İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ! Varoluşçu albüm “Be” ile kafaları karıştıran Pain of Salvation şimdi de anarşist bir albümle karşımızda. Batı medeniyetini, Amerika’yı, eğlence dünyasını, popüler müziği, kapitalizmi ve hayatımızı cehenneme çeviren
scarsick-pain of salvationPublished by mandragora 25-06-2007 |
|
İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ!
Varoluşçu albüm “Be” ile kafaları karıştıran Pain of Salvation şimdi de anarşist bir albümle karşımızda. Batı medeniyetini, Amerika’yı, eğlence dünyasını, popüler müziği, kapitalizmi ve hayatımızı cehenneme çeviren hemen hemen her şeyi topa tuttukları “Scarsick” tam anlamıyla 2000’lerin “Operation Mincrime”ı. Bu yaz Masstival’da da izleyeceğimiz Daniel Gildenlöw ve tayfasını, onların yeni albümlerini gelin bir irdeleyelim, aklımızın erdiği kadar! Bu yazıyı bir İzmir – İstanbul otobüs yolculuğu sırasında, kulağımdan Pain of Salvation’ın “Scarsick” nağmeleri akarken kurguladım. Otobüsteki herkes uyuyordu ama benim gözüme uyku girmiyordu. Karanlık yola bakıyordum… Daniel Gildenlöw’un dünyaya öfke kusan mısraları eşliğinde düşüncelere daldım. Kış mevsiminde yine küresel ısınmanın kendini gösterdiği sıcak bir gündü. Vızır vızır geçen arabalara baktım. Bir noktadan bir noktaya daha çabuk erişmek için yarattığımız otomobillerle ve petrol için yaptığımız savaşlarla insanoğlunun kat edeceği mesafeyi kısalttık. Otobüsteki klimanın esintisini hissettim. Biraz serinlemek için yaptığımız klimaların, küresel ısınma olarak geri dönüşündeki ironiyle ürperdim! Sistem karşıtlarını yıllarca marjinal olarak nitelendiren güç odaklarının da eteklerinin üşüştüğü kıyamete doğru gittiğimiz bir gerisayımdayız artık. Sistem “error” verdi ve bunu biz hep söylüyorduk. İşte bu düşüncelere itiyordu Scarsick… Uykusuz gecede yola bakmayı sürdürdüm… Neden heavy metal dinliyorum ki? Neydi beni bu müziğe iten? Kafamı taktığım şeyler vardı, yolunda gitmediğini düşündüğüm şeyler… Biraz ergenlik sorunları, biraz olup bitenler, ilişkiler, eğitim, dünya, hayat, her şey… Ters giden bir şeyler vardı. Heavy metal beni bunlara uyandırdı. Öfkemin kaynağını anlamıştım ve çoğunluk kötülüklere gözlerini kapayıp mışıl mışıl uyurken ben farkındalığa ulaşmıştım. Bunun edebiyattaki karşılığı benim için Gündüz Vassaf’ın “Cehenneme Övgü” isimli kitabıydı. Özgür olduğumuzu iddia eden düzen içinde aslında kuralların, tabuların ve mükemmel bir hinlikle kurulmuş bir totaliter rejimin kölesi olduğumuz anlatılıyordu o kitapta. ‘Breaking the law’ veya ‘Revolution Calling!’ diye odamda bağırırken aslında o kitabın bana uyandırdığı hisleri açığa vuruyordum. Bu ve benzeri fikirlerimi sinemada dürtükleyen film ise tabii ki Fight Club oldu. Sahip olduğumuz şeylerin nasıl da bize sahip olduğunu, hayatımızı bir hapishaneye çevirdiğini, içimizdeki Tyler Durden’ı çıkartmadan bu sistemden bir kaçış olmadığını söylüyordu yönetmen David Fincher. Heavy metal de aslında gazı topuklayan müzik yapısı gereği daha basitleştirilmiş bir entelektüel seviye ve mitoloji, tarih, fantastik edebiyatın alegorisiyle bunları anlattı hep. Aslında şu an hepimizin uyuduğu gerçeğinin altını çizerek hayatın çirkin gürültüsünü güzel bir gürültü ile bastırdı. Şimdi Pain of Salvation, son albümü “Scarsick” ile uyuyan tüm bireylere soğuk bir su döküyor. Kusursuz element bölüm 2 Aslında bu yeni bir şey değil, POS’un her albümünde bir sosyal duyarlılık var, hatta grubun sitesinden link’ler aracılığıyla bazı çevreci kuruluşlara ve kampanyalara yardım etme çabası da görülüyordu ama “Scarsick” ile dünyayı değiştirmenin