlandigi gibi olmamasi da (baska ifadeyle hayal kirikligi) ayni hali dogurabilir, insan gene neden varim neden boyle sorusuyla yüzlesir.Dinlere yonelme ve inanc arama siginma istegi de bu donemde gorulebilir.
Her seyin ardindan insan gelir 70`e bir sekilde.Gecen yillarin hepsini düsünür iyisiyle kotusuyle ve sunu sorar ister istemez kendine:"Tüm bu olanlar nedir?" "Tüm bu olanlar neden boyledir?"
Bir kisi bir sey yazmis ise onun yazdigini yargilamadan once dusunelim ne yazmis diye.. cocukluk diye yorumladiginiz, hayatin her safhasinda zengir fakir din millet ayrimi yapmadan her insanin karsina cikmaktadir.
Son düzenleyen Dave : 22-10-2006 - 02:47.
Cristo Redentor
Mekan: Kırım Kongo
Blog Başlıkları: 54
Psych Download (Part II)
Ynt: Kader
Bin yil süren ücüncü dönem sonunda ise insanlik su ile yok edilmis sadece Nuh ve ailesi yasamayi sürdürmüstür.Icinde bulunulan son donem Nuh ile baslamis olup dünyanin sonuna kadar 8000 yil sürecektir.
Bu dorduncu donemin son 2000 yili Kudüs`un kurulmasi ile baslayan kiyamet zamani olacaktir.Bu donemde kötülük,savaslar,kitlik,dogal afetler,salgin hastaliklar giderek artar."
Bunu ilk okudugumda bana klasik bir dunya sonu kurgusu gibi geldi fakat biraz dusununce son 2000 yil günümüze benzemektedir.Bu konuda su anki Amerika ve Israil`in tavri(Buyuk Ortadogu Projesi) ilk akla gelen oluyor.
Ama burada onemli bir nokta var Kudüs`un kurulmasiyla kastedilen Israil Devleti(1948)`nin kurulusu mu yoksa Kudüs kentinin kurulusu mu emin degilim.
*Mandenler`in kim olduklarini merak edenler icin :Sabiiler Mandenler Mandaizm Mandaen Mandaeanism
Son düzenleyen Dave : 22-10-2006 - 03:07.
to kill a dead man...
Mekan: istanbul..
Blog Başlıkları: 12
Edvard Grieg-peer gynt suit no:2 op.55 solveig's song
Ynt: Kader
Bu nasil bir cocukluk ki insan cocukken annesinden babasindan cevresinden neden ve nasil dunyaya geldigini ogrenmeye calisir, ergenlige girdiginde dünyanin bir sekilde degismesi gerektigini tum bu olanlarin ne ve neden oldugunu sorar kendine, etrafina, isyan edebilir; yasi ilerdikce is hayatina girmeye baslayinca düzene uyum saglayinca, kendi hayatinin düzeni devam ettigi sürece hayati sorgulama biraz geri planda kalir ama düzen oldugu gibi devam etmez, hayat degiskendir ve bir sekilde kisinin düzeni de degisecektir, ozellikle olumsuz degisiklikler kisiyi rahatsiz eder ve cok duyulan 30 yas bunalimi baslar, ayni yaslarda istedigini elde edememe, icinde bulunulan donemin onceden tasarlandigi gibi olmamasi da (baska ifadeyle hayal kirikligi) ayni hali dogurabilir, insan gene neden varim neden boyle sorusuyla yüzlesir.Dinlere yonelme ve inanc arama siginma istegi de bu donemde gorulebilir.
Her seyin ardindan insan gelir 70`e bir sekilde.Gecen yillarin hepsini düsünür iyisiyle kotusuyle ve sunu sorar ister istemez kendine:"Tüm bu olanlar nedir?" "Tüm bu olanlar neden boyledir?"
Bir kisi bir sey yazmis ise onun yazdigini yargilamadan once dusunelim ne yazmis diye.. cocukluk diye yorumladiginiz, hayatin her safhasinda zengir fakir din millet ayrimi yapmadan her insanin karsina cikmaktadir.
