Tesev Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı , Başkanı Can Paker ( .T.E.S.E.V. ) Ekşi sözlükte kurucular arasında İshak Alaton un bulunduğu bilidirilmiştir. Türk Ordusunun ; merkezi İsviçrede bulunan uluslar
|
#1
|
||||
|
||||
|
Tesev
Tesev Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı , Başkanı Can Paker ( .T.E.S.E.V. )
Ekşi sözlükte kurucular arasında İshak Alaton un bulunduğu bilidirilmiştir. Türk Ordusunun ; merkezi İsviçrede bulunan uluslar arası bir kuruluş tarafından demokratik denetime açılmasını talep ediyor.Bu kurum denetleme ilkelerini de tesbit ve tavsiye ediyor Türk ordusunda Şehitlik ve gazilik kavramlarının gözden geçirilmesi isteniyor Bu vakıf hakkında orduyu askerlikten soğutmak ve mekezlerinde bölücü örgüt dergileri dağıtılması nedeniyle dava açılmış. 1994 yılında vakıf olarak hayata geçmiş olmakla birlikte TESEV'in kökleri 1961'te Dr. Nejat Eczacıbaşı tarafından kurulan Ekonomik ve Sosyal Etüdler Konferans Heyeti'ne kadar uzanmaktadır. Dr. Nejat Eczacıbaşı'nın ölümünden tam bir yıl sonra, 6 Ekim 1994'te Bülent Eczacıbaşı Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'nın kuruluşunu kamuoyuna duyurdu. Daha önce bildirmediklerine göre saklanacak bir şeyleri var. Sorostan maddi yardım alıyor,AB den yardım alıyor. Kanalturk ekranlarında Hulki Cevizoğlu Tesev başkanına soruyor. Soros niye size para veriyor ,ne menfaati var : Yalnız bize değil tüm dünyada fonlara para veriyor.Projelere para veriyor. Peki Soros hangi projelere destek verdi bugüne kadar : İfade özgürlüğü , demokratikleşme süreci projelerimize para verdi.Eğer bana bu soruları soracağınızı bilseydim bu proğrama katılmazdım. Haini ne kadar bol bir milletiz.Lütfen bu hainleri ve faaliyetlerini izleyelim.Bunlarla ilgili yayınları takip edelim. dahada önemlisi artık yan gelip yatmayalım lütfen.. Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.... |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Ynt: Tesev
Hafızamızı tazeliyelim bakalım.neler çağrışacak .
Yahudi kuruluşu ve SOROS destekli TESEV Vakfı diyorki : -Türk ordusundaki ölüm ve yaralanma kavramları yeniden yapılandırılsın. -Türkçesi Şehitlik ve Gazilik kavramları kaldırılsınki millet askerlikten soğusun.Ordu işlevsiz hale getirilsin. - Para ile askerlik yapanlar şehit ve gazi sayılmaz.(yani subay ,astsubay ve polislerimiz şehit olamaz) Recep Tayyip Erdoğan diyorki : -Askerlik yan gelip yatma yeri değildir. -İsrailli askerlerin ailelerini ziyaret edip şehit ailesine bir telefon bile etmeyen Tayyip Erdoğan ; Ne yani telefon edip yakamamı yapışsınlar. Orduyu demokratik denetim diyerek güçsüzleştirmek isteyen kim ; Avrupa( şimdi öğrendikki işin içinde Soros ve yahudilerde var) İktidara geldiğinden beri orduyu yıpratmaya tırpanlamaya çalışan kim : AKP ve Recep Tayyip Erdoğan Lübnana asker diye diye İsraile hizmete koşan kim? AK parti ve Recep Tayyip Erdoğan PKK yı kim besliyor? AB ülkeleri ve Amerika AKP nin yurtdışında sözcüsü kim? Cüneyt Zapsu Bu adamın , sadece bu adamın değil , Dengir Mir Fırat , Abdülkadir Aksu ve daha nicelerinin İslamcı Kürt milliyetçisi olduğunu bilmeyen varmı. Adamlar yatıp kalkıp AB ye gireceğiz.AB kriterleri diye demokratikleşme maskesiyle ülkenin dibini oymaya çalışmıyorlarmı. Hadi işte size pazıl. Birleştirin bakalım. Neler çıkacak? Saygılarımla Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.... |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Ynt: Tesev
Demokrasiyi koruma görevi TSK'ne aittir vede böyle bir kurumun demokratikliği sorgulanamaz bu gün eczacıbaşı gibi hainliği su yüzüne çıkmış insanların olması beni rahatlatıyor çünkü açık verecek kadar salak olmaları ülkem lehinde bir durum bunun dışında tayyiple beraber asılacaklar listesi önemli tabi.
