seviyor sevmiyor?

Uzun zamandır düşündüğüm fakat fikirlerimi paylaştığım zaman ciddiye alınmadığım ve aşağılandığım bir konuyu açmak istiyorum, aşk ve sevgi diye bir şey olmadığını düşünüyorum/savunuyorum-hissettiklerimiz ya da o yönde hissettiğimizi sandığımız şeyler

  #1  
Eski 22-03-2006, 21:43
ebbil nickli Ayya$'ın avatarı
stray~
 
seviyor sevmiyor?

Uzun zamandır düşündüğüm fakat fikirlerimi paylaştığım zaman ciddiye alınmadığım ve aşağılandığım bir konuyu açmak istiyorum,
aşk ve sevgi diye bir şey olmadığını düşünüyorum/savunuyorum-hissettiklerimiz ya da o yönde hissettiğimizi sandığımız şeyler sadece kendi bencil doğamızın altında yatıyor.Aşkın sebebi "aşık" olduğumuz kişi yanımızda olursa daha iyi hissedeceğimiz için,ona sahip olmanın bizi daha iyi hissettirecek olmasının farkındalığımız(burda karşımızdaki kişinin davranışları,sosyal statüsü vb önemli bir rol oynuyor) ve bunu bu ad altına koymamız-ya da çoğu zaman bir tür takıntı oluyor.Sevgiye hiç bir zaman inanmadım,özellikle ailesel sevginin bir tür iç güdü olduğunu düşünmüşümdür hep-eğer akrabam olmasaydı nefret edeceğim bir insan-sırf akrabam olduğu için öldüğü zaman kendimi üzgün hissedeceksem(ayrıca üzerimde emeği geçtiği için bir tür sorumluluk da olabilir)ben buna sevgi diyemem.
Geen de bazen karşıma eksikler çıkıyor.Düşünmek dışında birşey yapamadığım için bunun insanların hormonlarına bağlı olup olmadığı konusunda fikir yürütmeyi sağlıklı bulmuyorum ama şu ana kadar görfüğümüz biyoloji dersleri ve bazı makaleler itibariyle hormonların etkisi bu sevgi-aşk vs de çok büyük sanırım.
Sonuçta ben sevgi,aşk ın insanoğlunun tanımladığı gibi kutsal bir şey olmadığını,insanın kendi bencilliğine dayandığını savunuyorum.

people are strange,when you are a stranger.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Eski 22-03-2006, 22:02
RocKeRman nickli Ayya$'ın avatarı
Yasaklı kişiler
 
Mekan: İstanbul
Bu adamı hayatımda ilk defa duydum yanlız sanırım sorunun yanıtı olarak algılanabilecek bi yazı bence gerçekten güzel bir güzlem

Japon düsünür Masumi Toyotome'nin sevgi üzerine söyledikleri.

"Dünyada sevilmek istemeyen kisi yok gibidir" diye basliyor Toyotome.
"Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz?" diye soruyor.. Sonra anlatmaya basliyor..

"Sevgi üç türlüdür!.."


Birincinin adi "Eger" türü sevgi!..
---------------------------------------------