çocukken anneden babadan öğrenilmeye çalışılan dan bahsedilmedi değil mi başlığı açarken? varolmanın bize sorulmamasıydı konu..yoksa ben mi yanlış anladım? yanlış anlamışsam söyle..
ayrıca insan hayatının dönemlerini bu kadar kesin hatlarla bölmek nicedir?köydeki mehmet amcamın senin bahsettiğin 30 yaş bunalımının kenarından geçmediğini söyleyebilirim..
niye yazmış diye düşünülecek birşey yazdığın zaman düşünüyorum merak etme..
![]()
Güneşin altında yeni birşey yok..
özgürlük?nereye kadar?
Mekan: aydın
Blog Başlıkları: 5
uzaklığın yokluğundan değil
Ynt: Kader
![]()
İnsanlığın üç devri;
Taş devri,
Tunç devri,
Utanç devri....
cHiLaMuRé
Cristo Redentor
Mekan: Kırım Kongo
Blog Başlıkları: 54
Psych Download (Part II)
Ynt: Kader
çocukken anneden babadan öğrenilmeye çalışılan dan bahsedilmedi değil mi başlığı açarken? varolmanın bize sorulmamasıydı konu..yoksa ben mi yanlış anladım? yanlış anlamışsam söyle..
Durum böyle olunca da gelecek icin kafa yormak biraz anlamsiz kaliyor.Beni burada en fazla düsündüren nokta madem her sey belli yani bizim bu dünyaya gelecegimizden tutun yapacaklarimiza yasayacaklarimiza kadar o halde neden dünyadayiz ve bos görünen bu düzen neden isliyor?Reenkarnasyon(aslinda tam tanimi asagidaki paragrafi yansitmasa da) bu konuda oldukca iyi bir fikir gibi görünüyor.
(Ruh; bitki,hayvan sürecini gectikten sonra) Kisi bu dunyaya geliyor belli bir bilgi birikimi elde ediyor ardindan dunyadan ayriliyor baska bir bedende(farkli toplumsal sinifta,yerde..vs) yeniden dunyaya geliyor kaldigi bilgi birikiminden devam ediyor.Bilgelige varincaya kadar bunun boyle devam ettigini dusunuyorum.Yani hayat bir sekilde bizim ogretmenimiz oluyor.
Belki akillarimizi biraz zorlayabilir bunlar ama ben belli bir dinle ya da herhangi bir felsefeyle bu hayatin aciklanabilecegini dusunmuyorum.Belli bir dinle ya da felsefeyle hayatin ancak bir tarafindan tutulabilecegini dusunuyorum ama tutmadigimiz,tutamadimiz diger tarafi diger taraflari var. Bu yuzden herhangi bir dini ya da felsefeyi savunan kisi her zaman hayatta kendi düsüncesine ya da inanisina ters olan seyleri(olaylari) cürütmeye calisir.Onlari cesitli bahanelerle ya da örtülerle kapatmaya calisir.Oysa onlar vardir ve onlari saklamanin ya da onlar hakkinda degisik görüsler üreterek karalamanin bir anlami yoktur.
Bu yazdiklarim da okuduklarimin, düsündüklerimin,deneyimlediklerimin bir karmasi, kimbilir ne kadar eksik... Tanri bilir
Son düzenleyen Dave : 24-10-2006 - 01:32.
Cristo Redentor
Mekan: Kırım Kongo
Blog Başlıkları: 54
Psych Download (Part II)
Ynt: Kader
| |











Benzer Başlıklar
kader bu da benden olsun.... umarım beğenirsiniz kader güzel bir oyundu oynadığımız sen hep...
Kader ve Kaos üzerine Kadere inananırım, bir insanın hareketleri elinde sonunda bir sonuca yol açıyorsa o zaman benim...
kader... Klavyemdeki harfler gibi Küme küme dizilmiş insanlar Nasılda birleşmiş tek tek Bütün bir kader...