Gündelik Sabah kalk, kahvaltı et, işe/okula git, akşam eve dön, tv izle/pc oyna, yat, diğer sabah yeniden kalk... Aylık Her aybaşı aldığın parayı her ay olduğu gibi tasarruflu harcamaya çalış,
|
#1
| ||||
| ||||
| Makine Gündelik Sabah kalk, kahvaltı et, işe/okula git, akşam eve dön, tv izle/pc oyna, yat, diğer sabah yeniden kalk... Aylık Her aybaşı aldığın parayı her ay olduğu gibi tasarruflu harcamaya çalış, her zamanki gibi faturalarla boğuş... Yıllık Yazın biraz tatil yap, kışın çalışmaya devam. Her yıl olduğu gibi. Ne kadar rutin değil mi? İzin verirseniz anlatayım. Para konusu işin temelinde gibi gözüküyor, ama aslında sadece işin bir parçası. Bu hayatlar, işleyen bir makinenin tükendikçe yenilenen pilleri. C tipi dediğimiz fakir sınıf... Onlar yiyecek ekmek bulamıyorlar. Mutsuzlar... Hayatın yükünü çok fazla hissediyorlar. Kaybedecek şeyleri yok. B tipi dediğimiz orta sınıf... Hayatları çok rutin. Yukarıda saydığım işlerle geçiriyorlar hayatlarını. Mutsuzlar... Kaybedecek şeyleri var ve kaybetmekten çok korkuyorlar. A tipi dediğimiz zengin sınıf... İstedikleri herşeye sahipler. Bu yüzden hiçbirşeyin değerini bilmiyor, anlamıyorlar. Süslü hayatları onları bunaltıyor. Mutsuzlar... Kaybedek çok şeyleri var. Hepsi makinenin bir parçası. Bu makine organik bir yapıya sahip, ama mekanik gibi işliyor. Saat gibi. Herkes, herşey makineye hizmet ediyor. Makine sistemin kendisi. Liberalizm, komünizm veya diğer herhangi bir sistemin ta kendisi. Ama sisteme karşı gelmek de bu sistemin bir parçası. Anarşistler, gotikler, onun varlığını anlamlı kılan önemli unsurlar. İnsan bir pil gibi yaşıyor ve ölüyor. Hep tekrarlıyor kendini sistem. ve 1 ve 2 ve 3 ve 1 ve 2 ve 3 ve 1 ve 2.......... Madem herkes mutsuz neden onu yıkmıyoruz? Gayet basit: Onu yıkamayız, ona karşı gelerek güçlendiririz, diyelim ki yıktık, bu sefer de sisteme ne kadar bağlı olduğumuzu anlatacak bir kaos yaşarız. Kriminel bir patlama vs. Kısacası elimizdeki en iyi şey bu. Rutin hayat, makinenin tiktakları. Hayat ne kadar da anlamsız değil mi? ve 1 ve 2 ve 3 ve 1 ve 2 ve 3 ve 1 ve 2 ve 3 ve... |
|
#2
| ||||
| | ||||
| ve söyledigin gbi "düşler her gece dünyayı baştan yaratır" ![]() ve bizde bu korkunc kısır döngüde her sabaha içimzde geceleri yenileneen umutlarımızla başlarız evt belki hayat anlamsz ama zaten bzde bu anlamszlıklar içinde ki tek gercek soruyu-anlamı- yani neden varoldugmuzu bulmak için yokmuyz? |
|
#3
| ||||
| ||||
| Hayattan ne bekliyoruz ki?Her gün değişik olaylar,bizi heyecanlandıran yüzümüzü güldüren şeyler mi?Yoksa bizden ayrı mutlu yaşayan canlılar var da onlara mı özeniyoruz? En basitinden hayvanların hayatına baktığımızda bile sıradanlığı görebiliriz.Hepsi kendi ihtiyaçlarıyla meşgul.Onların doğal hayatına müdahale etmediğiniz sürece de hayatlarından gayet memnun görünüyorlar.Bizim onlardan farkımız ne?Biz de onlar gibi temel ihtiyaçlarımızı karşılamak peşinde değil miyiz hayatın büyük kısmında? İyi bir işim ve evim olsun istiyoruz neden?İhtiyaçlarımızı en iyi şekilde böyle karşılayacağımızı düşünüyoruz.İyi bir eşim olsun istiyoruz sebep; onda doyumu bulacağımıza inanıyoruz.İşle,evle,eşle birçok problemler yaşıyoruz ve bu hayatımızın önemli bir kısmını oluşturuyor.Makine dediğimiz buysa bu bizim doğamızdan gelen; diğer canlılara göre tek farkı ihtiyaçları karşılama biçimimiz. Ancak ihtiyaçlarını karşılaması güç insanoğlunun, büyük adaletsizlik var; kimisi açlıktan ölüyor kimisi obezlikten derseniz, dünyayı bu hale getiren nedenlere girmemiz gerekir.Makinenin kontrolünü kimin ele geçirip işleyişi bozmak istediğini sorabiliriz. Son düzenleyen Dave : 11-03-2006 - 21:56 |