Belli beklentileri karsilarsak bize verilecek sevgiye bu adi takmis
yazar..
Örnekler veriyor: Eger iyi olursan baban, annen seni sever. Eger
basarili ve önemli kisi olursan, seni severim. Eger es olarak benim
beklentilerimi karsilarsan seni severim. Toyotome "En çok rastlanan
sevgi türü budur" diyor. Bir sarta bagli sevgi.. Karsilik bekleyen
sevgi.. "Sevenin, istediği birseyin saglanmasi karsiligi olarak vaad
edilen bir sevgi türüdür bu" diyor yazar..
"Nedeni ve sekli bakimindan bencildir. Amaci sevgi karsiligi birsey
kazanmaktir."
Yazara göre evliliklerin pek çogu "Eger" türü sevgi üzerine kuruldugu
için çabuk yikiliyor.
Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine degil,hayallerindeki
abartilmis romantik görüntüsüne asik oluyor ve beklentilere giriyorlar.
Beklentiler gerçeklesmediginde, düs kirikliklari basliyor. Sevgi giderek
nefrete dönüsüyor.
En saf olmasi gereken anne baba sevgisinde bile "Eger" türüne
rastlaniyor. Yazar bir örnek veriyor. Bir genç Tokyo Üniversitesi giris
sinavlarini kazanarak babasini mutlu etmek için,çok çalisiyor. Okul
disinda hazirlama kurslarina da gidiyor. Ama basarili olamiyor.
Babasinin yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir
haftaligina Hakone kaplicalarina gidiyor. Eve döndügünde babasi öfkeyle
"Sinavlari kazanamadin. Bir de utanmadan Hakone'ye gittin" diye
bagiriyor. Delikanli "Ama baba, vaktiyle sen de bir ara kendini iyi
hissetmediginde Hakone kaplicalarina gittigini anlatmiştin" diyor. Baba
daha çok kizarak, delikanliyi tokatliyor. Çocuk da intihar ediyor.
"Gazeteler intiharin anlik bir sinir krizi sonucu oldugunu söylediler,
yaniliyorlardi" diyor yazar.. "Delikanli babasinin kendisine olan
sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine bagli oldugunu anlamisti!.."

Insanlar "Eger" türü sevginin üstünde bir sevgi arayisi içindeler
aslinda.. "Bu sevginin varligini ve nerede aranmasi gerektigini bilmek,
bu genç adamin yaptigi gibi, yasami sürdürmekle,
ondan vazgeçmek arasinda bir tercih yapmakla karsi karsiya
kaldigimizda önemli rol oynayabilir" diyor, Masumi Toyotome.. Ilginç degil mi?..

ikinci türe geçiyoruz. "Çünkü" türü sevgi..

Toyotome bu tür sevgiyi söyle tarif ediyor: "Bu tür sevgide kisi, bir
sey oldugu, birseye sahip oldugu ya da birsey yaptigi için sevilir.
Baska birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir nitelige ya da kosula
baglidir."Örnek mi?.. "Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin.
(Yakisiklisin!)" "Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin,
o kadar ünlüsün ki.." "Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven
veriyorsun ki.." "Seni seviyorum.Çünkü beni üstü açik arabanla, o kadar
romantik yerlere götürüyorsun ki.."

Yazar, Çünkü türü sevginin, Eger türü sevgiye tercih edilecegini
anlatiyor. Eger türü sevgi, bir beklenti kosuluna bagli oldugundan büyük
ve agir bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip oldugumuz bir nitelik
yüzünden sevilmemiz, hos birseydir, egomuzu oksar. Bu tür, oldugumuz
gibi sevilmektir. Insanlar olduklari gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu
tür sevgi onlara yük getirmedigi için rahatlaticidir. Ama derin
düsünürseniz, bu türün, "Eger" türünden temelde pek farkli olmadigii
görürsünüz. Kaldi ki, bu tür sevgi de, yükler getirir insana.. Insanlar
hep daha çok insan tarafindan sevilmek isterler. Hayranlarina yenilerini
eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri
ortaya çiktigi zaman, sevenlerinin, artik ötekini sevmeye baslayacagindan korkarlar.
Böylece yasama sonsuz sevgi kazanma gayretkesligi ve rekabet girer.
Ailenin en küçük kizi yeni dogan bebege içerler.
Sinifin en güzel kizi, yeni gelen kiza içerler. Üstü açik BMW'si ile hava atan
delikanli, Ferrari ile gelene içerler. Evli kadin kocasınin genç ve güzel sekreterine içerler.
"O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi?" diye soruyor,Toyotome..
"Çünkü türü sevgi de, gerçek ve saglam sevgi olamaz" diyor.
Bu tür sevginin güven duygusu vermeyisinin iki ayri nedeni daha var..
Birincisi.. "Acaba bizi seven kisinin düsündügü kisi miyiz?" korkusu..
Tüm insanların iki yani vardir. Biri disa gösterdikleri..
Öteki yalnizca kendilerinin bildigi..
"Insanlar sandiklari kisi olmadigimizi anlar ve bizi terkederlerse" korkusu buradan dogar.
Ikincisi de.. "Ya günün birinde degisirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa.." endisesidir.
Japonya'da bir temizleyicide çalisan dünya güzeli kizin yüzü patlayan kazanla parçalanmis.
Yüzü fena halde çirkinlesince, nisanlisi nisani bozup onu terketmis. Daha acisi..
Ayni kentte oturan anne ve babasi, hastaneye ziyarete bile gelmemisler, artik çirkin olan kizlarini..
Sahip oldugu sevgi, sahip oldugu güzellik temeli üstüne bina edilmis oldugundan bir günde yok olmuş.
Güzellik kalmayinca sevgi de kalmamis. Kiz birkaç ay sonra kahrindan ölmüs..
Japon yazar "Toplumlardaki sevgilerin çogu 'Çünkü' türündendir ve bu tür sevgi,
kaliciligi konusunda insani hep kuskuya düsürür" diyor..