İkinci bir konuda ekonomi kurumu diye kurulan bir kurumun ifade özgürlüğü davasında ne işi var? Türkiye'nin 2 problemi var yani 2 yoldan sabote edilmekte biri demokratikleşme (sanki şeriatten çıktık sanki iran) diğeri ise ifade özgürlüğü (provakasyon ve spekülasyon oluturma rahatlığı) diyebiliriz.
Ben Cenk Etmen Zevüşürüm |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Ynt: Tesev
Umarım bu yazıdan sıkılmassınız, iyi okumlar....
Sayın Başbakan 23 Temmuz 2003'te 7. uyum paketini Erzurum'da imzalamıştır. Burada alınan kararlar 7 Ağustos tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Bu pakette yer alan maddeler AB dayatması, manda ve himayeciliğe işarettir. Erzurum Kongresi de 23 Temmuz da toplanmış, 7 Ağustosta dağılmıştır. Bu olay tarihle hesaplaşma değildir. Tamamen bir tesadüftür. Erbakan’a Siyaset Yasağı Tesadüfen getirildi. Recep Tayyip Erdoğan’a Liderlik yolu “tesadüfen” açıldı Türk Milletinin seçimlerde kullandığı oyu etkileyen en önemli faktörün “Mazlumluk”, olduğu 1961 ve 1965’de AP, 1973’de Ecevit ve 1983’de de Özal örnekleriyle sabit olmasına rağmen, bir şiir bahane edilip, Recep Tayyip Erdoğan hapse atılarak “Tesadüfen” mazlum bir lider konumuna getirildi. Ecevitsiz ve MHP’siz hükümet formülü “Tesadüfen” dile getirildi. DSP “Tesadüfen” parçalandı. Medya Ecevit’e ve MHP’ye “tesadüfen” saldırdı Genç Parti, DYP ve MHP’nin barajı aşmasını engellemek amacıyla “Tesadüfen” kurduruldu.İşi bitince Uzan gurubunun defteri tesadüfen dürüldü. Erdoğan, hiçbir sıfatı olmamasına rağmen, Seçimden önce “Tesadüfen” ABD’ye gitti. “Tesadüfen” Yahudi Lobisinin liderleriyle, Bush’la ve Bush’un yakın çalışma arkadaşlarıyla görüştü. ABD ile farklı ilişkiler içerisinde olan; Cüneyt Zapsu, Ömer Çelik, Egemen Bağış, Mücahit Arslan, Mir Dengir Fırat “Tesadüfen” Erdoğan’ın yanına (?) yerleştirildiler.. Bunlardan Cüneyt Zapsu’nun ABD Savunma Bakanı Yardımcısı Wolfowitz'e“Tayyip Erdoğan’ı harcamayın, kullanın” demesi de, bir tesadüftü. Erdoğan’ın mahkûm olmasına neden olan şiiri okuduğu il olan Siirt’te seçimler “tesadüfen” iptal edildi. Ve Erdoğan tesadüfen O ilden milletvekili oldu Recep Tayyip Erdoğan’ın Büyük Oğlu Burak Erdoğan’ın 11.Mayıs.1998 tarihinde arabasıyla bir zamanların ünlü sanatçısı Sevim Tanürek’i çiğneyerek öldürmesini magazini seven medyamızın hiç gündeme getirmemesi tamamen “tesadüf”tür. Burak Erdoğan’ı Trafik 3/8 kusurlu buldu, Mahkeme Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden kazayla ilgili rapor istedi. Bu dairenin başında makine mühendisi Eyüp Çakmak bulunuyordu. Erdoğan için "tamamen kusursuz" raporu düzenlendi ve "sekizde sekiz (8/8) kusur ölen yaya Sevim Tanürek'tedir" dendi. Tayyip Erdoğan Başbakan oldu, "kusursuzdur raporu" veren dairenin başkanı Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı.Bunların tamamı