|
#4
| ||||
| ||||
| Gerçekten şaşırıyorum bazen. Insanoğlunu ne kadar basite indirgiyebiliyorsunuz. Parayı veya diğer objeleri ne kadar basit şeyler gibi anlatıyorsunuz. Her insan hak ettiğini değil istediği hayatı yaşar. Bu çok basit bir olgudur. Eğer birisi yoksulluğu kabullenmişse yapacak birşey yoktur. Ayrıca nice insanlar vardır bu yazıdaki yargıların hiçbirisine sığmayan ancak ne olursa olsun içi boş bir yazı çünkü insanı değersiz bir obje olarak gösteren bir yazı. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#5
| ||||
| ||||
| Bana göre insan da evrendeki herhangi birşey kadar değersiz bir varlıktır. Ya da diğer herşey kadar değerlidir. Sonuçta diğerlerinden farklı yanı yoktur, rutindir, yokolmaya mahkumdur. Ve ister güzel yaşayalım, saygın olalım, en iyi olalım; istersek en beter olalım, köşelere itilmiş, dışlanmış olalım hepimizin sonunda yok olacağı bir gerçek. Sonu olan hiçbirşey güzel değildir. Bu yüzden hiçbirşey güzel değildir. Bana göre tabi. Yaşadığımız hayatı beğenmiyorum, ama daha iyisini yaşayabileceğimizden, daha farklı bir yaşam biçiminde daha mutlu olabileceğimize de inanmıyorum. Kısacası yaşayabileceğimiz en güzel hayatları yaşıyoruz ama bu beni tatmin edemiyor. Biraz karamsar bakıyorum sanırım. |
|
#6
| ||||
| ||||
| önceden sölemişimdir ama ben insan hayatını bi hayvan yaşamı gibi görüorm. hayvan doğuyor büyüor yetişior çiftleşior hepsi gibi aynı düzende yaşayıp ölüor. insanın bundan farkı sadece düşünme kapasitesi oldugu için farklı tür insanlar katıp aynı düzende yaşamı tamamlamak. yapcamız zevk alcamız şeyler yapabilmek eğlenebilmek mutlu olmaya çalışmak çalışcamız işte yapcamız uğraştan zevk almak ve buna bağlı olarak sürekli içmek . ben böle yapıorm böle düşünüorm. hiç kaldıramıcak duruma gelirsem intihar ederim hiç te arkadakileri düşünemem. my world is an ashtray , i burn and coil like cigarates |
|
#7
| ||||
| ||||
| ewet sıradan insanlar için iyi bi yaklaşım..sıradan insanlar dedim çünkü bu bi kısır döngü ve bu döngüye eyvallah diyenler bence sıradan insanlardır.bi de kendilerine seçenek yaratan farklı insanlar vardır.onlar hayal ederler,hatta çoğu kez hayalleri komik gelir diğer sıradan insanlara.ama o komik hayalleri olanlar eğer birazda azimleri,inatları varsa işte bu kısır döngünün bir parçası olmazlar...ben sıradan bi insan değilim ,en azından olmamak için çaba sarfediyorum..ya siz??? Real love is forever.. |
|
#8
| ||||
| ||||
| insanlar dünyaya ya sıradan gelir yada farklı kişilik meselesi. my world is an ashtray , i burn and coil like cigarates |
|
#9
| ||||
| ||||
| Bence herşeyi bildiğini sanmak daha büyük sıradanlık... Herşeyi bildiğini sanarken "demek öyleymiş, hmmm" diyebiliyorsanız sorun yok... Have you ever danced with the devil in the pale moonlight? |