Peki o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne?.." Ve iste sevgilerin
en gerçegi!..


"Üçüncü tür sevgi benim 'Ragmen' diye adlandirdigim türdür" diyor yazar.

Bir kosula baglı olmadigi için ve karsiliginda birsey beklenmedigi için
"Eger" türü sevgiden farkli bu.. Sevilen kisinin çekici bir niteligine dayanip, böyle bir
seyin varligini esas olarak almadigi için "Çünkü" türü sevgi de degil.
Bu üçüncü tür sevgide, insan "Birsey oldugu için" degil, "Bir sey olmasina ragmen" sevilir.
Güzellige bakar misiniz?..Ragmen sevgi..Esmeralda, Qusimodo'yu dünyanin en çirkin,
en korkunç kamburu olmasina "ragmen" sever.
Asil, yakisikli, zengin delikanli da Esmeralda'ya çingene olmasina "ragmen"
tapar!.. "Kisi dünyanin en çirkin, en zavalli, en sefil insani olabilir. Bunlara
'ragmen' sevilebilir. Tabii bu sevgiyle karsilasmasi sarti ile.."
Burada insanin, iyi, çekici ya da zengin konum edinerek sevgiyi kazanmasi gerekmiyor.
Kusurlarina, cahilligine, kötü huylarina ya da kötü geçmisine "ragmen" oldugu gibi,
o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok degersiz biri gibi görünebiliyor ama en degerli gibi sevilebiliyor.

Japon yazar "Yüreklerin en çok susadigi sevgi budur" diyor.
"Farkinda olsaniz da, olmasaniz da, bu tür sevgi sizin için yiyecek,
içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, basars ya da ünden daha önemlidir."
Bunun böyle oldugundan nasil emin?..
Hakli oldugunu kanitlamak için sizi bir teste davet ediyor..
"Su soruma cevap verin" diyor. "Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin
size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, yiyecek,
elbise, ev, aile, zenginlik, başarı ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz?.. Kendi
kendinize 'Yaşamamın ne yararı var' diye sormaz mıydınız?.."

Devam ediyor Toyotome.. "Şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi
çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün.. Dünya birden bire başınızın üstüne
çökmezmiydi?. O an yaşam size anlamsız gelmez miydi?." "Diyelim sıradan bir yaşamınız var..
Günlük yaşıyorsunuz. Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan
umudunuz olmasa, kalan hayatınızı nasıl yaşardınız?.." diye soruyor ve yanıtlıyor: "Böyleleri
ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da iyice dağıtıp yaşayan ölü haline
geliyorlar."
Toyotome, hem de nasıl iddialı savunuyor "Rağmen" sevgiyi.. "
Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni 'Rağmen' türü sevgiyi şu anda yaşamanız ya da
birgün bu sevgiyi bulacağınıza inancınızdır." Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome..
"Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin
sevgiye ihtiyacı var.. Kimsede başkasına verecek fazlası yok" diye açıklıyor.. Anlatıyor..
"Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da aynı şeyi
başkasından beklemektedir." Peki bu dünyada sevgi ne kadar var?..
Yazara göre, açlığımızı biraz bastıracak kadar..
Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi.. Bu minnacık tadım,
bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor. Bu minnacık tadım
sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor.
Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz..
Hani nerede?.. Hepsi o.. Ve asıl çarpıcı cümle en sonda..