tesadüftü. Haklarında yolsuzluk davaları devam eden, bazıları hakkında da soruşturmalar süren İstanbul Belediyesi Çalışanlarından 9’u “Tesadüfen” milletvekili, bazıları da bakan yapılarak dokunulmazlık zırhına büründürüldüler. Ve“tesadüfen” yargılanmadan kurtuldular. Ve yine tesadüfen bunların suçları çeşitli kanunlarda yapılan değişiklerle af kapsamına alındı. AKP’nin iktidara gelmesiyle, 57. hükümet döneminde hergün ülkenin farklı bir yerinde yapılan türban eylemleri “tesadüfen” durdu.Türbanlılar lehine bir gelişme olmamasına rağmen AKP iktidarları döneminde neredeyse hiç türban eylemi yapılmaması tamamen bir tesadüftü. Resmi Gazete'nin 18 Mayıs 2004 tarihli sayısında yayımlanan kararla 20 Mayıs-31 Ağustos 2004 tarihleri arasında geçerli olmak üzere mısır için 900 bin ton tarife kontenjanı açıldı. 3 ay 11 günlük süre içerisinde kontenjan belgesi olanlar için gümrük vergisi oranı yüzde 80 yerine yüzde 25 olarak uygulandı. Bu dönem içerisinde Kemal Unakıtan’ın oğlunun şirketi tesadüfen 582.285 Kg mısır ithal etti ve yalnızca vergi oranındaki değişiklik sonucu %55 havadan para kazandı.Fosforik asit üretecek şirketi için Abdullah Unakıtan’ın 79802 no.lu teşvik belgesiyle 2 milyon 544 bin YTL tutarında teşvik kredisi alması da tamamen bir tesadüf… Ne ilginç bir tesadüf ki, kuş gribi yüzünden insanların pastörize yumurtaya ilgi duyacakları sırada- Kemal Unakıtan’ın oğlunun kurduğu tesis, piyasaya "pastörize yumurta" satmaya başlar. Bu konuda daha büyük tesadüf vardır.Pastörize yumurtanın Katma Değer Vergisi oranı, 2005 yılı başında, yani oğul Unakıtan tesisi faaliyete geçirmeden biraz önce, yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmiştir. Ve yine tesadüfen büsküi, pasta gibi unlu mamullerin fabrikasyon üretimlerinde normal yumurta yerine pastörize yumurta kullanmak zorunlu hale getirilmiştir. Vodafone yöneticileri ile Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın kızı Zeynep Basutçu Unakıtan, 14.Kasım 2005’ günü 11.45 ile 12.10 arası “Tesadüfen” Telsim binasındadırlar.Vodafone ihale Öncesi Cüneyt Zapsu’ya ihalede yardımcı olması için “tesadüfen” faks çeker.Ne ilginç “tesadüftür ki”, birkaç ay sonra Telsim ihalesini, Vodafone kazanır. Haziran 2006 ayında Sağlık Bakanlığı Kolestrol İlaçlarının bedelini ödemeye son verir. Temmuz 2006 ayında yani iki üç hafta sonra Ülker Grubu piyasaya kolestrol düşürdüğü iddia edilen Ülker Kalbim Benecol markasıyla yoğurt, yoğurt içeceği, süt ve margarinin satışına başlar. Tamamen Tesadüf!!! Abdulkadir Aksu’nun içişleri Bakanı olduğu dönemlerde (1989-1991), (2003- ) Bölücü terörün tırmanışa geçmesi terörün kökünü kazıyan özel eğitimli özel harekat birliklerinin bu iktidar zamanında kaldırılması da bir tesadüftür.Yine güvenlik güçlerinin elini kolunu bağlayan AB uyum yasaları çıkarılarak bitmiş terörün yeşermesi için