daha militan bir yolunu seçmelerinin ardında Daniel’ın albümden önce bir oğlunun olması yatıyor olabilir. Gildenlöw bir röportajında “Dünyanın durumunu hep eleştirdim ama bu defa daha önemli çünkü oğlumu getirdiğim yer burası. Ve o yirmibeş yaşına geldiğinde evden çıkarken oksijen maskesi takacaksa ona dönüp ‘Ben elimden geleni yaptım’ diyebilmeliyim” diyor. Gerçekten de o elinden geleni yaptı; ilk albümü “Entropia”nın merkezinde savaş vardı. Gildenlöw orduya katılan babasını bekleyen bir çocuğun bakış açısından tüm dünyanın yaşadığı savaş dramını kaleme almıştı. “One Hour by the Concrete Lake”te Türk gruplarının çoktan ele alması gereken gelmiş geçmiş en büyük çevre felaketlerinden biri olan Çernobil üzerine kafa patlattı. “Perfect Element 1”de iki çocuğun penceresinden cinselliği, toplumdaki çürümeyi, çocuk sömürüsünü irdeledi. “Remedy Lane”de ise ilişkilerdeki çıkmazlıklara, eşitsizliklere ve bunun sosyal sonuçlarına daldı. Yazmak için neredeyse koca bir kütüphane devirdiği “Be” ise tamamen varoluş üzerineydi, belki de varoluşçu ilk metal albümüydü ve bu yüzden de açıkçası biraz sıkıcıydı Şimdi ise karşımızda “Scarsick” var, cd kutusundaki disk’i çıkartıp albüm isminin yazıldığı kısmın arkasına bakarsanız bunun “Perfect Element part II : ‘he’” adını da taşıdığını göreceksiniz. Sürprizleri seven Daniel fan’lar tarafından yıllardır beklenen albümü yaptığını saklamak istemiş, “Bir devam albümü olduğu için değil, tek başına şu an piyasadaki en iyi albüm olduğu için insanların satın almasını istedim” diyor. Her zamanki gibi iddialı İsveçli müzisyen, albüme 10 üzerinden 9.5 verenlere bile kızdığını söylüyor, çünkü ona göre en iyi albümleri bu. Müziğini tanımlamayı da, ilham perilerini açık etmeyi de eskisi kadar sevmiyor çünkü artık POS’un kendine has bir müziğe sahip olduğundan emin. Bunda da haklı, POS ile ilgili atlanan en büyük husus onların uzun zamandır müziğin içinde oldukları gerçeği. Grubun kuruluşu 1984’e dayanıyor, yani progresif metal tanımının dahi icat edilmediği yıllar. Tabii Daniel henüz 11 yaşında ama grubun müziğinin şekillendiği yıllarda ne Dream Theater var, ne de Queensyrche. Müziğini inşa etmeye başladıktan sonra ikisinden de tuğlalar almış olabilir ama temelleri özgün bir yerde olunca orijinallik kendiliğinden geliyor. Daniel grup için zikredilen tanımlardan en çok bir dergide yayınlanan “Faith No More’un Albert Einstein’la birleşmesi” olduğunu söylüyor. Progresif metal takısından da sıkılmışa benziyor, eskiden “kelime anlamıyla progresif yani yenilikçi ve gelişen metal” olarak tanımlıyordu müziğini, şimdi ise “alternatif metal” demeyi tercih ediyor. “Alternatif” kelimesiyle barışmış olması şaşırtıcı değil, Scarsick’te Korn gibi grupların etkisini görebiliyoruz, Daniel Limp Bizkit’in “Chocolate Starfish and the Hot Dog Flavored Water”ını sevdiğini söylemekten çekinmiyor. Son derece özgün müziklerine bu albümde kattıkları etkileşimler alternatif metal’le kalmıyor, Bee Gees-vari 70’ler disko sound’unun kendini gösterdiği ‘Disco Queen’, Amerikan yeni rock grupları ile country’in etkisi altındaki ‘America’ yelpazeyi genişleten hali hazırda ilginç olan POS müziğinin eksantrikliğini farklı boyutlara taşıyan güzel sürprizler. Ama bu albümün en büyük kozu baştan beri bahsettiğim cüretkar ve anarşist söylemi.Sistem yerle bir Perfect Element 1’in sonunda erkek karakter bir sürü şey yaşadıktan sonra yere yığılıyordu. 