"Dünyadaki en büyük kıtlık, 'rağmen' türü sevginin yeterince olmayışıdır!.."
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Eski 22-03-2006, 22:12
ebbil nickli Ayya$'ın avatarı
stray~
 
Güzel bir yazı ama rağmen türü sevgiyi de kabul etmiyorum ben yazıda geçen-diğerlerine kıyasla daha gerçekçi gözükmesine rağmen.Çıkar için sevildiğini,beklentiler için sevildiğini anlayıp intihar etmek saçmalık bence,benim ailemin bana sahip olma sebebi bu,doğal birşey ve kabullenilmeli.

people are strange,when you are a stranger.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Eski 22-03-2006, 22:23
RocKeRman nickli Ayya$'ın avatarı
Yasaklı kişiler
 
Mekan: İstanbul
aile duygusu başkadır inan buna bunu bende çok yargıladım ve sonunda kabullendim.ilerde bazı şeylerin farkına varıcaksın senin yaşlarında bunları düşünmek gayet doğal ama sonuçlara ulaşırken karşılaştırdığın değerleri yada bilgileri iyi sakla daha sorgulanacak çok şey var hayatta...
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Eski 22-03-2006, 22:29
ebbil nickli Ayya$'ın avatarı
stray~
 
Sevgi diye bir şey yoktur benim demek istediğim...aile için de bu geçerli.En azından insanoğlunun bildiği gibi nedensiz değildir bu sevgi;hormonlara dayanır,içgüdüye dayanır,eğerlere,çünkülere dayanır,insanın kendine olan düşkünlüğüne dayanır-ama sanmayın ki ben burda insanı bencil olduğu için suçluyorum-hayır.Tam tersi insanın doğasının en temel birimi bu bence.

people are strange,when you are a stranger.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #6  
Eski 22-03-2006, 22:39
RocKeRman nickli Ayya$'ın avatarı
Yasaklı kişiler
 
Mekan: İstanbul
aslında evt sevmekte sevilmekte bencillik hep birileriden bişeyler bekliyoruz.Ki bunu bu kadar yaşamım boyunca sorguladım.Her sevginin altında bi istek her aşkın içinde bi arzu vardı ve hepsi kendimiz içindi.Ki burada bişeyler yazmakta sadece kendimiz için biraz sorgularsan bu sonucada ulaşırsın.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #7  
Eski 22-03-2006, 22:45
ebbil nickli Ayya$'ın avatarı
stray~
 
İnsanın kendisi için yapmadığı hiçbir şey yoktur...
(altına imzamı atayım mı)

people are strange,when you are a stranger.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #8  
Eski 23-03-2006, 01:28
ahtroshia nickli Ayya$'ın avatarı
Dark Amber
 
Mekan: Saçma sapan bir yer
doğru kesinlikle..özellikle aile içi mecburiyet meselesi...
ama sevgi tamamen yok değil,yani birine yada bişeye niye bağlanırız.sadece kendi çıkarımız için mi?mesela bakmak zorunda olduğunuz kimsesiz bi çocuk var.ilk başlarda acıdığınız için sahip çıkarsınız.sonra bu acıma duygusu yerini bağlılığa bırakır.peki bu çocuktan çıkarımız ne olabilir?bide olayların şöyle geliştiğini düşünün;bu kimsesiz çocuğu alabilecek çok ii bir aile çıksın.ve çocuğu alsınlar.çocuğun çok iyi bakıldığını ve mutlu olduğunu bilmenize rağmen onu merak edip,özlersiniz..iyide niye?işte bence bunun sebebi sevgidir.çünkü sevgi karşılıksızdır ve zannedildiği gibi sevgiliye yada aileye duyulmaz..işin içine mecburiyet girdimi zaten sevgi diye bişey olamaz.sevgi tamamen kendi gelişir.hiç bir baskı altında olmadan..

I'm not here,this is not happening..