tesadüfen zemin hazırlandı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldınm'ın 24 yaşındaki oğlu Erkan Yıldırım'ın 1.5 trilyon lira harcayarak gemi sahibi olması, tamamen tesadüf eseri. Erkan Yıldırım'ın "Borç aldım" dediği Santour şirketine Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Türkiye Denizcilik işletmelerinin Ankara Feribotunu ihalesiz kiralaması da tesadüf. Başbakan Erdoğan’ın mersinli çiftçiye “Artistlik yapma lan, al ananı git” demesi,Genel Kurmay Başkanına “Hocam” diye hitap etmesi, TC Devletinin Büyükelçisini vatandaşlara yuhalatması, ana muhalefet liderine üç noktalı ucu açık hakarette bulunması, sık sık etrafındakilere “yahu” diye hitap etmesi tamamen tesadüftür. Bu olay Başbakanımızın sokak adamlığından Devlet Adamlığına geçemeyişinin göstergesi olarak nitelenemez. Türkiye Tarihinin en büyük kadrolaşmasının yapılması; kadrolaşmanın kıyımında ötesinde zulme dönüşmesi; kamu kuruluşlarında kurumsal hafızanın yok edilerek, devlet çarkına çomak sokulması; kadrolaşmada ehliyet veliyakat dışında kriterlerin esas alınması, ( AKP’den aday olmak, Seçimlerde AKP için fiilen çalışmak, eş dost akraba olmak, tarikat vb bağları bulunmak, İHL kökenli olmak vb) tamamen tesadüftür. Örneğin, üst görevlere getirilen Binali Yıldırım’ın ve Abdulkadir Aksu başta olmak üzere AKP’ ileri gelenlerinin 1. derece akrabaları arasında yapılan atamaların binlerle ifade edilmesi; bazı bakanlıkların bazı tarikatlarca parsellenmesi; Cumhurbaşkanına imzaya gelen atamaların önemli bir bölümü cumhurbaşkanınca imzalanmamasına rağmen aynı kişilerin vekaleten aynı görevleri yürütmesi; İmam kadrosundan Genel Müdürlüğe, Daire Başkanlığına atanan yüzlerce bürokrattan bahsedilmesi;tamamen tesadüftür. Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde hakkında açılan idari soruşturmaların önemli bir bölümünü yürüten Mülkiye Başmüfettişi Hüseyin Avni Coş’un, AKEPE iktidarı döneminde önce Bingöl, sonra Aksaray ve şimdi de Kırklareli Valisi olarak görev yapması;Üsküdar Adliyesi'ndeki zimmet, sahtecilik davasının hakimi İsmail Rüştü Cirit’in, AKEPE döneminde Yargıtay üyesi seçilmesi; Tayyip Erdoğan'ın malvarlığını haksız kazançla artırması ile ilgili davanın Hakimi Mustafa Kozan’ın AKEPE iktidarı döneminde Ankara Adliyesi'nde Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olması gibi onlarca atama tamamen tesadüf...ten ibarettir. Yoksa bu tür atamalar sayın başbakanın “minnet” borcuyla alakalı değildir. Dış Politikanın Ahmet Davutoğlu ve Cüneyt Zapsu başta olmak üzere, Başbakanın Danışmanları tarafından yürütülmesi; Dışişleri bürokratlarının tamamen devre dışı kalmaları, kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde ne gibi tavizlerin verildiğinin bilinmemesi, Kıbrısta taviz üzerine taviz verilmesi, tüm blöflere kamuoyu önündeki rest çekmelere rağmen Kuzey