2.bölüm çaktırmadan buradan başlıyor, Daniel’ın karakteri dünyanın durumunu irdelemeye başlıyor. Albümün ortasında aslında tüm bu haykırışların yerde yatan erkek karakterin, odasındaki televizyonda dönen haberlere verdiği tepkiler olduğunu anlıyoruz. Açılış şarkısı ‘Scarsick’te arabalar, barlar, süper yıldızlar, uyuşturucular, reklamlar etrafında dönerek aklını yitiren ve paraya tapan tüketim toplumu nasibini alıyor. Tüm toplumu modaların peşinde koşan bir “soup of the season” yani “günün çorbası” olarak nitelendiriyor. ‘Spitfall’ ve MTV’in görgüsüz ötesi programı Cribs’den esinlendiği ‘Cribcaged’de başta rap müzisyenleri olmak üzere tüm popüler müzik camiasına ve onların havalı evlerine özenen dinleyicilerine eleştiriler getiren Daniel bunu yaparken bizzat onların “yo”, “bro” gibi kelimelerini kullanıyor, küfür etmekten de çekinmiyor. ‘America’ şarkısında ABD’yi eski imparatorluklara benzetiyor ve George Bush’a saydırıyor, satır altında çevre kirliliğini de küresel ısınmayı da Amerikan hükümetine bağlıyor. Bu ilk dört şarkıda düzenin belli başlı çarklarına çomak soktuktan sonra albümün şaşırtıcı şarkısı ‘Disco Queen’ ile albümün hikaye kısmı yavaş yavaş ön plana çıkıyor. Hikayenin temelleri aslında oldukça soyut. Toplum tarafından dışlanmış, disfonksiyonel ilan edilmiş bir erkek ve bir kızın durumundan yola çıkarak aslında bu karakterlerin değil, toplumun disfonksiyonel olduğunu iddia ediyor. Amerikan emperyalizmini suçluyor, “Eğer benim dünyamı yerle bir etmeyi düşünüyorsan, lütfen biraz kibar ol” diyor, sürekli yaralandığımızı, her geçen gün hayatımıza yeni yaraların (scar) eklendiğini söylüyor. İğneyi sürekli Amerika’ya ve düzene batırıyor olabilir ama “Hepimiz bir şeyleri satın almakla çok meşgulüz, seksi satın almakla, savaşı satın almakla, özgüvenimizi, güvenliğimizi, sigorta planlarımızı satın almakla, sonsuza kadar satın almakla” mısralarıyla çuvaldızı kendimize batırıyor. ‘Mrs.Modern..”da kendini körü körüne dine verdikten sonra karakter sonuna doğru ilerliyor; “Kurmakta olduğumuz dünyanın bir cennet olduğunu sanmaya devam edin... Neden hipnotize (hypnotize!), endüstrileşmiş ve özelleştirilmiş olamıyorum, tamamen uyutulamıyorum(mesmerize!)… Bu demokratik olmayan, yarı otomatik medya’krasiyi ve iki yüzlülüğü görmek istemiyorum, bu salak’rasi için bağlılıkla dalgalanan plastik bayrakların altında özgür olduğumuzu sanıyoruz”… ‘Flame to the moth’ta ise albümün en vurucu cümlesi zikrediliyor; “Bugün yarattığımız dünyaya yarın boyun eğerken, benim savunduğum değerlere sadık kalıp "hayır!" dediğimi hatırlamanı istiyorum” ve karakter bir anda adeta dinleyiciye dönerek “Hayır de!” diyerek şarkıyı sona erdiriyor. İşte bu noktada artık top rock-metal dinleyicisinde. Evet diyip mutlu olduğumuzu sanarak bu düzenin parçası olmaya devam mı edeceğiz? Eğer boyun eğersek, bundan yirmi yıl sonra çocuğumuz “baba neden oksijen maskesi takıyorum” dediğinde, ne yanıt vereceğiz? doğu yücel Scarsick ( Stüdyo - 2007 ) Şarkı Listesi 1. Scarsick 2. Spitfall 3. Cribcaged 4. America 5. Disco Queen 6. Kingdom Of Loss 7. Mrs. Modern Mother Mary 8. Idiocracy 9. Flame To The Moth 10. Enter Rain |
|
|
![]() |
| Etiketler |
| salvation, scarsickpain |
| Albüm Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Albüm | Albüm Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| Pain of Salvation | deathrider | Biyografiler | 3 | 02-05-2008 14:04 |
| Day Three: Pain-Ayreon | mandragora | Şarkı Incelemeleri | 2 | 23-06-2007 19:29 |
| Second Love - Pain of salvation | mandragora | Şarkı Incelemeleri | 1 | 19-06-2007 15:14 |
| Pain of Salvation-Be | TekirdagRakisi | Metal - Rock | 7 | 10-08-2005 11:48 |
| Pain Of Salvation Türkiye'de | cavanagh | Müzik Haberleri | 1 | 11-04-2005 19:53 |