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #9  
Eski 23-03-2006, 19:25
arrau nickli Ayya$'ın avatarı  
Her şeyin içinde benciilik yatıyor olamaz mı? O kimsesiz çocuğu severken bile, iç huzura kavuşursun ister istemez içinde şu belirir, ''karşılıksız seviyorum, gerçekten seviyorum, mutluyum''. o çocuğu merak etmesen içinde arınmış bir şeyler hissetmeyeceksin ve aynı huzuru bulamayaksın.. kendini bu kadar iyi bulamayacaksın... gibi gibi... bence her şeyde olabilir bencillik bir parça, zararı da yoktur, nasıl başkasını düşünürsek kendimizi de düşünürüz böyle bir döngü gibidir , bize de dönenler vardır, ortada oluşanlar ve karşındakine akanlar.. sevgi kutsaldır.. hormon da girse içine girsin ne var o da bize ait bir şey, biz bir bütün değil miyiz? hormonlarımız, aklımız, kalbimiz.. dengeli hepsi.. bütün... sonucunda hepsine sızarak ve bütün olarak sevgi ve aşk oluşuyor.. oluşmasın mı..
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #10  
Eski 23-03-2006, 19:30
arrau nickli Ayya$'ın avatarı  
Sorgulamak güzeldir.. ama sorgularken bazı şeyleri kaçırmamak gerekir diye düşünüyorum. İki gün hayatımda sadece iki gün sevgiye olan inancımı tamamen yitirmiş sanıyordum kendimi ve içimde garip bir yokluk oluştu, hayat gri ve metal oldu ve hiçbir şey kalmadı sanki, insan değildim, kendimi insan gibi hissetmedim o iki gün, berbat belki şeytani ya da makina gibi... kötü... şuna inanıyorum, insan aklı insanı her şeye inandırabilecek güce sahip eğer kontrol elinde değilse. O yüzden sorgularken insan aklını hep kontrol edebilmeli, aman dizginleri akla bırakmayın, her yöne gidebilecek kapasiteye sahip ve kontrol yoksa da kolaylıkla inandırabilir. Tadını çıkarmak için ( asla kör olarak değil tabi ) , bazen sezgilere bırakmalı insan kendini, hayatın akışına. Ya tamam ''ay'' ı görsek mesela yakından, yürüsek gökyüzündeki gibi mi durucak? ''Algı'' ve sezi her şey o yüzden.. ama yine de ''ay'' aynı, bizi etkilediği de gerçek.. sevgi gibi..
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #11  
Eski 24-03-2006, 23:33
nugo nickli Ayya$'ın avatarı
Yasaklı kişiler
 
Mekan: düşler sokağı
Bencillik herşeyin içinde vardır ebbil. Ama hiçbirşeyin sebebi değildir. Aşk var evet, ve aşk -doğru şekilde hissedildiğinde- bencilliği yenebilen tek şeydir.

İşte bu yüzden aşkı çok özlüyorum. Kendimden başka birisini umursamayı...
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #12  
Eski 25-03-2006, 16:09
jenijen nickli Ayya$'ın avatarı
engin
 
Blog Başlıkları: 28
Sevgi aşk yoktur değil de, abartıldığı kadar yoktur diyerek sana katılıyorum ebbil. Sevgi aynen şu anlattığının adıdır ve bunda garip bir şey yoktur bu dediğin şeyler sevginin yok olduğu anlamına gelmez. Bir akraban sen küçükken seninle oynamış, sana yardım etmiş, ilgi göstermiş ise onu seversin, karşılıklı bir şeydir ve buna ihtiyaç vardır. Sonra sen ona yakınlık duyarsın bu da onu sevmek anlamına gelir. Alakasız bir akraban için bunu hissedemezsin.

Aşk bu yakınlığa cinselliğin eklenmiş halidir, daha yoğun oluşunun sebebi budur. Bazısı cinsellik dışı yoğun sevgilere de aşk der, ben demem.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #13  
Eski 27-03-2006, 14:42
Eliuzium nickli Ayya$'ın avatarı
Non-Smoker
 