Irak’ta harekat yapılamaması,dün astsubay çavuşla görüşme yapmak için randevu alan Talabani’nin bugün Irak Cumhurbaşkanı olması, hatta zaman zaman Türkiye’ye kafa tutan demeçler vermesi;Türk Tarihinde ilk defa Türk Subaylarının başına çuval geçirilmesi, İncirlikte bir Binbaşımıza ABD’li çavuş tarafından kelepçe takılması vb. yüzlerce olay tamamen tesadüftür. Bu olaylar “Türkiye Bağımsız ve onurlu dış politika anlayışından vazgeçti” şeklinde yorumlanamaz.. Ordumuzun her fırsatta AB ile koordineli olarak AKP tarafından her fırsat güçsü zve küçük düşürülmeye çalışılması,AB nin densiz parlementerlerinin Atatürk resimlerini devlet dairelerinden kaldırılma talebi,Sayın Genel Kurmay Başkanı Özkökün yemeyip içmeyip brövelerden Atatürk figürünü kaldırtmak istemesi, Şehit ve gazi kavramlarının sadece AKP iktidarında tartışmaya açılmak istenmesi,Askerlik yan gelip yatma yeri değil denmesi..,Bunların hepsi sadece tesadüften ibarettir.. Fındık ve tütün başta olmak üzere Türk Tarımının gözden çıkarılması, zamanın tarım bakanı Sami Güçlü’nün köylülere hitaben gözünüzü toprak doyursun demesi,kuş gribi vakasında gerekli önlemler alınamayarak Tavukçuluk sektörünün bir bölümü yabancı üç-beş sermayedarın eline geçmesine imkan verilmesi,Özelleşme adı altında kamunun elindeki dev işletmelerin yabancılara peşkeş çekilmesi, bazı özelleşmelere yerli sermayenin ve çalışanların katılmasının engellenmesi,Yabancıların; özelleşme ile Türkiyenin büyük sanayi kuruluşlarına, toprak ve köy kanununda yapılan değişikliklerle tarım arazilerine, diğer kanun değişiklikleri ile türk finans sistemine, hatta büyük hipermarketlerin tamamına sahip olması, yabancılara daha düşük vergi oranlarının uygulanması, KISACASI tarım ve sanayi politikalarının yabancıların çıkarı doğrultusunda düzenlenmesi, ülkemiz insanına kara kara düşünmek dışında seçenek bırakılmaması tamamen tesadüftür. Türkiye'yi bölünmenin eşiğine getirecek zeminin hazırlandığı bu dönemde, AKP nin iktidarda bulunması da çok büyük bir tesadüftür. Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.... Son düzenleyen Sound_Of_Silence : 09-09-2006 - 12:34 Sebep: Gereksiz büyük, kalın harf kullanımı düzeltilmiştir |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Ynt: Tesev
işte nurmberg toplantılarıydı galiba katılan herkein onunun açıldıgı toplantı bide konrad adenue var alman vakıfları en güzel anlatan kitapta alman vakıfları ve bergma dosyası necip hablemitoglunun unuulmaz grçek eserler
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
Ynt: Tesev
TESEV le birlikte çalışan TÜBA(Türkiye bilim araştırmaları) ve Türkiye Tarih Vakfı' nın aldığı kaynaklarda incelenmeli. Hangi amaçlarla tarih araştırması yaptıkları belli olan bu iki kuruluş, her karışı şehit kanı olan memleketimizden Türk adını silmek icin adeta birbirleri ile yarışıyorlar.