|
#10
| ||||
| ||||
| Alıntı:
Ancak insan bu mudur yani gündelik hayat rüzgarının istediği yöne savurduğu sorumluluklarından kaçamayan varlık mıdır yoksa egosunu temel alan bir sistem inşa etmiş ve o sistemin mi kölesi olmuştur? İsa'nın güzel bir sözü var der ki:"Hem paranın hem Tanrı'nın kölesi olamazsınız."*(aslı için bknz:yazının sonu) Aslında insanın temel sorunlarından biri burada yatmaktadır.Tanrı'yı vicdan olarak alırsak, parayı da kendi egomuzun tutsaklığına götüren yol anlamıyla alırsak; şunu sorabiliriz:İnsan hem vicdanını hem de kendi "gelişmiş" egosunu hoşnut edebilir mi?Bu ikisi birarada olamayacağından hoşnutluk da ortaya çıkamıyor doğal olarak İnsan, ikisi arasında bir tercihe gidiyor.Ya kendini hoşnut eden, vicdandan yana bir yaşamı tercih ediyor; bu sefer sistemin içinde yaşamakta zorlanıyor,üzülüyor, diğer insanların kendisine karşı olan saygısını kaybediyor(buradaki saygı mal,mülk,zenginliğe olan saygı anlamında) ya da egosunu geliştirmeyi tercih edip vicdanı geride tutan bir yaşamı yeğliyor istediklerine kavuşuyor ama mutlu olamıyor.Bunu da hayatı boyunca çeşitli derneklere üye olarak,gurular,bilgeler arayarak büyük paralar karşılığı onların seanslarına giderek telafi etmeye çalışıyor. Peki insan ikisi arasında bir tercihe gitmemeli mi?Aslında insanı mutlu eden hayat vicdan yoludur(bunu biraz daha açarsak vicdanı temel alan-insanı temel alan yaşam diyebiliriz hakkında).Fakat bu vicdani yaşam, sistemin tel örgüleriyle örülmüştür.Bir gün bu tel örgüler bir şekilde kalkacaktır aksi durumda dünyada mutsuzların sayısı bugünkünden çok daha fazla olacaktır. Peki bu yazdıklarımın sizin yazdıklarınızla tam olarak ilişkisi nedir?Bir gün son noktaya gelip de intiharı düşünürseniz ve eyleme geçirirseniz yaptığınız tam anlamıyla bu basitleştirilmiş olarak önünüze konulan hayatı kabul etmek olacaktır.Kabul ettiğiniz için de onu istemediğinizi bu şekilde ifade etmiş olacaksınız.Ancak bu hayatın aslında atalarımızın(bunu derken tüm ataların) bize mirası olduğunu ve biçimlendirilmiş olduğunu(saf olmadığını) anlarsanız; onun değişeceğini umutla bekleyerek yaşayabilir, bu umudun yanına kendi güzel davranışlarınızı da koyarak hoşnutluğu yakalayabilirsiniz. Peki elde edeceğiniz bu hoşnutluk size dünyada maddi olarak ne fayda sağlayacaktır? Yani herkesin hayalleri olduğu gibi sizin de kendinizi görmek istediğiniz bir yer vardır ileride; bahsettiğimiz umut size o yere ulaşmada ne gibi bir fayda sağlar?Açık konuşmak gerekirse fayda anlamında(kazanç anlamında) bir fayda sağlamaz ama diğer insanların hedef olarak gördüğü "istenilen noktaya" ulaşmak sizin için yaşamın kendisi değil, bir araç olur.Bu da sizi, kaybettiği zaman hüzün gözyaşlarına kazandığı zaman sevinç gözyaşlarına boğulan insanların esaretinden kurtaracaktır.*("Hiçbir uşak iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı'ya, hem paraya kulluk edemezsiniz." Luka 16-13) Son düzenleyen Dave : 16-03-2006 - 21:43 |
|
#11
| ||||
| ||||
| Alıntı:
Önceki yazıyla bu yazının çelişik gibi gelmemesi için birkaç şeyden bahsetmek istiyorum.İnsanın mekanik(makine) tarafı vardır bunları ihtiyaçlar olarak açıklayabiliriz ama temel olarak hayatın genelini bunların üzerine kurmak ne kadar doğrudur?Bunlar zaten karşılanması gereken şeylerdir ancak günümüz insanı hayatını iş,ev,aşk üzerine kurmuş bu üçü arasında sıkışıp kalmış ötesini görememektedir belki görmeye çalışmak istemiyordur artık nasıl bir açıklama yaparsanız yapın. Hayat sadece ben ve biz üzerine kurulu değildir.Bu dünyada başka insanlar ve başka hayatlar da vardır. Son düzenleyen Dave : 16-03-2006 - 18:05 |
|
#12
| ||||
| ||||
| Alıntı:
![]() Alıntı:
okulda hiç mi gülmüyorsun? ya da evde? iş hayatı da benzer şekilde.. hayatı güzel yapan para değildir. eğer para için sevmediğin bir işi yapıyorsan aptal ya da acizsindir. ayda 15 milyar için kiralık katil olmak yerine ayda 1 milyara en sevdiğin işi yaparak da mutlu olabilirsin.. örnekler yeterli olmadı ama anlatabildim sanırm ![]() bu arada ben A, B veya C tipi insan -ya da makine- değilim. çünkü mutluyum.. When dusk falls and obscures the sky Son düzenleyen cavanagh : 16-03-2006 - 18:38 |
|
#13
| ||||
| ||||
| Alıntı:
Ben Hayatımdan yaptıklarımdan yapacaklarımdan hatalarımdan ve doğrularımnda hatta pisliksem pislik olduğum için iyiysemde iyi biri olduğum için memnunum Ben Cenk Etmen Zevüşürüm Son düzenleyen Sound_Of_Silence : 23-03-2006 - 20:04 |
|
#14
| ||||
| ||||
| +1 Yokolacağını bilip buna göre yaşamak kadar komplike bir işi başarabiliyoruz, bu bile başlı başına yegane bir denivim vetürler arasındaki kalın çizgiyken, tartışıyoruz "yok arkadaş ben ölüyorum madem sonunda, banane hayat şöyle böyle" diye... Have you ever danced with the devil in the pale moonlight? |
|
#15
| ||||
| ||||
| Sonu her şeyin vardır demişsin ama ne belli sonun bir başlangıcı olmadığı. O zaman bir çelişki oluşur, sonsuza dek aynı şekilde bu dünyada bu hayatını yaşadığını düşle. Eğer yok olmak var diye sonunda hayat sana anlamsız geliyorsa bir de hiçbir zaman bu yaşamının sona ermediğini düşün eminim daha anlamsız gelecektir. Ayrıca hayatta bilinmeyen birçok şey var ve hiçbir zaman bildiğimiz iddia edemeyiz. Bütün ''an''lar da birer birer bitiyor, o zaman o ''an''ı yaşarken de sonunu düşünüp o ''an''ı anlamsız bulup hiç yaşama ve hiçbir zaman mutluluğu tatma.Anlam ''son''da değil, şu ''an'' da ve her ''an''da gizli... mutluluğu ve hayattki gizemi yakala.. bilinmeyen şeylere anlamsız deme derim ben.. ve evet, insanı basitleştiren biryazı bu gayet materyalist aslında... hayattaki gizemi ve dansı hissetmek kadar güzeli yok... ölüm varsa yaşam yok, yaşam da da ölüm... başlangıcın sonu ve sonun başlangıcı gibi.. birbirine karışmayan ama ard arda gelenler... |
|
#16
| ||||
| ||||
| Benzetmeler ile Matrix filminin felsefesi işlenmiş. Ama insan hayatı her nekadar bakıldığında monton bir hayat gibi gözüksede kendi içinde yeterince karmaşıklığa sahip. Monoton olduğunu bu kadar ayrıntıya girmedende anlatabiliriz. Örnek. Doğ, büyü ve en son öl. Daha başka bişey yapan yoktur herhalde Olay makinesel yaşam veya monoton bir hayat değildir, yaşadığın hayatın bir gün elbet son bulacağını bilip onun keyfini çıkarmaktır The most dangerous man is who has nothing to lose |