Mekan: istanbul
Blog Başlıkları: 8

Alıntı: ebbil

Uzun zamandır düşündüğüm fakat fikirlerimi paylaştığım zaman ciddiye alınmadığım ve aşağılandığım bir konuyu açmak istiyorum,
aşk ve sevgi diye bir şey olmadığını düşünüyorum/savunuyorum-hissettiklerimiz ya da o yönde hissettiğimizi sandığımız şeyler sadece kendi bencil doğamızın altında yatıyor.Aşkın sebebi "aşık" olduğumuz kişi yanımızda olursa daha iyi hissedeceğimiz için,ona sahip olmanın bizi daha iyi hissettirecek olmasının farkındalığımız(burda karşımızdaki kişinin davranışları,sosyal statüsü vb önemli bir rol oynuyor) ve bunu bu ad altına koymamız-ya da çoğu zaman bir tür takıntı oluyor.Sevgiye hiç bir zaman inanmadım,özellikle ailesel sevginin bir tür iç güdü olduğunu düşünmüşümdür hep-eğer akrabam olmasaydı nefret edeceğim bir insan-sırf akrabam olduğu için öldüğü zaman kendimi üzgün hissedeceksem(ayrıca üzerimde emeği geçtiği için bir tür sorumluluk da olabilir)ben buna sevgi diyemem.
Geen de bazen karşıma eksikler çıkıyor.Düşünmek dışında birşey yapamadığım için bunun insanların hormonlarına bağlı olup olmadığı konusunda fikir yürütmeyi sağlıklı bulmuyorum ama şu ana kadar görfüğümüz biyoloji dersleri ve bazı makaleler itibariyle hormonların etkisi bu sevgi-aşk vs de çok büyük sanırım.
Sonuçta ben sevgi,aşk ın insanoğlunun tanımladığı gibi kutsal bir şey olmadığını,insanın kendi bencilliğine dayandığını savunuyorum.


biz bu türe ki kendi türümdür, doğuştan hayvan diyoruz.

güdüsel yaklaşıyor ve bunu herkese empozeye ugrasıyoruz nedendir bilmem akıntıya karsı kurek ceken diger deliler gibi bizde buna saplanmısız.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #14  
Eski 28-03-2006, 00:30
mavi nickli Ayya$'ın avatarı  
Mekan: istanbul
aşkın psikolojisi diye bir kitap okumuştum..ve bana şu mantıklı gelmişti:.bencillik dediğimiz şey bir çok şekilde anlaşılabilir ama insanın içgüdüsel olarak bencil olmaya yatkınlık duyması çok normal.benm bencil olmalıyım ki başlkalarını da mutlu edebileyim.hastalıklı bir bencillikten veya nevrotik davranışlardan bahsetmiyorum.insanın kendi mutluluğunu düşünmesi ve bunu en iyi nasıl sağlayacağını fark etmesinden bahsediyorum ki bunda bir sakınca yok...ben aşık olursam doğal olarak o kişiyi isteyeceğim ve onunla birlikte olmak beni mutlu edecek.ancak eğer o kişi de kendisi için beni isterse,,işte benim hemkendim hem de onun için mutlu olabilmemi gerektirir ve sağlar..ve güzelliği de burda,,çelişen bir şey de yok.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #15  
Eski 04-04-2006, 23:09
uwriel nickli Ayya$'ın avatarı
goygoycu
 
Mekan: kasımpaşa
Aslında başlıktan çok RocKeRman'in koyduğu yazı çekti ilgimi. Evet "çünkü" sevgiler var etrafımızda, evet "eğer" sevgiler de var etrafımızda belki daha fazla bir çay kaşığı kadar ama bunlarla beraber "rağmen" sevgilerin de bolca olduğuna inanıyorum ben, yazının aksine. Lakin "rağmen"lerimiz hepimiz için farklı, birimizin "rağmen" deyip göğüs gerdiği bir durumu diğerimiz umursamayabiliyoruz; ya da bir olguyu "rağmen"e getirecek sınırlarımız farklı olabiliyor, omuzlarımıza "rağmen" hissini yükleyen şeyler eriyip, kaybolabiliyor sevgimizin altında, vesaire... Sevgiyi sınıflandırmak adına ilginç bir deneme belki kısmen başarılı ama yine de komik kalıyor bu akışın içinde. Neyse, siz bir papatya versenize bana..

you're like a stepsister to me. a stepsister who i want to sleep with.

Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #16  
Eski 04-04-2006, 23:50
Yahnie nickli Ayya$'ın avatarı