Turizm adı altında yapılan çalışmaları ile özellikle nevşehir yöresini hristiyanlıkla eş tutmaya çalışıp, bölegedeki Türk varlığını hesaba katmadan ve vurgulamadan, yöreyi Türklükten arındırmaya çalışmaktadırlar. Bunun yanında izmir alsancakta bu vakıfların restore ettiği alanların, sadece neleri içerdiği dikkatle incelenmeli. Anadoluyu Türklükten arındırıp, ortaya birçok meshep ve etnik köken çıkarmaya çalışan bu sahte tarih ordusu Türk Milli Devlet yapısının da en büyük düşmanlarından birisidir. |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Ynt: Tesev
Hah işte geldikmi sadece ismine "Türk" ibaresi konan nice yavşak derneklerin olduğuna! Misyonerlik faaliyetlerinin bir misyonu var. Bu adamlar kendilerine 50 yıl biçmişler. 1000 yılda alamadıklarını 50 yılda alacaklar. Memleketi de yok pekaka yok AB, "aman büyük devlet" lerle oyalıyorlar....
Uyan sunam uyan, derin uykudan.... Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.... |
|
#8
|
||||
|
||||
|
Ynt: Tesev
'project democracy'
demeokrasi projesi,insan hakları gibi gözdolduran sloganlarla yola çıkan emperyazlizmin de ötesinde katliamcı bir devletin dünya çapında sürdürdüğü bir projedir..ve bu konuda NED'in üzerinde durulmalıdır.NED , sivil toplum örgütlerine bu projeyi desteklemeleri ve sözümona 'sivil!' derneklerle bu projenin demirbaşları ve yürütücüleri olmaları karşılığında onlara para desteği sağlamaktadır,hatta kaynak olmaktadır.bu derneklerin türkiyedeki ayaklarından bi tanesi de tesev dir,dünyadaki para piyasalarına yönveren SOROS bu derneğe de parasal yardımda bulunmaktadır..amaç?hemen söyleyelim:demaokrasi(tabi yersen)
|
|
#9
|
||||
|
||||
|
Ynt: Tesev
Tesev'i savunmanın bana düşeceğini düşünmemiştim doğrusu ama gözden kaçırdığım bu patırtıyı cevapsız bırakmak olmaz..Batı usulü kapitalizme baktığımız zaman toplum belirli konularda denetleyici konumundadır..örneğin iç barış konusunda ordunun sözü geçmez,sivil toplum derneklerinin borusu ötmektedir(bu kazanımında fazla bir ömrü kalmadıo ama şu anda durum böyledir)..Spekülatörler ve yatırımcılar için öncelikle yatırımlarının güvenliği gelir..Sürekli darbe tehdidi altında bulunan bir coğrafyada,özellikle iştahlarını kabartan bir pazar payı varsa,kendilerini demokrasi havarisi ilan ederler..eskiden komprador burjuvazi denen şahıslarla çeşitli dernekler kurarlar..işte Tesev de bu anlamda düşünülmesi gereken bir vakıf..yani belli sermaye grupları tarafından oluşturulmaya çalışılan 'burjuva demokrasisi' ilkelerini sağlamak amacıyla kurulmuş bir vakıf..yapılan yorumlarda Tesev,TSK ile karşılaştırılmış..iktidarın burjuvazi de olması ya da TSK da olmasının özünde bir farkı yok..ancak kaynağı ister SOROS olsun ister başkası,toplumu karar alma mekanizmalarına katmak için atılan her adım militarizm ve onun oluşturduğu şiddet kültürünü bir adım uzakta tutabilir..fakat olması gereken halkın örgütlenerek bu hakları kendi emeğiyle almasıdır..bunu yapmadan önüne gelene emperyalist demek (haklı da olsa) kaynana dırdırının ötesine geçmez..sivilleşme adımlarını SOROS'lara bıraktığımız için asıl biz utanmalıyız..
Çatlaklar kutsaldır,çünkü,ışığı içeri sızdırırlar |
![]() |
| Etiketler |
| tesev |
| Konu Araçları | |
| Görünüş Şekli | Başlığa Puan Ver |
|
|